🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Faiz ve İslâmî Finans Kapsamlı Rehber: Riba, Banka, Kredi, Katılım Bankacılığı ve Helal Kazanç

Ticaret, Faiz ve Güncel FinansGüncelleme: 17 Ekim 202626 dk okuma

Ribanın türleri ve yasağı, banka faizi ve kredi tartışmaları, katılım bankacılığı (murabaha, mudarebe, icare), taksitli satış, sigorta, BES, borsa, kripto ve helal kazanç ilkeleri.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Faizin yasağı: âyet ve hadisler
  • Riba türleri
  • Banka faizi ve kredi tartışmaları

Faiz (ribâ), borç ya da alışverişte ödenen veya alınan, karşılığı olmayan, önceden belirlenmiş ilave ödeme veya fazlalıktır. İslâm faizi açıkça yasaklar ve bunun yerine adil, ortaklığa dayalı, risk paylaşımlı ticareti teşvik eder. Bu rehber ribanın türlerini, günümüz bankacılığındaki tartışmaları, faizsiz finans modellerini ve helal kazanç ilkelerini bir arada ele alır.

Faizin yasağı: âyet ve hadisler

Kur’an faizi kademeli bir süreçte yasaklamıştır. Rûm 30/39, faizin Allah katında artmayacağını; Nisâ 4/160-161, Yahudilerin faiz yasağını çiğnemesini; Âl-i İmrân 3/130 katlanarak faiz yemeyi men eder. Bakara 2/275-281 yasağı kesinleştirir: “Allah alışverişi helâl, faizi haram kıldı.” 278-279. âyetler, faiz yemeye devam edenlerin Allah ve Resûlüne karşı savaş ilan etmiş olacağını bildirir. Bu uyarı Kur’an’da başka hiçbir günah için bu ağırlıkta geçmez. Müslim’deki bir hadis, faiz yiyene, yedirene, yazana ve iki şahidine lanet edildiğini bildirir ve “hepsi aynıdır” buyurur. Faiz yasağının ayrıntıları faizin haramlığı: âyet ve hadislerde ribâ yasağı yazısında mezhep görüşleriyle anlatılır.

Faizin hikmeti birkaç yönden açıklanır. Birincisi, mali gücü olanın zayıf durumdaki borçludan ek bir sömürü hakkı kazanmasını önlemektir. İkincisi, emek ve risk olmaksızın para kazanmayı sınırlandırıp ticarete ve üretime teşviktir. Üçüncüsü, toplumda borç sarmalının yarattığı sosyal sorunları azaltmaktır. Bu gerekçeler fıkıh kitaplarında “ribâ-yı nesîe” ve “ribâ-yı fadl” ayrımı çerçevesinde ele alınır.

Riba türleri

Tür Tanım Örnek
Ribâ’n-nesîe (vade faizi) Borç veya veresiye alışverişte vade karşılığı fazlalık 100 lira borca 1 yıl sonra 120 lira ödenmesi şartı
Ribâ’l-fadl (fazlalık faizi) Aynı cinsten mallar arasında peşin ancak eşit olmayan değişim 1 kg buğdayı 1,2 kg buğdayla değiştirmek
Ribâ’l-karz (borç faizi) Ödünç para karşılığı şartlı fazlalık Borç verene hediye şartı
Cahiliye faizi Vadesi gelen borç için vade uzatımı karşılığı artış Gecikme faizi

Hadislerde altın, gümüş, buğday, arpa, hurma ve tuz cinslerinin kendi aralarında değiş tokuşu için “misli misline, peşin” şartı konmuştur (Müslim, Müsâkāt). Mezhepler bu altı cinsin illetini (faiz yasağının gerekçesini) farklı belirler: Hanefîler cins ve ölçü birliğini (kayl veya vezn), Şâfiîler yiyecek ve para olmayı, Mâlikîler saklanabilir yiyecek olmayı esas alır. Bu farklar modern ekonomide kâğıt para, döviz ve altın işlemlerine uygulama konusunda yorumlara yol açmıştır. Döviz alım satımının şartları döviz alım satımı: sarf akdinin şartları yazısında, altın ve döviz günlerinin faiz boyutu altın günleri, döviz günleri ve faiz yazısında anlatılır.

Banka faizi ve kredi tartışmaları

Bankalar mevduat sahiplerine ve borç alanlara önceden belirlenmiş faiz oranı uygular. Çağdaş fetva kurumlarının çoğunluğu bunu riba kabul eder. İslam Konferansı Teşkilatı bünyesindeki İslam Fıkıh Akademisi ve Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu bu yönde kararlar vermiştir. Bazı çağdaş araştırmacılar ise bankacılığın modern yapısının klasik fıkıhtaki borç ilişkisinden farklı olduğunu, devlet güvencesi ve enflasyon etkisinin dikkate alınması gerektiğini savunur. Bu görüşler çoğunlukta değildir; ancak tartışmanın varlığı banka faizi haram mı: mevduat faizi tartışması yazısında akademik bir dille aktarılır.

Enflasyonun erittiği paranın karşılığında alınan ilave tutarın faiz sayılıp sayılmayacağı da sık sorulur. Bu mesele enflasyon farkı almak faiz sayılır mı yazısında incelenir. Tüketici kredisi, taşıt kredisi ve ihtiyaç kredisi gibi ürünlerin hükmü taşıt kredisi ve ihtiyaç kredisinin dinî hükmü yazısında ele alınmıştır. Kısaca faizli kredi çekmek, faiz verme eylemi olduğu için caiz değildir; ancak zorunlu temel ihtiyaçlarda başka çare yoksa ruhsat tartışmaları vardır ve bu durumda fetva makamına başvurmak gerekir. Bankalardan gelen promosyon ve hediyeler için bankadan hediye ve promosyon almak caiz mi yazısı kaynak olabilir. Faizli bir kurumda çalışmanın maaş hükmü faizli kurumda çalışanın maaşı helal mi yazısında anlatılır. Haram yoldan kazanılan malın temizlenme imkânı ise haram kazancın helâle dönüştürülmesi mümkün mü yazısında tartışılır.

Faizsiz finans: katılım bankacılığı

İslâmî finans, faiz yerine kâr–zarar ortaklığı ve gerçek ticarete dayalı finansmanı esas alır. Türkiye’de katılım bankacılığı 1980’li yıllardan itibaren özel finans kurumlarıyla başlamış, sonraki dönemde katılım bankaları olarak yapılanmıştır. Başlıca yöntemler şunlardır:

Yöntem Tarif Kullanım alanı
Murâbaha Malı alıp belli kâr eklenerek satma Taşıt, konut, tüketim finansmanı
Mudârebe Bir taraf sermaye, diğer taraf emek; kâr paylaşımı Katılma hesapları, yatırım
Müşâreke Ortak sermaye ve ortak yönetim Proje ve şirket finansmanı
İcâre (kiralama) Malı kiralayıp sonunda devretme veya satın alma Finansal kiralama, konut
Selem Peşin bedel, vadeli teslim Tarım ve emtia finansmanı
İstisnâ‘ Üretilecek malın siparişle satışı İnşaat ve üretim finansmanı

Katılım bankacılığı eleştirilere de açıktır; bazı araştırmacılar uygulamalarda faizli sistemle benzerlik bulunduğunu, bazıları ise ürünlerin gerçek ticarete dayanması şartının tam uygulanmadığını söyler. Bu nedenle ürünlerin şer‘î denetimini yapan danışma kurullarının güvenilirliği ve şeffaflığı önem taşır. Konuya katılım bankacılığı nasıl çalışır: faizsizlik tartışması yazısında genişçe yer verilmiştir. Kâr payı ile faiz arasındaki fark kâr payı ile faiz arasındaki fark yazısında; temel kavramlar İslâmî finans kavramları: temel sözlük yazısında; faizsiz tasarruf finansman şirketleri tasarruf finansman şirketleri: faizsiz mi yazısında incelenir.

Alışveriş ve ticaret hükümleri

İslâm ticareti teşvik eder: “Doğru ve güvenilir tacir, kıyamette peygamberler, sıddîklar ve şehitlerle beraberdir” (Tirmizî, Büyû‘). Ticaretin helal olması için akit şartları (satıcı, alıcı, mal, bedel, teslim), rıza ve belirsizlikten uzak olma esastır. Fasit ve batıl satışlar fâsit ve bâtıl satış: geçersiz alışveriş türleri yazısında sıralanır. Taksitle satış, peşin–vadeli fiyat farkı caiz sayılır; bu esasın şartları taksitle satış ve peşin–vadeli fiyat farkı yazısında anlatılır. Çek ve senetle vadeli alışveriş için çek ve senetle vadeli alışveriş caiz mi, kapora ve depozito için kapora, depozito ve kaparo yanarsa helâl mi yazıları incelenebilir. Kiralama sözleşmeleri kiralama (icâre) akdi: kira artışı ve peşin kira yazısında; internetten alışveriş ve elde olmayan malı satma konusu internetten alışveriş: elinde olmayan malı satmak yazısında; döviz cinsinden borç ve kur farkı kur farkı: borcun döviz cinsinden ödenmesi yazısında açıklanır.

Aldatma ve ihtikâr yasaktır. Peygamberimiz “Bizi aldatan bizden değildir” buyurmuş (Müslim, Îmân), stokçuluk yapanı günahkâr olarak nitelemiştir (Müslim, Müsâkāt). Bu hükümler fiyatları yükseltmek ve mal stoklamak: ihtikâr, ayıplı mal satmak: satıcının sorumluluğu ve ticarette yemin etmek ve malı övmek yazılarında ele alınır. Kar oranı sınırı olup olmadığı toptan ve perakende ticarette kâr oranı sınırı var mı yazısında; rüşvet için bahşiş almak ve vermek dinî hükmü yazısında; korsan yazılım ve taklit ürünler için taklit ürün ve korsan yazılım kullanmak caiz mi yazısında tartışılır.

Borç, kefalet ve ödeme ahlâkı

Borç, ahlâkî olarak ciddiye alınması gereken bir yükümlülüktür. Bakara 2/282, borcun yazılmasını, şahit tutulmasını emreder. Peygamberimiz, borçlu olarak ölen kimsenin cenaze namazını kıldırmaktan çekinmiş; borcun ödenmesini üstlenen sahabe çıkınca kılmıştır (Buhârî, Havâlât). Borç verirken ve alırken uyulacak adaplar borç vermek ve borç almak adabı yazısında; ödeme gücü olduğu hâlde ödemeyenlerin durumu borcunu ödemeyen kişinin durumu: uyarılar yazısında; kefaletin hükmü kefil olmak: kefaletin dinî ve hukukî sorumluluğu yazısında anlatılır. Havale ve para gönderme ücretleri gibi bankacılık işlemleri kambiyo işlemleri ve havale ücreti yazısında incelenir. Zekât bağlamında borç düşme hükümleri için zekât kapsamlı rehber yazısına bakılabilir.

Sigorta, BES, borsa ve kripto

Modern finansal araçlar yeni ictihad alanı oluşturmuştur. Aşağıdaki tablo ana görüşleri özetler.

Araç Genel yaklaşım Dikkat edilecek nokta
Ticari sigorta Âlimler arasında ihtilaf; zorunlu sigorta ruhsatlıdır Belirsizlik (garar) ve faiz unsurları; tekâful alternatifi
BES Fon yönetimine ve içeriğine göre değerlendirilir Faizli enstrüman ve helal olmayan şirket payı
Hisse senedi Helal sektörde faaliyet gösteren, borç oranı düşük şirketlerde caiz Faizli gelir ve haram faaliyet oranı; katılım endeksleri
Kripto paralar Çağdaş fetvalar ihtilaflı; spekülasyon ve belirsizlik riski Gerçek değere dayanma, aldatma ve dolandırıcılık riski
Kumar, bahis, şans oyunları Kesin haram (Mâide 5/90) Piyango, loto, çevrim içi bahis ve kasa açma

Konular ayrı yazılarda ele alınmıştır: sigorta caiz mi: kasko, trafik, hayat sigortası, bireysel emeklilik sistemi (BES) caiz mi, borsada hisse senedi almak caiz mi: helal hisse kriterleri, kripto para caiz mi: Bitcoin hakkında fıkhî görüşler, kumar, şans oyunları, piyango, loto, bahis ve online oyunlarda para kazanmak ve kasa açmak. Reklam geliri ve affiliate pazarlama gibi yeni gelir kaynaklarının hükmü reklam geliri: haram reklamlardan kazanç ve affiliate pazarlama ve komisyon kazancı yazılarında incelenir. Zekât yönü için kripto ve hisse bölümlerinde ayrıca kripto para zekât hesabı ve hisse senedi ve yatırım fonlarının zekâtı yazıları okunabilir.

Çalışma ahlâkı, israf ve gelir–harcama dengesi

İslâm çalışmayı bir ibadet olarak görür ve emeğe saygıyı vurgular. Hadiste “Kimsenin kendi emeğiyle kazandığından daha hayırlı bir yiyeceği yoktur” buyrulur (Buhârî, Büyû‘). Çalışanın hakkını terinin kurumasından önce vermek (İbn Mâce, Ahkâm), mesaiyi çalmamak, kayıt dışı çalıştırmamak ve işçi hakkını gözetmek ahlâkî sorumluluklardır. Bu konular için çalışmak ibadet: emeğin değeri, işverenin ve çalışanın mesaiyi çalması: iş ahlâkı ve kayıt dışı çalışma ve sigortasız işçi çalıştırmak yazıları incelenebilir. Gelir ve harcama dengesinde israftan kaçınmak da ekonomik ahlâkın parçasıdır. Lüks tüketim ve israf konusu lüks tüketim, israf ve harcama ahlâkı yazısında işlenir. Helal gıda ve kazanç ilişkisi için helal gıda kapsamlı rehber yazısına da başvurulabilir.

Katılım bankacılığı örnek akışı: murabaha ile konut ve taşıt finansmanı

Faizsiz finansman ürünlerinin işleyişini anlamak, tüketicinin doğru karar vermesini kolaylaştırır. Murabaha esaslı bir taşıt finansmanında süreç şu şekilde işler: Müşteri satın almak istediği aracı belirler; banka, satıcıyla anlaşarak aracı kendi adına satın alır ve mülkiyeti geçici olarak üzerine alır; ardından aracı müşteriye alış maliyeti artı belirlenmiş kâr payı üzerinden vadeli satar. Vadeli satış bedeli akit anında kesin bir rakam olarak yazılır ve sonradan gecikme sebebiyle artırılamaz. Bankanın aracı gerçekten satın alması, mülkiyet ve riski bir süre taşıması şarttır; aksi hâlde işlem “parayı parayla satma” yani faizli kredi görünümüne dönüşür. Bu nedenle sözleşmede satıcı–banka–müşteri üçlüsünün rolleri açık olmalıdır. Konut finansmanında ise icâre (kira) ve müşteri mülkiyeti devralma modelleri kullanılır: Banka konutu alır, müşteriye kira ile devreder, kira bedellerinin bir kısmı satın alma bedeline mahsup edilir ve süre sonunda mülkiyet müşteriye geçer.

Müşterinin dikkat etmesi gereken noktalar şunlardır: Sözleşmedeki toplam bedel, taksit sayısı ve gecikme hükümleri açık mı; gecikme halinde alınan tutar kâr olarak mı yoksa hayır kurumuna bağış olarak mı yansıtılıyor; banka şer‘î danışma kurulunun görüşü hangi ürünler için alınmış. Gecikme ilavesi alınması hâlinde bunun bankanın gelirine yazılması faiz görünümü taşıdığı için birçok uygulamada hayır hesaplarına aktarılması tercih edilir. Ayrıca erken ödeme indirimleri ve kâr payı oranlarının sabit mi değişken mi olduğu da incelenmelidir. Bu detaylar, faizsiz finans ürünlerinin gerçek anlamda uygulanıp uygulanmadığını anlamak için önemli ipuçlarıdır.

Altın, döviz ve birikim araçları

Birikim yapmak isteyen Müslümanların elinde altın, döviz, katılım hesabı, gayrimenkul, hisse senedi ve fon gibi araçlar bulunur. Altın ve gümüş hadislerde “para” niteliğiyle değişim aracı olarak anıldığından, aralarındaki değişimde peşin ve miktar eşitliği gibi kurallar vardır. Kâğıt paralar ve dövizler de modern hukukta para hükmünde sayıldığından, farklı para birimleri arasındaki dönüşümde peşin teslim şartı esastır (sarf akdi). Vadeli döviz işlemleri, kaldıraçlı alım–satımlar ve forex gibi spekülatif ürünler ise gerçek mal teslimi olmadığı ve belirsizlik–kumar unsuru taşıdığı için birçok fetva kurumunca caiz görülmez. Altın hesapları ve altın günleri uygulamalarında ise fiziki altına dayanan, banka içi hesap kaydı yerine gerçek teslim imkânı tanıyan modeller daha güvenli sayılır. Gayrimenkul yatırımı genellikle meşru kabul edilir; arsa–bina, kiralama ve inşaat finansmanı sözleşmelerinde belirsizlik ve riskin paylaşımı gözetilmelidir.

Birikim araçlarında zekât da dikkate alınır. Yıl dolduğunda nisaba ulaşan birikimin kırkta biri zekât olarak verilir; yatırım amaçlı varlıkların zekât hesabı ayrıca yapılır. Bu yüzden her yatırım kararında “bu varlık için zekât nasıl hesaplanır” sorusu da sorulmalıdır. Zekât hesaplamaları zekât hesaplama örnekleri: adım adım uygulama yazısında, katılım endeksleri ve hisse kriterleri borsada hisse senedi almak caiz mi yazısında örneklenmiştir.

Sosyal sorumluluk ve ekonomik adalet

İslâm ekonomisi sadece faiz yasağından ibaret değildir; servetin adil dağılımı, yoksulun gözetilmesi, israfın ve ihtikârın önlenmesi, çalışanın hakkının korunması ve çevre bilincine dayalı üretimi de kapsar. Zekât, sadaka, vakıf, borç verme ve karz-ı hasen, ekonomik dayanışmanın araçlarıdır. Hz. Peygamber, yoksulun hakkını gözeten ve cömertliği teşvik eden düzenlemelerle Medine çarşısında haksız rekabeti, aldatmayı ve faizi yasaklamıştır. Kur’an “Mal sadece içinizdeki zenginler arasında dolaşan bir şey olmasın” ilkesini koyar (Haşr 59/7). Bu ilke, ekonomide adaleti ve fırsat eşitliğini önemseyen bir bakışı yansıtır. Bugün İslâmî finans kurumlarının, kâr payının yanında sosyal sorumluluk ve şeffaflık ilkelerini de hayata geçirmesi beklenir; bu beklenti, sistemin etik zeminini güçlendirir. Bireyler de tüketim alışkanlıklarını gözden geçirerek lüks ve israftan kaçınmalı, borçlanmayı zorunlu ihtiyaçlarla sınırlamalı ve yatırım kararlarında helal kriterlerini dikkate almalıdır.

Faiz konusunda sık yapılan hatalar

  • Faizin “küçük” ya da “kaçınılmaz” olduğunu düşünerek kanıksamak.
  • Katılım bankası adını taşıyan her ürünün otomatik olarak helal olduğunu varsaymak ve sözleşme ayrıntılarını okumamak.
  • Faiz gelirini hayır niyetiyle dağıtmak; oysa temizlenme niyetiyle sevap beklemeden verilir.
  • Borç sarmalına girip kredi kartı faizlerinden kurtulamamak ve ihtiyaç ile istek ayrımını gözetmemek.
  • Taksit gecikmesine uygulanan ilaveyi (gecikme faizi) masum görmek.
  • Spekülatif kazançları kumar ile karıştırmamak ya da kumara yakın işlemleri yatırım sanmak.
  • Finansal ürünlere dair fetvayı sosyal medyadan almak; yetkin kurumlara başvurmamak.

Faiz ve finans kontrol listesi

  • Bankamda faizli hesabım veya faizli kredim var mı? Alternatifleri değerlendirdim mi?
  • Kullandığım finansal ürünün sözleşmesini ve işleyişini anladım mı?
  • Taksitli alışverişte fiyat ve vade net mi, gecikme durumunda ilave bedel şartı var mı?
  • Sigorta, BES ve yatırım ürünlerinde helal kriterlerini araştırdım mı?
  • Kazancımın kaynağını ve temizliğini sorguluyor muyum?
  • Borçlarımı zamanında ödemek için bir planım var mı?
  • Faiz geliri elde etmişsem bunu yoksullara veya kamu yararına nasıl vereceğimi biliyor muyum?
  • Güvenilir bir danışman veya fetva makamıyla görüştüm mü?

Faiz yasağı, İslâm ekonomisinin adaletle ilgili temel taşlarından biridir. Günümüz finans sistemi içinde yaşayan Müslüman, bu yasağın hikmetini kavrayarak mümkün olan alternatiflere yönelmeli, zorluk karşısında dinin kolaylık ilkesini gözetmeli ve kendisini borç, israf ve açgözlülükten korumalıdır.

Faizli ve faizsiz işlemlerin karşılaştırması

Özellik Faizli kredi Murabaha (katılım bankası)
Temel mantık Paranın zamanla kendiliğinden artması Gerçek bir malın kâr ile satışı
Fiyat Sabit veya değişken faiz oranı Satış anında belirlenen kâr oranı
Mal sahipliği Gerekmez Banka malı önce satın alır, sonra satar
Gecikme Gecikme faizi işler Ek kâr alınmaz, cezai şart bağışa yönlendirilir

Bu karşılaştırma genel bir çerçeve sunar. Katılım bankalarının uygulamaları ve danışma kurullarının görüşleri üzerine farklı değerlendirmeler vardır; ürün sözleşmesinin ayrıntılarını okumak ve gerekirse bir fıkıh uzmanına danışmak önerilir.

Bireysel bütçe ve borçlanma ahlâkı: örnekler

Ev almak isteyen genç çift

Konut ihtiyacı olan bir çift, faizli kredi yerine katılım finansı, birikim yapıp peşin alma veya kira ile devam etme seçeneklerini karşılaştırabilir. Her seçeneğin maliyetini, riskini ve şartlarını yazılı olarak hesaplamak, duygusal kararların önüne geçer.

Esnafın nakit sıkışıklığı

İşletme sahibi nakit ihtiyacında çek senet, kredi veya ortaklık seçenekleri arasında kalabilir. Mudarebe ve müşareke gibi ortaklık biçimleri, kâr ve zararı paylaşma esasına dayalı olduğu için fıkıhta tercih edilen modellerdir.

Kredi kartı kullanımı

Kredi kartının ödeme kolaylığı olarak kullanılıp, faiz doğmadan her ay tam ödenmesi birçok görüşe göre sorun taşımaz. Asgari ödeme ile borcu ertelemek ise faiz doğurduğu için sakıncalıdır. Bu nedenle kart kullanımında limit disiplini önemlidir.

Borçlunun ve alacaklının hakları

Kur’an, borç yazmayı ve şahit tutmayı tavsiye eder (Bakara 2/282). Borçlu sıkıntıya düşerse alacaklıya süre tanımak ve gerekirse borcun bir kısmını bağışlamak övülmüştür (Bakara 2/280). Güçlü olduğu hâlde borcunu geciktiren kişinin bu tutumu zulüm olarak nitelenir. Borç, bir ahlâk meselesi olarak da görülmelidir.

Küçük birikimcinin dikkat edeceği noktalar

Birikimini değerlendirmek isteyen kişi, getirisi garantili faiz içeren araçlar yerine kâr-zarar ortaklığına dayanan veya gerçek varlığa bağlı araçları tercih edebilir. Altın, gayrimenkul ve ticari ortaklık bu gruba girer. Hangi aracın uygun olduğuna dair kararı verirken sözleşmeyi okumak, riskleri bilmek ve yalnızca kaybetmeyi göze alabileceği tutarı riske atmak esastır. Bu başlıkta bireysel finansal tavsiye yerine ilke ve çerçeve sunulmuştur.

Sıkça Sorulan Sorular

Faiz neden haramdır?

Bakara 2/275 faizi açıkça yasaklar; Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Hadislerde faiz yiyene, yedirene, yazana ve şahitlik edene lanet edilir (Müslim, Müsâkāt). Hikmeti, zayıfın sömürülmesini, borçluların ezilmesini ve emeksiz kazancı önlemektir.

Banka mevduat faizi haram mıdır?

Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu ve çağdaş fetva kurumlarının çoğunluk görüşü, bankanın önceden belirlenmiş sabit oranla verdiği mevduat faizinin ribâ olduğu yönündedir. Katılım bankaları sabit faiz yerine kâr–zarar ortaklığı esasına dayanır. Konuyu farklı yorumlayan alimler de vardır; bu tartışma yazılarda geçmektedir.

Ev veya araba için kredi çekilebilir mi?

Faizli kredi Diyanet görüşüne göre caiz değildir. Alternatif olarak katılım bankalarının murabaha, icare ve benzeri finansman yöntemleri vardır. Zorunlu ihtiyaç (barınma) durumunda bazı âlimler ruhsat tanır; ancak bu ruhsat zaruret şartlarına ve fetva makamlarının değerlendirmesine bağlıdır.

Taksitli satışta peşin fiyattan fazla almak faiz midir?

Hayır. Vadeli satışta peşin fiyattan yüksek bir fiyat belirlenmesi, akit anında fiyat ve vade netleşiyorsa caizdir. Ancak taksit gecikirse ilave ücret almak ya da süre uzatımı karşılığında fiyatı artırmak faiz olur. Diyanet bu ayrımı esas alır.

Hayat sigortası, kasko ve BES caiz midir?

Ticari sigortanın belirsizlik ve faiz yönünden tartışmalı olduğu konusunda âlimler ayrışır. Zorunlu trafik sigortası kanunen gerekli olduğundan ruhsat verilir. Karşılıklı yardımlaşmaya dayalı tekâful modeli alternatiftir. BES için fon yönetimi ve devlet katkısı gibi unsurlar ayrıca incelenir.

Faiz geliri elde etmiş biri ne yapmalı?

Alimlerin çoğuna göre faiz geliri kişiye helal olmaz; sevap beklemeksizin yoksullara veya kamu yararına verilerek mülkiyetten çıkarılır. Hayır sevabı niyetiyle verilmesi doğru olmaz. Geçmişte yapılanlar için tövbe edilir ve bundan sonra faizsiz alternatiflere yönelinir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur’an-ı Kerîm: Bakara 2/275-281, Âl-i İmrân 3/130, Rûm 30/39, Nisâ 4/160-161; Müslim, Müsâkāt (ribâ rivayetleri); Buhârî, Büyû‘ bölümü; Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî, Büyû‘ bölümleri; TDV İslâm Ansiklopedisi: "Ribâ", "Murâbaha", "Müzâraa" ve "İslâm ekonomisi" maddeleri; Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu kararları ve İlmihal (Muamelat bölümü)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 22 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur’an-ı Kerîm: Bakara 2/275-281, Âl-i İmrân 3/130, Rûm 30/39, Nisâ 4/160-161
  2. Müslim, Müsâkāt (ribâ rivayetleri); Buhârî, Büyû‘ bölümü
  3. Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî, Büyû‘ bölümleri
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi: "Ribâ", "Murâbaha", "Müzâraa" ve "İslâm ekonomisi" maddeleri
  5. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu kararları ve İlmihal (Muamelat bölümü)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.