Makâsıdü’ş-Şerîa ve Sağlık: Dinde Canın ve Aklın Korunması
Dinin beş temel amacı nedir, sağlık bunların neresinde yer alır? Canın ve aklın korunması ilkesi, ruhsatlar ve güncel sağlık kararlarına etkisi.
- Makâsıdü’ş-Şerîa Nedir?
- Beş Temel Değer (Zarûriyyât)
- Canın Korunması ve Sağlık
Kısa cevap: İslam hukukçuları, dinin hükümlerinin beş temel değeri korumayı amaçladığını belirtmiştir: Din, can, akıl, nesil ve mal. Bu yaklaşıma “makâsıdü’ş-şerîa” (şeriatın amaçları) denir. Sağlık, özellikle canın ve aklın korunması ilkeleriyle doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle bedene ve akla zarar veren şeyler yasaklanmış, hastaya ibadetlerde kolaylıklar tanınmış, tedavi olmak teşvik edilmiştir. Günümüzde pek çok sağlık meselesinin dini değerlendirmesinde bu ilkeler temel ölçü olarak kullanılmaktadır.
Makâsıdü’ş-Şerîa Nedir?
“Makâsıd”, amaçlar; “şerîa” ise dinin koyduğu hükümler bütünü demektir. Bu kavram, Allah’ın koyduğu hükümlerin rastgele olmadığını, insanların dünya ve ahiret maslahatını, yani iyiliğini ve faydasını gözettiğini ifade eder. Kur’an’da Peygamber’in “âlemlere rahmet” olarak gönderildiği bildirilir (Enbiyâ Suresi, 21/107). Âlimler, bu rahmetin somut yansımasının hükümlerin insan yararına olması olduğunu belirtmişlerdir.
Bu yaklaşımı sistemli hâle getiren âlimlerin başında İmam Gazzâlî gelir. Gazzâlî, el-Mustasfâ adlı eserinde dinin beş temel değeri korumayı hedeflediğini ifade etmiştir. Daha sonra Endülüslü âlim Şâtıbî, el-Muvâfakât adlı eserinde bu konuyu kapsamlı şekilde işlemiştir.
Beş Temel Değer (Zarûriyyât)
- Dinin korunması: İnanç ve ibadet özgürlüğü, dinin öğrenilmesi ve yaşanması.
- Canın korunması: İnsan hayatının dokunulmazlığı, sağlığın korunması, tedavi.
- Aklın korunması: Akla zarar veren maddelerin yasaklanması, eğitim ve düşünme özgürlüğü.
- Neslin korunması: Aile kurumu, çocukların sağlıklı yetişmesi.
- Malın korunması: Mülkiyet hakkı, helal kazanç, israfın önlenmesi.
Âlimler bu değerleri üç derecede ele alır: Zarûriyyât (olmazsa olmaz), hâciyyât (ihtiyaç duyulan) ve tahsîniyyât (güzelleştirici). Sağlık hizmetleri, temel tedaviden koruyucu hekimliğe kadar bu üç derecenin hepsine dokunur.
Canın Korunması ve Sağlık
Kur’an, bir cana haksız yere kıymayı bütün insanlığı öldürmek gibi, bir canı yaşatmayı da bütün insanlığı yaşatmak gibi değerlendirir (Mâide Suresi, 5/32). Bu ayet, insan hayatının İslam’daki değerini en açık şekilde ortaya koyar.
Canın korunması ilkesinin sağlık alanındaki yansımaları şunlardır:
- Tedavi olmanın teşviki: “Ey Allah’ın kulları, tedavi olunuz” (Ebû Dâvûd, Tıb; Tirmizî, Tıb).
- Kendini tehlikeye atma yasağı: “Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın” (Bakara Suresi, 2/195).
- Salgında karantina: Veba olan yere girilmemesi ve oradan çıkılmaması emri (Buhârî, Tıb; Müslim, Selâm).
- Zaruret hâlinde ruhsat: Hayati tehlike durumunda haram yiyeceklerin bile zaruret miktarınca yenebilmesi (Bakara Suresi, 2/173).
- Hastaya ibadet kolaylıkları: Oturarak namaz, teyemmüm, orucu erteleme gibi ruhsatlar.
Aklın Korunması ve Sağlık
Akıl, insanı diğer varlıklardan ayıran ve dini sorumluluğun temeli olan en önemli melekedir. Akıl sağlığı yerinde olmayan kişi dini açıdan mükellef sayılmaz. İslam, aklı korumak için sarhoş edici her şeyi yasaklamıştır: “Şarap, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir; bunlardan kaçının” (Mâide Suresi, 5/90). Peygamberimiz de “Sarhoşluk veren her şey haramdır” buyurmuştur (Buhârî, Vudû; Müslim, Eşribe).
Bu ilke günümüzde uyuşturucu maddeler, bağımlılık yapan her türlü madde ve davranışla mücadelede de temel dayanaktır. Ayrıca ruh sağlığının korunması, depresyon ve kaygı bozuklukları gibi durumlarda tedavi aranması da aklın korunması kapsamında değerlendirilebilir.
Fıkıh Kaideleri ve Sağlık
Makâsıd yaklaşımından türeyen bazı fıkıh kaideleri, sağlık meselelerinde sıkça kullanılır:
- “Zarar izale edilir”: Zarar, imkân ölçüsünde giderilmelidir.
- “Zaruretler, yasakları mübah kılar”: Hayati tehlike durumunda normalde yasak olan şeylere izin verilir.
- “Zaruret kendi miktarınca takdir edilir”: Ruhsat, ihtiyaç kadar kullanılır.
- “Meşakkat kolaylığı celbeder”: Zorluk, hükümlerde kolaylık sebebidir.
- “Zararı gidermek, fayda sağlamaktan önce gelir”: Zararlı bir şeyin bir miktar faydası olsa bile, zararı ağır basıyorsa terk edilir.
Bu kaideler; organ nakli, aşı, ilaç içerikleri, estetik müdahaleler ve bağımlılıkla mücadele gibi pek çok güncel konuda dini değerlendirme yapılırken kullanılmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun sağlıkla ilgili kararlarında da bu ilkelere sıkça başvurulduğu görülür.
Günlük Hayata Yansımaları
Makâsıd yaklaşımı sadece âlimlerin kullandığı teorik bir çerçeve değildir. Her Müslüman, günlük kararlarında bu ilkeleri gözetebilir: Sağlığını korumak için beslenmesine dikkat eden, zararlı alışkanlıklardan uzak duran, trafikte kurallara uyan, çocuklarını aşılatan ve hastalandığında tedavi olan kişi, aslında dinin temel amaçlarından biri olan canın korunmasına katkıda bulunmaktadır. Bu bilinç, sıradan davranışları ibadet değerine yükseltir.
Kolaylık İlkesi ve Sağlık
Makâsıd anlayışının sağlıkla ilgili bir diğer boyutu da kolaylık ilkesidir. Kur’an “Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez” (Bakara Suresi, 2/185) ve “Allah dinde size bir güçlük yüklememiştir” (Hac Suresi, 22/78) buyurur. Peygamberimiz de “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin” (Buhârî, İlim; Müslim, Cihâd) tavsiyesinde bulunmuştur. Bu ilke, hastanın ibadetlerini gücü nispetinde yapmasına, ağır bir hastalıkta kendini zorlamamasına ve ruhsatları kullanmaktan çekinmemesine dayanak oluşturur. Hasta için ruhsatı kullanmak, azimet kadar meşrudur.
Sık Sorulan Sorular
Makâsıdü’ş-şerîa ayet ve hadislerin yerine geçer mi?
Hayır. Makâsıd, ayet ve hadislerden çıkarılan genel amaçlardır. Açık naslarla belirlenmiş hükümler bu amaçlar gerekçe gösterilerek değiştirilemez. Makâsıd, özellikle hakkında açık nas bulunmayan yeni meselelerde yol göstericidir.
Sağlık için dini bir ibadet ertelenebilir mi?
Evet. Hasta için orucu erteleme, abdest yerine teyemmüm, namazı oturarak kılma gibi ruhsatlar, bizzat din tarafından tanınmıştır. Bu ruhsatlar canın korunması ilkesinin bir yansımasıdır.
Beş temel değer arasında bir sıralama var mıdır?
Klasik âlimlerin çoğu din, can, akıl, nesil ve mal sıralamasını kullanmıştır. Ancak bu değerlerin birbirini tamamladığı, birinin zarar görmesinin diğerlerini de etkilediği kabul edilir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Enbiyâ Suresi (21/107); Mâide Suresi (5/32; 5/90); Bakara Suresi (2/173; 2/195); Gazzâlî, el-Mustasfâ; Şâtıbî, el-Muvâfakât; Buhârî, Tıb; Vudû; Müslim, Selâm; Eşribe
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Enbiyâ Suresi (21/107)
- Mâide Suresi (5/32; 5/90)
- Bakara Suresi (2/173; 2/195)
- Gazzâlî, el-Mustasfâ
- Şâtıbî, el-Muvâfakât
- Buhârî, Tıb; Vudû
- Müslim, Selâm; Eşribe
İlgili Yazılar
Soru – CevapHelal Gıda Nedir? Bir Gıdayı Helal Kılan Temel Şartlar
Helal gıda; özü, elde ediliş yolu ve üretim süreci bakımından dinen sakıncasız olan gıdadır. Bir gıdayı helal kılan…
Sağlık ve YaşamTıbb-ı Nebevî Nedir? Hadislerdeki Tıp Bilgisi Nasıl Anlaşılmalı?
Tıbb-ı nebevî nedir, hadislerdeki tedavi tavsiyeleri bağlayıcı mı? Peygamberimizin sağlıkla ilgili sözlerini doğru anlamanın ölçüleri ve sınırları.
Sağlık ve YaşamSigarayı Bırakmak İçin Ramazan Fırsatı: İrade, Dua ve Destek
Ramazan sigarayı bırakmak için neden bir fırsat? Orucun kazandırdığı irade, dinin zararlı alışkanlığa bakışı ve bırakma sürecinde pratik…
Sağlık ve YaşamOruç ve Beden Sağlığı: Oruç Bir İbadet mi, Yoksa Diyet mi?
Orucun sağlığa etkileri nelerdir, aralıklı oruç diyetiyle farkı ne? “Oruç tutun sıhhat bulun” rivayetinin durumu ve oruçta sağlığı…
Sağlık ve YaşamHacamat Nedir? Sünnetteki Yeri ve Dikkat Edilecek Noktalar
Hacamat nedir, sünnet midir, hangi günlerde yapılır? Hacamatla ilgili sahih ve zayıf rivayetler, sağlık güvenliği ve yasal çerçeve…
İbadet RehberiZuhr-i Âhir Namazı Nedir? Cumadan Sonra Kılınması Gerekir mi?
Zuhr-i âhir namazı nedir, neden ortaya çıkmıştır ve günümüzde kılınması gerekir mi? Cumadan sonra kılınan bu namazın fıkhi…