🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Vadeli Satışta Gecikme Cezası Caiz mi?

Ticaret, Faiz ve Güncel FinansGüncelleme: 12 Mayıs 20268 dk okuma

Vadeli satışta gecikme cezası caiz mi? Gecikme faizi yasağı, cezaî şart, bağış şartı, tazminat görüşü ve İslam Fıkıh Akademisi kararlarının özeti.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Mesele nedir?
  • Cahiliye ribası ve gecikme cezası
  • Cezaî şart ve tazminat farkı

Vadeli satışta gecikme için önceden belirlenmiş ek bedel (gecikme faizi veya parasal ceza) ribaya girdiği için çoğunluk fetva kurumlarınca caiz görülmez. Borçlunun kötü niyetli geciktirmesi ise ahlâken ve hukuken yasaktır; çözüm olarak mahkeme yoluyla tahsil, rehin ve kefalet gibi helal araçlar önerilir.

Mesele nedir?

Taksitli satışlarda ve borç ilişkilerinde borçlunun ödeme gününü kaçırması sık yaşanan bir durumdur. Sözleşmelerde bu durum için gecikme faizi, cezaî şart veya aylık komisyon gibi hükümler konur. Hukuk sistemlerinde temerrüt faizi olağan kabul edilse de İslam hukukunda gecikmeye bağlı artış, borcun vadesi karşılığında alınan ek bedel sayıldığından, cahiliye ribasıyla özdeşleştirilir. Bu bakımdan konunun temelini riba çeşitleri yazısı oluşturur.

Cahiliye ribası ve gecikme cezası

Cahiliye döneminde borç vadesinde ödenemezse “ya öde ya da arttır” denilerek borç büyütülürdü. Kur’an bu uygulamayı yasaklamış ve borçlunun darlık içinde olması hâlinde ona süre tanımayı emretmiştir: “Eğer borçlu darlık içindeyse eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek gerekir” (Bakara, 2/280). Gecikme cezası, bu uygulamanın modern bir şeklidir. Bu nedenle çağdaş fıkıh kurumları, gecikme sebebiyle borca eklenen parasal tutarı riba kabul eder. İslam Fıkıh Akademisi’nin kararında da “borçlu zengin olsa bile gecikme için şart koşulan para cezası caiz değildir” denilmiştir.

Cezaî şart ve tazminat farkı

Cezaî şart (iştirat), sözleşmede bir yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde ödenecek bir tutarı önceden belirlemektir. Bu kavram, malî olmayan taahhütlerde (örneğin işin zamanında yapılması) bazı fıkıh görüşlerince caiz sayılırken, para borcunda caiz değildir. Çünkü para borcunda gecikmenin cezası doğrudan faiz niteliğindedir. Ticari hayatta alacaklının bu gecikmeden dolayı fiilen uğradığı zarar (tazminat) konusu ise farklıdır; bazı âlimler, kötü niyetli geciktirme hâlinde gerçek zararın mahkeme kararıyla tazmin edilebileceğini söyler. Çoğunluk ise bunu bile ribaya yol açma ihtimali nedeniyle uygun görmez ve alacaklının haklarını başka yollarla korumasını öğütler.

Helal koruma yolları

  • Rehin ve kefalet: Alacaklı, ödeme güvencesi olarak rehin alabilir veya kefil isteyebilir. Ayrıntılar için rehin ve kefalet yazılarına bakılabilir.
  • Bütün borcun muaccel olması şartı: Bir taksit ödenmezse kalan borcun tamamının vadesinin gelmesi şartı, bazı çağdaş fetvalarda caiz görülmüştür; çünkü ek bir bedel talep edilmez.
  • Peşinat ve kapora: Satıştan önce belirli bir tutarın alınması, ileride yaşanabilecek gecikme riskini azaltır. Bkz. kapora ve depozito.
  • Hayır kurumuna bağış şartı: Gecikme hâlinde gelirin alacaklıya değil hayır kurumuna gitmesi uygulaması bazı katılım finans kuruluşlarında kullanılır ve tartışmalıdır.

Borçlunun sorumluluğu

Gücü yettiği hâlde borcunu geciktiren borçlu, hadiste “zengin kişinin borcu geciktirmesi zulümdür” (Buhârî, Havâlât; Müslim, Müsâkât) buyrularak uyarılmıştır. Bu nedenle ödeme gücü bulunan kişi vadesinde ödemeli, ödeyemeyecekse alacaklıyla görüşüp süre istemeli ve ödeme planı yapmalıdır. Borçlunun ödeme güçlüğü gerçekse, alacaklıya mühlet vermesi ve hatta bir kısmını bağışlaması tavsiye edilir. Borcu ödemeyen kişinin durumu için borcunu ödemeyen kişinin durumu yazısı da okunabilir.

Çağdaş uygulama: Katılım bankaları ve ticaret

Katılım bankaları ve taksitli satış yapan firmalar, gecikme durumunda faiz yerine belirli bir tutarı bağış olarak yönlendirme yöntemini kullanabilmektedir. Bu yöntemin hükmü konusunda çağdaş fakihler arasında görüş ayrılığı bulunduğundan, müşteri sözleşme maddesini dikkatle incelemelidir. Ayrıca mahkeme kararıyla hükmedilen faiz gibi durumlarda kişinin dinî hassasiyeti yetkili fetva makamlarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Taksitli satış hükümleri için taksitle satış ve vadeli fiyat farkı yazısı okunabilir; tekâfül gibi alternatif risk paylaşımı modelleri için tekâfül yazısına bakılabilir.

Pratik bir örnek

Bir tüccar, malını altı ay vadeyle satmış olsun. Alıcı vadede ödeme yapamayınca satıcı “her ay yüzde beş gecikme bedeli işleyecek” demiş olsun. Bu şart, önceden sözleşmede olsa da olmasa da, vadenin uzamasına karşılık borcun artırılması niteliğinde olduğundan faizdir. Satıcı bunun yerine alıcıyla görüşüp yeni bir ödeme planı yapabilir; fakat bu planda borcun artırılması söz konusu olamaz. Eğer alıcı kötü niyetliyse satıcı hukuk yoluna başvurabilir ve mahkeme masrafları gibi gerçek giderlerini talep edebilir. Böylece alacaklının hakkı korunur, fakat faiz kapısı açılmaz.

Son olarak, sözleşme yapılırken gecikme hükümlerinin açıkça konuşulması, hem borçlunun hem de alacaklının ileride yaşayabileceği mağduriyeti azaltır; dürüst bilgilendirme bu konuda en güçlü güvencedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Taksit gecikince ek ücret almak caiz mi?

Çoğunluk görüşüne göre hayır. Gecikme sebebiyle borca eklenen para, borcun vadesi karşılığı artış olduğundan riba kapsamına girer. Alacaklı zarar gördüğünü ileri sürse bile ön şartlı parasal ceza caiz görülmez.

Gecikme cezası hayır kurumuna bağışlanırsa caiz olur mu?

Bazı çağdaş uygulamalarda borçlu gecikirse belirli bir tutarın hayır kurumuna bağışlanacağı şart koşulur. Bu uygulamanın caiz olduğunu savunanlar da, riba sayanlar da vardır. Alacaklıya gelir olmaması, ribaya benzerliği azaltır ancak tartışmayı sona erdirmez.

Kötü niyetli borçlu için ne yapılabilir?

Ödeme gücü olduğu hâlde ödemeyi geciktirmek zulümdür (Buhârî, Havâlât). Alacaklı kadı veya mahkemeye başvurup borcun tahsilini isteyebilir; mahkeme yoluyla gerçek zararın tazmini konusunda farklı görüşler vardır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/280); İslam Fıkıh Akademisi (Mecmaü'l-fıkhi'l-İslâmî), borcun gecikmesi kararı; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Cezâî Şart" ve "Riba" maddeleri; Müslim, Müsâkât

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/280)
  2. İslam Fıkıh Akademisi (Mecmaü'l-fıkhi'l-İslâmî), borcun gecikmesi kararı
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Cezâî Şart" ve "Riba" maddeleri
  4. Müslim, Müsâkât

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.