Borç Vermek ve Borç Almak Adabı
Borç vermek ve borç almak adabı: Bakara 282'ye göre yazılı kayıt ve şahit, mühlet verme, geciktirmeme, borçluya kolaylık, güzel ödeme ve dua öğretisi.
- Karz (borç) akdinin yeri ve fazileti
- Bakara 282: Borcun yazılması ve şahitlik
- Borç verenin adabı
Borç vermek ve almak, İslam’da yardımlaşma ve güven ilkesine dayanan bir muameledir. Vadeli borçlar yazılmalı ve şahitle kayıt altına alınmalı; borçlu vaktinde ve güzelce ödemeli, ödeme gücü olmayana alacaklı mühlet vermeli ve imkânı varsa bağışlamalıdır. Borçtan fayda sağlamak ise faiz sayıldığından yasaktır.
Karz (borç) akdinin yeri ve fazileti
Karz, bir malın misliyle geri alınmak üzere ödünç verilmesidir. Karşılıksız borç vermek “karz-ı hasen” adıyla Kur’an’da övülür: “Kim Allah’a güzel bir borç verirse, Allah onun karşılığını kat kat artırır” (Hadîd, 57/11; Bakara, 2/245). Hadiste de bir müslümana iki defa borç vermenin, bir defa sadaka vermek gibi olduğu bildirilmiştir (İbn Mâce, Sadakât; hadisin senedi tartışmalıdır). Bu nedenle borç vermek, ihtiyaç sahibine kolaylık sağlayan bir iyilik olarak değerlendirilir. Borç akdinde fayda şartı koşulması ise ribaya yol açar; ayrıntı riba yasağı yazısında anlatılmıştır.
Bakara 282: Borcun yazılması ve şahitlik
Kur’an’ın en uzun ayeti olan Bakara 282, vadeli borç muamelesinin yazılmasını ve şahit tutulmasını emreder: “Ey iman edenler! Belirli bir süreye kadar birbirinize borçlandığınızda onu yazın.” Ayet; yazıcının adil olmasını, borçlunun yazdırmasını, miktarın eksiksiz belirtilmesini ve iki erkek veya bir erkek ile iki kadın şahit tutulmasını düzenler. Âlimlerin çoğu bu emri vacip değil, ihtiyat ve tavsiye olarak yorumlar; çünkü güven duyulan bir kişiye yazısız borç verilebileceği, sonraki ayette (“birbirinize güveniyorsanız emanet edilen emaneti ödesin” Bakara 2/283) belirtilir. Ancak günümüzde ihtilafların çokluğu dikkate alındığında yazılı sözleşme, senet veya elektronik kayıt, kuvvetle tavsiye edilen bir uygulamadır.
Borç verenin adabı
- Güzel niyet: Allah rızası için ve karşılık beklemeden verme; borcu başa kakmamak.
- Yazılı kayıt: Miktar, vade ve ödeme şeklini yazıya geçirmek.
- Faiz şartı koşmamak: Borç karşılığında fazlalık, hediye şartı veya menfaat talep etmemek.
- Mühlet ve kolaylık: Borçlu darlıkta ise ona süre tanımak, mümkünse bir kısmını veya tamamını bağışlamak.
- Üstüne gitmemek: Borcunu ödeyemeyen kişiyi alenen küçük düşürmemek, zulüm ve baskı yapmamak.
Hadiste şöyle buyrulur: “Kim darda kalan borçluya mühlet verir veya borcundan bir kısmını bağışlarsa, Allah onu kıyamet günü kendi gölgesinde gölgelendirir” (Müslim, Zühd). Bu müjde, alacaklının merhametini ödüllendirir.
Borçlunun adabı
- Ödeme niyeti: Borcunu ödemeye kararlı olmak. Hadiste, “Kim insanların malını ödemek niyetiyle alırsa Allah onun adına öder; kim telef etmek niyetiyle alırsa Allah onu telef eder” buyrulur (Buhârî, İstikraz).
- Vaktinde ödeme: “Zenginin borcunu geciktirmesi zulümdür” (Buhârî, Havâlât; Müslim, Müsâkât).
- Güzel ödeme: Borcu eksiksiz, nezaketle ve teşekkür ederek ödemek. Hz. Peygamber borcunu daha iyi bir deve ile ödemiş ve “en hayırlınız borcu en güzel ödeyendir” buyurmuştur (Buhârî; Müslim).
- Dua ve istiğfar: Borçtan kurtulma duası: “Allahümme’kfinî bi helâlike an harâmik…” (Tirmizî, Daavât).
- Borcu gizlememek: Borcunu vasiyet etmek, ölümü hâlinde mirasçılarına bildirmek.
Müminin borcu ödenmedikçe ruhu borcuyla askıdadır (Tirmizî, Cenâiz). Bu ifade, borcun ahlâkî ağırlığını gösterir; bu yüzden gereksiz yere borçlanmaktan kaçınmak da önemlidir. Hz. Peygamber borçtan Allah’a sığınmıştır (Buhârî, Ezân; Müslim, Mesâcid).
Borçta fazlalık ve fayda
Borç verenin borçludan sözleşmede şart koşmadan kendi isteğiyle verdiği fazlalık, güzel ödeme sayılır; ancak önceden şartlaşmak veya alışkanlık hâline getirmek ribadır. Yine borç karşılığında alacaklıya iş yaptırmak, evinde kalmak ya da onun mülkünden menfaat sağlamak ancak borç verilmeden önce de aralarında bulunan bir ilişki çerçevesinde caiz olabilir. Aksi hâlde “borç menfaat sağlarsa ribadır” kuralı devreye girer. Enflasyon ve değer kaybı durumunda borcun nasıl ödeneceği ayrıca borçta altın veya döviz şartı ve enflasyon farkı yazılarında incelenmiştir.
Borç ve güvence yolları
Alacaklının hakkını korumak için rehin, kefalet ve senet gibi meşru güvenceler vardır. Bunların hükümleri için rehin yazısı, borçlunun ödememesi hâlinde yapılacaklar için borcunu ödemeyen kişi yazısı okunabilir. Borç ilişkisi dostluk ve akrabalık bağını da etkilediğinden, karşılıklı güven ve nezaket esas alınmalıdır. Büyük meblağlı borçlar için yazılı belge, şahit ve gerekirse hukuk desteği, hem alacaklıyı hem borçluyu ileride doğabilecek anlaşmazlıklardan korur. Bu yazı genel bilgilendirme niteliğindedir.
Sık karşılaşılan durumlar
- Akrabaya veya arkadaşa borç: Yakın ilişkilerde yazılı kayıt “güvensizlik” sanılmamalıdır; aksine ilişkiyi koruyan bir önlemdir. Miktar küçük bile olsa tarafların aynı anlayışta olması için vadeyi konuşmak yerinde olur.
- Borç ertelenirken: Borçlu vaktinde ödeyemeyeceğini anlarsa, vade gelmeden alacaklıya haber vermeli ve yeni bir plan önermelidir. Sessiz kalıp ortadan kaybolmak güveni zedeler.
- Taksitle ödeme: Alacaklı ve borçlunun anlaşarak borcu taksitlendirmesi caizdir; taksit nedeniyle ek bedel istenmesi ise ribaya girer.
- Borcun ölüm hâlinde durumu: Borçlu vefat ederse borç mirastan önce ödenir; mirasçılar bu sebeple borcun varlığını bilmek ister. Borçlu, borçlarını bir yere yazmalı veya güvendiği bir kişiye bildirmelidir.
Bütün bu durumlarda temel esas, hak sahibine hakkını ulaştırmak ve karşılıklı iyiniyeti korumaktır. Borcun hak olduğu, sorumluluğun ahirete uzandığı bilinciyle hareket eden kişi, hem dünyada rahat eder hem de kul hakkından korunur.
Sıkça Sorulan Sorular
Borç verirken yazı yazmak şart mıdır?
Bakara 282’de vadeli borçların yazılması emredilir. Âlimlerin çoğuna göre bu emir tavsiye ve ihtiyat içindir; fakat ihtilafı önlemek için yazılı ve şahitli kayıt kuvvetle önerilir.
Borç ödeme gücü olmayana ne yapılır?
Ödeme güçlüğü gerçekse alacaklıdan mühlet vermesi, imkânı varsa bağışlaması istenir. Bakara 280 bunu açıkça teşvik eder. Güçlükteki borçlunun hapsi veya zulümle tazyiki ise caiz değildir.
Borcun ödenmesinde güzel davranış nedir?
Borçlu, alınan miktarı vaktinde ve eksiksiz geri vermeli, hatta ölçülü şekilde şart koşulmadan teşekkür niteliğinde fazlasını verebilir. Hz. Peygamber “İnsanların en hayırlısı, borcunu en güzel ödeyendir” buyurmuştur.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/280, 2/282-283); Buhârî, İstikraz; Müslim, Müsâkât; Tirmizî, Cenâiz (müminin ruhu borcuna bağlıdır); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Karz" ve "Düyûn" maddeleri
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/280, 2/282-283)
- Buhârî, İstikraz; Müslim, Müsâkât
- Tirmizî, Cenâiz (müminin ruhu borcuna bağlıdır)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Karz" ve "Düyûn" maddeleri
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.