Faizin Haramlığı: Ayet ve Hadislerde Riba Yasağı
Faiz neden haramdır? Bakara 275-279 gibi ayetler, riba hadisleri, tarihî riba uygulaması ve dört mezhebin görüşleriyle faiz yasağının dayanakları.
- Riba kelimesinin anlamı
- Kur'an'da riba yasağı
- Hadislerde riba
Faiz (riba), İslam hukukunda karşılıksız elde edilen, önceden belirlenmiş artış anlamına gelir ve Kur’an’da açıkça yasaklanmıştır. Bakara Suresi’nin 275-279. ayetleri ribayı yasaklarken hadisler de bunun kapsamını belirler. Dört mezhep, faizin haramlığı konusunda hemfikirdir; ayrıntılarda ise farklı yorumlar vardır.
Riba kelimesinin anlamı
Riba sözlükte “artmak, çoğalmak, yükselmek” anlamına gelir. Fıkıh terimi olarak ise bir akit sırasında, karşılığında mal ya da emek bulunmayan fazlalığı ifade eder. Cahiliye Arapları arasında yaygın uygulama şuydu: Borcunu vadesinde ödeyemeyen kişiye “ya öde ya da borcu artır” denir, vade uzatıldıkça borç katlanırdı. Kur’an’ın yasakladığı ilk ve en açık riba türü budur.
Kur’an’da riba yasağı
Riba yasağı bir defada değil, aşamalı olarak bildirilmiştir. Rûm Suresi 39. ayet, ribanın Allah katında mal artırmayacağını belirtir. Nisâ Suresi 160-161. ayetler, Yahudilerin ribayı yasaklanmasına rağmen aldıklarını anlatır. Âl-i İmrân 130. ayet, “katmerli katmerli riba yemeyin” diyerek mü’minleri uyarır. Son aşamada Bakara Suresi 275-279. ayetleri ribayı kesin biçimde haram kılar, ticaretin helal olduğunu belirtir ve ribadan vazgeçmeyenlere Allah ve Resûlü’nden bir savaş ilanıyla tehdit eder.
Bakara 275’te “Allah alım satımı helal, ribayı haram kıldı” buyrulur. Bu ifade, ticaret ile faizin aynı şey olduğunu ileri süren anlayışı reddeder. Fıkıhta bu ayet, hem satışın meşruiyetinin hem de ribanın yasağının temel delilidir. Satım akdinin şartları için alım satım akdinin şartları ve rükünleri yazısı da okunabilir.
Hadislerde riba
Hz. Peygamber’in riba ile ilgili sözleri hem borç faizini hem de mal mübadelesindeki faizi kapsar. Cabir (r.a.) rivayetine göre Allah Resûlü, riba yiyene, yediren, yazana ve ona şahitlik edenlere lanet etmiştir (Müslim, Müsâkât). Veda Hutbesi’nde de Cahiliye döneminden kalan ribanın kaldırıldığı, ilk olarak amcası Abbas’ın ribasının hükümsüz kılındığı bildirilir.
Ubâde b. es-Sâmit rivayeti ise altını altınla, gümüşü gümüşle, buğdayı buğdayla, arpayı arpayla, hurmayı hurmayla ve tuzu tuzla eşit miktarda ve peşin değiş tokuş etmeyi emreder; cinsler farklı olursa peşin olmak şartıyla istenildiği gibi satılabileceği belirtilir (Müslim, Müsâkât). Bu hadis fazl ve nesie ribası ayrımının dayanağıdır. Bu iki türün ayrıntısı için riba çeşitleri yazısına bakılabilir.
Yasağın hikmeti
Âlimler ribanın yasaklanmasının birkaç hikmetine işaret eder:
- Muhtaç durumdaki kişinin sömürülmesinin önüne geçmek,
- Emek ve risk üstlenmeden elde edilen kazancı engelleyerek ticaret ve üretimi teşvik etmek,
- Toplumda yardımlaşma ve karz-ı hasen (karşılıksız borç) kültürünü canlı tutmak,
- Servetin belirli kesimlerde birikmesini sınırlamak.
Bu hikmetler, yasağın akıl ve adaletle uyumlu olduğunu göstermeyi amaçlar; ancak hüküm, hikmet anlaşıldığı için değil Allah’ın emri olduğu için geçerlidir. Çağdaş iktisat literatüründe de faiz sisteminin borç kriziyle ilişkisi tartışılır; fakat dinî hükmün dayanağı iktisadi tahlil değil, nasslardır.
Mezheplerin yaklaşımı
Dört mezhep, borç faizinin (nesie ve cahiliye ribası) haramlığında birleşir. Ayrılık, hadiste sayılan altı maldaki illetin ne olduğunda ortaya çıkar:
- Hanefîler: İllet “cins ve ölçü (kayl/vezin)” olarak görülür; ölçü veya tartıyla satılan aynı cinsten mallarda fazlalık ribadır.
- Şâfiîler: Altın ve gümüşte illet semeniyet (para olma özelliği), diğer dört malda yenilebilir (taʿm) olma niteliğidir.
- Mâlikîler: Altın ve gümüşte semeniyet; yiyeceklerde ise saklanabilir ve temel gıda olma niteliği esas alınır.
- Hanbelîler: Meşhur görüşe göre altın ve gümüşte ölçü (tartı), diğerlerinde ölçü ile birlikte yiyecek olma illeti aranır.
Bu farklar, günümüzde kâğıt para, hesap ve finansal ürünlerin hükmünü belirlerken ayrı sonuçlara yol açabilir. Çağdaş fetva kurumları, para birimlerinin altın ve gümüşün yerini aldığı kabulüyle hareket etme eğilimindedir. Bu nedenle banka faizi tartışmasında temel başvuru noktaları aynı nasslar olmakla birlikte yorumlar farklılaşmaktadır.
Faizin şahsî ve toplumsal sonuçları
İslam ahlâkında ribanın yasaklanması yalnızca hukukî bir mesele değil, kazancın temizliğiyle ilgilidir. Hadislerde helal kazanç, duanın kabulü ve bereketle ilişkilendirilir. Bu konuda helal kazancın önemi yazısına bakılabilir. Müslümanların günlük hayatta karşılaştığı konut, taşıt ve kredi kartı gibi meseleler ise konut kredisi ve kredi kartı gibi başlıklarda ayrıntılı ele alınır.
Yukarıdaki bilgiler genel bir bilgilendirme niteliğindedir. Bireysel uygulamalarda ihtiyaç duyulan fetvalar için Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Din İşleri Yüksek Kurulu kararlarına veya yetkili bir müftülüğe başvurulabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Faiz hangi ayetlerde yasaklanmıştır?
Bakara Suresi’nin 275-279. ayetleri en açık hükmü içerir. Âl-i İmrân 130 ve Rûm 39 gibi ayetler de konuyla ilgilidir. Bu ayetler faizin yasaklanması sürecinin aşamalarını ve ağır tehdidini gösterir.
Faiz yasağı yalnızca borç para için mi geçerlidir?
Hayır. Hadislerde altın, gümüş, buğday, arpa, hurma ve tuz gibi malların aynı cins ve fazlalıklı alışverişi de riba kapsamındadır. Fıkıh âlimleri bu hükmün hangi ölçüde başka mallara taşınacağını illet tartışmasıyla belirlemiştir.
Riba yasağı tüm mezheplerde aynı mı yorumlanır?
Temel hüküm olan faizin haramlığı dört mezhepte ortaktır. Fakat ribevî malların illeti, bazı muamelelerin kapsamı ve yeni finansal ürünlerin hükmü konusunda mezhepler ve çağdaş fetva kurumları arasında farklar vardır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/275-279), Âl-i İmrân Suresi (3/130); Müslim, Müsâkât; Buhârî, Büyû'; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Faiz" ve "Riba" maddeleri; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/275-279), Âl-i İmrân Suresi (3/130)
- Müslim, Müsâkât; Buhârî, Büyû'
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Faiz" ve "Riba" maddeleri
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.