Mizan: Amellerin Tartılması Nasıl Olacak?
Mizan nedir ve kıyamette ameller nasıl tartılacak? Terazinin Kur'an'daki tasviri, hadislerdeki ayrıntılar, ağır gelen ameller, kelime-i şehadet hadisi.
- Mizan kavramı
- Kur'an'daki tasvir
- Hadislerde mizan
Mizan, kıyamet gününde kulların iyi ve kötü amellerinin tartılacağı adalet terazisidir. Kur’an’a göre tartı hiçbir haksızlık içermeyecek, hardal tanesi kadar amel bile hesaba katılacaktır. Sevapları ağır gelenler kurtuluşa erecek, hafif gelenler ise hüsrana uğrayacaktır.
Mizan kavramı
“Mîzân” sözlükte ölçü aleti, terazi demektir. Kur’an’da bu kelime hem dünyadaki adalet ölçüsü hem de ahiretteki amel terazisi anlamında kullanılır. Hadîd Suresi’nin 25. ayetinde peygamberlerle birlikte kitap ve mizanın indirildiği bildirilir; burada mizan, adalet ilkesini ifade eder. Ahiret terazisi için ise çoğul kullanılır: “mevâzîn”. Enbiyâ Suresi’nin 47. ayeti: “Kıyamet günü için adalet terazileri kurarız; hiç kimse hiçbir şeyle haksızlığa uğratılmaz.”
Âlimler, terazinin sayısı konusunda da tartışmıştır. Çoğul ifade, birden fazla terazi anlamına gelebileceği gibi, tek terazinin çok sayıda amel için kullanılması anlamına da gelebilir. Bu konuda kesin bir bilgi yoktur.
Kur’an’daki tasvir
A’râf Suresi’nin 8-9. ayetleri şöyledir: “O gün tartı haktır. Kimin tartıları ağır gelirse işte onlar kurtuluşa erenlerdir. Kimin tartıları hafif gelirse işte onlar, ayetlerimize haksızlık ettikleri için kendilerine zarar veren kimselerdir.” Kâria Suresi’nin 6-11. ayetleri de tartısı ağır gelenin hoşnut bir hayat yaşayacağını, tartısı hafif gelenin ise “Hâviye”ye gideceğini bildirir. Mü’minûn Suresi’nin 102-103. ayetleri de aynı sonucu anlatır.
Bu ayetlerin ortak mesajı, tartının kesin ve adil olduğu, sonucunun ise kurtuluş ya da hüsran olarak ortaya çıkacağıdır. Hesabın daha önceki safhası için amel defterlerinin verilmesi, sonraki safha olan geçiş için Sırat köprüsü yazılarına bakılabilir.
Hadislerde mizan
Hadis kaynaklarında mizanla ilgili birkaç önemli rivayet vardır:
- İki kelime hadisi: “İki kelime vardır ki dile hafif, mizanda ağır, Rahmân’a sevimlidir: Subhânallâhi ve bihamdih, subhânallâhi’l-azîm” (Buhârî, Tevhîd ve Deavât; Müslim, Zikr).
- Güzel ahlak: “Mizanda güzel ahlaktan daha ağır bir şey yoktur” (Ebû Dâvûd, Edeb; Tirmizî, Birr).
- Sicil hadisi (bitaka): Kıyamet günü bir adamın doksan dokuz sicili, her biri gözün göreceği kadar uzun olduğu hâlde önüne konur; ancak içinde “Eşhedü en lâ ilâhe illallah” yazılı bir kart (bitaka) vardır ve bu kart sicillerden ağır gelir (Tirmizî, Îmân; İbn Mâce, Zühd). Hadis hasen kabul edilmiştir. Bu rivayet, tevhidin ve samimi imanın değerini gösterir.
- Hayvan haklarının dahi sorulması: Bazı rivayetlerde kıyamet günü hayvanlar arasında bile hak ödenmesinden söz edilir (Müslim, Birr). Bu da adaletin kapsamını gösterir.
Hadislerde geçen bu bilgiler, mizanın yalnızca sevap-günah sayımından ibaret olmadığını, ihlâs ve niyetin de belirleyici olduğunu ortaya koyar.
Neler tartılacak?
Âlimler, tartının neyi kapsadığı konusunda farklı görüşler ileri sürmüştür. Bazı görüşlere göre amel defterleri, bazılarına göre bizzat ameller cisimleştirilerek, bazılarına göre de amel sahipleri tartılır. Müslim’de geçen hadis ve İbn Mes’ûd’un bacağı ince olduğu için sahabenin gülmesi üzerine Peygamberimizin “Bacakları mizanda Uhud Dağı’ndan daha ağırdır” demesi, kişinin tartılmasına delil gösterilir (Ahmed b. Hanbel, Müsned). Bu rivayetin senedi hakkında tartışma vardır. Kâfirlerin amellerinin tartıda “kıymeti olmayacağı” Kehf Suresi’nin 105. ayetinde bildirilir.
Bu konudaki ihtilaf, esasen detay meselesidir. Ehl-i Sünnet’in ortak kabulü, mizanın hak olduğu ve kimsenin haksızlığa uğramayacağıdır.
Mizan ve Allah’ın rahmeti
Mizan sonuçlarına bakınca, kurtuluşun yalnızca amel çokluğuna bağlı olmadığı görülür. İhlâs, niyet ve Allah’ın rahmeti belirleyicidir. Hadislerde iyiliklerin on katından yediyüz katına kadar karşılık bulabileceği, kötülüğün ise bir ile karşılık göreceği bildirilir (Buhârî, Rikāk; Müslim, Îmân). Bu durum, ahirette amellerin karşılığı için hasenatın katlanması yazısında ayrıca ele alınmıştır.
Müminin pratik tutumu, tartıya hafif yük eklememek, kul hakkından uzak durmak ve sürekli salih amele yönelmektir. Ayrıca güzel ahlakı edinmek, küçük görülen zikirlerle devam etmek ve tevhidi sağlam tutmak mizan hazırlığının önemli parçalarıdır. Kıyamet günü sahneleri için haşir ve mahşer yazısı da okunabilir.
Mizan hakkında kelâmî tartışmalar
Mu’tezile’nin bir kısmı, Allah her şeyi bildiği için tartıya ihtiyaç olmadığını ileri sürerek mizanı mecazi bir anlamla yorumlamıştır. Ehl-i Sünnet ise tartının kullara karşı delil göstermek, adaleti açıkça ortaya koymak ve melekleri, peygamberleri ile diğer yaratıkları şahit tutmak için olduğunu belirtir. Bu cevap, Allah’ın ilminin tartıya ihtiyaç duymadığını kabul ederken, kullar için açıklık ve adaletin tecellisini vurgular. Bu yaklaşım, Mâtürîdî ve Eş’arî kelâm geleneğinde yer alır.
Ayrıca tartıda iyilikle kötülüğün birbirine denk geldiği durumlar için A’râf Suresi’nde bahsedilen “A’râf ehli” meselesi gündeme gelir. Bu konu A’râf ehli kimlerdir? yazısında ele alınmıştır.
Mizandan çıkarılacak dersler
Mizan inancı, küçük görülen amellerin bile değerini hatırlatır. Hadiste “Hiçbir iyiliği küçümseme; kardeşini güler yüzle karşılaman bile olsa” buyrulur (Müslim, Birr). Aynı şekilde küçük görülen günahlar da birikebilir. Bu nedenle mümin, tartıyı aklında tutarak hem iyilikte hem günahtan sakınmada hassas davranır. Ahiret hazırlığı için amellerin değeri ve niyetin rolü yazısı da faydalıdır.
Kul hakkı ve tartı
Kul hakkı, mizanda başka bir boyuta sahiptir. Müflis hadisinde namaz, oruç ve zekâtla gelen bir kimsenin, başkalarına haksızlık ettiği için sevaplarının hak sahiplerine verileceği, sevapları bittiğinde ise onların günahlarının kendisine yükleneceği anlatılır (Müslim, Birr). Bu rivayet, tartının sadece bireysel ibadetlerle değil, toplumsal ilişkilerle de belirlendiğini ortaya koyar.
Mizanın sahih hadislerle sabit olduğu, bu konuda şüpheye yer bırakmayan bir itikat meselesi olduğu da belirtilmelidir.
Özetle mizan, Allah’ın adaletinin en açık göstergelerinden biridir. Kur’an ve sahih hadisler bu konuda yeterli çerçeveyi sunar; mümine düşen, tartıyı hafifleten günahlardan sakınmak, ağırlaştıran amellere devam etmek ve sonucu Allah’ın rahmetine bırakmaktır.
Sıkça Sorulan Sorular
Mizan nedir?
Mizan, kıyamet gününde kulların amellerinin tartılacağı terazidir. Kur’an’a göre bu teraziler adalet terazileridir ve hiç kimseye haksızlık yapılmayacaktır.
Mizanda hangi ameller ağır gelir?
Hadislere göre güzel ahlak, “subhânallâhi ve bihamdih, subhânallâhi’l-azîm” zikri ve diğer hayırlı ameller terazide ağır gelir. En ağır olan iman ve tevhiddir.
Mizan gerçekten bir terazi mi, mecaz mı?
Ehl-i Sünnet çoğunluğu, mizanı lafzî anlamıyla gerçek bir terazi olarak kabul eder; mahiyetini Allah’a bırakır. Bazı âlimler adaletin ölçüsü olarak mecazi yorumlar yapmıştır.
Hardal tanesi kadar iyilik görülecek mi?
Evet. Enbiyâ Suresi’nin 47. ayetine göre bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa amel hesaba katılır. Zilzâl Suresi’nde de zerre kadar hayrın ve şerrin görüleceği bildirilir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Enbiyâ Suresi (21/47), A'râf Suresi (7/8-9), Kâria Suresi (101/6-11); Buhârî, Tevhîd ve Deavât; Müslim, Zikr; Tirmizî, Îmân ve Birr; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mîzân" maddesi
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kur'an-ı Kerîm, Enbiyâ Suresi (21/47), A'râf Suresi (7/8-9), Kâria Suresi (101/6-11)
- Buhârî, Tevhîd ve Deavât
- Müslim, Zikr
- Tirmizî, Îmân ve Birr
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mîzân" maddesi
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.