Enflasyon Döneminde Borç: Altın Cinsinden Borç Vermek Caiz mi?
Enflasyonda verdiğim borç eriyor, fazla isteyebilir miyim? Altın veya döviz cinsinden borç vermeyi ve paranın değer kaybını fıkhi açıdan inceliyoruz.
- Sorun nereden kaynaklanıyor?
- Neden enflasyon farkı istemek faiz sayılır?
- Değer kaybından korunmanın meşru yolları
Kısa cevap: Türk lirası olarak verilen bir borcun geri ödenmesinde, enflasyon gerekçesiyle önceden şart koşulan fazlalık faiz sayılır ve caiz değildir. Borç veren kişi, paranın değer kaybından korunmak istiyorsa borcu baştan altın veya döviz gibi değerini daha çok koruyan bir cins üzerinden verebilir; bu durumda aynı cins ve aynı miktar geri alınır. Borçlunun, şart koşulmadan, gönül rızasıyla fazladan vermesi ise caizdir.
Sorun nereden kaynaklanıyor?
Yüksek enflasyon dönemlerinde, bugün verilen bir miktar para bir yıl sonra çok daha az mal alabilir hâle gelir. Yakınına iyilik olsun diye borç veren kişi, parası geri döndüğünde ciddi bir kayba uğradığını görür. Bu durum, pek çok insanın borç vermekten kaçınmasına ve toplumdaki yardımlaşmanın zayıflamasına yol açmaktadır. Öte yandan paranın değer kaybını telafi etmek için “enflasyon farkı” istemek, faiz yasağıyla doğrudan karşı karşıya gelir.
Neden enflasyon farkı istemek faiz sayılır?
Klasik fıkıhta borcun, verilen cinsin misli ile ödenmesi esastır. Peygamber Efendimiz, borç verilen şeyin aynı cins ve miktarla ödenmesini öğretmiş, fazlalık şartını ise faiz kabul etmiştir. Fakihlerin genel kabulüne göre para, değeriyle değil sayısıyla borç verilir. Bu yüzden bin lira borç veren kişi bin lira geri alır.
Enflasyon farkı şart koşulduğunda, geri ödenen miktar önceden kesin olarak bilinmez ve verilenden fazla olur. Pek çok çağdaş âlim, bunun faizli kredilerdeki mantığa çok benzediğini, aradaki farkın sadece isimde kaldığını belirterek bu yolu caiz görmemiştir. Bazı âlimler ise çok yüksek ve olağan dışı enflasyon dönemlerinde, değer kaybının belirgin bir haksızlığa yol açtığı durumlar için farklı görüşler ileri sürmüştür. Ancak bu azınlık görüşüdür ve ihtiyatlı olan, fazlalık şartından kaçınmaktır.
Değer kaybından korunmanın meşru yolları
- Altın cinsinden borç vermek: Borç veren, borç anında o miktar parayla kaç gram altın alınabileceğini belirler ve borcu altın olarak verir veya taraflar borcun altın cinsinden olduğunu açıkça kararlaştırır. Geri ödemede aynı gram altın veya o günkü altın fiyatı üzerinden karşılığı ödenir.
- Döviz cinsinden borç vermek: Benzer şekilde borç, değerini daha iyi koruyan bir döviz üzerinden belirlenebilir ve aynı döviz miktarı geri alınır. Burada yasal düzenlemelere de dikkat etmek gerekir.
- Borç yerine ortaklık kurmak: Para, bir ticari faaliyette kullanılacaksa borç vermek yerine kâr-zarar ortaklığı kurulabilir. Bu durumda sermayedar kâra da zarara da ortak olur.
- Mal alıp vadeli satmak: İhtiyaç duyulan malı satın alıp borçluya belirli bir kârla vadeli olarak satmak, faiz değil meşru bir ticarettir. Ancak bu, gerçek bir alım-satım olarak yapılmalıdır.
Altın cinsinden borçta dikkat edilecekler
- Borcun cinsi borç anında açıkça belirlenmeli ve yazılı hâle getirilmelidir: “Şu tarihte, şu kadar gram 22 ayar altın borç verildi” gibi.
- Borç lira olarak verilip sonradan “altın hesabıyla ödersin” denmesi, baştan kararlaştırılmamışsa sorun doğurur. Karar borç anında verilmelidir.
- Altın fiyatı düşse bile borçlu yine aynı gram altını öder. Bu yöntem her iki taraf için de risk taşır; fiyat yükseldiğinde borçlu, düştüğünde borç veren olumsuz etkilenir. Bu risk paylaşımı, yöntemi adil kılan unsurdur.
- Ödeme sırasında altının kendisi veya o günkü piyasa fiyatı üzerinden karşılığı verilebilir; ödeme anında değişim peşin yapılmalıdır.
Borçlunun ahlaki sorumluluğu
Enflasyon dönemlerinde borçlunun, borcu geciktirmesi alacaklının kaybını büyütür. Bu yüzden ödeme gücü olduğu hâlde borcu ertelemek, hadiste zulüm olarak nitelenen davranışın ağır bir örneğidir (Buhârî, Havâlât 1; Müslim, Müsâkât 33). Peygamber Efendimizin borcunu öderken kendiliğinden daha iyisini vermesi (Buhârî, Vekâlet 6) ve en hayırlı insanların borcunu en güzel ödeyenler olduğunu bildirmesi, borçluya önemli bir ahlaki ölçü sunar. Şart koşulmadan, teşekkür niyetiyle bir miktar fazla ödemek, iyiliği iyilikle karşılamaktır.
Yardımlaşmayı canlı tutmak
Değer kaybı korkusuyla borç vermekten tamamen vazgeçmek, toplumu faizli kredilere mahkûm eder. Meşru yöntemlerle hem alacaklının hakkını korumak hem de ihtiyaç sahibine kapı açmak, dayanışmayı sürdürmenin yoludur. İmkânı olan kişi, bazen küçük bir kaybı sadaka niyetiyle göze alarak da büyük bir sevaba nail olabilir.
Borç verirken niyeti Allah rızası olarak tutmak, olası küçük değer kayıplarını da sevaba dönüştürür.
Borç verirken niyeti Allah rızası olarak tutmak ve borçluyu mahcup etmemek esastır.
Sık Sorulan Sorular
Yıllar önce lira olarak verdiğim borcu şimdi altın olarak isteyebilir miyim?
Borç lira olarak verildiyse lira olarak ödenmesi gerekir. Sonradan altın karşılığında ısrar etmek fazlalık talebi olur. Borçlu kendi rızasıyla fazladan verirse kabul edebilirsiniz.
Kira artışında enflasyon oranını esas almak faiz mi?
Hayır. Kira, borç değil bir menfaatin bedelidir. Yeni dönem kirasının enflasyona göre belirlenmesi, taraflar anlaştığı ve yasal sınırlara uyulduğu sürece caizdir.
Taksitli satışta fiyatı enflasyona endekslemek caiz mi?
Satış bedelinin akit anında kesin olarak belirlenmesi gerekir. Sonradan değişecek, belirsiz bir endekse bağlanan fiyat, belirsizlik sebebiyle sakıncalıdır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/275, 282); Buhârî, Havâlât 1; Müslim, Müsâkât 33; Buhârî, Vekâlet 6; Müslim, Müsâkât 118; Din İşleri Yüksek Kurulu, Fetvalar (enflasyon ve borç)
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Bakara Suresi (2/275, 282)
- Buhârî, Havâlât 1; Müslim, Müsâkât 33
- Buhârî, Vekâlet 6; Müslim, Müsâkât 118
- Din İşleri Yüksek Kurulu, Fetvalar (enflasyon ve borç)
İlgili Yazılar
Soru – CevapVadeli Satışta Vade Farkı Almak Faiz mi? Taksitli Alışveriş
Bir malı peşin 100, vadeli 120 liraya satmak faiz olur mu? Vade farkının caiz olma şartlarını, gecikme cezasını…
Soru – CevapBorçla veya Taksitle Kurban Almak Caiz mi? Kredi Kartı Sorusu
Kurbanlığı kredi kartıyla, taksitle veya borç alarak almak caiz mi, faizli kredi ile kurban olur mu? Borçla kurban…
Sağlık ve Yaşamİşsizlik ve Maddi Sıkıntının Ruhsal Yüküyle Başa Çıkmak
İş kaybı ve borç stresi ruhu nasıl etkiler? Rızık inancı, tevekkül ile çalışma dengesi, borç duaları ve bu…
Soru – CevapFaizli Borçtan Nasıl Kurtulunur? Tövbe ve Pratik Adımlar
Kredi ve kredi kartı borcu içinde olan biri ne yapmalı? Faizli borçtan kurtulmak için tövbe, bütçe planı, yapılandırma…
Soru – CevapKonut Kredisiyle Ev Almak Caiz mi? Faizsiz Alternatif Yollar
Bankadan konut kredisi çekerek ev almak caiz midir? Zaruret ölçüsü, kiracılık durumu ve faizsiz ev edinme yollarını Diyanet…
Soru – CevapKredi Kartı Kullanmak Caiz mi? Taksit, Puan ve Asgari Ödeme
Kredi kartı kullanmak günah mı? Taksitli alışveriş, asgari ödeme, nakit avans, kart puanları ve aidat konularının dinî hükmünü…