Selam Verme Adabı: Kim Kime Önce Selam Verir, Nasıl Alınır?
Selam vermek sünnet, almak farz-ı kifâyedir. Kimin kime önce selam vereceğini, selamın nasıl alınacağını ve selam verilmeyen yerleri hadislerle öğrenin.
- Selamın Kur'an'daki Yeri
- Selamın Lafzı ve Sevabı
- Kim Kime Önce Selam Verir?
Selam vermek sünnet, verilen selamı almak ise farzdır; bir topluluğa verilen selamı içlerinden birinin alması yeterlidir (farz-ı kifâye). Sünnete göre küçük büyüğe, yürüyen oturana, binitli olan yürüyene, sayıca az olan çok olana önce selam verir (Buhârî, İsti’zân 4-7; Müslim, Selâm 1). Bununla birlikte fazilet, sıraya bakmadan selama ilk başlayandadır: “İnsanların Allah katında en makbulü, selama önce başlayandır” (Ebû Dâvûd, Edeb 133; Tirmizî, İsti’zân 6).
Selamın Kur’an’daki Yeri
“Size bir selam verildiğinde ondan daha güzeliyle veya aynısıyla karşılık verin” (Nisâ Suresi, 4/86). “Evlere girdiğinizde, Allah katından mübarek ve hoş bir yaşama dileği olarak birbirinize selam verin” (Nûr Suresi, 24/61). Cennet ehlinin karşılanması da selam iledir (Zümer Suresi, 39/73). Selam, yalnızca bir nezaket sözü değil, karşıdakine “Benden sana zarar gelmez, Allah’ın esenliği üzerine olsun” anlamında bir dua ve güvencedir.
Selamın Lafzı ve Sevabı
İmrân b. Husayn anlatır: Bir adam gelip “es-Selâmü aleyküm” dedi; Peygamberimiz selamını alıp “On” buyurdu. Bir başkası “es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâh” dedi; “Yirmi” buyurdu. Üçüncüsü “es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh” deyince “Otuz” buyurdu (Ebû Dâvûd, Edeb 131-132; Tirmizî, İsti’zân 2). Selamı alan kimse en az “ve aleykümü’s-selâm” der; ayetin gereği olarak fazlasıyla karşılık vermek daha güzeldir.
Kim Kime Önce Selam Verir?
- Küçük büyüğe,
- Yürüyen oturana,
- Binitli (araçta) olan yürüyene,
- Az kişi çok kişiye,
- Meclise sonradan gelen orada bulunanlara,
- Eve giren ev halkına selam verir.
Bu sıralama bir edep düzenidir, hak iddiası değildir. Büyük olan kimse “Önce o versin” diye beklemez; Peygamberimiz çocukların yanından geçerken onlara selam verirdi (Buhârî, İsti’zân 15; Müslim, Selâm 14). İki kişi karşılaştığında önce davranan daha faziletlidir.
Selamı Yaymak
Bir adam Peygamberimize “İslam’ın hangi ameli daha hayırlıdır?” diye sormuş, o da “Yemek yedirmen, tanıdığına ve tanımadığına selam vermendir” buyurmuştur (Buhârî, Îmân 6; Müslim, Îmân 63). Yalnız tanıdıklara selam vermek, selamı bir ibadet olmaktan çıkarıp çıkar ilişkisine dönüştürür. Apartmanda, asansörde, iş yerinde, mahallede selamı canlı tutmak, yabancılaşmaya karşı sünnetin sunduğu en basit çaredir.
Selam Adabından İncelikler
- İşiteceği şekilde vermek: Selam duyulacak bir sesle verilir ve alınır. Uyuyanların bulunduğu yerde Peygamberimiz uyuyanı uyandırmayacak, uyanığa işittirecek bir sesle selam verirdi (Müslim, Eşribe 174).
- Güler yüzle vermek: “Kardeşini güler yüzle karşılaman da sadakadır” (Müslim, Birr 144).
- Tekrarlamak: Araya ağaç, duvar gibi bir engel girip yeniden karşılaşınca tekrar selam verilir (Ebû Dâvûd, Edeb 135).
- Ayrılırken de selam vermek: “Biriniz meclise varınca selam versin, kalkmak istediğinde de selam versin; birincisi ikincisinden daha öncelikli değildir” (Ebû Dâvûd, Edeb 139; Tirmizî, İsti’zân 15).
- Selam göndermek ve ulaştırmak: Biri aracılığıyla gönderilen selam emanet sayılır; alan kimse “aleyke ve aleyhi’s-selâm” diyerek karşılık verir (Ebû Dâvûd, Edeb 154).
- Yazılı selama karşılık: Mektup ve mesajla gelen selamı da almak gerekir; yazıyla veya sözle karşılık verilir.
- Yalnız işaretle yetinmemek: Sadece el veya baş işaretiyle selamlaşmak hoş görülmemiştir (Tirmizî, İsti’zân 7). Uzaktaki kimseye sözle birlikte işaret etmekte sakınca yoktur.
Selam Verilmeyen Durumlar
Fıkıh kitaplarında, karşılık vermesi zor veya uygun olmayan kimseye selam verilmemesi tavsiye edilir: namaz kılan, Kur’an okuyan, ezan ve kamet okuyan, hutbe dinleyen, ders anlatan ve dinleyen, tuvalette veya abdest bozmakta olan, yemek yerken ağzı dolu olan kimse gibi. Peygamberimize küçük abdest bozarken selam veren birine o hâlde karşılık vermemiş, sonra temizlenip selamını almıştır (Müslim, Hayz 115; Ebû Dâvûd, Tahâret 8). Açıkça günah işlemekte olan kimseye de o sırada selam verilmez.
Gayrimüslimlerle Selamlaşma
Gayrimüslim biri selam verdiğinde “ve aleyküm” diye karşılık verilmesi hadislerde öğretilmiştir (Buhârî, İsti’zân 22; Müslim, Selâm 6). Bu hadislerin, selamı kasten bozarak “ölüm üzerinize olsun” anlamına gelecek şekilde söyleyen bir grubun tavrı üzerine vârit olduğu rivayetlerde açıktır. Günümüz âlimlerinin birçoğu ve Din İşleri Yüksek Kurulu, gayrimüslimlerle “günaydın, merhaba, iyi günler” gibi ifadelerle selamlaşmanın ve hâl hatır sormanın caiz olduğunu, güzel ahlakın ve komşuluk hukukunun bunu gerektirdiğini belirtmiştir. Müslüman ve gayrimüslimlerin bir arada bulunduğu bir topluluğa selam verilebilir; Peygamberimiz böyle bir meclise selam vermiştir (Buhârî, İsti’zân 20; Müslim, Cihâd 116).
“Merhaba” ve “Günaydın” Demek
Bu ifadeleri kullanmak günah değildir; Peygamberimiz de kızı Fâtıma’yı ve misafirlerini “Merhaba” diyerek karşılamıştır (Buhârî, Menâkıb 25; Îmân 40). Ancak bunlar selamın yerini tutmaz. Müslümanlar arasında önce selam vermek, ardından diğer hoş geldin sözlerini eklemek sünnete uygun olandır.
Sık Sorulan Sorular
Selamı almamak günah mıdır?
Evet. İşitilen selamı mazeretsiz almamak günahtır; çünkü selam almak farzdır. Topluluktan bir kişinin alması diğerlerinden sorumluluğu düşürür, fakat hepsinin alması daha faziletlidir.
Erkeklerin kadınlara, kadınların erkeklere selam vermesi caiz midir?
Peygamberimiz bir grup kadının yanından geçerken onlara selam vermiştir (Ebû Dâvûd, Edeb 137; Tirmizî, İsti’zân 9). Fitne endişesi olmayan yerde, topluluk hâlinde veya iş, komşuluk, akrabalık gibi olağan ilişkilerde selamlaşmak caizdir. Fakihler yalnızca şüphe ve fitneye yol açabilecek durumlarda kaçınmayı tavsiye etmişlerdir.
“Selam” veya “sa” yazmak yeterli midir?
“Selam” demek bir selamlaşma sayılsa da sünnetteki lafız “es-Selâmü aleyküm”dür ve sevabı tamdır. “Sa”, “as” gibi kısaltmalar duanın anlamını taşımadığından tavsiye edilmez; yazışmada da selamı tam yazmak daha güzeldir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Nisâ Suresi (4/86); Nûr Suresi (24/61); Buhârî, İsti'zân 4-7, 15, 20, 22; Îmân 6; Müslim, Selâm 1, 6, 14; Îmân 63; Birr 144; Ebû Dâvûd, Edeb 131-133, 135, 137, 139, 154; Tirmizî, İsti'zân 2, 6, 7, 9, 15
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Nisâ Suresi (4/86)
- Nûr Suresi (24/61)
- Buhârî, İsti'zân 4-7, 15, 20, 22; Îmân 6
- Müslim, Selâm 1, 6, 14; Îmân 63; Birr 144
- Ebû Dâvûd, Edeb 131-133, 135, 137, 139, 154
- Tirmizî, İsti'zân 2, 6, 7, 9, 15
İlgili Yazılar
Dua ve ZikirDua Ederken Eller Nasıl Tutulur? Sünnete Uygun Duruş ve Adap
Dua ederken eller nasıl açılır, avuçlar nereye bakar, dua sonunda eller yüze sürülür mü? Hadisler ve mezheplerin görüşleriyle…
Soru – CevapAnlamı Kötü İsmi Değiştirmek Caiz mi? Peygamberimizin Uygulaması
Anlamı kötü veya sakıncalı bir ismi değiştirmek caiz mi? Peygamberimizin değiştirdiği isimler, isim değiştirmenin ölçüleri ve yeni isim…
Hadis ve SünnetKurban Kesecek Kişi Saç ve Tırnak Kesmemeli mi? Hadis ve Hüküm
Kurban kesecek kişinin Zilhicce’nin başından itibaren saç ve tırnak kesmemesi sünnet mi, kesen günaha girer mi? Hadisin sıhhati…
AileNikâh Hutbesi Nedir? Nikâhta Okunan Ayetler ve Dualar
Hutbetü'l-hâce denilen nikâh hutbesi nedir, hangi ayetler okunur, yeni evlilere hangi dua yapılır? Nikâh merasiminin sünnete uygun akışı.
AileDüğün Davetine Gitmek Farz mı? Davete İcabetin Adabı
Düğün davetine katılmak dinen gerekli mi, hangi durumlarda gidilmeyebilir? Davete icabetin hükmü, mazeretler ve düğüne katılırken uyulacak adab.
Ahlak ve ManeviyatÖfke Nasıl Kontrol Edilir? Sünnetten Yedi Pratik Adım ve Öğüt
Öfke nasıl kontrol edilir? Peygamberimizin öfke anında tavsiye ettiği adımları, öfkenin meşru olduğu yerleri ve sonradan telafi yollarını…