Peygamberimiz Nasıl Yemek Yerdi? Sofra Sünnetleri Rehberi
Peygamberimiz yemeğe besmeleyle başlar, sağ eliyle ve önünden yer, yemeği ayıplamazdı. Sofra sünnetlerini sahih hadisler ışığında adım adım öğrenin.
- Sofra Adabının Temel Hadisi
- Yemeğe Başlarken
- Yemek Esnasında Sünnetler
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) yemeğe besmele ile başlar, sağ eliyle ve kendi önünden yer, yaslanarak yemez, önüne konan yemeği asla ayıplamaz ve sofradan Allah’a hamd ederek kalkardı. Sofra sünnetlerinin özü budur: yemeği bir ibadet bilinciyle, şükürle, ölçülü ve başkalarını rahatsız etmeden yemek. Bu yazıda bu sünnetleri sahih kaynaklarıyla birlikte, günlük hayatta uygulanabilir biçimde ele alıyoruz.
Sofra Adabının Temel Hadisi
Sofra adabı denince akla ilk gelen rivayet, Peygamberimizin himayesinde büyüyen Ömer b. Ebû Seleme’nin anlattığı olaydır. Çocukken sofrada eli tabağın her yanında dolaşırken Resûlullah ona şefkatle şöyle buyurmuştur:
“Yavrum! Besmele çek, sağ elinle ye ve önünden ye.” (Buhârî, Et’ime 2; Müslim, Eşribe 108)
Bu kısa cümle, üç temel sünneti bir arada öğretir. Dikkat çekici olan, Peygamberimizin bir çocuğu azarlamadan, kısa ve akılda kalıcı bir cümleyle eğitmesidir. Ömer b. Ebû Seleme, “O günden sonra hep böyle yedim” diyerek bu terbiyenin kalıcı olduğunu haber verir.
Yemeğe Başlarken
Besmele çekmek
Yemeğe “Bismillah” diyerek başlamak sünnettir. Başta unutan kimse, hatırladığı anda “Bismillâhi evvelehû ve âhirahû” (Başında da sonunda da Allah’ın adıyla) der (Ebû Dâvûd, Et’ime 15; Tirmizî, Et’ime 47). Besmele, nimetin gerçek sahibini hatırlamak ve lokmayı gafletten kurtarmaktır.
El temizliği
Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak İslam’ın genel temizlik ilkesinin gereğidir ve âlimler bunu sofra adabından saymışlardır. “Yemeğin bereketi, yemekten önce ve sonra el yıkamaktadır” anlamındaki rivayet (Ebû Dâvûd, Et’ime 11; Tirmizî, Et’ime 39) hadis âlimlerince zayıf kabul edilmiştir. Yani el yıkamak güzel ve tavsiye edilen bir davranıştır; ancak bu sözü kesin bir hadis gibi aktarmamak gerekir.
Yemek Esnasında Sünnetler
- Sağ elle yemek: Peygamberimiz sol elle yiyip içmeyi hoş görmemiş, sağ eli kullanmayı emretmiştir (Müslim, Eşribe 105). Özrü olanlar elbette bundan müstesnadır.
- Önünden yemek: Ortak kaptan yenildiğinde elini başkalarının önüne uzatmamak, sofra arkadaşına saygıdır.
- Yaslanarak yememek: Resûlullah “Ben yaslanarak yemem” buyurmuştur (Buhârî, Et’ime 13). Âlimler bunu, kibirli ve çok yemeye elverişli bir oturuştan kaçınmak şeklinde açıklamışlardır.
- Yemeği ayıplamamak: Ebû Hüreyre’nin bildirdiğine göre Peygamberimiz hiçbir yemeği kötülememiş; canı çekerse yemiş, çekmezse bırakmıştır (Buhârî, Et’ime 21; Müslim, Eşribe 187).
- Düşen lokmayı ziyan etmemek: Yere düşen lokmanın temizlenip yenmesini, kabın sıyrılmasını tavsiye etmiş ve “Bereketin yemeğinizin hangi kısmında olduğunu bilemezsiniz” buyurmuştur (Müslim, Eşribe).
- Yiyeceğe üflememek: Kabın içine nefes vermek ve üflemek yasaklanmıştır (Tirmizî, Eşribe 15).
Ölçülü Yemek
Peygamberimizin sofrası sadeydi. Hz. Âişe, Resûlullah’ın ailesinin Medine’ye geldikten sonra üç gün üst üste buğday ekmeğiyle doymadığını anlatır (Buhârî, Et’ime 23; Müslim, Zühd 20). O, mideyi tıka basa doldurmayı doğru bulmamış; midenin üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini nefese ayırmayı öğütlemiştir (Tirmizî, Zühd 47). Bu ölçü, israfı yasaklayan “Yiyin, için fakat israf etmeyin” ayetiyle (A’râf Suresi, 7/31) aynı doğrultudadır.
Sofradan Kalkarken
Peygamberimiz yemek bitince Allah’a hamd ederdi. Ebû Ümâme’nin rivayetine göre sofra kaldırılırken “Elhamdülillâhi kesîran tayyiben mübâraken fîh…” diye başlayan bir hamd cümlesi söylerdi (Buhârî, Et’ime 54). Ayrıca “Allah, bir lokma yiyip ardından hamd eden, bir yudum içip ardından hamd eden kulundan razı olur” buyurmuştur (Müslim, Zikir 89). Halk arasında yaygın olan “Elhamdülillâhillezî et’amenâ ve sekânâ ve cealenâ müslimîn” duası Ebû Dâvûd ve Tirmizî’de geçer; isnadında zayıflık bulunduğu belirtilmiştir, bununla birlikte anlamı doğru bir hamd cümlesidir ve okunmasında sakınca yoktur.
Bugün Nasıl Uygulayabiliriz?
- Sofraya oturmadan ellerinizi yıkayın, ilk lokmadan önce sesli veya içinizden besmele çekin.
- Tabağınıza yiyebileceğiniz kadar alın; artık bırakmamaya özen gösterin.
- Beğenmediğiniz yemeği eleştirmeyin; hazırlayan kişiye teşekkür edin.
- Ekran karşısında tek başına yemek yerine, mümkün oldukça aileyle aynı sofrada buluşun.
- Kalkarken “Elhamdülillah” demeyi alışkanlık edinin ve çocuklara da öğretin.
Sofra Adabını Çocuklara Öğretmek
Sofra sünnetleri en kolay çocuklukta kazanılır. Peygamberimizin Ömer b. Ebû Seleme’ye yaptığı gibi, hatayı herkesin önünde büyütmeden, kısa ve sevgi dolu bir cümleyle düzeltmek en etkili yoldur. Anne babanın besmeleyi sesli çekmesi, yemeği hazırlayana teşekkür etmesi ve tabağında artık bırakmaması, uzun nasihatlerden daha kalıcı bir eğitimdir. Çocuğa önce bir sünneti, örneğin besmeleyi alıştırmak; o yerleşince sağ elle yemeyi, ardından hamd etmeyi eklemek, hepsini birden istemekten daha verimlidir. Unutulmamalıdır ki bu âdâbın amacı sofrayı kurallarla germek değil, nimeti vereni hatırlayarak huzurlu bir ortam kurmaktır. Sofrada tartışmadan, kırıcı sözlerden ve can sıkıcı konulardan uzak durmak da bu huzurun bir parçasıdır.
Sık Sorulan Sorular
Çatal ve kaşıkla yemek sünnete aykırı mıdır?
Hayır. Peygamberimiz döneminin şartlarında çoğunlukla elle yemiştir; bu, âdet türünden bir uygulamadır. Asıl sünnet olan besmele, sağ eli kullanmak, ölçülü yemek ve hamd etmektir. Çatal kaşık sağ elle kullanıldığında sünnetin ruhuna uyulmuş olur.
Yer sofrasında yemek şart mıdır?
Şart değildir. Resûlullah’ın yere serilen bir sofrada yediği rivayet edilir (Buhârî, Et’ime 8); bu onun tevazusunu gösterir. Masada yemek günah ya da mekruh sayılmaz. Önemli olan gösterişten ve israftan uzak durmaktır.
Yemeğe tuzla başlamak sünnet midir?
Bu yönde halk arasında yaygın bir kanaat vardır; ancak yemeğe tuzla başlayıp tuzla bitirmenin şifa olduğuna dair rivayetler hadis âlimlerince uydurma veya çok zayıf bulunmuştur. Sahih kaynaklarda böyle bir sünnet yer almaz.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Et'ime 2, 13, 21, 54; Müslim, Eşribe 105, 108, 187; Müslim, Zikir 89; Ebû Dâvûd, Et'ime 11, 15; Tirmizî, Et'ime 39, 47; Zühd 47; A'râf Suresi (7/31)
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Et'ime 2, 13, 21, 54
- Müslim, Eşribe 105, 108, 187
- Müslim, Zikir 89
- Ebû Dâvûd, Et'ime 11, 15
- Tirmizî, Et'ime 39, 47; Zühd 47
- A'râf Suresi (7/31)
İlgili Yazılar
Dua ve ZikirDua Ederken Eller Nasıl Tutulur? Sünnete Uygun Duruş ve Adap
Dua ederken eller nasıl açılır, avuçlar nereye bakar, dua sonunda eller yüze sürülür mü? Hadisler ve mezheplerin görüşleriyle…
Soru – CevapAnlamı Kötü İsmi Değiştirmek Caiz mi? Peygamberimizin Uygulaması
Anlamı kötü veya sakıncalı bir ismi değiştirmek caiz mi? Peygamberimizin değiştirdiği isimler, isim değiştirmenin ölçüleri ve yeni isim…
Hadis ve SünnetKurban Kesecek Kişi Saç ve Tırnak Kesmemeli mi? Hadis ve Hüküm
Kurban kesecek kişinin Zilhicce’nin başından itibaren saç ve tırnak kesmemesi sünnet mi, kesen günaha girer mi? Hadisin sıhhati…
Hadis ve SünnetSelam Verme Adabı: Kim Kime Önce Selam Verir, Nasıl Alınır?
Selam vermek sünnet, almak farz-ı kifâyedir. Kimin kime önce selam vereceğini, selamın nasıl alınacağını ve selam verilmeyen yerleri…
AileNikâh Hutbesi Nedir? Nikâhta Okunan Ayetler ve Dualar
Hutbetü'l-hâce denilen nikâh hutbesi nedir, hangi ayetler okunur, yeni evlilere hangi dua yapılır? Nikâh merasiminin sünnete uygun akışı.
AileDüğün Davetine Gitmek Farz mı? Davete İcabetin Adabı
Düğün davetine katılmak dinen gerekli mi, hangi durumlarda gidilmeyebilir? Davete icabetin hükmü, mazeretler ve düğüne katılırken uyulacak adab.