Vadeli Satışta Vade Farkı Almak Faiz mi? Taksitli Alışveriş
Bir malı peşin 100, vadeli 120 liraya satmak faiz olur mu? Vade farkının caiz olma şartlarını, gecikme cezasını ve erken ödeme indirimini anlatıyoruz.
- Vadeli satış neden faiz sayılmaz?
- Caiz olmasının şartları
- Caiz olmayan "vade farkı"
Kısa cevap: Bir malı peşin fiyatından daha yüksek bir bedelle vadeli veya taksitli satmak caizdir; bu fark faiz değildir. Şart şudur: Alışveriş anında seçeneklerden biri kesinleştirilmeli, toplam fiyat ve vade net olarak belirlenmelidir. Buna karşılık, doğmuş bir borcun ödenmemesi hâlinde “vade farkı” adıyla borca ekleme yapılması faizdir. Dört mezhebin çoğunluk görüşü ve Din İşleri Yüksek Kurulu’nun fetvası bu yöndedir.
Vadeli satış neden faiz sayılmaz?
Faiz, borç ilişkisinde paranın zaman karşılığında artmasıdır. Vadeli satışta ise ortada para-para değişimi değil, mal-para değişimi vardır. Satıcı malını dilediği fiyata satma hakkına sahiptir; parasını geç alacağı için fiyatı yüksek tutması, fiyatlandırmanın bir unsurudur. Kur’an, “Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır” (Bakara Suresi, 2/275) buyurarak ikisini ayırmıştır. Vadeli borçlanmanın meşruiyeti ise Kur’an’ın en uzun ayetinde düzenlenmiştir (Bakara Suresi, 2/282).
Fıkıh kitaplarında bu durum “Vadenin fiyatta bir payı vardır” kuralıyla ifade edilir. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) de vadeli alışveriş yaptığı, vefat ettiğinde zırhının bir borç karşılığında rehin bulunduğu rivayet edilir (Buhârî, Büyû’ 14; Cihâd 89).
Caiz olmasının şartları
- Fiyat kesinleşmeli. “Peşin 100, üç ay vadeli 120” denildikten sonra müşteri birini seçmeli ve akit o fiyat üzerinden kurulmalıdır. Hangi fiyatın geçerli olduğu belirsiz bırakılarak ayrılmak, hadiste yasaklanan “bir satışta iki satış” kapsamına girer (Tirmizî, Büyû’ 18).
- Vade belli olmalı. “Paran olunca ödersin” gibi belirsiz vadeler anlaşmazlığa yol açar.
- Fiyat sonradan artmamalı. Müşteri ödemeyi geciktirse bile borç miktarı yükseltilemez.
- Satılan şey altın, gümüş veya para olmamalı. Bunların vadeli değişimi faiz hükümlerine tabidir.
Caiz olmayan “vade farkı”
Ticari hayatta “vade farkı” ifadesi iki ayrı anlamda kullanılır ve hüküm buna göre değişir:
- Satış anında fiyata dâhil edilen fark: Caizdir.
- Vadesinde ödenmeyen faturaya sonradan işletilen fark: Borcun vade karşılığında artırılmasıdır; Câhiliye ribâsının ta kendisidir ve caiz değildir.
Câhiliye döneminde alacaklı, vadesi gelen borçluya “Ya öde ya artır” derdi. Kur’an’ın yasakladığı uygulama budur.
Borcunu geciktiren müşteriye karşı ne yapılabilir?
Satıcının mağdur olmaması için meşru tedbirler vardır:
- Satış sırasında kefil veya rehin istemek (Bakara Suresi, 2/283)
- Taksitlerden biri gecikirse kalan borcun tamamının muaccel olacağını şart koşmak
- Hukuki yollara başvurmak ve bu sürecin gerçek masraflarını talep etmek
Ödeme gücü olduğu hâlde borcunu savsaklayan kişi hakkında Hz. Peygamber, “Zenginin borcunu ertelemesi zulümdür” buyurmuştur (Buhârî, İstikrâz 12; Müslim, Müsâkât 33). Yüksek enflasyon ortamında alacağın erimesi hâlinde gerçek zararın telafisi konusu ayrı bir tartışmadır; bunu borç ve enflasyon yazımızda ele aldık. Darda kalan borçluya ise mühlet vermek Kur’an’ın emridir (Bakara Suresi, 2/280).
Erken ödeme indirimi
Vadeli borcunu erken ödeyen müşteriye satıcının kendi rızasıyla indirim yapması, Din İşleri Yüksek Kurulu’nun da benimsediği görüşe göre caizdir. Ancak bunun baştan sözleşmede şart koşulması konusunda âlimler arasında görüş ayrılığı bulunduğundan, indirimin satıcının gönlünden kopan bir kolaylık olarak kalması daha ihtiyatlıdır.
Ahlaki ölçü: Fahiş fark
Vade farkının caiz olması, müşterinin darlığını fırsat bilip fahiş oranlar uygulamayı meşrulaştırmaz. Hz. Peygamber, “Satarken, alırken ve alacağını isterken kolaylık gösteren kimseye Allah rahmet etsin” buyurmuştur (Buhârî, Büyû’ 16). Helal olan ile güzel olan arasındaki mesafeyi ahlak doldurur.
Esnaf ve tüccar için uygulama önerileri
Vadeli satış yapan bir esnafın, işlemlerini hem fıkha hem de ticari düzene uygun biçimde yürütmesi için bazı pratik adımlar önerilebilir. Öncelikle peşin ve vadeli fiyatlar müşteriye açıkça bildirilmeli, müşteri hangi seçeneği tercih ettiyse satış o fiyat üzerinden kesinleştirilmelidir. Satış belgesinde toplam bedel, taksit sayısı ve ödeme tarihleri net olarak yazılmalıdır. Taksit gecikmesi hâlinde borca ek fiyat eklemek yerine, sözleşmeye önceden konulan ve hayır işlerine aktarılacak bir gecikme bedeli veya teminat gibi yöntemler tercih edilebilir. Müşterinin gerçekten darda kaldığı durumlarda ise ayetin öğüdüne uygun olarak ona mühlet tanımak, hem bereket hem de güvenilirlik kazandırır. Böyle bir esnaf, kısa vadede küçük kayıplar yaşasa bile uzun vadede sadık bir müşteri çevresi oluşturur.
Alıcı açısından da bir ölçü vardır: Vadeli alım, gerçek bir ihtiyaç için ve ödeme gücü hesaplanarak yapılmalıdır. Sırf taksit imkânı var diye ihtiyaç dışı mallar almak, aile bütçesini sıkıştırır ve kişiyi borç döngüsüne sokar. Taksitlerin toplamı, aylık gelirin makul bir oranını aşmamalıdır. Satın alma kararından önce birkaç gün beklemek de ani ve gereksiz harcamaları önler.
Sık Sorulan Sorular
Mağazada “12 taksit, peşin fiyatına” kampanyası caiz mi?
Evet. Satıcı vade için fark almamayı tercih etmiştir; bu onun tasarrufudur.
Arkadaşıma bir mal alıp üzerine kâr koyarak vadeli satabilir miyim?
Malı önce gerçekten satın alıp teslim alır, sonra ona satarsanız caizdir. Ona para verip “Sen al, bana fazlasıyla ödersin” demek ise faizli borçtur.
Senet veya çek kırdırmak caiz mi?
Vadesi gelmemiş alacağı, daha düşük bir nakde üçüncü kişiye devretmek, parayı parayla vadeli ve farklı miktarda değiştirmek olduğundan faizdir. Alacaklının borçlunun kendisine erken ödeme karşılığı indirim yapması ise bundan farklıdır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/275, 280, 282-283); Buhârî, Büyû' 14, 16; Cihâd 89; İstikrâz 12; Müslim, Müsâkât 33; Tirmizî, Büyû' 18; Din İşleri Yüksek Kurulu, Fetvalar
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Bakara Suresi (2/275, 280, 282-283)
- Buhârî, Büyû' 14, 16; Cihâd 89; İstikrâz 12
- Müslim, Müsâkât 33
- Tirmizî, Büyû' 18
- Din İşleri Yüksek Kurulu, Fetvalar
İlgili Yazılar
Soru – CevapBorçla veya Taksitle Kurban Almak Caiz mi? Kredi Kartı Sorusu
Kurbanlığı kredi kartıyla, taksitle veya borç alarak almak caiz mi, faizli kredi ile kurban olur mu? Borçla kurban…
Soru – CevapTicarette Hile ve Ayıp Gizlemek: Dürüst Alışverişin Kuralları
Malın kusurunu gizlemek, eksik tartmak, yalan yere yemin etmek neden haramdır? Dürüst ticaretin ayet ve hadislerdeki ölçülerini pratik…
Soru – CevapDropshipping Caiz mi? Elde Olmayan Malı İnternetten Satmak
Stokta olmayan ürünü internetten satmak (dropshipping) caiz mi? Mülkiyette olmayanı satma yasağını ve bu modeli helal kılan yolları…
Soru – CevapFaizli Borçtan Nasıl Kurtulunur? Tövbe ve Pratik Adımlar
Kredi ve kredi kartı borcu içinde olan biri ne yapmalı? Faizli borçtan kurtulmak için tövbe, bütçe planı, yapılandırma…
Soru – CevapKonut Kredisiyle Ev Almak Caiz mi? Faizsiz Alternatif Yollar
Bankadan konut kredisi çekerek ev almak caiz midir? Zaruret ölçüsü, kiracılık durumu ve faizsiz ev edinme yollarını Diyanet…
Soru – CevapKredi Kartı Kullanmak Caiz mi? Taksit, Puan ve Asgari Ödeme
Kredi kartı kullanmak günah mı? Taksitli alışveriş, asgari ödeme, nakit avans, kart puanları ve aidat konularının dinî hükmünü…