Hacı Bektâş-ı Velî Kimdir? Makâlât ve Dört Kapı Kırk Makam
Hacı Bektâş-ı Velî kimdir, Anadolu'ya nereden geldi? Makâlât adlı eserini, dört kapı kırk makam öğretisini ve hakkındaki menkıbeleri kaynaklarla anlatıyoruz.
- Hayatı hakkında ne biliyoruz?
- Makâlât ve dört kapı kırk makam
- Bektâşîlik nasıl ortaya çıktı?
Hacı Bektâş-ı Velî, 13. yüzyılda Horasan’dan Anadolu’ya gelerek bugünkü Nevşehir’e bağlı Hacıbektaş ilçesine, o günkü adıyla Sulucakarahöyük’e yerleşmiş Türk mutasavvıfıdır. Kaynaklarda hicrî 669 (1270-71) yılında vefat ettiği kaydedilir. Anadolu’nun İslamlaşmasında ve göçebe Türkmen topluluklarının manevi eğitiminde önemli rol oynamıştır. Tasavvufî görüşlerini anlattığı Makâlât adlı eseri, “dört kapı kırk makam” öğretisinin ana kaynağıdır.
Hayatı hakkında ne biliyoruz?
Hacı Bektaş’ın hayatına dair bilgilerimizin bir kısmı tarihî kaynaklara, büyük kısmı ise vefatından yaklaşık iki yüzyıl sonra derlenen Vilâyetnâme‘ye (Menâkıb-ı Hacı Bektâş-ı Velî) dayanır. Vilâyetnâme bir menkıbe kitabıdır; olağanüstü anlatılar içerir ve tarih kitabı gibi okunmamalıdır.
Genel kabule göre Horasan’ın Nîşâbur şehrinde doğdu. Menkıbeler onu Ahmed Yesevî geleneğine bağlar ve Lokman Perende adlı bir şeyhin yanında yetiştiğini anlatır. Tarihî bakımdan Hacı Bektaş, Ahmed Yesevî’nin vefatından sonra doğduğu için ikisi arasında doğrudan görüşme mümkün değildir; bağ, Yesevî dervişleri aracılığıyla kurulan manevi bir devamlılık olarak anlaşılır.
Erken dönem kaynaklarından Eflâkî’nin Menâkıbü’l-ârifîn‘i ve Âşıkpaşazâde’nin tarihi de ondan bahseder. Âşıkpaşazâde, Hacı Bektaş’ın kardeşi Menteş ile birlikte Horasan’dan Anadolu’ya geldiğini, Sivas, Kırşehir ve Kayseri’de bulunduktan sonra Sulucakarahöyük’e yerleştiğini, Hatun Ana (Kadıncık Ana) adlı hanımı manevi kız edindiğini aktarır. Bazı kaynaklar onu, 1240 yılındaki Babaî hareketinin önderi Baba İlyas’ın çevresiyle ilişkilendirir; ancak Hacı Bektaş’ın isyana katılmadığı, sakin bir irşad hayatını tercih ettiği belirtilir.
Makâlât ve dört kapı kırk makam
Aslı Arapça olan ve Türkçe tercümeleriyle yaygınlaşan Makâlât, Hacı Bektaş’ın düşüncesini öğrenmek için en güvenilir kaynaktır. Eserde ayet ve hadislere dayanılarak kulun Allah’a ulaşma yolculuğu dört kapı ve her kapıda onar makam hâlinde anlatılır:
- Şeriat kapısı: İman etmek, ilim öğrenmek, namaz, oruç, zekât, hac gibi ibadetleri yerine getirmek, helal kazanmak, haramdan sakınmak, nikâhla evlenmek, şefkatli olmak, temiz yiyip temiz giyinmek, iyiliği emredip kötülükten sakındırmak.
- Tarikat kapısı: Bir mürşide bağlanıp tövbe etmek, nefisle mücadele, hizmet, korku ve ümit arasında olmak, ibret almak ve fakr hâlini yaşamak.
- Mârifet kapısı: Edep, hayâ, sabır, kanaat, cömertlik, ilim, tevazu ve kendini bilmek.
- Hakikat kapısı: Toprak gibi alçak gönüllü olmak, kimseyi hor görmemek, elinden geleni esirgememek, herkesin kendisinden emin olması, tevekkül ve Allah’a yönelmek.
Dikkat edilirse bu yolculuğun ilk basamağı şeriattır; namaz, oruç, zekât ve hac Makâlât’ta açıkça şeriat kapısının makamları arasında sayılır. Dolayısıyla Hacı Bektaş’ı ibadetlerden uzak bir anlayışın temsilcisi gibi sunan yorumlar, kendi eseriyle örtüşmez.
Bektâşîlik nasıl ortaya çıktı?
Hacı Bektaş sağlığında sistemli bir tarikat kurmamıştır. Onun adına nisbet edilen Bektâşîlik, vefatından sonra Abdal Mûsâ gibi dervişlerin çabalarıyla yayılmış, 16. yüzyılın başında Balım Sultan tarafından kurumsal bir yapıya kavuşturulmuştur. Osmanlı’da Yeniçeri Ocağı Hacı Bektaş’ı pîr kabul etmiş, ocağa “Ocağ-ı Bektâşiyân” denmiştir. Tarihî süreçte Bektâşîlik farklı inanç ve kültür unsurlarından etkilenmiş; bu nedenle tarihî Hacı Bektaş ile sonraki dönem Bektâşî geleneğini birbirinden ayırarak değerlendirmek gerekir.
Ona nisbet edilen sözler
Halk arasında Hacı Bektaş’a ait olarak pek çok özlü söz dolaşır. Bunların bir kısmı Makâlât’taki düşüncelerle uyumludur, bir kısmının ise ona aidiyeti belgelenememiştir. En yaygın olanları şunlardır:
- “Eline, beline, diline sahip ol.” (Hırsızlık, zina ve yalan-gıybetten sakınmayı özetleyen ahlâk ilkesi.)
- “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.”
- “İncinsen de incitme.”
- “Düşmanının dahi insan olduğunu unutma.”
Bu sözlerin ahlâkî mesajı, Kur’an ve sünnetin öğrettiği doğruluk, iffet, ilim ve merhamet değerleriyle örtüşmektedir.
Anadolu’ya bıraktığı miras
Hacı Bektaş’ın en büyük hizmeti, yeni yurt tutan ve medrese eğitimine ulaşma imkânı sınırlı olan Türkmen topluluklarına İslam ahlâkını kendi dilleriyle ve anlayacakları bir üslupla anlatmasıdır. Onun dergâhı bir gönül eğitimi merkezi olduğu kadar, yolcunun ağırlandığı, açın doyurulduğu bir hizmet ocağıydı. Sulucakarahöyük’teki külliyesi bugün müze olarak ziyaret edilmekte, her yıl Ağustos ayında anma törenleri düzenlenmektedir.
Sık Sorulan Sorular
Hacı Bektaş ile Mevlânâ aynı dönemde mi yaşadı?
Evet, ikisi de 13. yüzyıl Anadolu’sunda yaşamıştır. Eflâkî’nin eserinde aralarındaki ilişkiye dair anlatılar vardır; ancak bunlar Mevlevî bakış açısıyla yazıldığı için ihtiyatla değerlendirilir.
Makâlât gerçekten Hacı Bektaş’a mı aittir?
Araştırmacıların çoğunluğu eserin ona ait olduğunu kabul eder. Arapça aslı ile manzum ve mensur Türkçe tercümelerinin yazma nüshaları mevcuttur ve ilmî neşirleri yapılmıştır.
Vilâyetnâme’deki kerametlere nasıl bakılmalı?
Ehl-i Sünnet inancında velilerin kerameti haktır; ancak menkıbe kitaplarındaki her anlatı tarihî gerçek sayılmaz. Bu anlatılar daha çok verdikleri ahlâkî ders açısından okunmalı, inanç esası hâline getirilmemelidir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hacı Bektâş-ı Velî" maddesi; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Makâlât" maddesi; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Bektâşîlik" maddesi
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hacı Bektâş-ı Velî" maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Makâlât" maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Bektâşîlik" maddesi
İlgili Yazılar
Siyer ve İslam TarihiAbdülkādir Geylânî Kimdir? Hayatı, Eserleri ve Öğütleri
Abdülkādir Geylânî kimdir, neden Gavs-ı Âzam denir? Kādiriyye'nin pîrinin ilim hayatını, vaazlarını, eserlerini ve doğruluk kıssasını anlatıyoruz.
Siyer ve İslam TarihiRâbiatü’l-Adeviyye Kimdir? Hayatı ve İlahi Sevgi Anlayışı
Râbiatü'l-Adeviyye kimdir, neden ilahi sevginin sembolü sayılır? Basralı kadın velinin hayatını, sözlerini ve efsane ile tarihi ayırarak anlatıyoruz.
Siyer ve İslam TarihiŞâh-ı Nakşibend Kimdir? Hayatı ve Nakşibendîliğin On Bir Esası
Bahâeddin Nakşibend kimdir, on bir esas nedir? Buharalı büyük mutasavvıfın hayatını, gizli zikir anlayışını ve "halk içinde Hak…
Siyer ve İslam TarihiAnadolu Selçuklu Döneminde Din Hayatı: Medrese, Tekke ve Vakıf
Anadolu Selçuklu döneminde din hayatı nasıldı? Konya, Kayseri ve Sivas'taki medreseler, darüşşifalar, tasavvuf çevreleri ve Anadolu'nun İslamlaşması.
Ahlak ve ManeviyatZühd Nedir? Dünyayı Terk Etmek mi, Kalpten Çıkarmak mı?
Zühd ne demektir, dünyayı tamamen terk etmek midir? Kur'an, sünnet ve âlimlerin tanımlarıyla doğru zühd anlayışı ve günlük…
Siyer ve İslam TarihiCüneyd-i Bağdâdî Kimdir? Hayatı, Sahv Anlayışı ve Tasavvufa Etkisi
Cüneyd-i Bağdâdî kimdir, neden "tâifenin efendisi" denir? Şeriatla tasavvufu birleştiren büyük sûfinin hayatını ve ölçülü yolunu anlatıyoruz.