🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

El-Adl İsminin Anlamı: Mutlak Adalet Sahibi Allah ve Kulun Payı

Dua ve ZikirGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Dua Ederken Eller Nasıl Tutulur? Sünnete Uygun Duruş ve Adap

El-Adl ismi ne demektir, Kur'an'da isim olarak geçer mi, ilahî adaleti anlatan ayetler hangileridir ve kul adaleti hayatına nasıl taşır? Kaynaklı anlatım.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • El-Adl İsminin Anlamı ve Kaynağı
  • Kur'an'da İlahî Adalet
  • Kulun El-Adl İsminden Alacağı Pay

El-Adl, mutlak adalet sahibi, hiç kimseye zerre kadar haksızlık etmeyen, her şeyi yerli yerine koyan ve herkese hak ettiğini veren Allah demektir. Bu isim Kur’an’da isim kalıbıyla geçmez; ancak Allah’ın adaleti onlarca ayette açıkça bildirilmiştir.

El-Adl İsminin Anlamı ve Kaynağı

Adl kelimesi “doğru olmak, dengeli olmak, eşit davranmak, her şeyi yerine koymak” anlamındaki kökten gelir ve aslında bir mastardır. Arapçada mastarın isim yerine kullanılması, o niteliğin son derece güçlü olduğunu gösterir: Allah sadece âdil değil, adaletin ta kendisidir.

Bu isim, doksan dokuz ismin tek tek sayıldığı Tirmizî rivayetinde yer alır (Tirmizî, Deavât 82). Şunu belirtmek gerekir: Allah’ın doksan dokuz ismi bulunduğunu bildiren hadis sahihtir (Buhârî, Deavât 68; Müslim, Zikr 5-6). İsimlerin tek tek sayıldığı bölümün ise hadis âlimlerinin çoğuna göre Peygamberimizin sözü değil, bir ravinin Kur’an ve sünnetten derlemesi olması kuvvetle muhtemeldir; Tirmizî de rivayeti “garîb” olarak nitelemiştir. Bununla birlikte el-Adl isminin anlamı Kur’an’la sabittir ve ümmet bu ismi asırlardır kabul etmiştir.

Kur’an’da İlahî Adalet

  • Nisâ Suresi (4/40): “Allah zerre kadar haksızlık etmez. İyilik olursa onu kat kat artırır.”
  • Yûnus Suresi (10/44): “Allah insanlara hiçbir şekilde zulmetmez; fakat insanlar kendilerine zulmederler.”
  • Enbiyâ Suresi (21/47): “Kıyamet günü için adalet terazileri kurarız; hiç kimseye hiçbir haksızlık yapılmaz. Hardal tanesi kadar da olsa onu getiririz.”
  • En’âm Suresi (6/115): “Rabbinin sözü doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır.”
  • Fussilet Suresi (41/46): “Kim iyi iş yaparsa kendi lehinedir, kim kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin kullara zulmedici değildir.”
  • Zilzâl Suresi (99/7-8): Zerre kadar hayır da şer de karşılığını bulacaktır.

Bir kudsî hadiste Allah şöyle buyurur: “Ey kullarım! Ben zulmü kendime haram kıldım, onu sizin aranızda da haram kıldım; öyleyse birbirinize zulmetmeyin” (Müslim, Birr 55).

Dünyadaki Haksızlıklar Adaletle Çelişir mi?

Dünyada zalimin güçlü, mazlumun çaresiz kaldığı durumlar insanı sarsar. İslam inancına göre dünya imtihan yeridir; nihai hesap ahirette görülecektir. İbrâhîm Suresi’nde (14/42) “Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma; O onları, gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor” buyrulur. Ahiretin varlığı, Adl isminin zorunlu bir sonucudur: hiçbir hak kaybolmayacaktır. Hastalık, engellilik, yoksulluk gibi imtihanların hikmetini her zaman kavrayamayız; ancak adalet sahibi olan Allah’ın herkesi imkânı ölçüsünde sorumlu tuttuğunu (Bakara 2/286) ve her sıkıntının karşılığını vereceğini biliriz.

Kulun El-Adl İsminden Alacağı Pay

“Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder” (Nahl 16/90). Her cuma hutbesinde okunan bu ayet, müminin adalet sorumluluğunu hatırlatır.

  1. Kendi aleyhine de olsa hakkı söylemek: “Kendinizin, ana babanızın ve akrabanızın aleyhine de olsa adaleti ayakta tutan, Allah için şahitlik eden kimseler olun” (Nisâ 4/135).
  2. Sevmediğine de adil davranmak: “Bir topluluğa duyduğunuz kin sizi adaletsizliğe sürüklemesin. Adil olun; bu takvaya daha yakındır” (Mâide 5/8).
  3. Çocuklar arasında adalet: Peygamberimiz, çocuklarından yalnız birine bağışta bulunan sahabiye “Allah’tan korkun ve çocuklarınız arasında adil davranın” buyurmuştur (Buhârî, Hibe 12-13; Müslim, Hibât 13).
  4. Ölçü ve tartıda, işte ve ücrette dürüstlük: Mutaffifîn Suresi (83/1-3) ölçüde hile yapanları kınar. İşçinin hakkını tam ve vaktinde vermek de adalettir.
  5. Kendi iç dünyasında denge: Gazzâlî’ye göre kulun ilk adaleti, öfke ve arzularını aklın ve dinin emrine vermesidir. Bedenine, ailesine ve Rabbine karşı görevlerinde dengeyi gözetmek de bu kapsamdadır.
  6. Allah’ın takdirine itiraz etmemek: O’nun her hükmünün adalet olduğuna inanan kimse, musibet anında isyana düşmez.

Peygamberimiz, âdil davrananların kıyamet günü nurdan minberler üzerinde olacağını müjdelemiştir; bunlar hükümlerinde, ailelerinde ve sorumluluklarında adaleti gözetenlerdir (Müslim, İmâre 18).

Peygamberimizin Adalet Hassasiyeti

Mahzûm kabilesinden soylu bir kadın hırsızlık yaptığında Kureyş ileri gelenleri cezanın uygulanmaması için Üsâme’yi aracı göndermişlerdi. Peygamber Efendimiz buna çok üzüldü ve şöyle buyurdu: “Sizden öncekiler şu yüzden helak oldular: içlerinden soylu biri hırsızlık yapınca onu bırakır, zayıf biri yapınca cezalandırırlardı. Allah’a yemin ederim ki Muhammed’in kızı Fâtıma hırsızlık yapsaydı onun da elini keserdim” (Buhârî, Hudûd 12; Müslim, Hudûd 8-9). Bu söz, adaletin kişiye, soya ve yakınlığa göre eğilip bükülemeyeceğini gösterir. Aynı hassasiyeti vefatına yakın günlerde de göstermiş; mescitte insanlara, kimin kendisinde bir hakkı varsa gelip almasını söylemiştir. Toplumların ayakta kalması adaletle mümkündür; torpil, kayırma ve çifte standart ise Peygamberimizin ifadesiyle helak sebebidir. Bu ilke, bir iş yerinde eleman alırken de, bir öğretmen not verirken de, bir baba çocukları arasında karar verirken de geçerlidir.

Sık Sorulan Sorular

El-Adl ismi Kur’an’da geçiyor mu?

İsim kalıbıyla geçmez; Tirmizî’nin naklettiği isim listesinde yer alır. Anlamı ise Allah’ın asla zulmetmediğini bildiren pek çok ayetle sabittir.

Adalet ile eşitlik aynı şey midir?

Her zaman değil. Adalet, herkese hakkını ve ihtiyacına uygun olanı vermektir. Bazen eşit davranmak adaletin gereğidir (çocuklar arası bağışta olduğu gibi), bazen de farklı ihtiyaçlar farklı muamele gerektirir.

Mazlumun bedduası kabul olur mu?

Peygamberimiz, “Mazlumun bedduasından sakın; çünkü onunla Allah arasında perde yoktur” buyurmuştur (Buhârî, Zekât 63; Müslim, Îmân 29). Bu hadis, zulmün karşılıksız kalmayacağının açık bir uyarısıdır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Nisâ Suresi (4/40, 4/135); Enbiyâ Suresi (21/47); Nahl Suresi (16/90); Mâide Suresi (5/8); İbrâhîm Suresi (14/42); Müslim, Birr 55; Tirmizî, Deavât 82 (isim listesi; liste kısmı âlimlerce tartışmalı); Buhârî, Deavât 68; Müslim, Zikr 5-6; Müslim, İmâre 18; Buhârî, Zekât 63; Müslim, Îmân 29

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR2 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Nisâ Suresi (4/40, 4/135)
  2. Enbiyâ Suresi (21/47)
  3. Nahl Suresi (16/90)
  4. Mâide Suresi (5/8)
  5. İbrâhîm Suresi (14/42)
  6. Müslim, Birr 55
  7. Tirmizî, Deavât 82 (isim listesi; liste kısmı âlimlerce tartışmalı)
  8. Buhârî, Deavât 68; Müslim, Zikr 5-6
  9. Müslim, İmâre 18
  10. Buhârî, Zekât 63; Müslim, Îmân 29

İlgili Yazılar