🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî: Meşhur Sözleri, Öğretileri ve Etkisi

Sufiler ve Tasavvuf BüyükleriGüncelleme: 5 Ağustos 20269 dk okuma

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin meşhur sözleri ve öğretileri: aşk, hoşgörü, ney, Mesnevî ve Fîhi Mâ Fîh'ten örnekler; hangi sözlerin ona aidiyeti tartışmalıdır?

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kaynakları ve Metodu
  • Aşk ve Ney Teması
  • Hoşgörü ve İnsana Bakış

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin öğretileri; ilahi aşk, tevhid, nefs terbiyesi, hoşgörü ve insana saygı etrafında şekillenir. Mesnevî, Dîvân-ı Kebîr ve Fîhi Mâ Fîh gibi eserlerindeki sözleri yüzyıllardır okunur; ancak ona atfedilen bazı popüler sözlerin kaynağı tartışmalıdır.

Kaynakları ve Metodu

Mevlânâ’nın sözlerini aktarırken dayanılacak ana kaynaklar şunlardır: Mesnevî (Farsça, altı defter), Dîvân-ı Kebîr (gazeller ve rubailer), Fîhi Mâ Fîh (sohbet notları), Mektûbât ve Mecâlis-i Seb’a (yedi meclis). Sosyal medyada dolaşan “Ne olursan ol yine gel, ister kâfir ister mecusî ister puta tapan…” gibi sözlerin çoğu bu eserlerde bulunmaz ya da farklı bir şairin (örneğin Ebû Saîd-i Ebu’l-Hayr’a atfedilen bir rubai) sözü olabilir. Bu nedenle sözleri alıntılamadan önce kaynağa bakmak gerekir. Mevlânâ’nın hayatı için Yunus Emre ile birlikte okunabilecek Tasavvufun Doğuşu ve Gelişimi yazısına başvurulabilir.

Aşk ve Ney Teması

Mesnevî’nin ilk 18 beyti, “Neyname” olarak bilinir. “Dinle neyden, nasıl hikâye ediyor; ayrılıklardan şikâyet ediyor” diye başlar. Ney, kamışlıktan koparılmış bir kamıştır; ayrılık özlemini dile getirir. Mevlânâ’ya göre insan ruhu da aslından (Allah’tan) ayrı düşmüştür ve kavuşma özlemi taşır. Bu sembolizm, Kur’an’daki “Biz Allah’a aitiz ve O’na döneceğiz” (Bakara 2/156) ayetinin tasavvufî yorumuyla ilişkilendirilir. Aşk, Mevlânâ’da hem ilahi sevgiyi hem de insanı olgunlaştıran ahlaki bir güç olarak anlatılır.

Hoşgörü ve İnsana Bakış

Mevlânâ’ya ait olduğu kesin olan bir ifade şudur (Dîvân-ı Kebîr’den serbest aktarım): “Ben Kur’an’ın kölesiyim, Muhammed’in yolunun toprağıyım. Biri benim sözümden bundan başka bir şey naklederse, ondan da bundan da şikâyetçiyim.” Bu söz, Mevlânâ’nın hoşgörüsünün İslam’ın dışına çıkmadığını, Kur’an ve sünnet çerçevesini koruduğunu gösterir. Mevlânâ, insanlara karşı şefkat, kibirden uzak durmak ve ötekinin hatasına katlanmak gerektiğini anlatır. Bu anlayış, 13. yüzyıl Anadolu’sunda farklı din ve etnik grupların bir arada yaşadığı Konya’nın toplumsal ortamıyla ilişkilendirilir.

Fîhi Mâ Fîh’ten Öğütler

Mevlânâ’nın sohbetlerinden derlenen Fîhi Mâ Fîh, nefs eğitimi, ilim ve amel ilişkisi, sohbetin faydası gibi konuları işler. Bu eserde dikkat çeken görüşlerden biri “Söz bir bardak gibidir, anlam ise içindeki sudur” benzeri ifadelerle, kelimelerin ardındaki manaya odaklanma çağrısıdır. Bir başka tema ise “gönül” kavramıdır: Mevlânâ’ya göre Allah’ın nazar ettiği yer kalptir; hâl ve ahlak, şekilden daha önemlidir. Dinî ibadetleri bırakmak değil, onların ruhuna ulaşmak gerektiği vurgulanır.

Mesnevî’den Hikâyeler

Mesnevî’de meşhur hikâyeler arasında fil ve karanlık oda (herkes filin bir yerine dokunur ve farklı tarif eder), tüccar ve papağan, Mûsâ ile çoban, kral ve cariye yer alır. “Mûsâ ile çoban” hikâyesinde çoban Allah’a samimiyetle dua eder, Mûsâ ona üslubunu düzeltmesini söyler; sonra vahiy gelir ve Allah çobanın samimiyetini yeğlediğini bildirir. Âlimler bu hikâyeyi hem samimiyetin önemi hem de ilahi hitapta edep dengesi olarak yorumlar. Bu hikâyeler İslam’ın temel kaynaklarına yaslanmakla birlikte şairane bir üslupla söylenmiştir; hükümler için fıkıh kaynaklarına başvurmak gerekir.

Şems ile İlişkisi ve Sema

Mevlânâ’nın hayatında Şems-i Tebrîzî’nin yeri büyüktür. Şems ile karşılaşması Mevlânâ’yı sohbet ve ilim çevresinden aşk ve şiir diline yöneltti. Dîvân-ı Kebîr “Dîvân-ı Şems-i Tebrîz” adını da taşır. Sema (dönme) ayini, bu mistik tecrübenin sembolüdür. Sema, Mevlevîlerin zikir ve ibadet geleneğinin bir parçası olup bugün UNESCO tarafından somut olmayan kültürel miras listesindedir. Dinî açıdan semaya yaklaşım, tarih boyunca âlimler arasında tartışma konusu olmuştur; Mevlevîler bunu bir tevhid zikri olarak kabul ederken bazı fakihler eleştirmiştir.

Mevlânâ’nın Hayatından Kısa Bir Çerçeve

Mevlânâ, 1207’de Belh’te doğdu; babası Bahâeddin Veled’in Anadolu’ya göçüyle Konya’ya yerleşti. Babasının vefatından sonra medresede müderrislik yaptı. Seyyid Burhâneddin Muhakkık-ı Tirmizî’den tasavvuf eğitimi aldı. 1244’te Şems-i Tebrîzî ile karşılaşması hayatının dönüm noktası oldu. 1273’te Konya’da vefat etti; vefat günü “Şeb-i Arûs” (düğün gecesi) olarak anılır ve her yıl Aralık ayında anma törenleri düzenlenir. Bu bilgiler genel tarihî kabul olup, ayrıntılar için Mevlânâ’nın ana biyografisi olan yazılara başvurulabilir.

Mevlânâ’nın şiirinde dört mısralık rubailer, uzun Mesnevî hikâyeleri ve coşkulu gazeller birlikte bulunur. Eserlerinin çoğunu Farsça yazmış, ancak yer yer Arapça, Türkçe ve Rumca ifadeler de kullanmıştır. Bu çok dillilik, dönemin Konya’sındaki kozmopolit yapıyı gösterir. Öğretilerinin ahlaki ve toplumsal yanı, 13. yüzyıl Anadolu’sunun Moğol istilasıyla çalkalanan ortamında huzur arayanlar için bir sığınak oluşturdu.

Kültürel Etkisi

Mevlânâ’nın etkisi Türk edebiyatı, musiki ve sanatında geniş yer tutar. Hacı Bektaş-ı Velî ve Yunus Emre ile aynı yüzyılda yaşayan bu üç büyük isim (Hacı Bektaş-ı Velî, Yunus Emre) Anadolu’nun manevi iklimini şekillendirmiştir. Konya’daki Mevlânâ Türbesi her yıl milyonlarca kişi tarafından ziyaret edilir. Dünya genelinde Mesnevî’nin çevirileri yapılmış, özellikle Batı’da şiirleri ilgi görmüştür; bu yeni çevirilerin bazıları orijinalden uzak serbest yorumlardır ve bu nedenle atıflarda dikkatli olunmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

“Ne olursan ol yine gel” sözü Mevlânâ’ya mı aittir?

Bu söz Mevlânâ’ya yaygın olarak atfedilir; ancak Mesnevî, Dîvân-ı Kebîr ve Fîhi Mâ Fîh gibi temel eserlerde bu ifadeye rastlanmadığı için tartışmalıdır. Fikir olarak Mevlânâ’nın hoşgörü anlayışıyla uyumludur.

Mesnevî nedir?

Mevlânâ’nın yaklaşık 25.000 beyitlik, altı ciltten oluşan manzum tasavvuf eseridir. Hikâyeler ve semboller üzerinden ahlak, aşk ve tevhid konularını işler.

Mevlânâ’nın ney ile ilgili sözü nedir?

Mesnevî’nin ilk 18 beyti Neyname olarak anılır; ney, ayrılık acısını ve aslına özlemi anlatır: ‘Dinle neyden, nasıl hikâye ediyor…’.

Mevlevîlik kimin tarafından kuruldu?

Tarikatın teşkilatlanması Mevlânâ’nın oğlu Sultan Veled tarafından gerçekleştirildi.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Mesnevî-i Ma'nevî; Mevlânâ, Fîhi Mâ Fîh; Mevlânâ, Dîvân-ı Kebîr; Sipehsâlâr, Risâle

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Mesnevî-i Ma'nevî
  2. Mevlânâ, Fîhi Mâ Fîh
  3. Mevlânâ, Dîvân-ı Kebîr
  4. Sipehsâlâr, Risâle

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.