🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Faizli Konut Kredisinde Zaruret ve İhtiyaç Tartışması

Ticaret, Faiz ve Güncel FinansGüncelleme: 28 Mayıs 20267 dk okuma

Ev edinmek için kredi kullanmak zaruret sayılır mı? Darulharp görüşü, hâcet kaidesi ve çoğunluk görüşü; farklı yaklaşımlar tarafsız anlatımla.

Faizli konut kredisi konusunda âlimlerin ağırlıklı görüşü, ev edinmenin tek başına zaruret sayılamayacağı yönündedir. Hâcet kaidesine dayanarak ruhsat veren yorumlar da bulunur, ancak bunlar azınlıktadır. Aşağıda bu görüşler gerekçeleriyle birlikte, taraflı davranmadan aktarılır; kişisel durumunuza ilişkin hüküm için ise yetkili merciye başvurulmalıdır.

Faizin hükmü ve istisna ihtimali

Kur’an’da faiz açıkça yasaklanır (Bakara Suresi, 2/275-279). Kredi sözleşmesinde asıl paranın üzerine konan şartlı fazlalık, klasik fıkıhta faiz sayılır. Bu yasak çok şiddetle anıldığı için istisna yalnızca zaruret kadar ve özenle değerlendirilebilir. Genel tartışma faiz ve kredi yazısında yer alır.

Çoğunluk görüşü: zaruret değil

Bu görüşe göre zaruret, can, akıl, mal, nesil ve dinin korunması gibi temel değerlere yönelik ciddi bir tehlikedir. Barınma ihtiyacının kiralık evle giderilebilmesi, kredinin zaruret sınırını aşmadığını gösterir. Dolayısıyla ev sahibi olmak, meşru bir arzu olsa da faizli yolu haklı kılmaz. Ayrıca bu yaklaşımda, kiralama imkânı varken çekilen kredinin pahalı bir yol olduğu da vurgulanır.

Hâcet ve genel ihtiyaç yaklaşımı

Hâcet, zaruretten daha hafif ama toplum çapında yaygın ihtiyaçtır. Bazı çağdaş âlimler, büyük şehirlerde kiranın yüksekliği ve konutun uzun vadeli güvence sağlaması nedeniyle ev ihtiyacını genel hâcet kategorisine koyar. Bu görüşün dayanağı “hâcet, genel olsun özel olsun zaruret derecesinde sayılır” kaidesidir. Yine de bu görüş yaygın kabul görmemiştir ve alternatifler varken uygulanmaması gerektiği belirtilir.

Darulharp ve benzeri yorumlar

Hanefî alimlerden Ebû Hanîfe ve Muhammed’e nispet edilen bir görüşe göre savaş bölgesinde Müslüman ile gayrimüslim arasında faiz akdi bulunmaz. Bu görüş, Müslüman ülkelerde yaşayan insanlar için kullanılamaz ve günümüzdeki bankacılık ilişkisine uygulanması fıkıh çevrelerinde genel kabul görmemiştir.

Alternatifler

Katılım finans ürünleri, faizsiz yapılar iddiasıyla sunulur; bu ürünler üzerine ayrıca katılım bankacılığı yazısı ve zaruret ölçüsü yazısı okunabilir. Kişi kendi mali durumuna uygun ve günahtan uzak bir çözüm bulmalıdır.

Kişisel durumun ağırlığı

Fıkıh ölçüleri genel olsa da kişinin özel şartları hükmü etkiler. Çocukları ve eşiyle birlikte barınacak yeri olmayan, kiraya ödeme gücü bulunmayan bir kişi ile birikimi olduğu halde kredi kullanmayı tercih eden bir kişi aynı noktada değildir. Bu yüzden ilgili âlimler, genel hükmü bilgilendirmek, özel durum için ise soru sorulmasını önermek ister. Taşıt ve ihtiyaç kredisi yazısında benzer bir değerlendirme yer alır.

Pratikte tartışılan bir seçenek de ev alımını erteleyip birikim yapmak ya da aile içi, karşılıksız borçla desteklenmektir. Faizsiz borç (karz-ı hasen) Kur’an’da teşvik edilir (Bakara Suresi, 2/245), bu da akrabalar arasında yardımlaşmayı öne çıkarır.

Kısacası mesele, “ev almak istiyorum” ile “ev almak zorundayım” arasındaki farkın nasıl çizildiğidir. Bu çizgi âlimler arasında değiştiği için okur, kendi şartlarını açıkça anlatarak bir müftüye başvurmalıdır.

Bir not daha: kredi sözleşmesine ek olarak zorunlu yaptırılan konut sigortası ve hayat sigortası gibi kalemler, ayrıca fıkhî değerlendirmeye tabidir ve toplam maliyeti etkiler. Bu kalemleri de sözleşme öncesinde sorarak öğrenmek gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Konut kredisi için faize başvurmak zaruret midir?

Zaruret, ölüm veya ağır zarar tehlikesi gibi çok dar bir ölçüdür. Çoğu âlim barınma ihtiyacının kiralama yoluyla karşılanabildiğini belirterek faizli krediyi zaruret saymaz. Başka yaklaşımlar ise hâceti, genel zaruret gibi görür.

Faizli kredi kullanmak yerine ne yapılabilir?

Katılım bankalarının faizsiz finansman ürünleri, birikim yaparak alım, aile içi borçlanma veya kiralama gibi seçenekler tartışılır. Her birinin kendi şartları ve riskleri vardır.

Daha önce çekilmiş krediyle ilgili yapılacak bir şey var mı?

Kişi tövbe edip ödemeyi mümkün olan en erken zamanda bitirmeye çalışmalı, yeni faizli borçlanmadan kaçınmalıdır. Hukuki yükümlülükler için bir uzmana başvurulmalıdır.

Kimin görüşüne uymalıyım?

Kendi durumunuzu anlatarak Diyanet veya güvendiğiniz bir müftüye sormanız gerekir. Bu yazı sadece görüşleri tanıtır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Faiz" md.; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zaruret" md.; Mecelle, "Zaruretler memnu olan şeyleri mubah kılar" kaidesi (madde 21); Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu görüşleri

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 5 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Faiz" md.
  2. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zaruret" md.
  3. Mecelle, "Zaruretler memnu olan şeyleri mubah kılar" kaidesi (madde 21)
  4. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu görüşleri

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.