🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Faiz Gelirini Ne Yapmalı? Faizden Kurtulma Yolu

Ticaret, Faiz ve Güncel FinansGüncelleme: 3 Ağustos 20268 dk okuma

Faiz geliri ne yapılmalı? Faizden kurtulma yolları, hayır yoluna verme, kişisel kullanım yasağı, sevap beklentisi ve çağdaş fetva görüşleri.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Haram kazancın hükmü
  • Faizden kurtulmanın yolları
  • Faizle ilgili farklı görüşler

Faiz geliri elde etmiş bir kişi için çoğunluk fetvası, bu miktarın kendi ihtiyaçları için kullanılmamasını, sevap niyeti taşımadan yoksullara veya kamu yararına verilerek haramdan kurtulunmasını öğütler. Bundan sonraki işlemlerde faizli ürünlerden kaçınmak, tövbenin ve ihtiyatlı hayatın bir parçasıdır.

Haram kazancın hükmü

Hadislerde Allah’ın temiz olandan başkasını kabul etmediği bildirilmiştir (Müslim, Zekât). Haram yoldan kazanılan mal, kişinin mülkiyetine helal olarak geçmez. Bu yüzden faiz geliri, bir bakıma sahibine geçmemiş, ancak elde bulunan bir malı temsil eder. Bununla birlikte faiz alan kişi, borç alıp ödemeye karşılık vermiş değildir; dolayısıyla bu geliri bankaya iade etmek de mümkün değildir. Fıkıhçılar bu duruma çözüm olarak “haramdan kurtulma” yolunu önerir. Faizin genel hükmü için riba yasağı yazısı okunabilir.

Faizden kurtulmanın yolları

  • Hesap işletmeyin: Mümkünse vadeli faiz getiren hesaplar yerine faizsiz hesapları tercih etmek, sorunu baştan çözer.
  • Elde edilen faizi ayırmak: Hesapta gelir olarak görünen faiz tutarını tespit edip ayrı bir yere not etmek.
  • Yoksula veya kamu yararına vermek: Fakire, sevap niyeti olmadan, haramdan kurtulma niyetiyle vermek; kamu hizmetlerinde (örneğin yol, kanalizasyon) kullandırmak.
  • Kendine harcamamak: Gelirin kişisel ihtiyaçlar, aile harcamaları veya vergi ödemek için kullanılmaması.

Bu sayılanlardan biri olarak “banka faizini bankada bırakma” yaklaşımı da vardır. Bazı fetvalara göre faizin hesapta bırakılması bankanın bunu başka faizli işlerde kullanmasına yol açacağından tercih edilmez.

Faizle ilgili farklı görüşler

Âlimler arasında bu konuda iki ana görüş bulunur. Birinci görüşe göre faiz geliri mutlaka yoksula verilmeli ve sahibi bundan hiçbir fayda sağlamamalıdır. İkinci görüşe göre ise faiz gelirinin vergi ve masraf gibi zorunlu ödemelere harcanması, kendi menfaatini temin etmediği ölçüde mümkündür; fakat çoğunluk bunu tercih etmez. Kişi, ihtiyaç hâlinde bile faizden yararlanmış olmaktan kaçınmak istiyorsa, yoksul olan akraba ve komşulara yardım yoluna gitmelidir; ancak burada da sevap niyeti taşımamak gerekir.

Bir diğer ayrıntı, faizin hangi şartlarda helal hâle gelmediği ile ilgilidir. Faiz geliri, ne kadar uzun süre elde tutulursa tutulsun, helal olmaz. Bu nedenle erteleme yoluna gitmek yerine mümkün olan en kısa sürede haramdan kurtulmak uygun görülür. Bu konuya haram kazancın helale dönüştürülmesi başlığında da değinilmiştir.

Bundan sonra neler yapılabilir?

Faiz geliri elde edilmiş olması, tövbeye mani değildir. Kur’an’da “Eğer tövbe ederseniz, ana paranız sizindir” (Bakara, 2/279) buyrulur. Bu ayet, tövbe eden kişinin anaparasının korunduğunu, yalnızca fazlalığın terk edilmesi gerektiğini bildirir. Kişi geçmişteki işlemler için pişmanlık duyar, bundan sonra faizden kaçınır ve elindeki faiz gelirini yukarıdaki yollarla elden çıkarırsa, bu çabanın ahlâkî ve dinî değeri vardır. Faizsiz alternatifler için katılım bankacılığı ve kâr payı ile faiz farkı yazılarına bakılabilir.

Faiz gelirinin tespiti ve hesaplanması

Pratikte en zor adım, ne kadar faiz geliri elde edildiğini doğru tespit etmektir. Banka hesap ekstreleri, yıllık vergi kesintisi bildirimleri ve ürün sözleşmeleri bu hesaplama için kullanılabilir. Vergi (stopaj) kesintisi uygulanmışsa, faiz gelirinin brüt tutarı esas alınabilir; çünkü kazanılmış gelir budur. Hesaplamada emin olunamayan durumlarda ihtiyatlı davranıp tahmini tutarı yüksek almak, haramdan kurtulma çabasına uygun düşer. Bu işlem yapılırken küçük meblağların ihmal edilmesi, ileride yeniden gündeme gelen huzursuzluğa sebep olabilir.

Faiz gelirinin vergi olarak ödenmesi konusunda ise âlimler farklı değerlendirir. Bir kısmı, faiz gelirinden dolayı ödenen vergiyi doğrudan faiz tutarıyla karşılamayı, kişinin bu malı kendi menfaatine kullanması anlamına geleceğinden doğru bulmaz. Bir kısmı ise vergiyi kamu hizmeti olarak değerlendirir ve bu yöntemi caiz görür. Bu farkın bilinmesi, kişinin kendi tercihini fetvaya dayandırmasına yardımcı olur.

Niyet ve hassasiyet

Haramdan kurtulmanın en önemli şartı niyettir. Kişi, faiz gelirini verirken “bu malın sevabını alayım” demez; çünkü haram maldan verilen sadaka kabul edilmez. Bunun yerine “elimdeki haram malı üzerimden atıyorum” niyetini taşır. Aynı zamanda, bu verme işlemi yoksulu küçük düşürmemelidir; kimliği gizli bir yardım, gerekirse bir yardım kuruluşu aracılığıyla yapılabilir. Bu hassasiyet, İslam’ın hem hak sahibini hem de yardım edeni gözeten ahlâkî çerçevesinin bir yansımasıdır. Konuyu genişleten ilgili değerlendirmeler için enflasyon farkı ve altın hesapları yazıları da incelenebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Faiz gelirini sadaka olarak verebilir miyim?

Faiz geliri sadaka sevabı için verilemez; çünkü haram malın sevabı beklenmez. Âlimler, malın ihtiyaç sahiplerine veya kamu yararına, sevap niyeti taşımadan, haramdan kurtulma amacıyla verilmesini önerir.

Faiz gelirini zekât yerine sayabilir miyim?

Hayır. Zekât temiz ve helal maldan verilir. Faiz geliri zekât yerine sayılamaz; ayrıca, faiz getirisi hesapta kalmışsa bu tutar zekât hesabında nasıl değerlendirileceği bakımından fetva makamlarına danışılmalıdır.

Faiz gelirini kredi faizimi ödemek için kullanabilir miyim?

Çoğu çağdaş fetvaya göre kişi, haram yoldan elde ettiği faizi kendi menfaatine kullanamaz. Kendi faiz borcunu ödemek için kullanması ise haramdan yararlanma sayıldığından tavsiye edilmez. Bu konuda farklı görüşler olduğundan fetva alınmalıdır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/267, 2/275-279); Müslim, Zekât; Tirmizî, Tahâret (Allah temiz olandan başkasını kabul etmez); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Haram" ve "Faiz" maddeleri; Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, diyanet.gov.tr

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/267, 2/275-279)
  2. Müslim, Zekât; Tirmizî, Tahâret (Allah temiz olandan başkasını kabul etmez)
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Haram" ve "Faiz" maddeleri
  4. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, diyanet.gov.tr

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.