🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Kur Farkı ve Borcun Döviz Cinsinden Ödenmesi

Faiz ve Bankacılık MeseleleriGüncelleme: 12 Ekim 20269 dk okuma

Kur farkı ve borcun döviz cinsinden ödenmesi: döviz borcunun ödeme şekli, TL borçta kur farkı şartı, vadeli satışta döviz bedeli ve çağdaş fetva görüşleri.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Mesele
  • Döviz borcunun ödenmesi
  • TL borçta kur farkı şartı

Döviz borcu, alınan döviz cinsiyle ödenir; TL ile ödeme ancak ödeme gününde kurun belirlenmesi, peşin ödeme ve fazlalık bulunmaması şartıyla caizdir. TL borçta kur farkı veya endeksleme şartı koşmak ise çoğunluk fetvalarına göre ribaya yol açar. Vadeli satışta bedelin dövizle belirlenmesi ise şartlı ruhsat kapsamında tartışılır.

Mesele

Kurlardaki dalgalanma, borç ve alacak ilişkilerinde ciddi sorunlar doğurur. Döviz borç alan kişi, kur yükseldiğinde borcunun TL karşılığının arttığını görür; TL borç veren kişi ise kur yükseldiğinde alacağının değer kaybettiğini düşünür. Bu nedenle taraflar sözleşmelerinde kur farkı ve endeksleme şartlarını gündeme getirir. Fıkıh açısından bu konu, borç ve sarf akitlerinin kesiştiği bir alandır. Genel prensipler için borçta altın veya döviz şartı ve döviz alım satımı ve sarf akdi yazıları okunabilir.

Döviz borcunun ödenmesi

Döviz, mislî mal sayıldığından döviz borcunun misliyle (aynı döviz cinsi ve miktarıyla) ödenmesi esastır. Borçlunun elinde döviz yoksa, borçlu ve alacaklının rızasıyla, ödeme gününde piyasa kuruyla TL olarak ödeme yapılabilir. Burada sarf akdinin şartı devreye girer: Kur ödeme günü belirlenmeli, ödeme ve teslimat aynı mecliste yapılmalı, tutarın TL karşılığı bilinmeli ve belirsiz bırakılmamalıdır. Aksi hâlde “borcu sonra kurdan ödeyeceğim” şeklindeki belirsiz ifadeler, riba ve garar şüphesi doğurur. İslam Fıkıh Akademisi bu tür ödemeleri, ödeme günü kurunun esas alınması ve karşılıklı rızanın bulunması şartıyla caiz kabul eden kararlar almıştır.

TL borçta kur farkı şartı

Borç TL ile verilmişse, geri ödeme TL ile yapılır. Alacaklının kur farkı veya altın değeri üzerinden ödeme talep etmesi, aradaki farkı “ek ödeme” hâline getirir. Çoğunluk görüşüne göre bu şart, borç karşılığı fazlalık sayılır ve ribaya girer. Çünkü borç akdinde alacaklı, verdiği miktarı geri alma hakkına sahiptir; paranın alım gücünün düşmesi, borcun miktarını değiştirmez. Enflasyon ve değer kaybı sorunu için enflasyon farkı almak faiz sayılır mı yazısına bakılabilir. Alacaklıya önerilen ihtiyatlı yollar şunlardır: Borç yerine mal satışı yapmak, ortaklık kurmak, borcu baştan altın veya döviz cinsinden vermek, kısa vadeli borç vermek.

Vadeli satışta döviz bedeli

Bir malın bedelinin vadeli olarak dövizle belirlenmesi, borç değil satış akdidir; fiyat akit anında belirli bir döviz tutarı olarak kararlaştırılır. Çağdaş fetvaların çoğunda, bedel belirli ve ödeme döviz cinsinden yapılacaksa bu caiz görülür. Ödemenin TL ile yapılacağı durumlarda ise kurun ödeme günü piyasa kuru olduğu belirtilir ve kur belirsizliğinin tarafların rızasıyla kabul edildiği vurgulanır. Bazı âlimler, bedelin dövizle belirlenip ödeme anında TL ile yapılmasının, vadeli sarf (vade ve değiştirme birlikte) olduğunu ve caiz olmadığını söyler. Bu ihtilaf, bedelin gerçekten döviz cinsinde mi, yoksa sadece TL için bir endeks mi olduğuna bağlıdır. Kira, taksit ve çek gibi uygulamalarda bu fark önemlidir; bkz. kiralama akdi ve çek ve senetle vadeli alışveriş.

Kredi ve kur riski

Bankalardan döviz cinsinden kredi alan kişiler, kur yükseldiğinde ağır bir yük altına girer. Faizli kredi zaten ribaya girdiği için bu konu iki katmanlı bir sorun yaratır. Katılım bankalarının döviz cinsinden finansman ürünlerinde de kur riski vardır; ancak bu risk, sözleşme yapısına göre farklı fıkhî değerlendirmeye tabidir. Kişi, gelirinin cinsiyle borcunun cinsini uyumlu tutmaya, yani TL geliri varsa döviz borcundan kaçınmaya özen göstermelidir. Bu bilinç, hem dinî hem ekonomik açıdan ihtiyatlıdır. Faizsiz finansman için katılım bankacılığı yazısı okunabilir.

Kur farkı: Satıcı ve alıcı arasında

Satış sonrası, vade içinde kur artışı sebebiyle satıcının “fiyat farkı” istemesi yaygın bir sorundur. Akit anında fiyat kesinleştiyse, sonradan artırılamaz; bu durumda satıcının ek talebi haksızlıktır. Satıcı, kur riskine karşı fiyatı baştan yüksek belirleyebilir veya bedeli döviz cinsinden bağlayabilir; ancak sonradan tek taraflı artış yapamaz. Alıcı da kur düştüğünde fiyat indirimi isteyemez. Bu ilke akitlerin bağlayıcılığına dayanır ve Hz. Peygamber’in “Müslümanlar, şartlarına bağlıdır” (Ebû Dâvûd, Akdiye) sözüyle desteklenir. Fiyat farkının ayrıntıları taksitle satış ve vadeli fiyat farkı yazısında anlatılmıştır.

Sık karşılaşılan durumlar

Ali, Veli’ye bin dolar borç veriyorsa, Veli bin dolar öder; kur ne olursa olsun ek bedel olmaz. Veli, ödeme günü dolar bulamazsa, Ali ile anlaşarak ödeme günü kuruyla TL ödeyebilir. Mehmet, Ahmet’e yüz bin TL borç veriyorsa, Ahmet yüz bin TL öder; Mehmet “dolar karşılığı öde” şartı koşarsa fazlalık şüphesi doğar. Bir satıcı, malını vadeli olarak “yüz dolar karşılığı, ödeme günü kuruyla TL” diye satıyorsa, bu uygulamanın hükmü tartışmalıdır; şüpheden kaçınmak isteyen kişi, döviz cinsinden ödemeyi veya TL fiyat belirlemeyi tercih edebilir. Bu yazı genel bilgilendirmedir; büyük meblağlı işlemlerde yetkili fetva makamına danışılmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Döviz borç alırsam döviz olarak mı ödemem gerekir?

Evet, asıl kural, borcun alınan cins ve miktarla ödenmesidir. Dövizle alınan borç aynı döviz cinsiyle geri verilir. Taraflar anlaşarak TL ile ödeme yapabilirler; bu durumda ödeme gününün kuru esas alınır ve ödeme peşin yapılır.

TL borç verip kur farkı istemek caiz midir?

Çoğunluk görüşüne göre borç alınan miktarın aynı sayıda geri ödenmesi gerekir; kur farkı ya da endeksleme şartı koşmak fazlalık ve belirsizlik doğurduğu için ribaya yol açar. Alacaklı bu riske karşı baştan altın veya döviz borcu vererek tedbir alabilir.

Vadeli satışta bedeli döviz cinsinden belirlemek caiz midir?

Vadeli satışta bedelin dövizle belirlenmesi çoğu çağdaş fetvada caiz görülür; fakat bedel, akit anında kesin döviz tutarı olarak bilinmeli ve ödeme sırasında kur belirsizliği taraflar arasında açıkça kararlaştırılmalıdır. Bazı âlimler ihtiyat nedeniyle bedelin ödeme günü kuruyla TL olarak ödenmesini ayrıca tartışır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Müslim, Müsâkât (sarf ve riba hadisi); İslam Fıkıh Akademisi (Mecmaü'l-fıkhi'l-İslâmî), borçların ödenme şekli ve para birimleri kararları; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sarf", "Karz" ve "Misli" maddeleri; Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Müslim, Müsâkât (sarf ve riba hadisi)
  2. İslam Fıkıh Akademisi (Mecmaü'l-fıkhi'l-İslâmî), borçların ödenme şekli ve para birimleri kararları
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sarf", "Karz" ve "Misli" maddeleri
  4. Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.