Hilal, Takvim ve Tarihler
Hilal gözlemi, takvim birliği ve Ramazan tarihleri. 119 soru ve cevap.
Hilal, Takvim ve Ramazan Tarihleri
Hilal ve takvim konusu, Ramazan ve bayramların başlangıcının nasıl belirlendiğini, hilal gözlemi ile astronomik hesap arasındaki ilişkiyi ve İslam dünyasında takvim birliği tartışmalarını ele alır. Hicrî takvim ay yılına dayanır; ay yılı güneş yılından yaklaşık on bir gün kısa olduğu için Ramazan her yıl on bir gün kadar öne gelir.
Kur'an-ı Kerim'de hilallerin insanlar için vakit ölçüsü olduğu bildirilmiştir (Bakara Suresi 2/189). Peygamber Efendimiz de "Hilali görünce oruç tutun, onu görünce bayram yapın; hava bulutlu olursa sayıyı otuza tamamlayın" buyurmuştur (Buhârî; Müslim). Bu hadis, hicrî ayların 29 veya 30 gün çekmesinin dayanağıdır.
Türkiye, 1978 yılında İstanbul'da düzenlenen Hilal Konferansı'nın ve 2016 yılında yine İstanbul'da yapılan Uluslararası Hicri Takvim Birliği Kongresi'nin kararlarını esas alır. Buna göre hilalin dünyanın herhangi bir yerinde belirli astronomik şartlarla görülebilir hale gelmesi, ayın başlangıcı için yeterli kabul edilir. Diyanet İşleri Başkanlığı, bu esaslara göre dini günleri önceden hesaplayarak ilan eder. Bazı ülkeler ise yerel gözleme dayandığı için tarihler arasında bir günlük farklar görülebilir.
Bu bölümde Ramazan'ın başlangıç ve bitiş tarihleri, ülkeler arasındaki farklılıkların sebebi, farklı ülkede Ramazan'a başlayıp başka ülkede bitirenlerin durumu ve hicrî takvimle ilgili soruların cevaplarını bulabilirsiniz. Hicrî takvimin başlangıcı, Peygamber Efendimizin Mekke'den Medine'ye hicretidir ve bu takvim Hz. Ömer döneminde resmî olarak kullanılmaya başlanmıştır. Hicrî yılın ayları Muharrem, Safer, Rebîülevvel, Rebîülâhir, Cemâziyelevvel, Cemâziyelâhir, Recep, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce'dir. Ramazan dokuzuncu, Zilhicce ise on ikinci aydır.
- Hicrî takvim ay yılına dayanır.
- Hicrî aylar 29 veya 30 gündür.
- Türkiye, uluslararası takvim birliği kararlarını esas alır.
- Ülkeler arasındaki farklar yöntem farkından kaynaklanır.
Sık Sorulan Sorular
1978 İstanbul Hilal Konferansı nedir?
Müslüman ülkelerin kameri ayların başlangıcında ortak bir ölçü belirlemek için İstanbul’da yaptığı uluslararası toplantıdır. 1978 yılında düzenlenen bu konferansta, hilalin gözle görülmesinin yanında astronomik hesapla “görülebilir olma” şartının da dikkate alınabileceği kabul edildi. Konferansta, kavuşumdan (içtima) sonra güneş battığında hilalin ufuktan belli bir yükseklikte ve güneşten belli bir açısal uzaklıkta bulunması ölçüt olarak benimsendi. Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı takvimlerini uzun yıllar bu kararlar çerçevesinde hazırladı. Konferans tek bir dünya takvimi ortaya çıkaramadı; birçok ülke kendi yöntemini sürdürdü. Ancak hesabın meşru bir araç olarak tartışılmasında önemli bir dönüm noktası oldu.
Rüyet-i hilal ne demek?
Rüyet-i hilal, “hilalin görülmesi” demektir. Kameri ayların, özellikle Ramazan, Şevval ve Zilhicce’nin başlangıcını belirlemek için ayın 29. günü akşamı batı ufkunda yeni hilali gözetleme işine verilen addır. Hz. Peygamber’in “Hilali görünce oruç tutun, onu görünce bayram yapın” hadisi bu uygulamanın temelidir. Hilal görülmezse ay 30’a tamamlanır. Günümüzde rüyet, astronomik hesapla desteklenerek veya hesapla belirlenen görülebilirlik kriterlerine göre değerlendirilmektedir.
2016 Uluslararası Hicri Takvim Birliği Kongresi’nde ne karar alındı?
Kongrede dünya genelinde tek bir hicri takvim (tek günlü takvim) önerisi kabul edildi. Mayıs 2016’da İstanbul’da Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ev sahipliğinde toplanan kongreye pek çok ülkeden âlim ve astronom katıldı. Oylama sonucunda, yeryüzünün herhangi bir yerinde belirli astronomik şartlarla hilalin görülebilir olması hâlinde yeni ayın bütün dünyada aynı gün başlaması esası benimsendi. Böylece aynı günün farklı ülkelerde farklı hicri tarihlere denk gelmesinin önüne geçilmesi amaçlandı. Türkiye takvimini bu karara göre düzenlemektedir. Kararın uygulanması ise her ülkenin kendi tercihine bağlı kaldığı için bazı ülkelerde farklı tarihler görülmeye devam etmektedir.
Hilal ayın hangi akşamı gözetlenir?
Hilal, içinde bulunulan kameri ayın 29. günü, güneş battıktan hemen sonra gözetlenir. Görülürse ertesi gün yeni ayın ilk günüdür; görülmezse ay 30 gün olarak tamamlanır ve ertesi gün yine yeni ay başlar. Kameri ay 29’dan az, 30’dan fazla olmadığı için 30. akşam gözetlemeye fıkhen gerek kalmaz. Klasik dönemde bu yüzden Şaban’ın 29’u akşamı “hilal gözetleme akşamı” olarak özel bir önem taşırdı.
Diyanet Ramazan başlangıcını hangi astronomik ölçüte göre belirliyor?
Diyanet, 2016 kongresinde kabul edilen “dünyanın herhangi bir yerinde hilalin görülebilir olması” ölçütünü esas alır. Buna göre güneş battıktan sonra hilalin ufuktan yeterli yükseklikte olması ve güneşle arasındaki açının belirli bir değerin üzerinde bulunması aranır. Kongre metninde bu değerler yaklaşık 5 derece yükseklik ve 8 derece açısal uzaklık olarak ifade edilmiş, ayrıca kavuşumun zamanına bağlı bazı ek şartlar konmuştur. Bu şartlar gerçekleşiyorsa ertesi gün yeni hicri ayın ilk günü kabul edilir. Teknik ayrıntılar astronomi uzmanlarının işidir; mümin için önemli olan, güvenilir resmî kurumun ilanına uymaktır.
Hilal gökyüzünün neresinde aranır?
Hilal, gün batımından hemen sonra batı ufkunda, güneşin battığı noktanın biraz üstünde ve yakınında aranır. Yeni hilal çok incedir, ufka yakındır ve güneş battıktan kısa bir süre sonra o da batar; genellikle 20-60 dakikalık bir gözlem fırsatı vardır. Açık, yüksek ve batısı kapalı olmayan bir yer seçmek gerekir. Güneş henüz ufuktayken dürbün veya teleskopla güneşe doğru bakmak göze kalıcı zarar verebilir; bu yüzden güneş tamamen battıktan sonra bakılmalıdır.
Ramazan her yıl neden yaklaşık 11 gün önce geliyor?
Çünkü hicri takvim ayın hareketine dayanır ve güneş yılından yaklaşık 11 gün kısadır. Bir kameri ay ortalama 29,5 gün sürer; on iki kameri ay 354 veya 355 gün eder. Miladi takvim ise güneş yılına göre 365 veya 366 gündür. Aradaki fark her yıl birikir ve Ramazan, miladi takvimde her yıl 10-12 gün kadar geriye kayar. Kur’an’da ayların sayısının Allah katında on iki olduğu bildirilir ve ibadet vakitlerinin hilallere bağlandığı hatırlatılır. Bu sayede Ramazan yılın bütün mevsimlerini dolaşır.
Sabah doğu ufkunda görülen ince ay yeni ay sayılır mı?
Hayır. Sabah güneş doğmadan önce doğu ufkunda görülen ince ay, biten ayın son hilalidir (eski hilal). Yeni ayın başladığını gösteren hilal ise kavuşumdan sonra akşam batı ufkunda görülen hilaldir. Bu ikisini karıştırmak, ayın başlangıcını bir gün erkene almaya yol açabilir. Fıkıh kitaplarında da sabah görülen hilalin yeni ay için delil olmadığı belirtilir.
Gündüz öğleden önce görülen hilal hangi günün hilalidir?
Hanefî mezhebinde tercih edilen görüşe göre gündüz, öğleden önce veya sonra görülen hilal gelecek gecenin hilali sayılır; o gün yeni ayın başı kabul edilmez. Yani Şaban’ın 30’u gündüz hilal görülse bile o gün oruç tutulması gerekmez, orucu bozmak da gerekmez; Ramazan ertesi gün başlar. Ebû Yûsuf’tan öğleden önce görülenin geçmiş gecenin hilali sayılacağı rivayet edilmişse de fetva bu yönde değildir.
Ramazan kaç yılda bir aynı mevsime geri döner?
Yaklaşık 33 yılda bir. Her yıl 11 gün kadar öne kaydığı için Ramazan, otuz üç yıl civarında bütün miladi takvimi dolaşarak aynı aya ve aynı mevsime geri gelir. Bu, uzun bir ömür süren bir Müslümanın oruçlarını hem kısa kış günlerinde hem de uzun yaz günlerinde tutması demektir. Âlimler bunu hicri takvimin hikmetlerinden biri olarak zikreder: Hiçbir bölge ve hiçbir nesil orucu sürekli en zor ya da en kolay mevsimde tutmaz. Böylece yükü ve kolaylığı bütün ümmet arasında adilce paylaşılmış olur.
Hicri yıl kaç gün sürer?
Hicri yıl 354 veya 355 gündür. Ay, dünya etrafındaki evrelerini ortalama 29 gün 12 saat 44 dakika civarında tamamlar. Bu yüzden hicri aylar 29 ya da 30 gün çeker ve hangi ayın kaç gün olacağı sabit değildir. On iki ayın toplamı normal yıllarda 354, bazı yıllarda 355 gün olur. Miladi takvimdeki gibi şubat ayına gün eklenerek güneş yılına uydurma yapılmaz. Câhiliye döneminde ayları kaydırmak için yapılan ekleme uygulaması (nesî) Kur’an’da yasaklanmıştır; bu yüzden hicri takvim saf ay takvimidir.
Hilalin çıplak gözle görülmesi şart mı?
Hayır, çağdaş fıkıh anlayışında şart değildir. Hadislerdeki “görme”nin amacı ayın başladığını kesin olarak bilmektir. Dürbün, teleskop gibi aletlerle görmek de görmedir. Günümüzde pek çok alim ve Diyanet’in de benimsediği görüş, hilalin dünyanın bir yerinde görülebilir olduğunun astronomik hesapla kesinleşmesini yeterli saymaktır. Klasik dönem alimleri ise aletler yaygın olmadığı için gözle görmeyi esas almıştır.
Ramazan’ın hangi gün başlayacağı yıllar öncesinden bilinebilir mi?
Evet, hesaba dayanan takvimlerde yıllar öncesinden bilinebilir. Ayın hareketleri çok hassas biçimde hesaplanabildiği için kavuşum anı ve hilalin görülebilir olup olmayacağı önceden tespit edilir. Diyanet de bu yüzden Ramazan ve bayram tarihlerini gösteren takvimleri yıllar önceden yayımlayabilmektedir. Gözle görmeyi (rüyeti) şart koşan ülkelerde ise kesin tarih ancak Şaban’ın 29. akşamı hilal gözlendikten sonra ilan edilir. Bu yüzden bazı ülkelerde Ramazan’ın başladığı gün bir gece önceden öğrenilir. Türkiye’de yaşayanlar, Diyanet’in ilan ettiği takvime güvenle uyabilir.
Teleskopla görülen hilal geçerli mi?
Evet, günümüz alimlerinin çoğunluğuna göre teleskop veya dürbünle görülen hilal geçerlidir. Alet, olmayan bir şeyi var etmez; gerçekte gökyüzünde bulunan hilali daha net gösterir. Bu yüzden aletle yapılan gözlem, çıplak gözle yapılan gözlemin yerini tutabilir. Ancak görüntünün gerçekten hilal olduğundan, uçak izi, bulut kenarı veya başka bir gök cismi olmadığından emin olunmalıdır.
Diyanet takvimine uyarak başladığım oruç sahih mi?
Evet, sahihtir. Yetkili dinî kurumun ilan ettiği takvime uyarak oruca başlayan kişi, üzerine düşeni yapmış olur. İslam hukukunda, ihtilaflı konularda devletin veya yetkili makamın verdiği karar ihtilafı kaldırır ve toplumu bağlar; bu kural “hâkimin hükmü ihtilafı kaldırır” şeklinde ifade edilir. Hesabın kullanılıp kullanılamayacağı konusunda âlimler arasında eski ve yeni görüşler bulunsa da, Türkiye’de Din İşleri Yüksek Kurulu’nun benimsediği yöntem geçerli bir içtihattır. Kişinin ayrıca hilal aramak zorunda olmadığını, toplumla birlikte oruç tutmanın da sünnetin gözettiği bir değer olduğunu unutmamak gerekir.
Kamerayla çekilen hilal fotoğrafı rüyet yerine geçer mi?
Güvenilir ve bilimsel yöntemle yapılmış bir görüntüleme, hilalin varlığını ispatlamada kullanılabilir. Özel filtreli kameralar hilali bazen gözün göremeyeceği koşullarda da yakalayabilir. Ancak dijital ortamda fotoğrafın düzenlenmesi mümkün olduğu için sosyal medyada dolaşan tek bir görüntüye dayanarak Ramazan veya bayrama karar verilmez. Bu konuda yetkili kurumların, Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ilanı esas alınır.
“Oruç, herkesin oruç tuttuğu gündür” hadisi ne anlatır?
Bu hadis, oruç ve bayramda toplumla birlikte hareket etmenin önemini anlatır. Tirmizî’nin rivayetine göre Peygamberimiz, orucun insanların oruç tuttuğu gün, bayramın da insanların bayram yaptığı gün olduğunu bildirmiştir. Âlimler bu sözden, tek başına farklı bir gün seçip toplumdan ayrılmanın doğru olmadığı sonucunu çıkarmıştır. Bu yüzden bir kişi kendi hesabına veya başka bir ülkenin ilanına dayanarak yaşadığı toplumdan farklı gün oruca başlamamalı, bayram da yapmamalıdır. Hadis, takvim konusunda birlik ve beraberliğin ibadetin bir parçası olduğunu hatırlatır.
Hilal gözetlemek farz mı, sünnet mi?
Klasik fıkıhta Ramazan ve Şevval hilalini gözetlemek Müslümanlar için farz-ı kifâye kabul edilmiştir; yani toplumdan bir kısmı bu işi yaparsa diğerlerinden sorumluluk düşer. Hz. Peygamber’in Şaban hilaline özen gösterdiği rivayet edilir. Günümüzde bu görev resmî kurumlar tarafından, astronomik hesaplar ve gözlemevleri aracılığıyla yerine getirildiği için bireylerin tek tek gözetleme yükümlülüğü yoktur; merak edip gözlem yapmak ise güzeldir.
İhtilâf-ı metâli’ ne demek?
Hilalin doğduğu ve görüldüğü yerlerin farklı olması demektir. Dünya yuvarlak olduğu için hilal bazı bölgelerde bir akşam görülebilirken, daha doğudaki bölgelerde aynı akşam görülemeyebilir. Fıkıhta tartışılan soru şudur: Bir yerde hilal görüldüğünde bu, uzak bölgeler için de geçerli midir? Hanefî âlimlerin çoğunluğuna göre matla farkı dikkate alınmaz; bir yerde sabit olan rüyet, haberi ulaşan her yeri bağlar. Şâfiîlerde ise uzak bölgeler için matla farkı muteberdir. Günümüzde takvim birliği tartışmaları büyük ölçüde bu meselenin üzerine kuruludur.
Şaban ayının başlangıcını takip etmek neden önemli?
Çünkü Ramazan’ın ne zaman başlayacağı Şaban’ın 29. günü belirlenir; Şaban’ın başı yanlış tespit edilirse bu gün de yanlış hesaplanır. Hz. Âişe, Hz. Peygamber’in Şaban’ı başka aylardan daha fazla takip ettiğini, hilal görülmezse Şaban’ı 30’a tamamlayıp oruca başladığını anlatır. Bu rivayet, ay başlarının dikkatle izlenmesinin sünnetteki yerini gösterir. Bugün takvimler önceden hazırlandığı için bu takip resmî kurumlarca yapılmaktadır.
Bulut yüzünden hilal görülemezse ne yapılır?
Hadiste bildirildiği üzere hava kapalı olup hilal görülemezse içinde bulunulan ay 30 güne tamamlanır. Şaban 30’a tamamlanınca ertesi gün Ramazan başlar; Ramazan 30’a tamamlanınca ertesi gün bayramdır. Bu kural, kimsenin şüpheyle oruca başlamaması veya şüpheyle bayram yapmaması için konmuştur. Günümüzde astronomik hesap sayesinde hilalin görülebilir olup olmadığı önceden bilindiğinden bulut sorunu takvime pek yansımaz.
Hanefî mezhebinde bir ülkede görülen hilal bütün dünyayı bağlar mı?
Hanefî mezhebinde tercih edilen görüşe göre evet, bağlar. Zâhirü’r-rivâye olarak bilinen görüşe göre matla farkı dikkate alınmaz; hilalin bir yerde şer’an sabit olması, haberin güvenilir yolla ulaştığı her yer için geçerlidir. Bazı Hanefî âlimler ise çok uzak bölgelerde matla farkının dikkate alınması gerektiğini söylemiştir. 2016 takvim birliği kararı da bu Hanefî görüşle uyumludur: Dünyanın bir yerinde hilal görülebilir olunca yeni ay herkes için başlar. Uygulamada kişi kendi başına değil, bulunduğu ülkenin yetkili kurumunun ilanına göre hareket etmelidir.
Bakara 189. ayetteki hilallerle ilgili soru ne anlatır?
Ayette sahabenin Hz. Peygamber’e hilalleri sorduğu, cevabında ise hilallerin “insanlar için vakit ölçüleri ve hac için belirlenmiş zamanlar” olduğu bildirilir. Ay’ın evreleri, herkesin gözüyle takip edebileceği doğal bir takvimdir. Oruç, hac, iddet, zekât yılı gibi pek çok ibadet ve hüküm bu kameri takvime bağlanmıştır. Ayet ayrıca soruların pratik faydaya yönelmesi gerektiğine de dikkat çeker.
Şâfiî mezhebine göre başka ülkede görülen hilal beni bağlar mı?
Şâfiî mezhebinde kural olarak hayır; uzak bölgelerde matla farkı muteberdir. Şâfiîlere göre hilal bir yerde görülünce, matla’ı aynı olan yakın bölgeler bu rüyete tabi olur; uzak bölgeler ise kendi rüyetlerine göre hareket eder. Bu görüşe, Şam’da Ramazan’a bir gün önce başlandığını öğrenen İbn Abbâs’ın Medine’de kendi rüyetlerine göre davrandığını anlatan rivayet delil gösterilir. Bununla birlikte Şâfiî bir kişi de devletin ilan ettiği takvime uyabilir; resmî ilan ihtilafı kaldırır ve toplumla birlikte oruç tutmak esastır.
Kur’an’da ayın menzillerinden bahsediliyor mu?
Evet. Yâsîn suresinde Ay için menziller takdir edildiği, sonunda eğri hurma dalı gibi incelip geri döndüğü bildirilir. Yûnus suresinde ise Ay’ın nur kılındığı ve yılların sayısı ile hesabın bilinmesi için menzillere ayrıldığı haber verilir. Bu ayetler, Ay’ın hareketlerinin düzenli ve hesaplanabilir olduğunu gösterir. Birçok çağdaş alim, astronomik hesabın meşruluğuna bu ayetleri de destek olarak gösterir.
Şam ile Medine’nin farklı günde oruca başladığı Küreyb rivayeti nedir?
Küreyb rivayeti, farklı bölgelerin farklı gün Ramazan’a başlayabileceğine delil gösterilen sahih bir haberdir. Küreyb, Şam’da hilalin cuma gecesi görüldüğünü ve halkın Muâviye ile birlikte oruca başladığını görür. Medine’ye döndüğünde İbn Abbâs, kendilerinin hilali cumartesi gecesi gördüklerini, orucu otuza tamamlayacaklarını ya da hilali görene kadar devam edeceklerini söyler ve Şam’ın rüyetiyle yetinmez. Şâfiîler bu rivayeti matla farkının delili sayar. Hanefîler ise bunun İbn Abbâs’ın kendi içtihadı olduğunu veya haberin tek kişiyle geldiğini belirterek farklı yorumlar.
Hilali görün hadisi varken takvim hesabı kullanmak sünnete aykırı mı?
Hayır, Diyanet’in benimsediği görüşe göre aykırı değildir. Peygamberimiz “Hilali görünce oruç tutun, görünce bayram yapın” buyurmuş, ardından ümmetinin yazıp hesap yapmayan bir ümmet olduğunu belirtmiştir. Günümüz âlimlerinin önemli bir kısmı, gözle görmeyi o günün şartlarındaki en güvenilir bilgi yolu olarak anlar; asıl amacın ayın girdiğini kesin bilmek olduğunu söyler. Bugün hilalin görülüp görülmeyeceği kesine yakın biçimde hesaplanabildiğine göre, hesap bu amaca hizmet eder. Bununla birlikte rüyeti şart koşan âlimler de vardır; bu ictihadî bir farktır.
İctimâdan kaç saat sonra hilal görülebilir?
Kesin bir süre yoktur; hilalin görülmesi yalnız ictimâdan geçen zamana değil, Ay’ın ufuktan yüksekliğine, Güneş’le arasındaki açıya, mevsime ve gözlem yerinin enlemine bağlıdır. Genel olarak çıplak gözle görmek için ictimâdan sonra en az 15-20 saatin geçmesi gerektiği, çoğu zaman bir günü bulan sürelerin gerektiği ifade edilir. Aletlerle daha erken görülebilir. Bu yüzden çağdaş kriterler süreden çok açı değerlerini esas alır.
“Hava bulutlu olursa onu takdir edin” hadisindeki takdir ne demek?
Bu ifade âlimlerce farklı yorumlanmıştır. Hadiste Peygamberimiz, hilal bulut sebebiyle görülmezse “onun için takdir edin” buyurmuştur. Başka rivayetlerde bu, “Şaban’ı otuza tamamlayın” şeklinde açıklanır; cumhur âlimler de takdiri ayı otuz güne tamamlamak olarak anlamıştır. Tâbiînden Mutarrif b. Abdullah ile Şâfiî âlimlerden İbn Süreyc gibi bazı isimler ise kelimenin hesapla belirlemeyi de içerebileceğini söylemiştir. Günümüzde hesabı kabul eden âlimler bu ikinci yoruma da dayanır. Tartışma, konunun baştan beri ictihada açık olduğunu gösterir.
Hilali yalnız bir kişi görürse Ramazan başlar mı?
Hanefî mezhebine göre hava kapalıysa Ramazan hilali için adaletli (güvenilir) tek bir Müslümanın şahitliği yeterlidir; çünkü bu, bir dinî haber niteliğindedir. Hava açıksa ve herkes baktığı hâlde yalnız bir kişi görüyorsa, yanılma ihtimali yüksek olduğundan kalabalık bir topluluğun şahitliği aranır. Hz. Peygamber’in bir bedevînin ve İbn Ömer’in haberiyle oruca başladığına dair rivayetler bu hükme dayanak gösterilir. Günümüzde karar yetkili kuruma aittir.
Avrupa’da camiler farklı günlerde Ramazan’a başlıyor; hangisine uymalıyım?
Yaşadığınız yerdeki Müslüman toplumun ve devam ettiğiniz cami cemaatinin genel olarak uyduğu takvime uymanız uygundur. Avrupa’da bazı kurumlar hesaba dayalı takvimi, bazıları Suudi Arabistan’ın ilanını, bazıları da yerel gözlemi esas alır. Bunların her biri âlimlerin savunduğu ictihadî bir yöntemdir ve hiçbirine uyan kişi günahkâr olmaz. Önemli olan keyfî seçim yapmamak, bir yöntemi benimseyip Ramazan’ın başını ve sonunu aynı yönteme göre belirlemektir. Başında bir takvime, sonunda başka bir takvime uyarak 28 veya 31 gün oruç tutma durumuna düşmemeye dikkat edilmelidir.
Bayram hilali için kaç şahit gerekir?
Hanefî mezhebine göre hava kapalıyken Şevval (bayram) hilali için güvenilir iki erkek veya bir erkek ile iki kadının şahitliği gerekir. Ramazan hilalinden daha fazla şahit aranmasının sebebi, bayramın orucu bırakmak anlamına gelmesi ve bu konuda ihtiyatlı olunmasıdır. Hava açıksa, Ramazan hilalinde olduğu gibi kalabalık bir topluluğun şahitliği gerekir. Şâfiî mezhebinde de Şevval için iki adil şahit şartı vardır.
Hilali gördüm ama şahitliğim kabul edilmedi; oruç tutmalı mıyım?
Hanefî mezhebine göre evet, Ramazan hilalini kendi gözüyle kesin olarak gören kişinin şahitliği reddedilse bile o gün oruç tutması gerekir. Bu orucu bozarsa kaza gerekir, fakat şüphe bulunduğu için kefaret gerekmez. Bayram hilalini tek başına gören kişi ise toplumla birlikte oruca devam eder, kendi başına bayram yapmaz. Ancak günümüzde hilal görüldüğü sanılan çoğu durum yanılma olduğundan kesin emin olmak şarttır.
Ramazan’ın başında bir takvime, sonunda başka bir takvime uyabilir miyim?
Hayır, bu doğru değildir. Hangi takvime göre oruca başladıysanız bayramı da aynı takvime göre yapmanız gerekir. Aksi hâlde kolayınıza gelene göre seçim yapmış olursunuz ve Ramazan’ı 28 gün gibi eksik ya da 31 gün gibi fazla tutma durumu doğabilir. Kameri ay 29 günden az olamaz; 28 gün tutan kişinin bir gün kaza etmesi gerekir. Bayram günü ise oruç tutmak haramdır. Bu karışıklıklardan korunmanın yolu, tek bir güvenilir kaynağı baştan sona esas almaktır.
Bayram hilalini tek başıma gördüm, ertesi gün oruç tutmayabilir miyim?
Hayır, Hanefî mezhebine göre Şevval hilalini tek başına gören ve şahitliği kabul edilmeyen kişi ertesi gün topluma uyarak oruç tutar. Bayram toplu bir ibadet ve sevinçtir; tek başına bayram yapmak fitneye ve orucu küçümsemeye yol açabilir. Bu konuda ihtiyat, oruca devam etmektir. Şâfiî mezhebinde ise böyle bir kişinin gizlice orucu açabileceği görüşü vardır; ancak Türkiye’de Diyanet’in ilan ettiği tarihe uymak esastır.
Eşim başka bir ülkenin takvimine göre oruca başladı; aile içinde farklı gün tutulur mu?
Aynı yerde yaşayan bir ailenin aynı takvime uyması en doğrusudur. Oruç ve bayram, toplumsal birlikteliği güçlendiren ibadetlerdir; aynı sofrada birinin oruçlu, diğerinin bayramda olması bu ruha uymaz. Aile, yaşadığı yerdeki yetkili kurumun veya devam ettiği caminin takvimini ortak kabul etmelidir. Yine de eşlerden biri farklı ama meşru bir yönteme uymuşsa bu kişi günahkâr sayılmaz; mesele tartışma ve kırgınlık konusu yapılmamalıdır. Bayram günü oruç tutmama ve 29 günden az oruç tutmama ilkelerine dikkat edilerek sakin bir şekilde ortak karar verilmelidir.
Kadının hilal şahitliği kabul edilir mi?
Evet. Hanefî mezhebine göre hava kapalıyken Ramazan hilalinde güvenilir bir kadının haberi de tek başına yeterlidir; çünkü bu bir dinî haberdir ve rivayet gibi kabul edilir. Şevval ve Zilhicce hilalinde ise mal ve hak şahitliklerindeki usule göre iki erkek veya bir erkek ile iki kadın aranmıştır. Günümüzde ay başları astronomik hesapla belirlendiği için bu ayrıntılar daha çok fıkıh tarihi açısından önem taşımaktadır.
Kendi hesabıma göre Ramazan’a herkesten bir gün önce başlayabilir miyim?
Hayır, bu uygun değildir. Ramazan’ın başı ve sonu kişisel kanaatle değil, yetkili kurumun ilanıyla belirlenir. Peygamberimiz Ramazan’dan bir veya iki gün önce “ihtiyaten” oruç tutmayı yasaklamış, orucun toplumun tuttuğu gün olduğunu bildirmiştir. Kişinin kendi hesabı yanlış olabilir; doğru olsa bile toplumdan ayrılmak fitne ve karışıklığa yol açar. Hanefîlerde, hilali tek başına gören ama şahitliği kabul edilmeyen kişi bile oruç tutar, fakat bayramı herkesle birlikte yapar. Bu, kişisel bilgiye rağmen topluluğun gözetildiğini gösterir.
Bedevînin hilal şahitliği hadisi sahih mi?
Bu rivayette bir bedevî Hz. Peygamber’e gelip hilali gördüğünü söyler; Peygamberimiz onun kelime-i şehadet getirdiğini teyit ettikten sonra Bilâl’e halka oruç tutmalarını duyurmasını emreder. Hadis Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî’de yer alır. Senedinde mürsel mi mevsul mü olduğu konusunda tartışma bulunduğundan bazı hadisçiler zayıflığına işaret etmiştir. İbn Ömer’in benzer haberiyle desteklendiği için fakihler tek kişinin Ramazan hilali şahitliğine delil olarak kullanmıştır.
Hicri takvimde gün akşamla mı başlar?
Evet, hicri takvimde gün güneşin batışıyla başlar. Hilal akşam görüldüğü için yeni ay da o akşamla girer; gece, gündüzünden önce gelir. Bu yüzden Ramazan’ın ilk gecesi, takvimde Ramazan’ın 1’i olarak yazılan günden önceki akşamdır ve ilk teravih o akşam kılınır. Aynı şekilde kandil geceleri de takvimdeki tarihin bir önceki akşamına denk gelir. Oruç ise gündüz ibadeti olduğu için imsaktan güneş batışına kadar sürer. Bu farkı bilmek, dinî günlerin takvimdeki gösterimini doğru anlamayı kolaylaştırır.
Hilal haberi gün ortasında gelirse o günün orucu ne olur?
Şaban’ın 30’u sanılan günün aslında Ramazan olduğu haberi gündüz ulaşırsa, Hanefî mezhebine göre henüz bir şey yiyip içmemiş kişi zevâlden (öğle vaktinin yaklaşık bir saat öncesinden) önce ise hemen Ramazan orucuna niyet eder ve orucu geçerli olur. Bu vakit geçmişse veya bir şey yemişse, o günün geri kalanını Ramazan’a saygı için yemeden geçirir ve sonra o günü kaza eder. Haberin sonradan geldiği durumlarda kefaret gerekmez.
Takvimde kandil yazan günün gecesi mi, önceki akşam mı kandildir?
Kandil, takvimde kandil olarak gösterilen günü önceki akşamdan itibaren kapsar; ancak takvimler bunu genellikle açıkça belirtir. Hicri günde gece gündüzden önce geldiği için, örneğin Recep’in 27. gecesi, 27. günün öncesindeki akşamdır. Diyanet’in dinî günler takviminde kandiller genellikle o akşamın miladi tarihiyle, “… Kandili” diye yazılır. Karışıklığı önlemek için takvimdeki açıklamaya bakmak, emin olunamıyorsa bulunduğunuz yerin müftülüğüne veya Alo 190 hattına sormak en pratik yoldur. Kandil gecelerinin kendisine özgü bir farz ibadeti yoktur; kaçırılan bir gece için kaza gerekmez.
Bayram olduğu haberi öğleden sonra gelirse ne yapılır?
O gün bayram olduğu anlaşıldığı anda oruç bozulur, çünkü bayram günü oruç tutmak haramdır. Hz. Peygamber döneminde bir kafilenin önceki akşam hilali gördüğünü gün içinde haber vermesi üzerine Peygamberimiz halka oruçlarını açmalarını, bayram namazına ise ertesi sabah çıkmalarını emretmiştir. Hanefî mezhebine göre de namaz vakti geçmişse Ramazan Bayramı namazı ertesi gün kılınabilir.
Hicri takvimi kim başlattı, neden hicret esas alındı?
Hicri takvim, Hz. Ömer’in halifeliği döneminde, sahabenin istişaresiyle resmî takvim olarak kabul edildi. Devlet yazışmalarında tarih karışıklığı yaşanması üzerine ortak bir başlangıç noktası arandı. Peygamberimizin doğumu, peygamberliği ve vefatı gibi seçenekler konuşuldu; sonunda Hz. Ali’nin de desteklediği görüşle hicret yılı başlangıç kabul edildi. Çünkü hicret, hak ile bâtılın ayrıldığı ve İslam toplumunun kurulduğu dönüm noktasıydı. Yılın ilk ayı olarak da Muharrem benimsendi. Hicri takvimin ilk günü, miladi 622 yılının temmuz ayına denk gelir.
Hicri ayların isimleri nelerdir, Ramazan kaçıncı aydır?
Ramazan, hicri takvimin dokuzuncu ayıdır. Hicri aylar sırasıyla şunlardır:
- Muharrem
- Safer
- Rebîülevvel
- Rebîülâhir
- Cemâziyelevvel
- Cemâziyelâhir
- Recep
- Şaban
- Ramazan
- Şevval
- Zilkade
- Zilhicce
Bunlardan Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep “haram aylar” olarak anılır. Recep, Şaban ve Ramazan halk arasında “üç aylar” diye bilinir. Ramazan Bayramı Şevval’in ilk üç günü, Kurban Bayramı ise Zilhicce’nin 10-13. günleridir.
Ramazan’a bir gün geç başlandığı sonradan anlaşılırsa ne yapılır?
Kaçırılan gün sonradan kaza edilir. Örneğin Ramazan 29 gün tutulduktan sonra ayın aslında bir gün önce başladığı ve oruçların 28’de kaldığı anlaşılırsa, eksik gün kaza edilir; çünkü kameri ay 29 günden az olamaz. Bu durumda kişiye günah yoktur, çünkü resmî ilana uyarak hareket etmiştir. Kefaret de gerekmez. Günümüzde önceden hazırlanan takvimler sayesinde bu tür durumlar oldukça nadirdir.
Astronomideki “yeni ay” ile hilal aynı şey mi?
Hayır, aynı şey değildir. Astronomide “yeni ay” veya kavuşum (içtima), ayın dünya ile güneş arasına girdiği andır; bu anda ay görünmez. Hilal ise kavuşumdan bir süre sonra, ayın güneşten yeterince uzaklaşmasıyla gün batımından sonra batı ufkunda görünen ince ay parçasıdır. Kavuşumdan hemen sonra hilal genellikle gözle görülemez; görülebilmesi için birkaç saat, çoğu zaman bir günü aşan bir süre geçmesi gerekir. Dinî takvimlerde esas alınan kavuşum anı değil, hilalin görülebilir hâle gelmesidir.
Ramazan 28 gün veya 31 gün olabilir mi?
Hayır. Kameri ay en az 29, en çok 30 gündür. Hz. Peygamber elleriyle işaret ederek ayın bazen 29, bazen 30 gün olduğunu göstermiştir. Bir yerde oruç 28 gün tutulmuşsa bu, ayın başlangıcında bir hata yapıldığını gösterir ve eksik gün kaza edilir. Yolculuk nedeniyle 31 güne ulaşan kişi ise bulunduğu yerin bayramına uyar, fazladan tuttuğu gün bayram gününe denk gelmez.
Bir kameri ay tam olarak kaç gündür?
Ortalama bir kameri ay (iki yeni ay arası) yaklaşık 29 gün 12 saat 44 dakikadır. Bu süre küsuratlı olduğu için takvimde aylar 29 veya 30 gün olarak sıralanır. Bir kameri yıl yaklaşık 354-355 gündür ve güneş yılından 10-11 gün kısadır. Bu nedenle Ramazan ve bayramlar her yıl miladi takvimde yaklaşık 11 gün geriye kayar ve yaklaşık 33 yılda bütün mevsimleri dolaşır.
Kavuşum gerçekleşir gerçekleşmez Ramazan başlamış olur mu?
Hayır, sadece kavuşumun gerçekleşmesi yeterli görülmez. Hadislerde orucun hilalin görülmesine bağlanması, ayın yeni başlamasının değil, hilalin görülebilir olmasının ölçü alındığını gösterir. Bu yüzden 1978 ve 2016 İstanbul toplantılarında da yalnızca kavuşum değil, hilalin gün batımında ufuktan belli yükseklikte ve güneşten belli uzaklıkta olması şartı aranmıştır. Bazı ülkelerde sadece kavuşumu esas alan takvimler kullanılsa da bu yöntem âlimlerin çoğunluğu tarafından yeterli bulunmaz. Türkiye’de Diyanet’in takvimi, görülebilirlik şartına dayanır.
Bir miladi yılda iki kez Ramazan’a girilebilir mi?
Evet, yaklaşık 33 yılda bir böyle bir durum yaşanır. Hicri yıl güneş yılından 11 gün kadar kısa olduğu için Ramazan ocak ayının başına denk geldiğinde, bir sonraki Ramazan aynı miladi yılın aralık ayının sonunda başlayabilir. Hesaplamalara göre 2030 yılında böyle bir durum beklenmektedir; ocak başında ve aralık sonunda iki ayrı Ramazan başlangıcı olacaktır. Bu, dinî açıdan hiçbir farklılık doğurmaz: Her Ramazan ayrı bir hicri yılın Ramazan’ıdır ve her biri için ayrı ayrı oruç, fitre ve teravih yükümlülüğü vardır.
Hilal kalın görünüyorsa ay dün başlamış mı demektir?
Hayır, hilalin büyük veya yüksek görünmesi ayın bir gün önce başladığına delil değildir. Hz. Peygamber’den gelen bir rivayette, ay başlarına yakın hilallerin büyük görünmesi kıyamet alametleri arasında zikredilir ve ayın, görüldüğü gecenin ayı olduğu bildirilir. Astronomik olarak da hilalin kalınlığı mevsime, enleme ve ictimâdan geçen süreye göre değişir. Bu nedenle görünüşe göre gün tahmini yapılmaz.
Hilali görünce parmakla işaret etmek mekruh mu?
Bazı fıkıh kitaplarında cahiliye adetlerine benzediği gerekçesiyle hilale parmakla işaret etmenin mekruh olduğu yazılmıştır. Ancak bu konuda Hz. Peygamber’den açık bir yasak sabit değildir. Bir kişiye hilalin yerini göstermek amacıyla işaret etmekte sakınca yoktur. Önemli olan, hilale bir kutsallık atfetmeden onu yaratan Allah’ı anmak ve dua etmektir. Hilale tapınma veya uğur sayma gibi inanışlardan kaçınılmalıdır.
Ramazan Bayramı ile Kurban Bayramı arasında kaç gün vardır?
İki bayramın ilk günleri arasında yaklaşık 69-70 gün vardır. Ramazan Bayramı Şevval ayının birinci günü, Kurban Bayramı ise Zilhicce ayının onuncu günü başlar. Arada Şevval ve Zilkade ayları bulunur; bu ayların 29 veya 30 gün çekmesine göre fark bir iki gün değişebilir. Miladi takvimde her iki bayram da her yıl yaklaşık 11 gün öne kaydığı için aralarındaki mesafe hemen hemen aynı kalır. Bu sayede Ramazan Bayramı tarihi bilinen bir yılda Kurban Bayramı’nın da kabaca ne zaman olacağı tahmin edilebilir.
Her ayın hilali görüldüğünde okunan bir dua var mı?
Evet. Hz. Peygamber yeni hilali görünce Allah’tan o ayın bereket, iman, esenlik ve İslam üzere gelmesini dilediği, ardından “Rabbim ve Rabbin Allah’tır” dediği rivayet edilir. Bu dua yalnız Ramazan’a özel değildir; her kameri ayın başında okunabilir. Tirmizî rivayeti hasen kabul edilmiştir. Duanın anlamı, zamanın da Allah’ın bir nimeti olduğunu ve yeni ayın hayırla karşılanmasını dilemeyi hatırlatır.
Resmî bayram tatili ile dinî bayram günleri aynı şey mi?
Hayır, aynı şey değildir. Dinî bayram günleri hicri takvime göre belirlenir: Ramazan Bayramı üç, Kurban Bayramı dört gündür. Resmî tatil ise devletin çıkardığı düzenlemeye göre belirlenir; arefe günleri öğleden sonra yarım gün tatil sayılır ve bazı yıllarda araya giren iş günleriyle tatil uzatılabilir. Tatilin dokuz güne çıkarılması, bayramın dinen dokuz gün olduğu anlamına gelmez. Örneğin bayram namazı yalnızca bayramın birinci günü kılınır; kurban ise bayramın dördüncü günü güneş batmadan önce kesilmiş olmalıdır.
Telefonumdaki uygulama Ramazan’ı farklı bir günde gösteriyor; hangisine inanmalıyım?
Türkiye’de yaşıyorsanız Diyanet İşleri Başkanlığı’nın resmî takvimine uymalısınız. Birçok uygulama varsayılan olarak Suudi Arabistan’ın Ümmü’l-Kurâ takvimini, bazıları da farklı hesaplama yöntemlerini kullanır. Bu yüzden bir günlük farklar görülmesi olağandır. Uygulamanın ayarlarında hesaplama yöntemi veya hicri tarih düzeltmesi seçeneği varsa “Diyanet” ya da yaşadığınız ülkenin resmî yöntemi seçilebilir. En güvenli yol, Diyanet’in resmî internet sitesini veya mobil uygulamasını kullanmaktır. Tereddüt hâlinde Alo 190 hattından bilgi alınabilir.
Türkiye’de hilal gözlemi kim tarafından yapılır?
Türkiye’de kameri ay başları, Diyanet İşleri Başkanlığı Astronomi ve Takvim birimince astronomik hesaplarla belirlenir ve takvimler yıllar öncesinden hazırlanır. Gerektiğinde üniversitelerin rasathaneleri ve gözlemevleriyle de iş birliği yapılır. Karar, Din İşleri Yüksek Kurulu’nun benimsediği uluslararası kriterlere dayanır. Vatandaşların ayrıca hilal gözetleyip karar vermesine gerek yoktur; ilan edilen tarihlere uymak birliğin korunması açısından önemlidir.
Klasik dönemde astronomik hesabı kabul eden alimler var mıydı?
Evet, azınlıkta olsalar da vardı. Tâbiîn neslinden Mutarrif b. Abdullah, Şâfiî fakih İbn Süreyc ve bazı Hanefî alimlerin, hilal görülemediğinde hesaba başvurulabileceğini söylediği nakledilir. Takıyyüddin es-Sübkî ise hesap hilalin görülmesinin imkânsız olduğunu kesin olarak gösteriyorsa şahitliğin reddedileceğini savunmuştur. Çoğunluk ise o dönem hesabın kesin sayılmaması nedeniyle rüyete dayanmıştır.
Ümmü’l-Kurâ takvimi nedir?
Ümmü’l-Kurâ, Suudi Arabistan’ın resmî işlerde kullandığı, hesaba dayanan hicri takvimdir. Adını Mekke’nin Kur’an’daki sıfatlarından biri olan “Ümmü’l-Kurâ”dan (şehirlerin anası) alır. Bu takvim resmî yazışmalar, maaşlar ve günlük işler için kullanılır. Ancak Suudi Arabistan’da Ramazan’ın başı, Ramazan Bayramı ve Arefe günü gibi dinî günler, çoğunlukla hilal gözlemine dayanan ayrı bir ilanla belirlenir. Bu yüzden Ümmü’l-Kurâ takvimi ile ilan edilen dinî günler arasında zaman zaman bir günlük fark oluşabilir.
Astronomik olarak imkânsızken hilali gördüğünü söyleyenin şahitliği kabul edilir mi?
Hayır, çağdaş alimlerin büyük çoğunluğuna göre kabul edilmez. Hesap, o akşam Ay’ın ictimâ öncesinde olduğunu, güneşten önce battığını veya görülemeyecek kadar alçak olduğunu kesin olarak gösteriyorsa, hilal gördüğünü söyleyen kişinin yanıldığı anlaşılır. Kasıtlı yalan olmasa da başka bir cisim, ışık veya bulut kenarı hilal sanılmış olabilir. Sübkî gibi klasik alimler de bu görüşü savunmuştur.
İnternetteki hicri-miladi tarih çeviricilerine güvenilir mi?
Genel bilgi için kullanılabilir, fakat dinî günler için tek başına güvenilir değildir. Bu araçların çoğu ya ortalama gün sayısına dayanan sabit bir aritmetik takvimi ya da belli bir ülkenin takvimini kullanır. Bu yüzden sonuçlar bir gün şaşabilir. Tarihî bir olayın yaklaşık hicri tarihini bulmak için yeterli olabilirler. Ancak Ramazan’ın başı, bayram, kandil veya Arefe gibi ibadete bağlı günler söz konusu olduğunda, yaşadığınız ülkenin yetkili dinî kurumunun ilan ettiği takvim esas alınmalıdır.
Hilal zannedilen şey başka ne olabilir?
Gün batımında ufukta hilal sanılabilecek pek çok şey vardır: Güneş’in aydınlattığı ince bulut kenarları, uçak izleri, parlak bir gezegen (özellikle Venüs), uzaktaki ışıklar veya göz yanılmaları. Deneyimsiz gözlemcilerin, hilalin astronomik olarak henüz görülemeyeceği akşamlarda “gördüm” demesinin başlıca sebebi budur. Bu yüzden hilal gözlemi bilgili kişilerce, doğru yöne ve doğru saatte, hesapla desteklenerek yapılmalıdır.
Suudi Arabistan Ramazan’ın başlangıcını nasıl belirliyor?
Suudi Arabistan dinî günlerde genellikle hilal gözlemini (rüyeti) esas alır. Şaban’ın 29. akşamı hilal gözlemi yapılır; güvenilir şahitlerin hilali gördüğü bildirilirse yetkili kurul ertesi günü Ramazan’ın başlangıcı olarak ilan eder. Hilal görülmezse Şaban otuza tamamlanır. Zaman zaman astronomların hilalin görülmesinin mümkün olmadığını söylediği akşamlarda bile şahitliklerin kabul edildiği tartışmaları yaşanmıştır. Bu yöntem, âlimlerin savunduğu meşru bir ictihaddır. Türkiye’nin hesaba dayalı takvimiyle arasında bir günlük fark doğması bu yöntem farkından kaynaklanır.
Arefe günü Türkiye ile Suudi Arabistan’da farklıysa arefe orucunu hangi gün tutmalıyım?
Yaşadığınız ülkenin takvimine göre Zilhicce’nin dokuzuncu günü tutmanız uygundur. Arefe orucu, hacıların Arafat’ta bulunduğu anla değil, bulunduğunuz yerin takvimindeki Zilhicce’nin 9’uyla ilişkilidir. Âlimlerin bir kısmı Arafat vakfesinin yapıldığı günde tutmayı tercih etse de, bir sonraki günün kendi ülkenizde bayram olması ihtimalini gözetmek gerekir; bayram günü oruç tutmak haramdır. Bu nedenle Türkiye’de yaşayanlar Diyanet takvimindeki arefe gününde oruç tutar. Arefe orucu nafile olduğu için tereddüt hâlinde tutmamanın da bir sakıncası yoktur.
Hilal gözlemi için en uygun yer neresidir?
Batı ufku tamamen açık, yüksek ve ışık kirliliğinden uzak yerler en uygundur. Deniz kıyısı, tepe, dağ yamacı veya şehrin dışında açık araziler tercih edilir. Hava kirliliği, pus ve nem ufka yakın hilalin görülmesini zorlaştırır. Gözlemden önce o akşam Ay’ın batış saati ve konumu astronomi uygulamalarından öğrenilirse doğru yöne bakmak kolaylaşır. Dinî bir yükümlülük olmasa da hilal gözlemi, Allah’ın kâinattaki düzenini tefekkür için güzel bir fırsattır.
Hilal ararken dürbünle güneşe bakmak tehlikeli mi?
Evet, çok tehlikelidir. Yeni hilal güneşe çok yakın olduğundan onu ararken dürbün veya teleskop yanlışlıkla güneşe çevrilirse gözde kalıcı hasar ve körlük oluşabilir. Bu yüzden optik aletler ancak güneş ufkun altına tamamen indikten sonra kullanılmalıdır. Güneş ufuktayken çıplak gözle de uzun süre bakılmamalıdır. Kendine zarar vermek dinen de yasaktır; hilal gözlemi yaparken göz sağlığına özen gösterilmelidir.
Kadir gecesi farklı ülkelerde farklı gecelere denk gelirse hangisi doğrudur?
Her Müslüman için doğru olan, kendi bulunduğu yerin takvimine göre gelen gecedir. Kadir gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bildirilmemiştir; hadislerde Ramazan’ın son on gecesinde, özellikle tek gecelerinde aranması tavsiye edilir. Türkiye’de 27. gece Kadir gecesi olarak ihya edilmesi bir gelenektir ve bu gece de güçlü ihtimaller arasındadır. Takvim farkları yüzünden kaygıya kapılmak yerine son on gecenin tamamını, en azından tek gecelerini ibadetle değerlendirmek en güzel yoldur. Böylece Kadir gecesinin hangi geceye denk gelirse gelsin ihya edilmiş olması umulur.
Dünyada Ramazan Bayramı neden bazen üç farklı günde kutlanıyor?
Bunun sebebi ülkelerin farklı yöntemler kullanmasıdır. Bir kısım ülke hesaba dayalı takvimi, bir kısmı Suudi Arabistan’ın ilanını, bir kısmı da kendi topraklarında yapılan gözlemi esas alır. Gözleme dayanan yerlerde hava durumu ve hilalin ufuktaki konumu da sonuca etki eder. Bu yüzden aynı yıl bazı ülkelerde bayram bir gün, bazılarında ertesi gün, bazılarında ise daha sonraki gün kutlanabilir. Takvim birliği çalışmaları bu dağınıklığı azaltmayı amaçlar. Her mümin, kendi ülkesinin yetkili kurumunun ilanına uyduğunda ibadetini doğru yapmış olur.
Zilhicce hilali Arefe ve Kurban Bayramı tarihini nasıl belirler?
Zilhicce ayının başlangıcı hilalle belirlenir; Arefe günü Zilhicce’nin 9’u, Kurban Bayramı’nın ilk günü ise 10’udur. Bu yüzden Zilhicce hilalinin bir gün farklı tespit edilmesi Arefe ve bayram tarihini de değiştirir. Hac ibadeti Suudi Arabistan’ın ilan ettiği tarihe göre yapılır. Türkiye’de ise Kurban Bayramı Diyanet’in takvimine göre kutlanır ve çoğu yıl hac takvimiyle aynı güne denk gelir.
Bayramların farklı günlerde olması ümmet birliğine zarar verir mi?
Görüntü olarak bir dağınıklık hissi verse de, bu farklılık ibadetlerin geçerliliğine zarar vermez. Her biri meşru bir ictihada dayanan yöntemlerle belirlenen tarihlere uyan Müslümanlar ibadetlerini doğru yapmış olur. Bununla birlikte özellikle aynı şehirde, hatta aynı ailede farklı günlerde bayram yapılması toplumsal hayatta üzücü tablolar doğurabilir. 1978 ve 2016 İstanbul toplantıları, bu sorunu gidermek için yapılmış çalışmalardır. Birlik, önce yaşanan yerde ortak takvime uymakla başlar; tartışmalar ise kırıcılıktan uzak, ilmî bir üslupla yürütülmelidir.
Hilal İslam’ın dinî bir sembolü mü?
Hayır, hilal dinî bir hüküm veya ibadetle ilgili bir sembol değildir. Hz. Peygamber ve sahabe döneminde hilalin sembol olarak kullanıldığına dair bir bilgi yoktur. Hilal, zamanla özellikle Osmanlı döneminde bayrak, cami âlemi ve mimari süslemelerde yaygınlaşarak Müslüman kültürünün simgesi hâline gelmiştir. Dinde hilalin önemi, kameri takvimin ve ibadet vakitlerinin belirlenmesindeki rolünden kaynaklanır.
Ay tutulması ile hilal aynı şey mi?
Hayır. Hilal, yeni ay döneminde Ay’ın ince bir kavis olarak görünmesidir; ay tutulması ise dolunay zamanında Dünya’nın gölgesinin Ay’ın üzerine düşmesidir. Ay tutulması her zaman kameri ayın ortasına, yaklaşık 14-15. günlere denk gelir ve ay başlarıyla ilgili değildir. Tutulma sırasında sünnet olan husûf namazı, dua ve sadakadır. Tutulmanın Ramazan’ın başlangıcına veya orucun geçerliliğine bir etkisi yoktur.
Devletin ilan ettiği Ramazan tarihine uymak zorunlu mu?
Fıkıh âlimlerinin genel kanaatine göre, yetkili makamın ilanına uymak gerekir. Hilalin sabit olup olmadığına karar verme yetkisi, klasik dönemde kadıya veya devletin görevlendirdiği kişilere aitti. “Hâkimin hükmü ihtilafı kaldırır” kuralı gereği, ictihadî bir meselede yetkili makam bir görüşü tercih edince toplum bu tercihe uyar. Türkiye’de bu görevi Diyanet İşleri Başkanlığı üstlenmiştir. Bu uyum, kişinin kendi görüşünün yanlış olduğunu kabul etmesi anlamına gelmez; toplumun birlikte oruç tutup bayram yapması için gereklidir.
Diyanet Ramazan’ın başlangıcını ne zaman ilan ediyor?
Diyanet’in dinî günler takvimi, hesaba dayandığı için yıllar önceden hazırlanır ve kamuoyuyla paylaşılır. Ramazan yaklaştığında Başkanlık ayrıca bir duyuru yaparak ayın hangi gün başlayacağını, ilk teravihin ve ilk sahurun hangi gece olacağını hatırlatır. Bu nedenle Türkiye’de Ramazan’ın başı için son dakikaya kadar beklemek gerekmez. İmsak ve iftar saatlerini gösteren imsakiyeler de il ve ilçelere göre önceden yayımlanır. Güncel bilgi için Diyanet’in resmî internet sitesi, mobil uygulaması veya Alo 190 hattı kullanılabilir.
Güneş tutulması olan gün yeni ay başlamış olur mu?
Hayır, doğrudan olmaz. Güneş tutulması, ictimâ anında Ay’ın Güneş’in önünden geçmesiyle olur; yani tutulma, kavuşumun gerçekleştiğinin açık bir göstergesidir. Ancak fıkhen yeni ayın başlaması için hilalin görülmesi veya görülebilir olması gerekir; bu ise genellikle tutulmadan sonraki akşam veya bir sonraki akşam mümkün olur. Hz. Peygamber, tutulmaların Allah’ın ayetlerinden olduğunu ve kimsenin ölümü veya doğumu için olmadığını bildirmiştir.
Hilal görülünce top atmak veya kutlama yapmak dinen uygun mu?
Evet, israf ve rahatsızlık içermediği sürece uygundur. Hilalin görüldüğünü topluma duyurmak Hz. Peygamber döneminde Bilâl’in halka ilan etmesiyle başlamıştır. Sonraki dönemlerde top atışı, kandil yakma, mahya kurma gibi geleneklerle Ramazan’ın gelişi sevinçle karşılanmıştır. Bu uygulamalar ibadet değil, güzel örflerdir. Havai fişek gibi çevreye zarar veren veya insanları korkutan yöntemlerden kaçınılmalıdır.
Türkiye’nin doğusunda ve batısında Ramazan farklı günlerde mi başlar?
Hayır, Türkiye’nin her yerinde Ramazan aynı gün başlar. Değişen, sadece günlük imsak ve iftar saatleridir. Doğu illerinde güneş daha erken doğup battığı için imsak ve iftar vakitleri batıdaki illere göre bir saati aşan farkla daha erkendir. Bu yüzden her il ve ilçe için ayrı imsakiye hazırlanır. Ramazan’ın başlangıç günü ise ülke genelinde tek bir takvimle belirlenir. Bu uygulama, Hanefî mezhebindeki matla farkını dikkate almama görüşüyle ve takvim birliği ilkesiyle de uyumludur.
Hilal görülmeden bir iki gün önce ihtiyaten oruca başlamak doğru mu?
Hayır, doğru değildir. Hz. Peygamber, âdet olarak zaten oruç tutan kimse dışında Ramazan’dan bir veya iki gün önce oruç tutarak Ramazan’ı karşılamayı yasaklamıştır. Bunun hikmeti, farz oruçla nafile oruç arasındaki sınırın korunması ve ibadete kişisel eklemeler yapılmamasıdır. Ramazan, hilal veya resmî takvimle kesinleştiğinde başlar. Kaza veya adak orucu olanlar bu günlerde tutabilir.
Türkiye’de kimse hilali görmediği hâlde Ramazan nasıl başlıyor?
Türkiye’de Ramazan, hilalin gözle görülmesine değil, dünyanın bir yerinde görülebilir olduğunun hesapla tespit edilmesine göre başlar. Diyanet’in benimsediği görüşe göre hadislerdeki “görme” emri, ayın girdiğini güvenilir biçimde bilmenin o dönemdeki yoluydu. Bugün astronomi hilalin nerede ve ne zaman görülebileceğini yüksek doğrulukla bildirebildiği için, bu bilgi gözle görmenin yerine kullanılabilir. Ayrıca Hanefî görüşe göre hilalin dünyanın başka bir bölgesinde görülebilmesi de yeterlidir. Dolayısıyla ülkede fiilen hilal gözlenmemiş olması, takvime göre başlayan orucun geçerliliğini etkilemez.
Biri hilali gördüğünü söylerse Türkiye’deki takvim değişir mi?
Hayır, Türkiye’de ilan edilmiş takvim bireysel şahitlikle değişmez. Diyanet’in takvimi, astronomik olarak hilalin görülebilirliği esasına göre hazırlanır. Hesaba göre görülmesi mümkün olmayan bir akşam hilalin görüldüğü iddia edilirse, bu genellikle bir yanılgı olarak değerlendirilir; bulut, gezegen veya ışık yansımaları hilalle karıştırılabilir. Hilali gördüğüne gerçekten kanaat getiren kişi Hanefî mezhebine göre o gün kendisi oruç tutabilir, fakat bayramı herkesle birlikte yapar ve bu kanaatini toplumu karıştıracak şekilde yaymaz. Tereddüdü olanlar müftülüğe danışabilir.
Hilalin uçları hangi yöne bakar?
Yeni hilalin aydınlık, dışbükey kenarı her zaman güneşin battığı tarafa, yani batıya ve aşağıya dönüktür; uçları ise güneşten uzağa, yukarıya ve doğuya doğru bakar. Çünkü Ay’ın aydınlık yüzü, ışığı aldığı Güneş’e dönüktür. Bu özellik, gözlemcinin gördüğü şeyin gerçekten hilal olup olmadığını anlamasına yardımcı olur. Uçları güneşe dönük bir “hilal” görüldüğünü söylemek, büyük ihtimalle bir yanılgıya işaret eder.
Ay kaç gece “hilal” diye anılır, sonra ne denir?
Arap dilinde Ay, genellikle ayın ilk iki-üç gecesi ve son gecelerinde ince kavis hâlindeyken “hilal” diye anılır. Sonraki gecelerde genel olarak “kamer” denir. Ayın 14. gecesine yakın tam yuvarlak görünen Ay’a ise “bedir” (dolunay) adı verilir. Eyyâm-ı bîd denen 13, 14 ve 15. günler bu dolunay dönemine denk gelir. Kur’an’da hem “ehille” (hilaller) hem de “kamer” kelimeleri geçer.
Hesapla hazırlanan takvim yanılabilir mi, yanılırsa orucum ne olur?
Ayın konumuna ilişkin astronomik hesaplar son derece hassastır; yanılma payı dakikalar mertebesindedir. Tartışmalı olan hesabın kendisi değil, hilalin “görülebilir” sayılması için hangi ölçütün kullanılacağıdır. Farklı ölçütler bazen bir günlük farka yol açabilir. Yetkili kurumun ilanına uyarak oruç tutan kişi, sonradan başka bir değerlendirme yapılsa bile ibadetini doğru yapmış sayılır; çünkü mükellef, gücü yettiği ölçüde güvenilir bilgiye uymakla sorumludur. Yalnızca ay 29 günden kısa tutulmuş olursa eksik gün kaza edilir.
Hilali görmek bazı mevsimlerde neden daha zordur?
Çünkü Ay’ın gün batımında ufka göre konumu mevsime ve enleme göre değişir. Kuzey yarımkürede ilkbaharda Ay’ın yörüngesi akşam ufkuyla daha dik bir açı yapar; hilal daha yüksekte kalır ve kolay görülür. Sonbaharda ise bu açı daralır; aynı yaştaki hilal ufka yakın kalıp alacakaranlıkta kaybolur. Pus, nem ve toz da görüşü zorlaştırır. Bu yüzden hilal gözleminde yalnız ictimâdan geçen süre değil, bu şartlar da hesaba katılır.
Takvime bakarak bu yıl Ramazan’ın 29 mu 30 mu çekeceğini önceden bilebilir miyim?
Evet, Türkiye’de Diyanet takvimine bakarak önceden bilebilirsiniz. Takvimde Ramazan’ın ilk günü ile Ramazan Bayramı’nın ilk günü gösterildiğinden, aradaki gün sayısı ayın kaç gün çekeceğini de ortaya koyar. Hesaba dayalı takvimlerde bu, yıllar önceden bellidir. Hilal gözlemini esas alan ülkelerde ise ayın 29 mu 30 mu olacağı ancak Ramazan’ın 29. akşamı yapılan gözlemle anlaşılır. Her iki durumda da Ramazan’ı eksiksiz tamamlamış sayılırsınız; 29 gün çeken bir Ramazan’da tutulan oruç, 30 gün çekende tutulandan sevap bakımından eksik değildir.
Türkiye’de oruca başladım, bayramdan önce gittiğim ülke bir gün sonra bayram yapıyor; 31. günü tutmalı mıyım?
Evet, bulunduğunuz ülkede o gün Ramazan olduğu için onlarla birlikte oruç tutmanız uygundur. Âlimlerin çoğunluğuna göre yolculuk yapan kişi, bulunduğu yerin halkının oruç ve bayramına tabi olur. Bu durumda kişi 31 gün oruç tutmuş olur; fazla tutulan gün için bir sakınca yoktur ve bu onun için sevap vesilesidir. Ancak sefer mesafesinde yolculuk yapan biri yolcu ruhsatını kullanarak o günü tutmayıp sonra kaza da edebilir. Önemli olan bayram yapılan bir yerde oruç tutmamak ve 29 günden az oruç tutmamaktır. Kesin hüküm için müftülüğe danışılabilir.
Yeni hilal neden çoğu zaman önce batıdaki ülkelerde görülür?
Çünkü güneş, doğudaki ülkelerde daha önce batar. Batıya gidildikçe gün batımı saatler sonra gerçekleşir ve bu sürede Ay, Güneş’ten biraz daha uzaklaşıp ufkun üzerinde daha yüksekte kalır. Bu yüzden aynı akşam Asya’da görülemeyen hilal, Afrika’nın batısında veya Amerika kıtasında görülebilir. Takvim birliği kriterlerinin “dünyanın herhangi bir yerinde” görülebilirliği esas alması bu farkı gidermek içindir.
Bazı ülkelerdeki “hilal komitesi” nedir?
Hilal komitesi, özellikle ay başlarını gözlemle belirleyen ülkelerde, alimler, astronomlar ve yetkililerden oluşan bir kuruldur. Ayın 29. akşamı farklı bölgelerden gelen hilal görme bildirimlerini toplar, şahitleri dinler, gerekirse astronomik verilerle karşılaştırır ve Ramazan ya da bayramın başladığını ilan eder. Türkiye’de ise ay başları önceden astronomik hesapla belirlendiği için böyle bir gece toplantısına gerek duyulmaz; takvim Diyanet tarafından önceden yayımlanır.
Kışa denk gelen kısa Ramazan günlerinde oruç sevabı daha mı azdır?
Hayır, oruç Allah’ın emrettiği şekilde tutulduğu sürece mevsimi ne olursa olsun farz yerine gelir ve sevabı Allah katındadır. Bir kudsî hadiste orucun Allah için olduğu ve karşılığını bizzat O’nun vereceği bildirilir. Uzun ve sıcak yaz günlerinde çekilen zorluğun ayrıca ecir vesilesi olduğu da söylenebilir; ancak kış orucunu değersiz saymak doğru değildir. Hatta bir rivayette kış mevsimi, müminler için gündüzü kısa olduğu için oruç tutulan, gecesi uzun olduğu için ibadet edilen “ganimet” olarak nitelendirilir. Ramazan’ın mevsimden mevsime geçmesi, ümmet için bir kolaylık ve adalettir.
Hilal şahidinde hangi şartlar aranır?
Klasik fıkıhta hilal şahidinin Müslüman, akıllı, ergen ve adil (dürüstlüğüyle bilinen, açıkça günah işlemeyen) olması aranmıştır. Ramazan hilalinde bu bir haber sayıldığı için “şehadet ederim” lafzı ve mahkeme usulü şart koşulmamış, durumu bilinmeyen (mestûr) kişinin haberi de bazı alimlerce kabul edilmiştir. Bayram hilalinde ise daha sıkı şahitlik şartları uygulanmıştır. Ayrıca şahidin gördüğü yeri, yönü ve hilalin konumunu tutarlı biçimde anlatması beklenir.
Önümüzdeki yıllarda Ramazan hangi mevsime denk gelecek?
Önümüzdeki birkaç yılda Ramazan Türkiye’de kış aylarına denk gelecektir. 2027 yılında şubat ayının başlarında başlaması beklenen Ramazan, her yıl yaklaşık on bir gün öne kayarak 2030 yılında ocak ayının başına ve aynı yılın aralık sonuna ulaşacaktır. Daha sonra sonbahar aylarına geçecektir. Bu yıllarda oruç günleri Türkiye’de on bir-on iki saat civarında olacağından oruç tutmak görece kolay olacaktır. Kesin tarihler için Diyanet’in yayımladığı dinî günler takvimi esas alınmalıdır; burada verilen tarihler yaklaşık değerlerdir.
Ramazan orucu hangi tarihte farz kılındı?
Ramazan orucu, hicretin ikinci yılında, Şaban ayında farz kılınmıştır. Bu tarih, Bedir Savaşı’ndan kısa bir süre öncesine denk gelir; ilk farz Ramazan’ın içinde Bedir zaferi yaşanmıştır. Orucun farziyeti Bakara Suresi’ndeki ayetlerle bildirilmiştir. Bundan önce Müslümanların Aşure orucu tuttuğu, Ramazan orucu farz kılınınca Aşure orucunun isteğe bırakıldığı sahih rivayetlerde anlatılır. Peygamberimiz vefatına kadar dokuz Ramazan orucu tutmuştur. Farz kılınma tarihi de hicri takvime göre verildiği için miladi karşılığı yaklaşık olarak 624 yılıdır.
Yalan söylediği bilinen birinin “hilali gördüm” demesine itibar edilir mi?
Hayır. Hanefî mezhebine göre fâsık, yani açıkça günah işleyen ve doğruluğuna güvenilmeyen kişinin hilal haberi başkalarını bağlamaz. Kur’an, fâsık birinin getirdiği haberin araştırılmasını emreder. Ancak böyle bir kişi hilali gerçekten gördüyse, kendisi Ramazan orucunu tutmakla yükümlüdür. Günümüzde ay başları resmî takvimle belirlendiği için bu hüküm daha çok hilal görme iddialarının değerlendirilmesinde önem taşır.
Miladi yıldan hicri yılı kabaca nasıl hesaplarım?
Kabaca bir hesap için miladi yıldan 622 çıkarılır, sonuç 33 ile çarpılıp 32’ye bölünür. Örneğin 2026 için: 2026 – 622 = 1404; 1404 x 33 / 32 yaklaşık 1448 eder. Gerçekten de 2026 yılının ilk yarısı hicri 1447, ikinci yarısı 1448 yılına denk gelir. Yöntem ancak yaklaşık bir sonuç verir. Hicri yıl güneş yılından kısa olduğu için her 33 miladi yılda yaklaşık 34 hicri yıl geçer. Kesin gün ve ay için bu tür hesaplar yerine Diyanet’in takvimleri kullanılmalıdır.
Müslüman olmayan bir astronomun hilal hesabına güvenilir mi?
Klasik fıkıhta hilal şahitliği için Müslüman olmak şart koşulmuştur; çünkü bu bir dinî haberdir. Ancak astronomik hesap bir kişinin beyanı değil, herkesin kontrol edebileceği bilimsel bir veridir. Ay’ın konumu, batış saati ve yüksekliği gibi bilgiler, kimin hesapladığından bağımsız olarak doğrulanabilir. Bu yüzden bilimsel kaynaklardan yararlanmakta sakınca yoktur; fakat Ramazan ve bayram kararını Müslüman toplumun yetkili dinî kurumu verir.
Eski takvimlerdeki “Rumi” tarih nedir, Ramazan ile ilgisi var mı?
Rumi takvim, Osmanlı Devleti’nin mali ve resmî işlerde kullandığı güneş takvimidir. Hicri takvim ay yılına dayandığı için vergi toplama gibi mevsime bağlı işlerde karışıklık doğuruyordu; bu yüzden 19. yüzyılda Jülyen takvimine dayanan Rumi takvim resmî işler için benimsendi. Yıl sayımı hicretten başlatılmış, fakat güneş yılına göre ilerletilmiştir. Dinî günler ise her zaman hicri takvime göre belirlenmeye devam etti. Eski takvim yapraklarında Rumi, hicri ve miladi tarihlerin bir arada yazılması bundandır. Rumi takvimin Ramazan’ın başlangıcıyla doğrudan bir ilgisi yoktur.
Günlük hayatta miladi takvim kullanmak dinen sakıncalı mı?
Hayır, sakıncalı değildir. Takvim, zamanı ölçmek için kullanılan bir araçtır; günlük işlerde, resmî yazışmalarda ve ticarette miladi takvimi kullanmak caizdir. Kur’an güneşin ve ayın hesap için yaratıldığını bildirir; iki takvim de bu hesabın farklı yollarıdır. Ancak oruç, bayram, hac, zekâtın yıl dönümü ve kandiller gibi dinî hükümler hicri takvime bağlıdır. Bu yüzden bir Müslümanın günlük hayatta miladi takvimi kullanırken, dinî günleri takip edebilmek için hicri ayları da bilmesi ve izlemesi güzel olur.
Hilal haberinin radyo, televizyon veya internetten duyulması yeterli mi?
Evet, haber yetkili ve güvenilir bir kaynaktan geliyorsa yeterlidir. Klasik dönemde hilal haberi ulak, top atışı veya kandil yakma gibi yollarla duyurulur ve güvenilir haber olarak kabul edilirdi. Bugün Diyanet’in veya bir ülkenin resmî dinî kurumunun radyo, televizyon ya da internet sitesinden yaptığı duyuru da aynı hükümdedir. Ancak kaynağı belli olmayan sosyal medya paylaşımlarına dayanarak oruca başlanmaz veya bayram yapılmaz.
Hicri ayları günlük olarak takip etmenin ne faydası var?
Hicri ayları takip etmek, birçok ibadeti zamanında yapmayı kolaylaştırır. Her kameri ayın 13, 14 ve 15. günlerinde tutulan eyyâm-ı bîd oruçları, Aşure, Arefe, Şevval orucu ve kandil geceleri hicri tarihe bağlıdır. Zekâtın yıl dönümü de hicri yıla göre hesaplanır. Ayın evrelerini gözlemek ve Şaban’ı saymak, Ramazan’a hazırlığın da bir parçasıdır; Peygamberimiz Şaban’ın günlerini Ramazan için özenle takip ettiğini bildirmiştir. Bugün birçok takvim ve uygulama miladi tarihin yanında hicri tarihi de gösterdiği için bu takip oldukça kolaydır.