🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Kızılbaşlık Kavramı: Tarihî Süreç ve Safevîler

Şîa, Alevîlik ve Diğer FırkalarGüncelleme: 27 Eylül 20269 dk okuma

Kızılbaşlık nedir? Safevî tarikatı, Şeyh Haydar tacı, Şah İsmail ve Safevî devleti, Osmanlı-Safevî rekabeti, Şahkulu isyanı, Çaldıran ve Anadolu Alevî topluluklarıyla ilişkisi hakkında tarihî ve akademik bilgi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kelimenin kökeni
  • Safevî tarikatı ve devletin kuruluşu
  • Osmanlı-Safevî rekabeti ve Anadolu

Kızılbaş, kelime anlamıyla “kırmızı başlı” demektir. 15-16. yüzyıllarda Safevî tarikatının mensupları olan Türkmen dervişleri ve savaşçıları, on iki imamı simgeleyen on iki dilimli kırmızı sarık veya taç taktıkları için bu adla anılmıştır. Zamanla bu ad, Osmanlı kaynaklarında Anadolu’daki Safevî sempatizanı topluluklar için kullanılmış; sonraki dönemde Alevî toplulukları ifade eden bir terim olarak da yaşamıştır.

Kelimenin kökeni

Kızılbaş terimi, ilk olarak Safevî tarikatı şeyhi Şeyh Haydar’ın (ö. 893/1488) müritlerinin giydiği taçla ilişkilendirilir. Bu taç, on iki imamı temsil eden on iki dilimli kırmızı bir başlıktı ve “Tâc-ı Haydarî” olarak anılırdı. Başlığın rengi nedeniyle bu müritler “Kızılbaş” diye adlandırılmıştır. Terim başlangıçta tarafsız veya mensuplarınca kabul edilen bir ad iken, Osmanlı yönetimi ile Safevîler arasındaki rekabet nedeniyle zamanla olumsuz bir anlam yüklenmiş ve hakaret amaçlı da kullanılmıştır.

Günümüzde bazı Alevî topluluklar “Kızılbaş” adını geleneksel bir kimlik adı olarak benimser; bazıları ise bu terimin tarihî olumsuz çağrışımları sebebiyle “Alevi” adını tercih eder. Bu tercih, topluluk ve bölgeye göre değişebilir.

Safevî tarikatı ve devletin kuruluşu

Safevîler, 13. yüzyılda Erdebil’de yaşayan Şeyh Safiyüddin İshak’a (ö. 735/1334) bağlı bir Sünnî (Şâfiî) tasavvuf tarikatı olarak başlamıştır. 15. yüzyılda tarikatın liderleri, özellikle Şeyh Cüneyd ve Şeyh Haydar döneminde, tarikatı Şiî-Alevî eğilimlere ve siyasi-askerî bir harekete dönüştürmüştür. Bu süreçte Anadolu ve Azerbaycan’daki Türkmen aşiretleri tarikata bağlanmıştır.

Şeyh Haydar’ın oğlu Şah İsmail, 1501’de Tebriz’de Safevî devletini kurmuştur. Şah İsmail, On İki İmam Şiîliğini devlet mezhebi ilan etmiş; bu karar, İran’ın mezhepsel tarihinde belirleyici olmuştur. Şah İsmail “Hatâyî” mahlasıyla Türkçe şiirler yazmıştır. Onun hayatı ve edebî yönü Şah İsmail (Hatâyî) ve Alevî edebiyatındaki yeri yazısında anlatılmıştır.

Osmanlı-Safevî rekabeti ve Anadolu

Safevî propagandası ve Kızılbaş Türkmen aşiretleri Doğu ve Orta Anadolu’da etkili olmuş; bu durum Osmanlı devleti için siyasi ve güvenlik tehdidi olarak algılanmıştır. 1511’de Anadolu’da Şahkulu (Şeytan Kulu) isyanı çıkmıştır; isyan, Safevî taraftarlığıyla ilişkilendirilmiştir ve Osmanlı kuvvetlerince bastırılmıştır. Yavuz Sultan Selim döneminde 1514’te Çaldıran Savaşı yapılmış, Osmanlı ordusu Safevî ordusunu yenmiş ve Doğu Anadolu’nun büyük kısmı Osmanlı hâkimiyetine girmiştir.

  • Siyasi boyut: İki devlet arasında bölgesel hâkimiyet mücadelesi.
  • Mezhepsel boyut: Sünnî Osmanlı ile Şiî Safevî arasındaki ayrışma; fakat dönemin kaynakları siyasi ve mezhepsel unsurları iç içe aktarır.
  • Toplumsal boyut: Anadolu’daki Alevî-Kızılbaş toplulukların Osmanlı yönetimi tarafından şüpheyle karşılanması ve zaman zaman baskı altına alınması.

Bu süreç, Anadolu’daki heterodoks toplulukların kimliğini ve yaşam biçimini derinden etkilemiştir. Bazı topluluklar kırsal ve dağlık bölgelere çekilmiş, inançlarını gizli ya da kapalı biçimde sürdürmüştür; bu durum Alevîlikteki sözlü gelenek ve ocak sisteminin gelişimini de etkilemiştir. İlgili kavramlar için Ocak sistemi ve dedelik yazısına bakılabilir.

Kızılbaş-Alevî ilişkisi

Alevilik, Safevî-Kızılbaş hareketinden önce de Anadolu’da var olan Hz. Ali sevgisi, Babaî ve Kalenderî gelenekleri gibi unsurlardan beslenmiştir. Safevî etkisi bu unsurlarla birleşerek Kızılbaş kimliğinin şekillenmesine yol açmıştır. Safevîler İran’da Şiîliği devlet mezhebi hâline getirirken, Anadolu’daki Kızılbaşlar Safevî devletinden bağımsız bir toplumsal kimlik geliştirmişlerdir. Dolayısıyla Kızılbaşlık ile Safevî devleti arasındaki ilişki zamanla zayıflamış ve Anadolu Aleviliği kendi özgün yapısını kazanmıştır.

Alevilik ve Şiîlik arasındaki fark, Safevî devleti sonrası daha da belirginleşmiştir; bu konuda Alevilik nedir yazısı genel çerçeve sunar. Şiîliğin genel tarihi için Şia nedir yazısına bakılabilir.

Akademik değerlendirme

Tarihçiler, Kızılbaşlık konusunda hem Osmanlı hem Safevî kaynaklarına dikkatle bakmanın önemini vurgular. Osmanlı kaynakları Kızılbaşları çoğunlukla olumsuz biçimde sunar; Safevî kaynakları ise kendi siyasi propagandalarını yansıtır. Kızılbaş toplulukların kendi sesini yansıtan yazılı belgeler azdır; çoğunlukla sözlü gelenek ve deyişlerle aktarılmıştır. Bu nedenle çağdaş araştırmalar, arşiv belgeleri, şikâyet defterleri ve sözlü kaynakları birlikte inceleyerek daha dengeli bir tablo çizmeye çalışır. Bu yazı, hiçbir siyasi tarafı savunmaz; tarihî çerçeveyi aktarmayı amaçlar.

Kızılbaş ve Safevî kaynaklarda adlandırma

Kızılbaş terimi, farklı dönemlerde farklı anlamlar taşımıştır. Safevî çevrelerinde bu ad, tarikata ve şaha bağlılığı ifade eden bir ünvandı. Osmanlı belgelerinde ise “rafızî”, “mülhid” veya “kızılbaş” gibi adlar bu topluluklar için sıkça ve çoğunlukla olumsuz bağlamda kullanılmıştır. 16. yüzyılda Osmanlı yönetimi, bazı Kızılbaş gruplarının sürgün edilmesi veya sıkı denetim altına alınması yönünde kararlar vermiştir. Bu uygulamaların kapsamı ve etkileri akademik çalışmalarda ayrıntılı tartışılır. Bununla beraber Osmanlı yönetimi her dönemde Kızılbaşlara karşı aynı tutumu sergilememiş; siyasi ve askerî şartlara göre politika değişmiştir.

Modern dönemde bu terimin yeniden değerlendirilmesi, tarihî kimliklerin ve hafızanın korunması çabasıyla ilişkilidir. Okuyucu, tarihî kaynakları ve sonraki yorumları birbirinden ayırarak incelemeli; kavramın yüklendiği anlamların zamanla nasıl değiştiğine dikkat etmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kızılbaş ne demektir?

Kırmızı başlı anlamına gelir; Safevî müritlerinin taktığı on iki dilimli kırmızı taçtan gelir.

Safevî devleti ne zaman kuruldu?

1501’de Şah İsmail tarafından Tebriz’de kurulmuştur.

Çaldıran Savaşı ne zaman yapıldı?

1514’te Osmanlı ile Safevîler arasında yapılmıştır.

Kızılbaşlık ile Alevilik aynı mıdır?

Tarihî olarak yakın anılırlar; Kızılbaş terimi bazı Alevî topluluklarca geleneksel ad olarak kullanılır, fakat kavramlar birebir aynı değildir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kızılbaş" ve "Safevîler" maddeleri; İdris-i Bitlisî, Heşt Behişt (Osmanlı tarihi kaynağı); Osmanlı ve Safevî kaynaklarına dayanan akademik çalışmalar (genel kaynak olarak); Şah İsmail'in Hatâyî mahlaslı şiirleri (dönem kaynağı)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kızılbaş" ve "Safevîler" maddeleri
  2. İdris-i Bitlisî, Heşt Behişt (Osmanlı tarihi kaynağı)
  3. Osmanlı ve Safevî kaynaklarına dayanan akademik çalışmalar (genel kaynak olarak)
  4. Şah İsmail'in Hatâyî mahlaslı şiirleri (dönem kaynağı)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.