🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Kıyamet Gününde Peygamberimizin Makam-ı Mahmudu

Ahiret, Kıyamet ve AlametleriGüncelleme: 1 Kasım 202610 dk okuma

Kıyamet gününde Peygamberimizin Makam-ı Mahmûd'u nedir? İsrâ 79 ayeti, tefsirdeki yorumlar, büyük şefaat, livâü'l-hamd ve vesile makamı hakkında ansiklopedik.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • İsrâ Suresi'ndeki ayet
  • Hadislerdeki açıklama
  • Ezan duası ve vesile

Makam-ı Mahmûd, İsrâ Suresi’nin 79. ayetinde Peygamberimize vaat edilen “övülmüş makam”dır. Sahabe ve müfessirlerin çoğuna göre bu makam, kıyamet gününde mahşerdeki bekleyişin sona ermesi için yapacağı büyük şefaattir. Ezan duası bu makam için okunur.

İsrâ Suresi’ndeki ayet

İsrâ Suresi’nin 79. ayeti şöyledir: “Gecenin bir kısmında da sana mahsus bir nâfile olmak üzere teheccüd namazı kıl. Umulur ki Rabbin seni Makam-ı Mahmûd’a ulaştırır.” Ayette teheccüd namazı ile Makam-ı Mahmûd’un ilişkilendirilmesi dikkat çekicidir. Müfessirler, gece namazının ve Allah’a yakınlığın bu makamın bir sebebi olduğunu belirtir. “Mahmûd” kelimesi, “çok övülen” demektir; bu makamda yaratılmışların hepsi, hatta Allah’ın ona övgüsü vardır.

Taberî, tefsirinde bu makamın şefaat makamı olduğuna dair birçok rivayeti nakleder. İbn Ömer, Hasan-ı Basrî ve Mücâhid gibi âlimlerden bu görüş aktarılır. Mücâhid’den gelen bir rivayette ise Makam-ı Mahmûd’un Peygamberimizin Arş’ta Allah’la birlikte oturtulması olduğu söylenir; ancak bu yorum Ehl-i Sünnet çoğunluğunca benimsenmemiş, tenzih ilkesine uymadığı için tartışılmıştır. İbn Hacer ve diğer şârihler bu rivayetle ilgili temkinli yaklaşmıştır.

Hadislerdeki açıklama

İbn Ömer’den gelen hadiste Peygamberimiz şöyle buyurur: “Kıyamet günü insanlar diz üstü çöker. Her ümmet peygamberinin peşine düşer, ‘Ey falan, şefaat et’ der… Nihayet şefaat Peygamber’e ulaşır. İşte Allah’ın onu Makam-ı Mahmûd’a göndereceği gün budur” (Buhârî, Tefsîr). Ebû Hüreyre’den gelen hadiste ise Makam-ı Mahmûd’un şefaat olduğu açıkça bildirilir (Tirmizî, Tefsîr; Ahmed b. Hanbel, Müsned). Bu sebeple mahşerdeki büyük şefaat hadisi, Makam-ı Mahmûd’un en güçlü açıklamasıdır. Büyük şefaatin ayrıntıları için Şefaat-i Uzma yazısı okunabilir.

Peygamberimiz o günü şöyle tasvir eder: “Ben âdemoğlunun efendisiyim, bunu övünmek için söylemiyorum. Livâü’l-hamd benim elimde olacak, bunu da övünmek için söylemiyorum. Âdem ve ondan başkası olan bütün peygamberler benim sancağımın altında olacak” (Tirmizî, Menâkıb; İbn Mâce, Zühd). Hadis hasen-sahih olarak değerlendirilmiştir. Bu rivayet, Peygamberimizin kıyametteki liderlik makamını bildirir.

Ezan duası ve vesile

Câbir b. Abdillah’tan rivayet edilen hadise göre Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Kim ezanı işittiğinde ‘Allahümme rabbe hâzihi’d-da’veti’t-tâmme ve’s-salâti’l-kâime, âti Muhammeden el-vesîlete ve’l-fadîle, veb’ashü makâmen mahmûden ellezî ve’adtehû’ derse, kıyamet günü ona şefaatim hak olur” (Buhârî, Ezân ve Tefsîr). Bu dua, Müslümanın günde beş vakit ezandan sonra okuyabileceği ve Peygamberimize sevgi gösterebileceği bir ibadettir.

Abdullah b. Amr’dan gelen hadiste ise “Müezzini işittiğinizde onun dediği gibi deyin, sonra bana salavat getirin… Sonra benim için vesileyi isteyin. O cennette ancak Allah’ın kullarından bir kula layık olan bir makamdır; umarım o kul ben olurum. Kim benim için vesileyi isterse ona şefaatim helal olur” buyrulur (Müslim, Salât). Bu rivayet, vesilenin cennetteki bir derece olduğunu bildirir.

Makam-ı Mahmûd’un şefaatten fazlası

Bazı âlimler Makam-ı Mahmûd’un yalnızca büyük şefaat değil, Peygamberimizin kıyametteki bütün üstün konumlarını (livâü’l-hamd, şefaat, hamd ilhamı, ümmetini cennete sokma) kapsadığını söyler. Allah’ın kıyamet günü ona özel hamd ve senâ ilham etmesi, secdede bekletilmesi ve sonra “Başını kaldır, söyle, dinlenir; iste, verilir; şefaat et, kabul edilir” denilmesi de bu makamın bileşenleridir (Buhârî, Tevhîd; Müslim, Îmân). Bu yaklaşım, makamın geniş bir ilahî ikram bütünü olduğunu ifade eder.

Makam-ı Mahmûd, Peygamberimizin kendisine ait bir şeref olmakla birlikte, ümmetine rahmet vesilesidir. Çünkü o makamda yaptığı şefaat, bütün insanlığın hesabının başlamasını ve müminlerin kurtuluşunu sağlar. Bu sebeple bu makam, şahsî bir ayrıcalıktan çok, rahmet peygamberi olmasının ahiretteki tezahürüdür.

Müminin payı

Müminin bu konuda payı üç noktada görülür: Peygamberimize salavat getirmek, ezan duasını okumak ve sünnetine uymak. Peygamberimize bir salavat getirenin Allah’ın ona on salavat getireceği bildirilir (Müslim, Salât). Ayrıca Peygamberimizin şefaatine ermek için tevhid ve ihlâsla yaşamak gerekir; Ebû Hüreyre’ye “Şefaatime en çok mazhar olacak kimse, kalbinden ihlâsla lâ ilâhe illallah diyen kimsedir” buyrulmuştur (Buhârî, İlim ve Rikāk). Bu bilgi, şefaatin yalnızca nesep ya da sevgi iddiasıyla değil, iman ve ihlâsla kazanıldığını gösterir.

Mahşerdeki Havz ve diğer ayrıcalıklar için Havz-ı Kevser, mahşerin genel ahvâli için haşir ve mahşer yazıları okunabilir. Peygamberlerin ve ümmetlerin mahşerdeki konumu için mahşerde peygamberlerin ve ümmetlerin hâli yazısına da bakılabilir.

Makam-ı Mahmûd ve ümmetin duygusu

Makam-ı Mahmûd bilgisi, Müslümanda Peygamberimize minnet, sevgi ve bağlılık duygusunu güçlendirir. Salavat getirmek, sünnetini yaşatmak ve ahlakını örnek almak bu bağlılığın yoludur. Peygamberimiz, “Bana bir salavat getirene Allah on salavat getirir” buyurmuştur (Müslim, Salât). Ayrıca ezanın ardından salavat ve vesile duası okumak, günlük ibadet hayatına yerleşmiş bir uygulamadır. Bu uygulama, Peygamberimizin şefaatine nail olma umudunu canlı tutar.

Makam-ı Mahmûd ve ümmetin birliği

Makam-ı Mahmûd’a olan inanç, ümmetin Peygamber etrafında birleşmesini sağlayan bağlardan biridir. Müslümanlar farklı mezhep ve ekollerde olsalar da bu şefaat inancında birleşir. Bu birlik, ihtilaflı konularda da saygıyı ve kardeşliği hatırlatır. Peygamberimizin kıyamet günündeki ilgisi sadece ümmetiyle sınırlı kalmaz; bütün insanlığın hesabının başlaması için yaptığı şefaat rahmet peygamberi olmasının bir sonucudur. Bu yüzden Müslümanın ahlakı, bu rahmet anlayışını yansıtmalı; insanlara karşı merhametli olmalıdır. Kur’an’da Peygamberimiz için “Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik” buyrulur (Enbiyâ, 21/107).

Ayrıca bu makam, Peygamberimizin kulluktaki tevazusunun ve secdesinin karşılığıdır.

Ek notlar

Makam-ı Mahmûd’un dünyadaki yansıması, Peygamberimizin şefkatinin insanlığa rahmet olmasıdır. Onu örnek almak, insanlara karşı merhametli olmak, hakkı tebliğ etmek ve sabırla hareket etmek ümmetin görevidir. Ayrıca ezan duasını öğrenmek ve okumak, günlük hayatta Peygamberimizi anmanın kolay bir yoludur.

Sıkça Sorulan Sorular

Makam-ı Mahmûd nedir?

İsrâ Suresi’nin 79. ayetinde Allah, Peygamberimize “Umulur ki Rabbin seni Makam-ı Mahmûd’a (övgüye layık makama) ulaştırır” buyurur. Sahabe ve müfessirlerin çoğuna göre bu, kıyamet günündeki büyük şefaat makamıdır.

Ezan duasında Makam-ı Mahmûd neden istenir?

Hadise göre ezanı işitip “Allah’ım, bu tam davetin ve kılınacak namazın Rabbi! Muhammed’e vesileyi ve fazileti ver, onu vaat ettiğin Makam-ı Mahmûd’a ulaştır” diyenin şefaate hakkı olur (Buhârî, Ezân).

Vesile nedir?

Vesile, cennetteki bir derecedir; hadise göre ancak bir kula layık olup o da Peygamberimizdir. Müslümanlar ona vesile verilmesi için dua eder ve bu dua şefaat vesilesi olur.

Livâü’l-hamd nedir?

Kıyamet günü Peygamberimizin elinde olacak ve Âdem’den itibaren bütün peygamberlerin altında toplanacağı hamd sancağıdır (Tirmizî, Tefsîr ve Menâkıb).

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, İsrâ Suresi (17/79); Buhârî, Ezân, Tefsîr ve Tevhîd; Müslim, Salât ve Fezâil; Tirmizî, Tefsîr ve Menâkıb; Taberî, Câmiu'l-beyân; İbn Kesîr, Tefsîr; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Makam-ı Mahmûd" maddesi

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR2 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, İsrâ Suresi (17/79)
  2. Buhârî, Ezân, Tefsîr ve Tevhîd
  3. Müslim, Salât ve Fezâil
  4. Tirmizî, Tefsîr ve Menâkıb
  5. Taberî, Câmiu'l-beyân
  6. İbn Kesîr, Tefsîr
  7. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Makam-ı Mahmûd" maddesi

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.