Amel Defterlerinin Verilmesi: Sağdan ve Soldan Alanlar
Amel defterleri kıyamette nasıl verilecek? Sağdan ve soldan alanlar, Hâkka ve İnşikak surelerindeki tasvirler, defterin mahiyeti ve hesabın kolay-zor oluşu.
- Amellerin kaydedilmesi
- Sağdan alanlar
- Soldan ve arkadan alanlar
Amel defteri, dünya hayatında yapılan iyi ve kötü her şeyin kaydedildiği defterdir. Kur’an’a göre kıyamette herkese kendi defteri verilecek; kimi sağ eline, kimi sol eline veya arkasından alacaktır. Sağdan alanlar kolay bir hesapla sevinecek, soldan alanlar pişman olacaktır.
Amellerin kaydedilmesi
Kur’an, kullarının amellerinin yazıldığını birçok yerde bildirir. İnfitâr Suresi’nin 10-12. ayetlerinde “Üzerinizde koruyucular, değerli yazıcılar vardır; yaptığınızı bilirler” buyrulur. Kâtip melekler (kirâmen kâtibîn), insanın söz ve fiillerini kaydeder (Kâf, 50/17-18). Bu kaydın kıyamette insanın önüne konacağı Kehf Suresi’nin 49. ayetinde şöyle anlatılır: “Kitap ortaya konur; suçluların, içindekilerden korkuyla bakıp ‘Vay hâlimize! Bu nasıl kitap! Küçük büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini saymış’ dediğini görürsün.” İsrâ Suresi’nin 13-14. ayetlerinde ise her insanın boynuna kuşunun bağlandığı ve kıyamette önüne yayılmış bir kitap çıkarılacağı bildirilir.
Sağdan alanlar
Hâkka Suresi’nin 19-24. ayetleri, kitabı sağ eline verilenin sevinç içinde şöyle diyeceğini bildirir: “Alın, kitabımı okuyun! Çünkü ben hesabımla karşılaşacağımı kesin olarak biliyordum.” Bu kişi hoşnut bir hayatın, yüce bir cennetin içinde olacaktır; yemeleri ve içmeleri kendisine sunulacaktır. İnşikak Suresi’nde ise “Kitabı sağ eline verilen kimse, kolay bir hesapla hesaba çekilir ve sevinç içinde ailesine döner” denir (84/7-9).
Aişe’den gelen rivayette Peygamberimiz, “Kim hesaba çekilirse azap görür” buyurmuş, Hz. Âişe “Allah ‘kolay bir hesapla hesaba çekilir’ demiyor mu?” diye sorunca, “O, sadece arzdır (sunulmaktır); ama hesabı titizlikle sorgulanan azap görür” demiştir (Buhârî, İlim ve Rikāk; Müslim, Cennet). Bu rivayete göre kolay hesap, amellerin yalnızca ortaya konması ve bağışlanmasıdır. Hesabın ayrıntıları için hesap günü ilk sorulacak sorular yazısına bakılabilir.
Soldan ve arkadan alanlar
Hâkka Suresi’nin 25-37. ayetlerinde kitabı soluna verilen kimsenin “Keşke kitabım bana verilmeseydi, hesabımın ne olduğunu bilmeseydim. Keşke ölüm, her şeyi bitirseydi. Malım bana fayda vermedi, otoritem de yok oldu” diyerek pişmanlık duyacağı anlatılır. Ona bağlanıp cehenneme atılma emri verilir. Bunun sebebi, Allah’a iman etmemesi ve yoksulu doyurmaya teşvik etmemesidir.
İnşikak Suresi’nin 10-12. ayetlerinde ise kitabı arkasından verilen kimsenin ölüm çağıracağı ve alevli ateşe gireceği bildirilir. Müfessirler, arkadan verilmenin ayetteki kitabın soldan, arkaya bükülmüş elle teslim edileceği şeklinde yorumlanabileceğini belirtir. Bu konuda kesin bir tasvir yoktur. Sol ve arka ifadeleri, kâfirler ve kötülük işleyenlerle ilgili hükmü vurgular.
Defterin içeriği ve mahiyeti
Defterin içeriğinde küçük büyük her amel yer alır. Kehf 49’da suçluların “küçük büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini saymış” demesi, kaydın titizliğini gösterir. Zilzâl Suresi’nin 7-8. ayetleri de zerre kadar hayrın ve şerrin görüleceğini bildirir. Bu kayıt, sadece fiilleri değil, kasıt ve niyeti de kapsar mı sorusu tartışılmıştır; Hadislerde iyiliğe niyet edip yapamayan kimseye bir sevap, kötülüğe niyet edip yapmayana ise sevap yazılacağı bildirilir (Buhârî, Rikāk; Müslim, Îmân).
Defterin maddi mi mecazi mi olduğu hakkında âlimler genel olarak lafzî manayı kabul etmekle birlikte, mahiyetini Allah’a havale eder. Bu yaklaşım Ehl-i Sünnet’in gayb haberlerine yönelik temel tutumudur.
Hesap, mizan ve devamı
Amel defterlerinin verilmesi, hesap sürecinin bir parçasıdır. Ardından mizanda amellerin tartılması ve Sırat’tan geçiş gelir. Mizan ve Sırat köprüsü yazıları bu aşamalar hakkında bilgi verir. Mahşerde bekleyiş için haşir ve mahşer yazısına bakılabilir.
Mümin için dünyadaki hazırlık, deftere kötülük yazılmasını engellemek ve iyilik eklemektir. Tövbe, günahları silmeye vesile olur; “kötülüklere karşılık iyilikleri artırır” ayeti de bu konuda ümit verir (Furkan, 25/70). Ayrıca kul hakkı ahirette büyük önem taşır; bu konu müflis hadisi yazısında anlatılır.
Defterlerin verilmesinin hikmeti
Allah her şeyi bildiği hâlde amellerin kaydedilmesinin ve defter verilmesinin birkaç hikmeti sayılır. İlki, kulun kendi aleyhine delil kalmaması ve itiraz edememesidir. İsrâ Suresi’nin 14. ayetinde “Kitabını oku; bugün hesap sorucu olarak nefsin sana yeter” denir. İkincisi, kullara adaletin açıkça gösterilmesidir. Üçüncüsü, meleklerin kayıtlarının ortaya konmasıyla ilahî adaletin tecelli etmesidir. Bu hikmetler, dünyadaki sorumluluk bilincini artırır.
Pratik ders
Müminin pratik görevi, her günün sonunda kendi hâlini gözden geçirmek, kötülükleri tövbe ile silmek ve iyilikleri çoğaltmaktır. Ömer b. Hattâb’a nispet edilen “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin” sözü bu bilinci özetler. Bu söz hadis değil, sahabi sözü olarak aktarılır ve ahlak literatüründe sıkça anılır.
Tövbe ve af ümidi
Defterin ağırlığından korkan müminin umudu, tövbe ve Allah’ın affıdır. Hadiste Allah’ın kıyamet günü müminin günahlarını ona hatırlatıp itiraf ettirdikten sonra “Dünyada seni örttüm, bugün de bağışlıyorum” diyeceği bildirilir (Buhârî, Mezâlim ve Edeb; Müslim, Tevbe). Bu rivayet, hesabın kolay olmasının, Allah’ın rahmetiyle gerçekleştiğini gösterir ve müminin ümidini canlı tutar.
Tefsirde “sağ” ve “sol”un anlamı
Müfessirler, defterin sağ ve sol elden verilmesinin birkaç anlamı olabileceğini belirtir. Bir görüşe göre “sağ”, bereket, kurtuluş ve hayırla, “sol” ise uğursuzluk ve hüsranla ilişkilidir; Arap dilinde sağ taraf güçlü ve mübarek sayılır. Bir başka yoruma göre defterin hangi elden verileceği, fiziksel bir olay olarak gerçekleşecektir. Ehl-i Sünnet çoğunluğu, hakiki anlamı esas alır ve nasıl gerçekleşeceğini Allah’a havale eder. Vâkıa Suresi’nde de insanlar “ashâbü’l-meymene” (sağ tarafın ashabı), “ashâbü’l-meş’eme” (sol tarafın ashabı) ve “sâbikûn” (öne geçenler) olarak üçe ayrılır (56/7-11). Bu ayrım, ahiret sınıflandırmasının ana hatlarını gösterir.
Defterin okunması ve itiraf
İsrâ Suresi’nin 14. ayetinde “Kitabını oku, bugün hesap sorucu olarak nefsin sana yeter” buyrulur. Bu ifade, kişinin kendi kaydını okuyacağını ve itiraz edemeyeceğini gösterir. Yâsîn Suresi’nin 65. ayetinde ise ağızların mühürleneceği, ellerin konuşacağı ve ayakların şahitlik edeceği bildirilir. Bu sahne ahirette uzuvların şahitlik etmesi yazısında işlenmiştir. Bu ayetler birlikte okunduğunda, hesabın hiçbir inkâra yer bırakmayacak şekilde kesin olacağı anlaşılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Amel defteri nedir?
Amel defteri, Kur’an’a göre insanın dünyada yaptığı bütün iyi ve kötü işlerin kaydedildiği kitaptır. Kıyamette herkese verilecek ve insan bu defterden hesaba çekilecektir.
Defteri sağdan alan kimdir?
Hâkka Suresi’ne göre defterini sağ eline alan kimse sevinçle “Alın okuyun kitabımı” der ve hoşnut bir hayat yaşar. İnşikak Suresi’nde hesabı kolay görülür (84/7-9).
Defteri soldan veya arkadan alan kimdir?
Hâkka Suresi’nde defteri soluna alanlar “Keşke kitabım verilmeseydi” diye pişmanlık duyar. İnşikak Suresi’nde arkasından verilen kimsenin ölümü çağıracağı bildirilir (84/10-12).
Defter fiziksel bir kitap mıdır?
Âlimlerin çoğunluğu, deftere ilişkin ayet ve hadisleri zahirine göre kabul eder; ancak mahiyetini Allah’a havale eder. Bazı müfessirler, yazılı kayıt ifadesinin amellerin kayıt altında olduğuna işaret ettiğini belirtir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Hâkka Suresi (69/19-37), İnşikak Suresi (84/7-12), İsrâ Suresi (17/13-14), Kehf Suresi (18/49); Buhârî, İlim ve Rikāk; Müslim, Cennet; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Amel defteri" maddesi
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kur'an-ı Kerîm, Hâkka Suresi (69/19-37), İnşikak Suresi (84/7-12), İsrâ Suresi (17/13-14), Kehf Suresi (18/49)
- Buhârî, İlim ve Rikāk
- Müslim, Cennet
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Amel defteri" maddesi
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.