🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Dua Ederken Eller Nasıl Tutulur? Sünnete Uygun Duruş ve Adap

Dua ve ZikirGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Dua Ederken Eller Nasıl Tutulur? Sünnete Uygun Duruş ve Adap

Dua ederken eller nasıl açılır, avuçlar nereye bakar, dua sonunda eller yüze sürülür mü? Hadisler ve mezheplerin görüşleriyle sade bir rehber.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • El Kaldırmanın Dayanağı
  • Eller Nasıl Tutulur?
  • Dua Sonunda Eller Yüze Sürülür mü?

Kısa cevap: Dua ederken elleri göğüs hizasına kadar kaldırmak, avuç içlerini semaya doğru açmak ve iki eli birbirine yakın tutmak sünnete uygun olan şekildir. Ancak el kaldırmak duanın şartı değildir; eller kaldırılmadan, yürürken, yatarken veya kalpten yapılan dua da geçerlidir. Peygamberimizin (s.a.v.) pek çok duada ellerini kaldırdığı, bazı dualarda ise kaldırmadığı sahih rivayetlerle sabittir.

El Kaldırmanın Dayanağı

Selmân-ı Fârisî’nin (r.a.) naklettiği hadiste Resûlullah şöyle buyurur: “Rabbiniz hayâ sahibidir, kerimdir. Kulu O’na ellerini kaldırdığında, o elleri boş çevirmekten hayâ eder” (Ebû Dâvûd, Vitr 23; Tirmizî, Deavât 104). Bu hadis, el açmanın bir muhtaçlık ve teslimiyet ifadesi olduğunu gösterir. Dilenen kimsenin avucunu açması gibi, kul da Rabbinin huzurunda fakrını ve ihtiyacını beden diliyle ortaya koyar.

Peygamberimizin yağmur duasında ellerini koltuk altlarının beyazlığı görünecek kadar yukarı kaldırdığı (Buhârî, İstiskâ 22; Müslim, İstiskâ 5-7), Bedir günü ellerini kaldırarak uzun uzun yalvardığı (Müslim, Cihâd 58) ve daha birçok vesileyle ellerini açtığı nakledilmiştir. İmam Nevevî, bu konudaki sahih rivayetlerin sayıca çok olduğunu belirtir.

Eller Nasıl Tutulur?

  • Yükseklik: Genel dualarda eller göğüs veya omuz hizasına kaldırılır. Yağmur duası gibi çok yoğun yalvarış anlarında daha yukarı kaldırılabilir.
  • Avuçlar: Avuç içleri göğe doğru açılır. Ebû Dâvûd’un naklettiği bir rivayette “Allah’tan avuçlarınızın içiyle isteyin, sırtıyla istemeyin” buyrulur (Ebû Dâvûd, Vitr 23); bu rivayetin senedinde zayıflık olduğu belirtilmiştir, ancak uygulama yaygın olarak böyle benimsenmiştir.
  • İki el arası: Hanefî kaynaklarda iki elin arasının hafifçe açık tutulması, Şâfiî kaynaklarda ise bitiştirilmesi tercih edilmiştir. İkisi de caizdir.
  • Bakış: Namaz dışındaki dualarda göğe bakmak caiz görülmüşse de, tevazu gereği bakışı öne indirmek daha edeplidir. Namaz içinde gözleri göğe dikmek ise hadislerde yasaklanmıştır (Müslim, Salât 117-118).

Dua Sonunda Eller Yüze Sürülür mü?

Bu konu âlimler arasında tartışılmıştır. Hz. Ömer’den nakledilen “Resûlullah dua için ellerini kaldırdığında, onları yüzüne sürmeden indirmezdi” rivayeti Tirmizî’de yer alır (Tirmizî, Deavât 11); ancak hadis âlimlerinin çoğu bu rivayetin senedini zayıf bulmuştur. İbn Hacer, konuyla ilgili rivayetlerin toplamının hasen derecesine ulaştığı kanaatindedir.

Hanefî ve Şâfiî mezheplerinde yaygın görüş, namaz dışındaki dualardan sonra elleri yüze sürmenin güzel (müstehap) veya en azından caiz olduğu yönündedir. Bazı âlimler ise sahih bir delil bulunmadığı gerekçesiyle bunu terk etmeyi tercih etmiştir. Diyanet’in çizgisinde bu uygulama caiz görülür; yapan kınanmaz, yapmayan da eksik sayılmaz. Bu tür ayrıntılar, Müslümanlar arasında tartışma ve kırgınlık konusu yapılmamalıdır.

El Kaldırılmayan Dualar

Her duada el kaldırmak gerekmez. Namazın içindeki dualarda (secde, son oturuş), cuma hutbesi sırasında hatibin duasında, yemek, uyku, eve giriş-çıkış gibi günlük dualarda Peygamberimizin ellerini kaldırdığına dair rivayet yoktur. Bu dualar olduğu gibi, el açmadan okunur. Hanefîlerde vitir namazındaki kunut duası da eller bağlı olarak okunur.

Beden Dilinden Önce Kalp Dili

El açmak, duanın dış adabıdır. Asıl olan ise iç adaptır: ihlas, tevazu, ümit ve korku arasında bir kalp hâli. Kur’an, “Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin” buyurur (A’râf Suresi, 7/55). Elleri en güzel biçimde açıp kalbi başka yerde bırakmak, şekli gözetip özü kaçırmak olur. Yatağında hasta yatan, elini kaldıramayan, işinin başında içinden Rabbine sığınan kimsenin duası da tam bir duadır.

Duada Diğer Beden Edepleri

Âlimler el açmanın yanında duanın kabulüne vesile olması umulan başka edepleri de saymışlardır. Bunların hiçbiri şart değildir, fakat her biri kalbin toparlanmasına yardım eder:

  • Kıbleye yönelmek: Peygamberimizin Bedir’de ve yağmur duasında kıbleye dönerek dua ettiği nakledilir (Müslim, Cihâd 58; Buhârî, İstiskâ 4).
  • Abdestli olmak: Resûlullah, Ebû Âmir için dua edeceği zaman su isteyip abdest almış, sonra ellerini kaldırmıştır (Buhârî, Meğâzî 55; Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 165).
  • Diz çökmek veya edeple oturmak: Huzurda bulunma bilincini canlı tutar.
  • Sesi kısmak: Bağırmadan, kendi işiteceği bir sesle veya içinden dua etmek.

Bunların hepsi imkân ölçüsündedir. Otobüste, iş yerinde, hasta yatağında bu edeplerin hiçbirini yerine getiremeyen kimse duadan geri durmamalıdır; zira Allah kuluna her hâlinde yakındır ve kalbin yönelişi bedenin duruşundan önce gelir.

Özetle el açmak, kulun muhtaçlığını bedeniyle de ifade ettiği güzel bir sünnettir; ayrıntılardaki mezhep farklılıkları ise bir zenginliktir ve kimseyi kınamaya gerekçe yapılmamalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Abdestsiz dua edilir mi?

Evet. Dua için abdest şart değildir; abdestli olmak ve kıbleye yönelmek duanın edeplerindendir. Âdet hâlindeki kadınlar da dilediği gibi dua edebilir.

Dua ederken tek el açılır mı?

Bir özür yoksa iki elin birlikte açılması sünnete uygundur. Bir eli meşgul veya rahatsız olan kimse tek eliyle de dua edebilir; dua geçerlidir.

Cemaatle duada imam el açınca cemaat de açmalı mı?

Namaz sonrası yapılan toplu dualarda cemaatin de ellerini açıp “âmin” demesi güzeldir. Cuma hutbesindeki dua sırasında ise cemaat el kaldırmadan, içinden âmin der.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: A'râf Suresi (7/55); Buhârî, İstiskâ 22; Müslim, İstiskâ 5-7; Cihâd 58; Salât 117-118; Ebû Dâvûd, Vitr 23; Tirmizî, Deavât 11, 104; Nevevî, el-Ezkâr; İbn Hacer, Bulûğu'l-Merâm

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. A'râf Suresi (7/55)
  2. Buhârî, İstiskâ 22
  3. Müslim, İstiskâ 5-7; Cihâd 58; Salât 117-118
  4. Ebû Dâvûd, Vitr 23
  5. Tirmizî, Deavât 11, 104
  6. Nevevî, el-Ezkâr
  7. İbn Hacer, Bulûğu'l-Merâm

İlgili Yazılar