Müşriklerin Peygamberimize Teklifleri: Mal, Makam ve Uzlaşma
Kureyş, Peygamberimizi davasından vazgeçirmek için mal, liderlik ve dinî uzlaşma teklif etti. Utbe'nin görüşmesi, Kâfirûn Suresi ve verilen cevaplar.
- Ebû Tâlib Üzerinden Baskı
- Utbe b. Rebîa'nın Teklifleri
- Dinde Uzlaşma Teklifi ve Kâfirûn Suresi
Kureyş ileri gelenleri, baskı ve işkencenin İslam’ın yayılmasını durduramadığını görünce pazarlık yolunu denediler. Peygamber Efendimize (s.a.v.) sırasıyla servet, krallık, evlilik ve tedavi imkânı; ardından “bir yıl sen bizim ilahlarımıza tap, bir yıl biz seninkine” şeklinde dinî uzlaşma teklif ettiler. Hz. Peygamber bu tekliflerin hepsini reddetti. Utbe b. Rebîa’ya Fussilet Suresi’ni okuyarak, dinî pazarlık teklifine ise Kâfirûn Suresi ile cevap verdi. Bu olaylar, davetin dünyevi bir hedef taşımadığının en açık delillerindendir.
Ebû Tâlib Üzerinden Baskı
Kureyş heyetleri birkaç kez Ebû Tâlib’e gelip yeğenini susturmasını ya da himayesini çekmesini istediler. Son gelişlerinde açıkça tehdit ettiler. Ebû Tâlib yeğenini çağırıp “Bana ve kendine acı, bana taşıyamayacağım yük yükleme” dedi. Siyer kaynaklarında Peygamberimizin cevabı şöyle nakledilir:
“Amcacığım! Allah’a yemin ederim ki, bu işten vazgeçmem için güneşi sağ elime, ayı sol elime koysalar, Allah onu üstün kılıncaya veya ben bu uğurda ölünceye dek vazgeçmem.” (İbn Hişâm, es-Sîre)
Hadis âlimleri bu rivayetin senedinde kopukluk bulunduğunu belirtir; bu lafızla zayıf kabul edilir. Aynı anlamı taşıyan ve senedi daha sağlam görülen bir rivayette ise Peygamberimiz güneşi göstererek “Siz bu güneşten bir alev koparıp getirmeye ne kadar güç yetiremezseniz, ben de bu işi bırakmaya o kadar güç yetiremem” buyurmuştur (Taberânî; Ebû Ya’lâ). Ebû Tâlib, “Git, dilediğini söyle; seni asla teslim etmeyeceğim” dedi.
Kureyş bir defasında Ebû Tâlib’e, Velîd b. Mugîre’nin yakışıklı oğlu Umâre’yi evlatlık olarak verip karşılığında Muhammed’i teslim almayı bile önerdi. Ebû Tâlib, “Ne kötü pazarlık! Siz oğlunuzu bana besleteceksiniz, ben oğlumu size öldürteceğim, öyle mi?” diye tersledi.
Utbe b. Rebîa’nın Teklifleri
Hz. Hamza’nın Müslüman olmasından sonra, Kureyş’in ağırbaşlı reislerinden Utbe, Kâbe yanında tek başına oturan Peygamberimizin yanına gitti ve yumuşak bir dille şunları sıraladı:
- “Eğer bu işle mal istiyorsan, seni en zenginimiz yapacak kadar mal toplayalım.”
- “Şeref ve liderlik istiyorsan, seni başımıza geçirelim; sensiz karar vermeyelim.”
- “Krallık istiyorsan seni kral yapalım.”
- “Sana gelen şey, kurtulamadığın bir cin musallatı ise, servetimizi harcayıp seni tedavi ettirelim.”
Peygamberimiz onu sözünü kesmeden dinledi, “Bitirdin mi ey Ebü’l-Velîd?” diye sordu, sonra “Şimdi de sen dinle” diyerek Fussilet Suresi’ni okumaya başladı. “Eğer yüz çevirirlerse de ki: Sizi Âd ve Semûd’un başına gelen yıldırıma benzer bir yıldırımla uyardım” (Fussilet, 41/13) ayetine gelince Utbe dayanamadı, eliyle Peygamberimizin ağzını kapatarak akrabalık hakkı için durmasını rica etti. Peygamberimiz secde ayetine kadar okuyup secde etti.
Utbe arkadaşlarının yanına döndüğünde yüzü değişmişti. “Öyle bir söz dinledim ki ne şiirdir, ne sihir, ne kehanet. Bu adamı kendi hâline bırakın. Araplar onu alt ederse kurtulursunuz; o üstün gelirse onun şerefi sizin şerefinizdir” dedi. “Seni de diliyle büyülemiş” diyerek onu dinlemediler.
Dinde Uzlaşma Teklifi ve Kâfirûn Suresi
Maddi teklifler sonuç vermeyince Velîd b. Mugîre, Âs b. Vâil, Esved b. Muttalib ve Ümeyye b. Halef gibi isimler bu defa orta yol önerdi: “Bir yıl sen bizim ilahlarımıza tap, bir yıl biz senin ilahına tapalım. Hangisi hayırlıysa ondan nasibimizi almış oluruz.” Müfessirlerin naklettiğine göre bunun üzerine Kâfirûn Suresi indi:
“De ki: Ey kâfirler! Ben sizin taptıklarınıza tapmam. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz… Sizin dininiz size, benim dinim bana.” (Kâfirûn Suresi, 109/1-6)
Kur’an, müşriklerin bu beklentisini başka bir ayette şöyle dile getirir: “İstediler ki sen yumuşak davranasın, onlar da yumuşak davransınlar” (Kalem, 68/9).
“Yoksulları Yanından Uzaklaştır” Talebi
Bir başka teklif de şuydu: Kureyş ileri gelenleri, Bilâl, Ammâr, Habbâb, Suheyb gibi yoksul Müslümanlarla aynı mecliste oturmayı kendilerine yediremiyor, onlar uzaklaştırılırsa gelip dinleyeceklerini söylüyorlardı. Bunun üzerine “Sabah akşam Rablerinin rızasını dileyerek O’na dua edenleri yanından kovma” (En’âm, 6/52) ayeti indi (Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 45-46).
Bu Olaylardan Çıkan İlkeler
- Davanın samimiyeti: Mal ve iktidar peşinde olan biri, bunlar zahmetsizce önüne konduğunda geri çevirmezdi.
- İnançta pazarlık olmaz, muamelede hoşgörü olur: Kâfirûn Suresi tevhidde tavizi reddeder; aynı zamanda “sizin dininiz size” diyerek inanç dayatmasını da reddeder.
- Dinleme adabı: Peygamberimiz, kendisine hakaret sayılabilecek teklifleri bile sonuna kadar dinlemiştir.
- İnsan, statüsüyle değil imanıyla değerlidir: Güçlülerin gönlünü kazanmak için zayıflar feda edilmez.
Sık Sorulan Sorular
Kâfirûn Suresi hoşgörüsüzlük mü öğretir?
Hayır. Sure, ibadet ve inançta karışımı reddeder; son ayeti ise herkesin kendi dininde serbest olduğunu bildirir. İnanç netliği ile birlikte yaşama ahlakı bir aradadır.
Utbe b. Rebîa Müslüman oldu mu?
Hayır. Kur’an’dan etkilenmesine rağmen iman etmedi; Bedir Savaşı’nda müşriklerin safında öldürüldü. Oğlu Ebû Huzeyfe ise ilk Müslümanlardandır.
“Güneşi sağ elime koysalar” sözü sahih midir?
Bu lafızla gelen rivayetin senedi zayıftır. Aynı kararlılığı ifade eden benzer anlamlı rivayet ise daha sağlam görülmüştür. Anlam olarak Peygamberimizin tutumunu doğru yansıtır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Fussilet Suresi (41/1-38); Kâfirûn Suresi (109/1-6); Kalem Suresi (68/9); En'âm Suresi (6/52); Müslim, Fezâilü's-sahâbe 45-46; İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye; Taberî, Câmiu'l-beyân (Kâfirûn Suresi tefsiri)
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Fussilet Suresi (41/1-38)
- Kâfirûn Suresi (109/1-6)
- Kalem Suresi (68/9)
- En'âm Suresi (6/52)
- Müslim, Fezâilü's-sahâbe 45-46
- İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye
- Taberî, Câmiu'l-beyân (Kâfirûn Suresi tefsiri)
İlgili Yazılar
Siyer ve İslam TarihiTâif Yolculuğu: Peygamberimiz Tâif’te Neler Yaşadı?
Peygamberimiz destek bulmak için gittiği Tâif'te taşlandı, yine de beddua etmedi. Yolculuğun seyri, Addâs'ın imanı, dağlar meleği hadisi…
Siyer ve İslam TarihiHz. Hamza Nasıl Müslüman Oldu? Allah’ın Arslanının İman Yolu
Hz. Hamza, yeğenine hakaret eden Ebû Cehil'e tepki göstererek Müslümanlığını ilan etti. Olayın seyri, iç muhasebesi ve Müslümanlara…
Siyer ve İslam TarihiHüzün Yılı Nedir? Ebû Tâlib ve Hz. Hatice’nin Vefatı
Hüzün Yılı, peygamberliğin onuncu yılında Ebû Tâlib ile Hz. Hatice'nin kısa arayla vefat ettiği yıldır. Bu kayıpların Peygamberimize…
Siyer ve İslam TarihiDârülerkam Nedir? İslam’ın İlk Eğitim ve Davet Merkezi
Dârülerkam, Safâ tepesi yakınında Erkam b. Ebü'l-Erkam'a ait evdir. Peygamberimiz burada ilk Müslümanları eğitti. Evin seçilme sebepleri ve…
Siyer ve İslam TarihiMekke Boykotu Nedir? Şi’b-i Ebî Tâlib’de Üç Yıllık Kuşatma
Kureyş, Hâşimoğulları'na alışverişi ve evliliği yasaklayan bir boykot uyguladı. Üç yıl süren kuşatmanın maddeleri, yaşanan açlık ve boykotun…
Siyer ve İslam TarihiBirinci Akabe Biatı Nedir? Medineliler Neye Söz Verdi?
Birinci Akabe Biatı, peygamberliğin 12. yılında Medineli 12 kişinin Mina'da verdiği ahittir. Maddeleri, katılanlar ve hicrete etkisi bu…