🤲 Benim İçin Dua Et Giriş
🌙

Ramazan ve Oruca Giriş

Orucun farziyeti, niyet, imsak, sahur ve iftar. 237 soru ve cevap.

Ramazan Orucu Nedir, Nasıl Tutulur?

Ramazan orucu, akıllı, ergenlik çağına girmiş ve sağlıklı her Müslümana farz olan; imsak vaktinden iftar vaktine kadar niyetle birlikte yemek, içmek ve cinsel ilişkiden uzak durmaktan ibaret bir ibadettir. Kur'an-ı Kerim'de "Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı" buyrularak orucun hükmü açıkça bildirilmiştir (Bakara Suresi 2/183). Ramazan ayı aynı zamanda Kur'an'ın indirilmeye başlandığı aydır (Bakara Suresi 2/185).

Orucun geçerli olması için niyet şarttır. Hanefî mezhebine göre Ramazan orucuna gece başlayarak ertesi gün kuşluk vaktine (dahve-i kübrâ) kadar niyet edilebilir. Niyetin kalben yapılması yeterlidir; sahura kalkmak da niyet yerine geçer. Sahur yemek sünnettir ve Peygamber Efendimiz sahurda bereket bulunduğunu haber vermiştir (Buhârî; Müslim). İftarı vakit girince geciktirmeden açmak da sünnettir.

İmsak, tan yerinin ağarmasıyla başlar; iftar ise güneşin batmasıyla girer. Kur'an bu sınırı "tan yerinin beyaz ipliği siyah iplikten ayırt edilinceye kadar" ifadesiyle tarif eder (Bakara Suresi 2/187). Günümüzde bu vakitler Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayımladığı imsakiyelere göre takip edilir.

Bu bölümde orucun farziyeti, kimlere farz olduğu, niyetin vakti ve şekli, sahur ile iftarın adabı gibi Ramazan'a dair temel soruların cevaplarını Diyanet İlmihali ve Din İşleri Yüksek Kurulu kararları çerçevesinde bulabilirsiniz. Oruç tutmakla yükümlü olmanın şartları; Müslüman olmak, akıllı ve ergen olmak, oruca engel bir hastalık veya yolculuk halinin bulunmamasıdır. Kadınlar için ayrıca adet ve lohusalık halinde olmamak şarttır. Bu şartları taşıyan kimse mazeretsiz olarak orucu terk ederse büyük bir sorumluluk altına girer ve tutmadığı günleri kaza etmesi gerekir. Oruç, İslam'ın beş temel esasından biridir ve Müslümanın kulluk bilincini her yıl yeniden tazelediği bir ibadettir.

  • Ramazan orucu, şartlarını taşıyan her Müslümana farzdır.
  • Niyet şarttır; Hanefîlere göre ertesi gün kuşluk vaktine kadar yapılabilir.
  • Sahur yemek ve iftarı geciktirmemek sünnettir.
  • İmsak ve iftar vakitleri için güncel imsakiye esas alınır.

Sık Sorulan Sorular

Güneşin yarısı batınca iftar açılır mı?

Hayır, iftar için güneşin tamamen batması gerekir. Oruç, güneşin üst kenarı ufkun altına inip kaybolduğu anda sona erer. Güneşin bir kısmı hâlâ görünüyorsa gündüz devam ediyor demektir ve bu sırada yiyip içen kişinin orucu bozulur. Ayette orucun “geceye kadar” tamamlanması emredilmiş, Peygamber Efendimiz de gecenin doğudan gelip gündüzün batıdan çekildiği, güneşin battığı anı iftar vakti olarak bildirmiştir. Takvimlerdeki akşam vakti bu tam batış anına göre ve küçük bir ihtiyat payıyla hesaplanır. Bu yüzden gözle takip etmek yerine güvenilir takvime uymak en sağlam yoldur.

Soruya git ve paylaş →

İmsak kelimesi ne anlama gelir?

İmsak, Arapçada “tutmak, kendini alıkoymak, geri durmak” anlamına gelir. Fıkıh dilinde oruçlunun tan yeri ağarmasından güneş batıncaya kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmasına imsak denir. Halk arasında ise bu kelime daha çok orucun başladığı vakti, yani takvimlerde “İmsak” diye yazılan saati ifade eder. Aslında imsak vakti, fecr-i sâdıkın doğduğu ve sabah namazı vaktinin girdiği andır. Bu yüzden imsak yalnızca Ramazan’a özgü bir kavram değildir; her gün takvimde yer alır ve yatsı vaktinin sona erip sabah vaktinin başladığını gösterir.

Soruya git ve paylaş →

Oruçta niyet ne demek, neden şarttır?

Niyet, kalben hangi orucu tuttuğunu bilmek ve Allah rızası için oruç tutmayı kastetmektir; orucun farzlarındandır. Aç kalmak tek başına ibadet değildir; bir kişinin gün boyu yememesi diyet, hastalık ya da ihmal sebebiyle de olabilir. Niyet, bu davranışı âdetten ayırıp ibadete dönüştürür. Peygamber Efendimiz “Ameller ancak niyetlere göredir” buyurmuştur. Bu sebeple niyetsiz tutulan açlık, ne kadar uzun sürerse sürsün oruç sayılmaz. Niyetin yeri kalptir; dille söylemek ise kalpteki kastı pekiştirdiği için güzel görülmüştür.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan orucu farz mı?

Evet, Ramazan orucu farzdır ve İslam’ın beş temel esasından biridir. Farziyeti Kur’an-ı Kerim, sünnet ve ümmetin icmâı ile sabittir. Bakara Suresi’nde “Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı” buyrulur. Hicretin ikinci yılında, Şaban ayında farz kılınmıştır. Farz olduğunu inkâr eden kişi dinden çıkmış sayılır; inandığı hâlde geçerli bir mazereti olmadan tutmayan ise büyük günah işlemiş olur ve tutmadığı günleri kaza etmesi gerekir. Oruç, imsak vaktinden güneşin batışına kadar niyetle birlikte yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmaktır.

Soruya git ve paylaş →

İmsak vakti nasıl belirlenir?

İmsak vakti, doğu ufkunda tan yerinin yatay bir aydınlık olarak yayılmaya başladığı an, yani fecr-i sâdıkın doğuşu esas alınarak belirlenir. Kur’an’da bu an “beyaz ipliğin siyah iplikten ayırt edilmesi” diye tarif edilir. Günümüzde bu gözlem astronomik hesapla yapılır: Güneşin ufkun belirli bir derece altında bulunduğu an hesaplanır ve takvimlere yazılır. Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı, uluslararası takvim birliği çalışmalarında benimsenen ölçütleri esas alarak vakitleri her yer için ayrı ayrı hesaplar. Bireyin bu hesabı kendisinin yapması gerekmez; bulunduğu yerin resmî takvimine uyması yeterlidir.

Soruya git ve paylaş →

Oruç kimlere farzdır?

Oruç; Müslüman, akıllı ve ergenlik çağına girmiş (bâliğ) her kadın ve erkeğe farzdır. Edâ için ayrıca oruç tutmaya gücü yetmek, mukim olmak ve kadınlar için âdet ya da lohusalık hâlinde bulunmamak gerekir.

  • Farz olmayanlar: Çocuklar, akıl hastaları.
  • Ruhsatlı olanlar: Hasta, yolcu, hamile ve emzikli kadınlar; bunlar tutamadıklarını sonra kaza eder.
  • Fidye verenler: İyileşme ümidi olmayan hastalar ve çok yaşlılar.

Kişisel durumunuzla ilgili kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190 hattına danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Oruç niyeti Arapça mı yapılmalı?

Hayır, niyetin Arapça yapılması şart değildir. Niyet kalbin işi olduğundan hangi dilde düşünülürse o dilde geçerlidir. “Allah’ım, yarınki Ramazan orucunu senin rızan için tutmaya niyet ettim” gibi Türkçe bir cümle yeterlidir. Arapça niyet kalıplarını bilen kişi onları söyleyebilir; ancak anlamını bilmeden sadece ezber cümle tekrarlamak, kalpte oruç tutma kastı yoksa tek başına bir değer taşımaz. Önemli olan kişinin, oruç tutacağını ve hangi orucu tutacağını kalben bilmesidir.

Soruya git ve paylaş →

Yüksek bir binanın üst katında oturan iftarı ne zaman açar?

Normal şartlarda bulunduğu şehrin takvimindeki akşam vaktine göre açar. Çok yüksek katlarda güneş, yerdekilere göre birkaç dakika daha geç batıyor görünebilir. Bazı âlimler, gökdelen gibi çok yüksek yapılarda bu farkın gözetilmesini ihtiyatlı bulmuştur. Ancak Türkiye’deki sıradan apartman yüksekliklerinde fark ihmal edilebilecek kadar küçüktür ve takvimlerde zaten birkaç dakikalık temkin payı vardır. Yüzlerce metrelik bir kulede yaşayan veya çalışan kişi güneşin batışını kendi bulunduğu yerden görüyorsa, güneş gözden kaybolana kadar beklemesi ihtiyata uygundur. Tereddüt hâlinde Alo 190 hattından bilgi alınabilir.

Soruya git ve paylaş →

Arapça oruç niyet cümlesi nasıl söylenir?

Halk arasında yaygın kalıp şöyledir: “Nevaytü en esûme ğaden min şehri Ramazâne’l-mübârek farzan lillâhi teâlâ.” Anlamı: “Mübarek Ramazan ayının yarınki farz orucunu Allah rızası için tutmaya niyet ettim.” Bu cümle bir hadiste geçen sabit bir metin değildir; âlimlerin niyeti kolaylaştırmak için kullandığı bir ifadedir. Dolayısıyla okunması güzeldir ama şart değildir. Türkçe söylemek ya da yalnızca kalben kastetmek de aynı şekilde geçerlidir.

Soruya git ve paylaş →

Dağda veya yüksek rakımlı bir yerde iftar vakti değişir mi?

Evet, yüksek rakımda güneş biraz daha geç batar; esas olan kişinin bulunduğu yerde güneşin batmasıdır. Dağ başında ufuk daha geniş göründüğü için güneş, vadideki köye göre birkaç dakika sonra kaybolabilir. Takvimler genellikle şehir merkezinin konumuna göre hazırlanır. Bu nedenle yüksek bir yayla veya dağ zirvesindeki kişi, güneşi hâlâ görüyorsa takvim saati gelmiş olsa bile beklemelidir. Güneşi göremediği, arada dağ veya bulut bulunan durumlarda ise takvim ve ihtiyat payı esas alınır. Şüpheli durumda birkaç dakika beklemek, orucu tehlikeye atmaktan iyidir.

Soruya git ve paylaş →

Fecr-i kâzib ile fecr-i sâdık arasındaki fark nedir?

Fecr-i kâzib “yalancı şafak”, fecr-i sâdık ise “gerçek şafak” demektir; oruç ikincisiyle başlar. Fecr-i kâzib, gecenin sonlarına doğru ufuktan göğe doğru dikey bir şerit gibi yükselen, sonra kaybolan zayıf bir aydınlıktır. Bu aydınlıkla ne sabah namazı vakti girer ne de yeme içme yasaklanır. Fecr-i sâdık ise ufuk boyunca yatay olarak yayılan ve giderek artan beyazlıktır; sabah namazının vakti ve orucun başlangıcı budur. Hadislerde de dikey yükselen aydınlığın değil, ufka yayılan aydınlığın dikkate alınacağı bildirilmiştir.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan kelimesi ne anlama gelir?

Ramazan, Arapça “remd” kökünden gelir ve sözlükte “şiddetli sıcak, kavurucu” anlamını taşır. Hicrî takvimin dokuzuncu ayıdır. İsmin, ayın adlandırıldığı dönemde sıcak mevsime denk gelmesinden kaynaklandığı söylenir. Bazı âlimler ise bu ayın günahları yakıp eriten bir ay olduğuna işaret ettiğini belirtmiştir; bu ikinci yorum bir anlam inceliği olarak aktarılır. Ramazan, Kur’an’ın indirilmeye başlandığı, Kadir gecesini içinde barındıran ve orucun farz kılındığı aydır. Ay takvimine bağlı olduğu için her yıl yaklaşık on bir gün öne gelir.

Soruya git ve paylaş →

Ayetteki “beyaz iplik ile siyah iplik” ne demek?

Bu ifade, gecenin karanlığı ile tan yerinin aydınlığını anlatan bir benzetmedir; gerçek ip kastedilmez. Bakara Suresi’nde oruçlulara “tan yerinin beyaz ipliği siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin için” buyrulur. Sahâbeden Adî b. Hâtim ayeti ilk duyduğunda yastığının altına biri beyaz biri siyah iki ip koyup onlara bakmış, ayırt edemeyince durumu Peygamberimize anlatmıştır. Peygamberimiz de ayetteki ipliklerin gecenin karanlığı ile gündüzün aydınlığı olduğunu açıklamıştır. Böylece orucun başlangıcının fecr-i sâdık olduğu netleşmiştir.

Soruya git ve paylaş →

Deniz kenarında güneşin battığını görünce takvimi beklemeden iftar edebilir miyim?

Evet, güneşin tamamen battığını açıkça görüyorsanız iftar edebilirsiniz. Asıl ölçü güneşin batmasıdır; ezan ve takvim bu anı bildiren araçlardır. Açık ufuklu bir sahilde güneşin üst kenarının denizin ardında kaybolduğunu kesin olarak gören kişinin orucu tamamlanmıştır. Ancak dikkat edilmesi gereken iki nokta vardır: Işığın kırılması sebebiyle güneş gerçekte battıktan sonra da kısa süre görünebilir, bu yüzden tahmin değil kesin gözlem gerekir. Ayrıca bulut, pus veya dağlar yanıltıcı olabilir. Emin olamıyorsanız takvimdeki vakti beklemek daha doğrudur.

Soruya git ve paylaş →

Kalbimden geçirmeden sadece dille niyet cümlesini söylesem olur mu?

Hayır, esas olan kalpteki kasıttır; kalpte hiçbir kast olmadan dilin bir cümleyi alışkanlıkla tekrarlaması niyet sayılmaz. Bununla birlikte pratikte niyet cümlesini söyleyen kişi genellikle ne yaptığını bilir; bu bilinç zaten niyettir. Sorun, dalgınlıkla ya da anlamını hiç düşünmeden söylenen sözdedir. Dil ile söylemek, kalpteki niyete eşlik ettiğinde güzeldir. Kişinin “Yarın oruç tutacağım” bilincinde olması yeterlidir.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan her yıl neden 11 gün önce geliyor?

Çünkü Ramazan, ay takvimine (hicrî-kamerî takvim) göre belirlenir ve ay yılı güneş yılından yaklaşık 11 gün kısadır. Bir kamerî ay 29 veya 30 gündür; kamerî yıl ortalama 354-355 gün sürer. Bu nedenle Ramazan, miladi takvimde her yıl biraz daha erken başlar ve yaklaşık 33 yılda bütün mevsimleri dolaşır. Böylece dünyanın her yerindeki Müslümanlar hayatları boyunca orucu hem kısa kış günlerinde hem uzun yaz günlerinde tutmuş olur. Bu durum ibadette bir denge ve adalet olarak da yorumlanır.

Soruya git ve paylaş →

İftardan hemen sonra ertesi günün orucuna niyet edilir mi?

Evet, edilebilir. Ramazan orucunun niyet vakti güneşin batmasıyla başlar. Bu nedenle iftar ettikten hemen sonra, yatsıdan önce veya gece herhangi bir saatte yapılan niyet ertesi günün orucu için geçerlidir. Niyetin gece yarısından sonra ya da sahur esnasında yapılması gerekmez. Hatta niyetini unutma endişesi olan kişinin iftardan sonra niyet etmesi ihtiyatlı bir davranıştır.

Soruya git ve paylaş →

Oruç ne zaman farz kılındı?

Ramazan orucu hicretin ikinci yılında (miladi 624), Şaban ayında farz kılınmıştır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) vefatına kadar dokuz Ramazan orucu tutmuştur. Ramazan orucundan önce Müslümanlar Aşure günü oruç tutuyordu; Ramazan farz kılınınca Aşure orucu nafileye dönüştü. Orucun ilk dönemlerinde yatsıdan veya uyuduktan sonra yemek yasaktı; Bakara Suresi 187. ayetle bu kısıtlama kaldırılarak sabaha kadar yeme içme serbest bırakıldı. Bu kademeli yapı, İslam’ın ibadetleri kolaylık gözeterek yerleştirdiğinin güzel bir örneğidir.

Soruya git ve paylaş →

Vakit girdi sanıp birkaç dakika erken iftar ettim, orucum ne olur?

Orucunuz bozulur, bu günü kaza etmeniz gerekir; kefaret gerekmez. Güneş batmadan yiyip içen kişinin orucu, bunu yanılarak yapsa bile geçerli olmaz. Unutarak yemekten farkı şudur: Unutan kişi oruçlu olduğunu hatırlamamaktadır, erken iftar eden ise oruçlu olduğunu bilir ama vakit konusunda yanılır. Hanefî mezhebine göre bu durumda yalnızca kaza gerekir, çünkü kasıtlı bir ihlal yoktur. Hatayı fark eden kişinin akşama kadar yemeyi bırakıp Ramazan’a saygı olarak oruçlu gibi durması gerekir. Şâfiî mezhebinde de hüküm kazadır.

Soruya git ve paylaş →

Yaz saati veya kış saati uygulaması imsak vaktini değiştirir mi?

Hayır, imsak vaktinin kendisi değişmez; yalnızca saat üzerindeki gösterimi değişir. İmsak, güneşin konumuna bağlı doğal bir vakittir ve saatlerin ileri ya da geri alınmasından etkilenmez. Ancak saat uygulaması değiştiğinde takvimdeki rakamlar bir saat kayabilir. Resmî takvimler bu durumu hesaba katarak hazırlanır. Yurt dışında bulunanlar veya saati elle ayarlanan cihaz kullananlar, saat değişikliği dönemlerinde cihazlarının doğru saati gösterdiğinden emin olmalıdır. Aksi hâlde imsaktan sonra yemek gibi istenmeyen bir hata yapılabilir.

Soruya git ve paylaş →

Akşam vaktinin girip girmediğinden şüpheliyken iftar etmek caiz mi?

Hayır, şüphe varken iftar etmemek gerekir. Gündüz kesin olarak başlamış olduğundan, gecenin girdiği de kesin veya kuvvetli kanaatle bilinmelidir. Fıkıhta “kesin olan şüpheyle ortadan kalkmaz” ilkesi vardır. Bu sebeple güneşin batıp batmadığını bilemeyen kişi beklemeli, ezan, takvim veya güvenilir bir haberle vaktin girdiğine kanaat getirince iftar etmelidir. Şüpheyle yiyen kişi sonradan vaktin girmediğini öğrenirse orucunu kaza eder; vaktin girmiş olduğu anlaşılırsa orucu sahihtir. Sahurdaki durum ise farklıdır; orada gece devam ettiği kabul edildiğinden şüphe hâlinde yemek günah değildir ama yine de sakınmak ihtiyattır.

Soruya git ve paylaş →

Farklı takvimlerde imsak saati neden birkaç dakika farklı?

Farkın sebebi, takvimlerin kullandığı hesap ölçütlerinin ve ihtiyat paylarının aynı olmamasıdır. Güneşin ufkun kaç derece altında kabul edildiği, şehrin hangi noktasının esas alındığı ve temkin süresi değiştiğinde birkaç dakikalık farklar ortaya çıkar. Toplumda karışıklık olmaması için Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayımladığı takvim esas alınır. Farklı bir takvime göre birkaç dakika geç yemeyi bırakmak insanı şüpheye düşürebileceğinden, en erken imsak saatine uymak ihtiyata daha uygundur. Kesin bilgi için il müftülüğüne veya Alo 190 hattına danışılabilir.

Soruya git ve paylaş →

Gündüzden, güneş batmadan yarının orucuna niyet etmek geçerli mi?

Hayır, Hanefî mezhebine göre güneş batmadan önce yapılan niyet ertesi günün orucu için geçerli değildir. Niyetin vakti, niyet edilen günden önceki akşam güneşin batmasıyla başlar. Örneğin öğleden sonra “Yarın oruç tutacağım” diye düşünmek bir karar ve hazırlıktır; ancak asıl niyetin akşamdan sonra yenilenmesi gerekir. Pratikte sahura kalkan, gece oruç tutacağını bilen kişi bu şartı zaten yerine getirmiş olur.

Soruya git ve paylaş →

Oruca nasıl niyet edilir?

Niyet, kalben hangi orucu tuttuğunu bilmek ve tutmaya karar vermektir; dil ile söylemek şart değil, müstehaptır. Örneğin “Niyet ettim Allah rızası için bugünkü Ramazan orucunu tutmaya” demek yeterli ve güzeldir. Hanefî mezhebine göre sahura kalkmak da oruç niyetiyle yapıldığı için niyet yerine geçer. Niyet orucun farzlarındandır; niyet edilmeden aç kalmak oruç sayılmaz. Arapça veya belirli bir kalıp zorunlu değildir, Türkçe ya da içinizden geçirmeniz de geçerlidir.

Soruya git ve paylaş →

Bulutlu havada iftar vakti nasıl anlaşılır?

Bulutlu havada güvenilir takvime, ezana veya resmî vakit bildirimlerine göre iftar edilir. Güneş görünmediğinde karanlığın erken çökmesi insanı yanıltabilir. Sahabe döneminde bulutlu bir günde güneşin battığı sanılarak iftar edilmiş, sonra güneş görünmüş ve kaza gerektiği kabul edilmiştir. Bu olay, tahmine dayanarak acele etmemek gerektiğini gösterir. Günümüzde astronomik hesaba dayanan takvimler bu sorunu büyük ölçüde çözmüştür. Diyanet takvimi veya onu esas alan uygulamalar kullanılabilir. Takvime ulaşılamıyorsa gecenin girdiğine kanaat getirinceye kadar biraz daha beklemek ihtiyattır.

Soruya git ve paylaş →

Niyet ettikten sonra imsaktan önce yiyip içmek niyeti bozar mı?

Hayır, bozmaz. Akşam veya gece niyet eden kişi imsak vaktine kadar yiyip içebilir, eşiyle birlikte olabilir; bunlar niyetini geçersiz kılmaz. Oruç imsak vaktinde başlar; niyet ise ondan önce yapılabilen bir hazırlıktır. Nitekim ayette imsak vaktine kadar yemenin ve içmenin serbest olduğu açıkça bildirilir. Dolayısıyla iftardan sonra niyet edip sahurda yemek yemek tamamen doğrudur, tekrar niyet etmeye gerek yoktur.

Soruya git ve paylaş →

Oruç niyeti ne zamana kadar edilebilir?

Hanefî mezhebine göre Ramazan orucu için niyet, önceki günün akşamından (güneş batışından) ertesi günün “dahve-i kübrâ” vaktine, yani yaklaşık olarak öğle vaktinden biraz öncesine kadar yapılabilir. Şart, imsaktan sonra orucu bozan bir şey yapılmamış olmasıdır. En faziletlisi niyetin geceden veya sahurda yapılmasıdır. Kaza, kefaret ve belirsiz adak oruçlarında ise niyetin geceden, en geç imsak vaktine kadar yapılması gerekir. Şâfiî mezhebinde farz oruçlar için niyetin her gece imsaktan önce yapılması şarttır.

Soruya git ve paylaş →

Sosyal medyada “imsak vakti yanlış” deniyor, neye uymalıyım?

Bulunduğunuz ülkenin resmî din kurumunun takvimine uymanız yeterlidir. Vakit hesabı; astronomi, gözlem ve fıkıh uzmanlarının birlikte değerlendirdiği bir konudur. Türkiye’de bu takvim, uluslararası katılımlı toplantılarda benimsenen ölçütlere göre Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanır. Bireysel gözlem iddiaları veya kaynağı belirsiz paylaşımlar yüzünden ibadetinizi şüpheyle yapmanız doğru değildir. Kişi, güvenilir takvime göre hareket ettiğinde üzerine düşeni yapmış olur. Zihninizi meşgul eden bir durum varsa müftülüğe veya Alo 190’a sormak en sağlıklı yoldur.

Soruya git ve paylaş →

Bazı ülkelerde imsak neden sabah vaktinden birkaç dakika önce yazılır?

Bu, oruçluların son anda yemeye devam etmemesi için konulan bir ihtiyat vaktidir. Bazı ülkelerin takvimlerinde “imsak” ile “sabah (fecir)” ayrı ayrı yazılır ve imsak, fecirden birkaç dakika önceye konur. Fıkhen oruç, fecr-i sâdıkla başlar; ihtiyat vakti ile fecir arasında yemek orucu bozmaz. Ancak şüpheye düşmemek için bu ihtiyat vaktinde bırakmak tavsiye edilir. Türkiye’deki takvimlerde ise “imsak” doğrudan fecr-i sâdıkın ve sabah namazı vaktinin başlangıcı olarak yazıldığından, bu saatten sonra yemek içmek caiz değildir.

Soruya git ve paylaş →

Gece niyet edip imsaktan önce vazgeçersem ne olur?

İmsaktan önce niyetinden vazgeçen kişinin niyeti geçersiz olur; oruç henüz başlamadığı için bu mümkündür. Ancak Ramazan’da geçerli bir mazeret (hastalık, yolculuk gibi) yoksa orucu tutmamak büyük günahtır ve o gün kaza edilmelidir. Vazgeçtikten sonra tekrar tutmaya karar verirse, dahve-i kübrâdan (öğleye yakın vakit) önce ve hiçbir şey yememiş olmak şartıyla yeniden niyet edebilir. Gönlünü değiştirmek niyetin kendisini değil, sadece o anki kararı etkiler.

Soruya git ve paylaş →

Oruca niyet etmeyi unuttum, orucum geçerli mi?

Hanefî mezhebine göre, imsaktan sonra yiyip içmediyseniz Ramazan orucu için niyeti gün içinde, öğleye yakın vakte (dahve-i kübrâ) kadar yapabilirsiniz ve orucunuz geçerli olur. Ayrıca sahura oruç tutmak için kalktıysanız bu zaten niyet sayılır. Ramazan’da oruç tutacağını bilen ve buna hazırlanan birinin kalbinde çoğu zaman niyet mevcuttur. Vakit geçtiyse o günü oruçlu gibi geçirmek edebe uygundur, ancak sonradan kaza gerekir. Şâfiî mezhebinde ise niyet geceden yapılmadıysa o günün orucu geçerli olmaz ve kaza edilir.

Soruya git ve paylaş →

Telefondaki vakit uygulaması hatalıymış, erken iftar ettim; kefaret gerekir mi?

Hayır, kefaret gerekmez; yalnızca o günün kazası gerekir. Kişi vaktin girdiğine güvenerek hareket ettiği için kasıtlı bir orucu bozma söz konusu değildir. Ancak güneş batmadan yediği için oruç geçerli olmaz. Bu tür hataları önlemek için vakit uygulamasının konum ayarının doğru olduğundan, hesaplama yöntemi olarak Diyanet İşleri Başkanlığı’nın seçildiğinden ve cihazın saat diliminin güncel olduğundan emin olmak gerekir. Seyahatte konumun otomatik değişmemesi sık görülen bir hatadır. Şüphe duyulduğunda resmî takvimle karşılaştırmak iyi bir alışkanlıktır.

Soruya git ve paylaş →

Bütün Ramazan için bir kere niyet etmek yeterli mi?

Hanefî mezhebine göre hayır; her günün orucu ayrı bir ibadet olduğundan her gün için ayrı niyet gerekir. Mâlikî mezhebinde ise Ramazan’ın başında bütün ay için tek niyet yeterli görülür. Pratikte bu fark pek sorun oluşturmaz, çünkü sahura kalkmak veya ertesi gün oruç tutacağını bilmek Hanefîlere göre de niyet yerine geçer. Yine de unutkanlığa karşı ayın başında toplu niyet edip ayrıca her gün kalben niyet etmek ihtiyatlı ve güzel bir yoldur. Şâfiî mezhebi de her gece ayrı niyeti şart koşar.

Soruya git ve paylaş →

Ezan sesinin duyulmadığı bir yerde iftarı neye göre açarım?

Bulunduğunuz yerin takvimine göre açarsınız. İftar ezana değil, güneşin batmasına bağlıdır; ezan yalnızca bu vakti duyurur. Kırsal bir alanda, fabrikada, gemide veya ses geçirmeyen bir binada olan kişi, konumuna uygun takvime ya da güvenilir bir vakit uygulamasına bakarak iftar edebilir. Güneşin batışını doğrudan görebiliyorsa bu da yeterlidir. Önemli olan, ezanı başka bir şehirden gelen yayından veya uzak bir bölgeden takip etmemektir; çünkü şehirler arasında vakit farkı olabilir.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken “orucu bozacağım” diye niyetlenmek orucu bozar mı?

Hanefî mezhebine göre hayır; sadece bozmaya niyet etmek, orucu bozan bir fiil yapılmadıkça orucu bozmaz. Oruç, yeme, içme ve cinsel ilişki gibi fiillerle bozulur; kalpten geçen bir düşünce bunlardan değildir. Kişi niyetinden döner ve hiçbir şey yemezse orucu devam eder. Şâfiî mezhebinde de benzer şekilde sadece tereddüt orucu bozmaz. Yine de böyle bir düşünce geldiğinde hemen istiğfar edip orucu tamamlamaya odaklanmak gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurdan sonra sabahın sünnetini kılıp yatsam, farzı uyanınca kılabilir miyim?

Caizdir; ancak farzı güneş doğmadan kılmanız gerekir, aksi hâlde kazaya kalır. Sabah namazının sünneti ile farzı arasında uzun bir ara vermek namazı bozmaz; fakat sünnet olan, ikisini ard arda kılmaktır. Uyanamama riski varsa sünneti ve farzı birlikte kılıp yatmak en güvenli yoldur. Hanefî mezhebine göre sabah namazının sünneti tek başına kaza edilmez; farzla birlikte o günün öğle vaktinden önce kaza edilebilir. Sahurdan sonra namaz için beklemek zor geliyorsa, vakit girer girmez sünnet ve farzı kılmak tavsiye edilir.

Soruya git ve paylaş →

“Yarın hastalanmazsam oruç tutarım” diye şartlı niyet geçerli mi?

Hayır, bu şekilde şarta bağlı ve kararsız niyet geçerli sayılmaz. Niyette kesinlik (azim) aranır; “belki tutarım, belki tutmam” tarzındaki bir düşünce henüz karar verilmemiş demektir. Doğru olan, oruç tutmaya kesin niyet etmek ve gün içinde gerçekten bir mazeret (hastalık gibi) doğarsa o zaman ruhsattan yararlanmaktır. Mazeret ortaya çıkıp oruç bozulursa sadece kaza gerekir.

Soruya git ve paylaş →

İftarı bir dakika erken açmak orucu bozar mı?

Gerçek vakitten önce açılmışsa evet, süre ne kadar kısa olursa olsun oruç bozulur. Orucun sınırı güneşin batışıdır ve bu sınır dakikayla da olsa aşılamaz. Bununla birlikte takvimlerdeki akşam vakitlerine birkaç dakikalık temkin payı eklendiği için, takvim saatinden hemen önce yiyen kişinin güneşin gerçekte batmış olması mümkündür. Yine de bu paya güvenerek bilerek erken açmak doğru değildir; takvim saatini beklemek gerekir. Yanlışlıkla erken açan kişi durumu kesin bilmiyorsa ihtiyaten o günü kaza etmelidir. Bilerek ve vaktin girmediğini bilerek yemek ise ayrı bir durumdur ve daha ağır sonuç doğurur.

Soruya git ve paylaş →

İmsak vakti her gün neden değişiyor?

İmsak vakti güneşin konumuna bağlı olduğu için her gün birkaç dakika değişir. Dünyanın eksen eğikliği ve güneş etrafındaki hareketi nedeniyle gece ile gündüzün uzunluğu yıl boyunca farklılaşır. Yaz aylarına denk gelen Ramazan’da imsak çok erken, iftar geç olur; kış Ramazanlarında ise oruç süresi kısalır. Hicrî takvim güneş yılından yaklaşık on bir gün kısa olduğundan Ramazan her yıl biraz daha erkene gelir ve zamanla bütün mevsimleri dolaşır. Bu sebeple her yıl ve her gün için güncel imsakiyeye bakmak gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Sahura kalkmak niyet yerine geçer mi?

Evet, Hanefî âlimlerine göre oruç tutmak amacıyla sahura kalkıp yemek niyet yerine geçer. Çünkü niyet kalbin kararıdır ve sahur yemeği ancak oruç tutma kararıyla yenir. Ancak sahurda “yarın oruç tutmayacağım” diye düşünerek yemek yiyen kişinin bu yemeği niyet sayılmaz. Niyeti ayrıca dil ile söylemek müstehaptır ve kalbin kararını pekiştirir. Sahura kalkamayan kişi de niyetini akşamdan veya gün içinde, öğleye yakın vakte kadar yapabilir.

Soruya git ve paylaş →

Niyet ederken “inşallah” demek niyeti geçersiz kılar mı?

Hayır, kılmaz. “İnşallah yarın oruç tutacağım” sözü, kararsızlık değil, işin Allah’ın dilemesine bağlı olduğunu kabul eden bir edep ve bereket ifadesidir. Hanefî fakihleri oruç niyetinde söylenen “inşallah”ın teberrük (bereket dileme) için olduğunu ve niyeti bozmadığını belirtmiştir. Kur’an’da da gelecekte yapılacak işler için “inşallah” denmesi öğütlenir. Önemli olan kalpte oruç tutma kararının kesin olmasıdır.

Soruya git ve paylaş →

Oruç niyetini dille söylemek şart mı?

Hayır, şart değildir. Niyetin yeri kalptir; kişinin hangi orucu tuttuğunu bilmesi ve tutmaya karar vermesi yeterlidir. Dil ile söylemek ise kalbin kararını pekiştirdiği için müstehap (güzel) görülmüştür. Niyet Arapça olmak zorunda değildir, her dilde yapılabilir. Örneğin “Allah rızası için yarınki Ramazan orucunu tutmaya niyet ettim” demek yeterlidir. Halk arasında dolaşan uzun niyet kalıplarının belirli bir sözünü söylemek zorunlu değildir.

Soruya git ve paylaş →

Takvim yoksa imsak vaktini nasıl anlarım?

Takvim ve saat imkânı yoksa doğu ufkunda yatay olarak yayılan beyazlığın başladığı an esas alınır. Işık kirliliğinin olmadığı açık bir yerde, ufuk boyunca yayılan ve artmaya devam eden aydınlık fecr-i sâdıktır. Ancak şehirlerde bunu gözle tespit etmek çok zordur. Bu durumda en yakın yerleşim yerinin takvimine, bir camiden duyulan ezana veya güvenilir bir kişinin bilgisine göre hareket edilir. Şüphe varsa yeme içmeyi erken bırakmak ihtiyata uygundur. Ezanın ya da bilginin güvenilir olmadığı durumlarda en temkinli vakit tercih edilmelidir.

Soruya git ve paylaş →

Yıldızlar görününceye kadar iftarı geciktirmek daha faziletli mi?

Hayır, güneş battıktan sonra iftarı geciktirmek sünnete aykırıdır. Peygamber Efendimiz, insanların iftarda acele ettikleri sürece hayır üzere olacaklarını bildirmiştir. Yıldızlar görünene kadar beklemeyi fazilet saymak, sünnette dayanağı olmayan bir anlayıştır. Elbette bir mazeret sebebiyle, örneğin yolda olmak veya bir işi bitirmek için birkaç dakika gecikmekte sakınca yoktur. Kaçınılması gereken, bekleyişi dindarlık ölçüsü gibi görmektir. Vakit girdiğinden emin olunduğunda bir hurma veya bir yudum suyla hemen açmak, sonra namaz ve yemek düzenine geçmek sünnete en uygun olanıdır.

Soruya git ve paylaş →

Araba kullanırken iftar vakti girerse ne yapmalıyım?

Güvenli bir şekilde yapabiliyorsanız yanınızdaki su veya hurma ile hemen iftar edebilirsiniz; ama trafik güvenliği önceliklidir. Orucu açmak için büyük bir sofraya gerek yoktur; bir yudum su yeterlidir. Direksiyon başında dikkat dağıtacak bir şekilde yemek yemek hem sizi hem başkalarını tehlikeye atar. Uygun bir yerde durup iftar etmek en doğrusudur. Birkaç dakikalık zorunlu gecikme günah değildir. İftar vaktine denk gelecek yolculuklarda yanınızda su ve hurma bulundurmak pratik bir tedbirdir. Yolculuk sırasında esas alınacak vakit, o anda bulunduğunuz yerin vaktidir.

Soruya git ve paylaş →

İmsak nedir, imsak vakti ne zaman?

İmsak, sözlükte “tutmak, kendini alıkoymak” demektir; oruçta yeme, içme ve orucu bozan şeylerden el çekilmesi gereken vakittir. Fecr-i sâdık denilen tan yerinin ağarmaya başladığı an imsak vaktidir ve aynı zamanda sabah namazının vakti girer. Bakara Suresi’nde “Tan yerinin aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye kadar yiyin için” buyrulur. Türkiye’de imsak vakitleri Diyanet İşleri Başkanlığı takviminde ilan edilir; ihtiyat için ilan edilen vakitten birkaç dakika önce yemeyi bırakmak uygundur.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan orucuna niyet ederken “farz” veya “Ramazan” demek gerekir mi?

Hanefî mezhebine göre gerekmez; Ramazan ayında mutlak olarak “oruç tutmaya” niyet etmek yeterlidir. Çünkü Ramazan günleri farz oruca ayrılmıştır ve mukim, sağlıklı biri için bu günlerde tutulan oruç kendiliğinden Ramazan orucu olur. Yine de “Ramazan’ın farz orucu” diye belirtmek daha faziletlidir. Şâfiî mezhebinde ise her gece Ramazan orucu olduğunu belirleyerek (tayin) niyet etmek gerekir. İhtiyat için belirterek niyet etmek en güzelidir.

Soruya git ve paylaş →

Telefondaki ezan uygulamasına göre sahuru bitirmek güvenilir mi?

Uygulama resmî takvimi esas alıyor ve konumunuz doğru seçilmişse güvenilirdir. Bazı uygulamalar farklı ülkelerin hesap yöntemlerini varsayılan olarak kullanır; bu da imsakın dakikalarca geç görünmesine yol açabilir. Uygulamanın ayarlarında hesaplama yöntemi olarak Diyanet’in seçili olduğundan ve ilçenizin doğru girildiğinden emin olun. Telefonun saatinin otomatik ayarlı olması da önemlidir. Tereddüt varsa Diyanet’in resmî sitesi veya uygulamasıyla karşılaştırmak yerinde olur. En güvenli yol, sahuru imsaktan birkaç dakika önce tamamlamaktır.

Soruya git ve paylaş →

İftara birkaç dakika kala bilerek bir şey yemek kefaret gerektirir mi?

Evet, Hanefî mezhebine göre Ramazan orucunu mazeretsiz ve bilerek bozmak, iftara ne kadar az kalmış olursa olsun kaza ile birlikte kefaret de gerektirir. “Nasılsa birazdan açacaktım” düşüncesi hükmü değiştirmez; oruç güneş batana kadar sürer. Kefaret, iki ay aralıksız oruç tutmak, buna gücü yetmeyenin altmış fakiri doyurmasıdır. Şâfiî mezhebinde ise kefaret yalnızca cinsel ilişkiyle orucu bozmaya mahsustur; yeme içmede sadece kaza ve tövbe gerekir. Böyle bir durumda kalan kişi samimi tövbe etmeli, kesin hüküm için müftülüğe danışmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

İmsak ile sabah ezanı aynı vakit mi?

Evet, fıkhen imsak vakti ile sabah namazı vakti aynı anda, fecr-i sâdık ile başlar. Türkiye’de Ramazan’da sabah ezanı, insanların sahurlarını tamamlayabilmeleri için imsak vaktinde okunur. Takvimdeki “imsak” vakti, oruç için yemenin son anıdır ve sabah namazı bu vakitten itibaren kılınabilir. Ezanı duyduğu hâlde yemeye devam eden kişinin, vaktin girdiği kesinse orucu olmaz ve kaza etmesi gerekir. Bu yüzden sahuru ezana bırakmayıp birkaç dakika önce bitirmek en güvenli yoldur.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da kaza veya nafile orucuna niyet edilirse ne olur?

Hanefî mezhebine göre mukim ve sağlıklı kişi Ramazan gününde başka bir oruca niyet etse de tuttuğu oruç Ramazan orucu yerine geçer. Çünkü bu günler yalnızca Ramazan orucuna ayrılmıştır ve başka bir oruca yer yoktur. Dolayısıyla geçmiş yılın kazasını Ramazan’da tutmak mümkün değildir; kaza borcu Ramazan’dan sonra ödenir. Şâfiî mezhebinde ise Ramazan orucu için ayrıca Ramazan diye tayin şarttır.

Soruya git ve paylaş →

Yazlıkta veya köyde iken hangi yerin imsak vaktine uyarım?

Her zaman fiilen bulunduğunuz yerin imsak vaktine uyarsınız. Evinizin bulunduğu şehrin takvimi, başka bir ilçe veya köyde iken geçerli değildir. Doğuya ve batıya gittikçe vakitler değiştiği için yüz kilometrelik bir mesafe bile birkaç dakikalık fark doğurabilir. Tatil, ziyaret veya yolculuk için başka bir yere gittiğinizde o yerin ya da ona en yakın ilçenin imsakiyesini esas almalısınız. Resmî uygulamalarda konum seçeneğini güncellemek bu konuda kolaylık sağlar. İftar vakti için de aynı kural geçerlidir.

Soruya git ve paylaş →

Gökdelenin üst katında oturanın imsak vakti farklı mı?

Teorik olarak yükseklik arttıkça ufuk genişler ve tan yeri biraz daha erken görülür; ancak sıradan bina yüksekliklerinde bu fark çok küçüktür. Takvimlerdeki temkin payları bu tür farkları karşılayacak şekilde düşünülmüştür. Bu nedenle apartman ya da gökdelende oturan biri, bulunduğu ilçenin takvimine uyar; kat için ayrı hesap yapması gerekmez. Çok yüksek dağ zirveleri gibi istisnaî durumlarda ise ihtiyatlı davranıp yeme içmeyi daha erken bırakmak uygundur. Tereddüt edilen özel durumlar müftülüğe sorulabilir.

Soruya git ve paylaş →

Radyo, televizyon veya sirene göre iftar açmak doğru mu?

Yayın veya sinyal bulunduğunuz yerin vaktine göre veriliyorsa evet, doğrudur. Kur’an ve sünnette iftarın güneşin batmasıyla başladığı bildirilmiştir; bu vakti öğrenmenin yolu ise zamana göre değişir. Geçmişte top atışı, kandil ve ezan kullanılırdı; bugün yerel radyo, siren veya vakit uygulamaları da güvenilir haber olarak kabul edilebilir. Dikkat edilmesi gereken, ulusal yayında İstanbul veya Ankara vaktine göre verilen bir bildirimin başka şehir için geçerli olmamasıdır. Yerel ve güvenilir kaynağı tercih etmek gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Sahur yapmak sünnet mi?

Evet, sahur yapmak sünnettir. Sahur, oruç tutacak kişinin gecenin son bölümünde, imsaktan önce yediği yemektir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Sahur yapın, çünkü sahurda bereket vardır” buyurmuştur. Sahur hem gün boyunca ibadete güç verir hem de ehl-i kitabın orucundan ayırt edici bir özelliktir. Az da olsa, bir yudum su veya birkaç hurma ile yapılması sünneti yerine getirir. Sahur yapmadan oruç tutmak da geçerlidir; sahur orucun şartı değildir.

Soruya git ve paylaş →

Yolcu Ramazan’da geçmiş yılın kazasına niyet ederse hangi oruç olur?

Bu konuda Hanefî âlimleri arasında görüş farkı vardır. Ebû Hanîfe’ye göre yolcu, Ramazan’da oruç tutmama ruhsatına sahip olduğundan başka bir vacip oruca (kaza gibi) niyet ederse niyet ettiği oruç olur. İmam Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed’e göre ise yine Ramazan orucu yerine geçer. İhtilaftan kurtulmak için yolcunun, oruç tutacaksa Ramazan orucuna niyet etmesi daha uygundur.

Soruya git ve paylaş →

Hanefî ve Şâfiî mezheplerinde oruç niyeti arasında ne fark var?

Temel fark, farz oruçta niyetin vaktindedir.

  • Hanefî: Ramazan orucu, belirli günün adağı ve nafile oruçlara dahve-i kübrâdan önce, hiçbir şey yememiş olmak şartıyla gündüz de niyet edilebilir. Ramazan’da mutlak niyet yeterlidir.
  • Şâfiî: Farz oruçlara (Ramazan, kaza, adak, kefaret) mutlaka geceden, imsaktan önce niyet edilmelidir; ayrıca orucun türünü belirtmek gerekir. Nafileye ise öğleden önce niyet edilebilir.

Her iki mezhepte de her gün için ayrı niyet esastır.

Soruya git ve paylaş →

Sahura kalkamadım, oruç tutabilir miyim?

Evet, tutabilirsiniz ve tutmanız gerekir. Sahur sünnettir, orucun şartı değildir. Sahura kalkamayan kişi uyandığında, imsak vakti geçmişse hiçbir şey yiyip içmeden oruca niyet eder. Hanefî mezhebine göre Ramazan orucu için niyet öğleye yakın vakte kadar geçerlidir. Sahuru kaçırdım diye orucu terk etmek caiz değildir; tutulmayan gün için kaza gerekir. Sağlık sorunu olanlar, uzun süre aç kalmanın zarar verip vermeyeceğini hekimlerine danışmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Sahuru imsaktan kaç dakika önce bitirmeliyim?

Farz olan, imsak saatinde yeme içmeyi bırakmış olmaktır; bundan önce belirli bir süre bırakmak şart değildir. Bununla birlikte saatlerin küçük farkları, ağızdaki lokmanın yutulması, su içme gibi durumlar düşünülerek birkaç dakika önceden bitirmek ihtiyatlı bir davranıştır. Sahuru geciktirmek sünnet olduğu için çok erken, örneğin bir saat önce bitirmeye de gerek yoktur. Peygamberimizin sahuru ile sabah namazı arasında elli ayet okunacak kadar bir süre bulunduğu rivayet edilir. Makul olan, imsaktan birkaç dakika önce sofradan kalkmaktır.

Soruya git ve paylaş →

Takvimdeki iftar saati ile akşam ezanı arasında fark var mı?

Hayır, iftar saati akşam namazı vaktinin başlangıcıdır ve ikisi aynı andır. Takvimlerde “akşam” diye gösterilen saat, hem akşam namazının girdiği hem de orucun açıldığı vakittir. Camilerde ezan bu saatte okunur. Uygulamada birkaç saniyelik farklar, müezzinin ezana başlama anından veya hoparlör gecikmesinden kaynaklanabilir; bu farkların önemi yoktur. Bazı yerlerde ezan dakikalarca geç okunuyorsa, vakit takvime göre girmiş olduğundan iftar etmek için ezanın okunmasını beklemek şart değildir. Önemli olan takvimin doğru konuma ait olmasıdır.

Soruya git ve paylaş →

İftar etmeden ertesi güne kadar oruca devam etmek (visal) caiz mi?

Hayır, gece hiçbir şey yemeden günleri birbirine bağlamak demek olan visal orucu ümmet için yasaklanmıştır. Peygamber Efendimiz kendisi bazen visal yapmış, ancak sahabeyi bundan menetmiş ve “Ben sizin gibi değilim” buyurmuştur. Bu yüzden Hanefî âlimleri visali mekruh saymıştır. Orucun özü, gündüz nefsi terbiye edip gece Allah’ın helal kıldığı nimetlerden yararlanmaktır. Güneş battıktan sonra en azından bir yudum su ile orucu açmak sünnettir. İftar etmeyen kişinin orucu yine güneş batınca biter; aç kalmaya devam etmesi ibadet sayılmaz.

Soruya git ve paylaş →

İmsaka bir dakika kala su içmek orucu etkiler mi?

Hayır, imsak vakti girmeden içilen su orucu etkilemez. Oruç imsak anında başladığından, o ana kadar yemek içmek serbesttir. Ancak saatlerin saniyelik farkları ve suyu yutma süresi düşünüldüğünde, tam son saniyelere bırakmak kişiyi şüpheye düşürebilir. Şüpheli durumlarda yemek içmek Hanefî âlimlerce mekruh görülmüştür. Bu yüzden suyu imsaktan bir iki dakika önce içmek daha rahat ve ihtiyatlıdır. İmsak girdiği sırada ağızda bulunan su veya lokma yutulmayıp dışarı çıkarılmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Niyet için “öğleye kadar” süresi tam olarak ne zaman biter?

Bu süre öğle ezanında değil, ondan önce “dahve-i kübrâ” denilen vakitte biter. Dahve-i kübrâ, imsak vakti ile güneşin batışı arasındaki sürenin tam ortasıdır. Örneğin imsak 04.00, akşam 20.00 ise gündüz 16 saattir; ortası 12.00 olur ve niyet bu saatten önce yapılmalıdır. Bu vakit genellikle öğle ezanından yaklaşık bir saat kadar öncesine denk gelir. Niyetin gündüzün çoğunda bulunması gerektiği için bu ölçü benimsenmiştir.

Soruya git ve paylaş →

Sahuru geç yapmak mı daha iyi, erken mi?

Sahuru imsak vaktine yakın, geciktirerek yapmak sünnettir. Sahâbe, Peygamber Efendimiz ile sahur yaptıktan sonra sabah namazına kalktıklarını ve arada yaklaşık elli ayet okuyacak kadar zaman olduğunu anlatmıştır. Böylece oruçlu kalınan süre kısalır ve gün boyu güç korunur. Ancak vaktin girip girmediğinden şüphe edecek kadar geciktirmek doğru değildir. İhtiyatlı olan, takvimdeki imsak vaktinden birkaç dakika önce yemeyi bitirmektir. Gece yarısı yemek yiyip yatmak da sahur sayılır ama sünnete uygun olan geciktirmektir.

Soruya git ve paylaş →

Gece yarısı yemek yiyip yatmak sahur sayılır mı?

Evet, gecenin ikinci yarısında oruç niyetiyle yenen yemek sahur sayılır ve sünnet sevabı elde edilir; ancak sünnete en uygun olanı sahuru imsak vaktine yakın yapmaktır. Âlimler sahur vaktinin gece yarısından sonra başladığını, son altıda birlik bölümünün ise en faziletli zaman olduğunu belirtmiştir. Gece yarısı yiyip yatmak, sabah kalkmakta zorlananlar için bir kolaylıktır ve bu yemek oruç niyeti ile yendiği için Hanefîlere göre niyet yerine de geçer. Gün boyu dinç kalmak için sabaha yakın hafif bir şeyler yemek veya su içmek yine de tavsiye edilir.

Soruya git ve paylaş →

Güneş doğana kadar sahur yapılabilir mi?

Hayır, bu yaygın bir yanlış bilgidir. Oruç güneşin doğuşuyla değil, ondan yaklaşık bir buçuk saat kadar önce tan yerinin ağarmasıyla (imsak) başlar. Takvimdeki “Güneş” saati, sabah namazının son vaktini gösterir; oruçla ilgisi yoktur. İmsaktan sonra, güneş doğmadan önce yiyip içen kişinin orucu bozulur. Bu yanlışı bilmeden yapan kişi, o günün orucunu kaza etmelidir. Oruç Bakara Suresi’ne göre fecirden geceye, yani güneşin batışına kadar sürer.

Soruya git ve paylaş →

İftar edecek hiçbir şey bulamayan ne yapar, orucu devam mı eder?

Hayır, oruç güneş batınca kendiliğinden biter; yiyecek bulamamak orucu uzatmaz. Peygamber Efendimiz, gecenin gelip gündüzün gitmesiyle oruçlunun orucunu açmış olacağını bildirmiştir. Bu nedenle yanında yiyecek ve su bulunmayan kişi kalben iftar niyeti taşıyabilir; bulduğu ilk fırsatta bir şeyler yer içer. Hiçbir şey bulamadığı için günahkâr olmaz ve ertesi günün orucu için gece boyunca niyet etme imkânı devam eder. Böyle bir durumda iftar duasını okumak ve Allah’a şükretmek güzeldir.

Soruya git ve paylaş →

Öğleye doğru niyet etmediğimi fark ettim ama vakit geçmişti; ne yapmalıyım?

Dahve-i kübrâ geçtikten sonra yapılan niyet Ramazan orucu için geçerli olmaz; o günü sonra kaza etmeniz gerekir. Ancak Ramazan ayının hürmeti gereği akşama kadar yememek, içmemek ve oruçlu gibi davranmak (imsak) gerekir. Bu durumda kefaret gerekmez, çünkü kasıtlı bir oruç bozma yoktur. Bu tür unutmaların tekrarlanmaması için iftardan sonra niyet etmeyi alışkanlık hâline getirmek faydalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Hiç niyet etmeden bütün gün aç kalan oruç tutmuş sayılır mı?

Hayır, sayılmaz. Orucun geçerli olması için niyet şarttır; niyetsiz açlık ibadet değildir. Ancak Ramazan’da oruç tutan bir Müslümanın gece sahura kalkması, oruç tutacağını bilmesi veya ertesi gün oruçlu olacağını düşünmesi niyet sayılır. Bu yüzden oruç tutmayı hiç düşünmeden, tesadüfen yemek yemeyen kişinin durumu farklıdır; o gün kaza edilir. Gerçek anlamda niyetsiz kalmak pratikte nadirdir.

Soruya git ve paylaş →

İftarı açarken besmele çekmek gerekir mi?

Gerekli değildir ama sünnettir. Yemeğe besmeleyle başlamak her yemekte olduğu gibi iftarda da Peygamber Efendimizin öğrettiği bir adaptır. Besmele unutulursa hatırlandığı anda “Bismillâhi evvelehû ve âhirehû” denilebilir. Besmele çekmemek orucu veya iftarı geçersiz kılmaz; sadece bir sünnet ve bereket vesilesi kaçırılmış olur. İftar duası ile besmelenin sırası konusunda kesin bir kural yoktur; yaygın uygulama besmeleyle ilk lokmayı alıp ardından iftar duasını okumaktır.

Soruya git ve paylaş →

İmsak geçti mi emin değilim, yedim; orucum ne olur?

Gecenin devam ettiği sanılarak yenildiyse ve sonradan imsakın geçmiş olduğu anlaşılmazsa oruç geçerlidir, çünkü asıl olan gecenin devamıdır. Ancak sonradan imsak vaktinin girmiş olduğu kesin olarak anlaşılırsa o günün orucu bozulmuş olur; kişi günün kalanını oruçlu geçirir ve sonra bir gün kaza eder, kefaret gerekmez. Vakti bilerek şüpheye bırakmak ise mekruhtur. Saat ve takvim imkânlarının bu kadar kolay olduğu günümüzde vakitleri önceden kontrol etmek en doğrusudur.

Soruya git ve paylaş →

İmsak geçtiğini bile bile yemeye devam edersem kefaret gerekir mi?

Evet, Hanefî mezhebine göre Ramazan orucuna gece niyet etmiş biri imsak girdiğini bildiği hâlde kasten yer veya içerse, hem kaza hem de kefaret gerekir. Kefaret, peş peşe altmış gün oruç tutmaktır; buna gücü yetmeyen altmış fakiri doyurur. Şâfiî mezhebinde ise kefaret yalnızca cinsel ilişki ile orucu bozmaya bağlanmış olup yeme içmeyle kasten bozmada sadece kaza ve tövbe gerekir. İmsakı bilmeden geçiren kişi ise yalnızca kaza eder. Kişisel durumunuz için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

İftar ne zaman açılır?

İftar, güneşin tamamen batmasıyla, yani akşam namazı vaktinin girmesiyle açılır. Bakara Suresi’nde “Sonra orucu geceye kadar tamamlayın” buyrulur. Peygamber Efendimiz de gecenin doğudan gelip gündüzün batıdan çekilmesi ve güneşin batmasıyla oruçlunun iftar edeceğini bildirmiştir. Türkiye’de iftar vakti Diyanet takvimindeki akşam vaktidir ve akşam ezanıyla ilan edilir. Güneşin batıp batmadığından şüphe varken iftar etmek caiz değildir.

Soruya git ve paylaş →

Oruç niyetini gece birkaç kez tekrarlamak gerekir mi?

Hayır, gerekmez; güneş battıktan sonra bir kez yapılan niyet ertesi günün orucu için yeterlidir. Uyumak, yemek yemek veya başka işlerle meşgul olmak bu niyeti ortadan kaldırmaz. Niyeti defalarca tekrar etme ihtiyacı çoğu zaman vesveseden kaynaklanır ve dinde istenen bir şey değildir. İçi rahat etmeyen kişi sahurda niyetini tazeleyebilir; bu zararsızdır ama zorunlu değildir. Önemli olan, oruç tutma kararından vazgeçmemektir.

Soruya git ve paylaş →

Sadece su ile iftar etmek yeterli mi?

Evet, yeterlidir ve hurma bulunmadığında sünnete de uygundur. Peygamber Efendimiz taze hurma, yoksa kuru hurma ile iftar eder; ikisini de bulamazsa birkaç yudum su içerdi. Su ile açmak da onun uygulamasındandır ve suyun temizleyici olduğu bildirilmiştir. Oruç, güneş battığında zaten sona erdiği için iftar etmek; yiyecek veya içeceğin cinsine bağlı değildir. Önce su ile açıp akşam namazını kıldıktan sonra yemeğe oturmak pek çok ailede görülen güzel bir düzendir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurdan sonra dişlerimin arasında kalan yemeği yutarsam orucum bozulur mu?

Nohut tanesinden küçük bir artık, tükürükle birlikte istemeden yutulursa orucu bozmaz; nohut kadar veya daha büyükse bozar. Hanefî âlimleri, dişlerin arasında kalan küçük parçalardan korunmanın zor olduğunu göz önüne alarak bu ölçüyü belirlemiştir. Ancak artığı ağızdan çıkarıp sonra yutmak, büyüklüğüne bakılmaksızın orucu bozar. En güzeli, sahurdan sonra imsak girmeden dişleri fırçalamak veya ağzı iyice çalkalayarak artıklardan temizlemektir. Böylece gün boyunca şüpheye düşülmez.

Soruya git ve paylaş →

İftarda tek sayıda hurma yemek sünnet mi?

İftarda hurma ile açmak sünnettir; tek sayıda yeme konusu ise daha çok bayram sabahı için rivayet edilmiştir. Peygamber Efendimizin Ramazan Bayramı namazına gitmeden önce tek sayıda hurma yediği sahih olarak bildirilmiştir. İftarda ise birkaç taze ya da kuru hurma ile açtığı nakledilir; sayının tek olması hakkında bu kadar açık bir rivayet yoktur. Bununla birlikte Allah’ın tek olanı sevdiğini bildiren genel hadise dayanarak tek sayıya özen göstermekte bir sakınca yoktur. Bunu zorunlu bir kural gibi görmemek gerekir.

Soruya git ve paylaş →

İftarı hemen açmak sünnet mi?

Evet, güneşin battığı kesinleşince iftarı geciktirmeden açmak sünnettir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “İnsanlar iftarda acele ettikçe hayır üzere olmaya devam ederler” buyurmuştur. Önce hafif bir şeyle, sünnete uygun olarak hurma veya su ile iftar edip akşam namazını kıldıktan sonra yemeğe devam etmek güzel bir uygulamadır. Ancak vaktin girdiğinden emin olmadan, sırf acele etmek için iftar edilmez. İftarı gereksiz yere geciktirmek ise mekruh görülmüştür.

Soruya git ve paylaş →

Niyet etmeden önce bayılıp ertesi gün ayılan kişinin orucu ne olur?

Hanefî mezhebine göre Ramazan gecesi bayılan ve günlerce ayılmayan kişinin bayıldığı geceyi takip eden ilk günün orucu, zahiren niyet etmiş sayıldığı ve orucu bozan bir şey yapmadığı için geçerli kabul edilir. Sonraki günler ise niyet olmadığından kaza edilir. Baygınlık sırasında serum veya beslenme tüpü uygulanmışsa o günler de kaza edilir. Uzun süreli yoğun bakım gibi durumlarda müftülükten bilgi almak uygundur.

Soruya git ve paylaş →

Sahurdan sonra dişleri imsaktan önce mi fırçalamalıyım?

Evet, en rahat yol sahurdan sonra ve imsak girmeden dişleri macunla fırçalamaktır. Böylece hem ağız temizliği sağlanır hem de gün içinde yemek artığı yutma endişesi kalmaz. İmsaktan sonra da diş fırçalamak orucu bozmaz; ancak macunun boğaza kaçma ihtimali olduğundan, oruçluyken macun kullanmak mekruh görülmüştür. Gün içinde misvak veya macunsuz ıslak fırça kullanılabilir. Peygamberimizin oruçluyken de misvak kullandığı rivayet edilmiştir.

Soruya git ve paylaş →

İftar vakti duaların kabul edildiği bir vakit mi?

Evet, oruçlunun iftar anındaki duası kabule yakın dualardan sayılmıştır. Hadislerde, orucunu açıncaya kadar oruçlunun duasının geri çevrilmeyeceği bildirilmiştir; bu rivayetler hadis âlimlerince hasen kabul edilmiştir. Bu yüzden iftardan hemen önceki dakikalar sofrayı hazırlamak kadar dua etmek için de değerlendirilmelidir. Kişi kendisi, ailesi, hastalar, ihtiyaç sahipleri ve bütün Müslümanlar için dilediği dili kullanarak dua edebilir. Duanın kabulü Allah’ın takdirindedir; kabul bazen istenenin verilmesi, bazen bir kötülüğün uzaklaştırılması veya ahirete saklanması şeklinde olur.

Soruya git ve paylaş →

İftarı hurma ile açmak sünnet mi?

Evet, iftarı hurma ile açmak sünnettir; hurma yoksa su ile açılır. Enes b. Mâlik’in rivayetine göre Peygamber Efendimiz akşam namazından önce taze hurma ile, bulamazsa kuru hurma ile, o da yoksa birkaç yudum su ile iftar ederdi. Bununla birlikte iftarı başka bir yiyecekle açmak da tamamen geçerlidir; hurma bir şart değil, sünnete uymanın güzelliğidir. Tuz ile iftar etmek ise halk arasında yaygın bir alışkanlıktır, dinî bir hükmü yoktur.

Soruya git ve paylaş →

İmsak girince ağzı çalkalamak gerekir mi?

Hayır, imsak girdiğinde ağzı çalkalamak farz ya da sünnet olarak gerekli değildir. Orucun sahih olması için imsak anında yeme içmeyi bırakmak yeterlidir. Bununla birlikte ağızda yemek tadı veya artık kalmışsa, imsaktan önce su ile çalkalamak veya dişleri fırçalamak gün boyunca yutma endişesini ortadan kaldırır. İmsak girdikten sonra da abdest için ağız çalkalanabilir; ancak oruçlu olduğunda suyun boğaza kaçmaması için gargara yapmadan, hafifçe çalkalamak gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Kaza orucuna ne zamana kadar niyet edilebilir?

Kaza orucuna en geç imsak vaktine kadar, yani geceden niyet edilmelidir. Ramazan orucundan farklı olarak kaza orucu belirli bir güne bağlı olmadığından, gündüz yapılan niyetle kaza orucu tutulamaz. Niyet, akşam güneş battıktan sonra ile imsak vakti arasında herhangi bir anda yapılabilir. Sahur yemeği yerken “yarın kaza orucu tutacağım” diye kalben kastetmek yeterlidir. Bu kural Hanefî ve Şâfiî mezheplerinde ortaktır.

Soruya git ve paylaş →

“Zehebe’z-zamau” iftar duasının anlamı nedir?

Anlamı: “Susuzluk gitti, damarlar ıslandı; Allah dilerse sevap da sabit oldu.” Bu dua, Peygamber Efendimizin iftar ettiğinde söylediği sözlerdendir ve hasen bir senetle nakledilmiştir. Arapçası “Zehebe’z-zamau, vebtelleti’l-urûku, ve sebete’l-ecru inşâallah” şeklindedir. Dua, orucun zahmetinin bittiğini ve geriye yalnızca sevabın kaldığını hatırlatır. Bu nedenle çoğu âlim, bu duanın ilk yudum su veya lokmadan sonra okunmasını daha uygun görmüştür. Anlamını bilerek okumak, iftarı sadece bir yemek olmaktan çıkarıp şükür anına dönüştürür.

Soruya git ve paylaş →

İftar duası nedir, nasıl okunur?

İftarda okunması tavsiye edilen dualardan en yaygını “Allâhümme leke sumtü ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkıke eftartü” duasıdır; anlamı “Allah’ım, senin rızan için oruç tuttum, sana inandım, sana güvendim ve senin rızkınla orucumu açtım” şeklindedir. Bu duanın bir kısmı Ebû Dâvûd’da mürsel bir rivayetle geçer; senedi zayıf kabul edilir, ancak anlamı güzel olduğu için okunmasında sakınca yoktur. Ebû Dâvûd’da daha sağlam bir rivayetle “Zehebe’z-zameu vebtelleti’l-urûku ve sebete’l-ecru inşâallah” (Susuzluk gitti, damarlar ıslandı, inşallah sevap da sabit oldu) duası da nakledilir. Kişi kendi diliyle de dua edebilir.

Soruya git ve paylaş →

Kaza orucuna sabah uyanınca niyet edersem ne olur?

İmsak vaktinden sonra yapılan niyetle kaza orucu geçerli olmaz; ancak hiçbir şey yememişseniz ve dahve-i kübrâdan önceyse o günkü orucunuz nafile oruç olarak geçerli olur. Nafile orucun sevabını alırsınız, fakat kaza borcunuz düşmez. Kazayı ödemek için başka bir gün, geceden niyet ederek tutmanız gerekir. Bu nedenle kaza tutmayı planlayanların akşamdan niyetlerini netleştirmeleri tavsiye edilir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda imsaka kadar sigara içmek orucu etkiler mi?

İmsaktan önce içilen sigara orucu bozmaz; imsaktan sonra içilen sigara ise bozar. Ancak sigaranın sağlığa verdiği zarar nedeniyle Diyanet İşleri Başkanlığı sigara içmeyi dinen caiz görmemektedir. Ramazan, sigarayı bırakmak için önemli bir fırsattır; zaten gün boyu içilmeyen sigaranın sahur ve iftarda da bırakılması kolaylaşır. Sahurda son dakikalara kadar sigara içmek, imsak vaktinin geçip geçmediği konusunda şüpheye düşürebilir. Bırakma sürecinde hekim ve sigara bırakma hatlarından destek alınabilir.

Soruya git ve paylaş →

“Allahümme leke sumtu” iftar duasının kaynağı sahih mi?

Bu dua Ebû Dâvûd’da mürsel olarak nakledilmiştir ve senedi zayıf kabul edilir; ancak anlamı güzel olduğu için okunmasında sakınca yoktur. Duanın anlamı: “Allah’ım, senin için oruç tuttum ve senin rızkınla orucumu açtım” şeklindedir. Hadis âlimleri, fazilet konularında zayıf rivayetlerle amel etmeyi belli şartlarla uygun görmüştür. Senet bakımından daha sağlam olan dua ise “Zehebe’z-zamau” diye başlayan duadır. İkisini birlikte okumak da mümkündür. Önemli olan, duayı ezber bir kalıp olarak değil, şükür bilinciyle okumaktır.

Soruya git ve paylaş →

İftarda önce akşam namazı mı kılınır, yemek mi yenir?

Sünnete uygun olan, önce hurma veya su gibi hafif bir şeyle iftar edip akşam namazını kıldıktan sonra yemeğe oturmaktır. Peygamber Efendimiz akşam namazından önce birkaç hurma veya su ile iftar ederdi. Akşam namazının vakti diğer vakitlere göre kısa olduğundan, uzun bir yemekle namazı vaktin sonuna bırakmak doğru değildir. Bununla birlikte yemek hazırsa ve kişi çok açsa, önce yemeği yiyip gönül huzuruyla namaz kılması da hadiste tavsiye edilmiştir; yeter ki namaz vakti çıkmasın. Aile ve cemaatin durumuna göre ikisi de caizdir.

Soruya git ve paylaş →

Kaza orucuna niyet ederken hangi günün kazası olduğunu belirtmek gerekir mi?

Hayır, belirli bir günü (örneğin “Ramazan’ın beşinci günü”) belirtmek gerekmez; “kaza orucu” diye niyet etmek yeterlidir. Borçlu olunan günler aynı cinsten olduğu için hangisinin önce ödendiğinin önemi yoktur. Birden fazla yılın kazası olan kişi ise ihtiyaten “üzerimdeki ilk Ramazan kazası” veya “son Ramazan kazası” şeklinde niyet edebilir. Önemli olan orucu kaza niyetiyle ve geceden tutmaktır.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan dışında takvimdeki imsak vakti ne işe yarar?

Ramazan dışında imsak vakti, sabah namazı vaktinin başladığını ve yatsı vaktinin sona erdiğini gösterir. Sabah namazının farzı ve sünneti bu saatten itibaren güneş doğuncaya kadar kılınabilir. Yatsı namazını ve vitri henüz kılmamış olan kişi için de bu saat, edâ vaktinin sona erdiği andır. Ayrıca kaza, nafile veya adak orucu tutanlar için orucun başlangıç saatidir. Bu sebeple imsak, yıl boyunca her Müslümanın günlük hayatında önemli bir vakit işaretidir.

Soruya git ve paylaş →

Ezan okunmadan takvime göre iftar açılır mı?

Evet, açılabilir. İftarın ölçüsü ezan değil, güneşin batması yani akşam vaktinin girmesidir. Güvenilir bir takvimde (Türkiye için Diyanet takvimi) belirtilen akşam vakti geldiyse ezan duyulmasa veya geç okunsa bile iftar edilebilir. Ezan, vaktin girdiğini duyurmak içindir. Ancak saatin doğru olduğundan ve bulunduğunuz yerin takvimine baktığınızdan emin olmalısınız. Vaktin girdiğinden şüphe varken iftar etmek caiz değildir; iftar ettikten sonra vaktin girmediği anlaşılırsa o gün kaza edilir.

Soruya git ve paylaş →

İftar duası ilk lokmadan önce mi, sonra mı okunur?

Her ikisi de caizdir; sünnete daha uygun görülen, ilk yudum veya lokmadan sonra okumaktır. “Susuzluk gitti, damarlar ıslandı” anlamındaki dua, orucun açılmış olmasını ifade ettiği için yiyip içtikten sonra söylenir. Bazı kişiler ise vaktin girmesini beklerken dua edip ardından iftar ederler; iftardan önceki anların dua için değerli olduğu düşünülürse bu da güzeldir. Vakit girdiğinde uzun dualarla iftarı geciktirmemek gerekir. Önce besmeleyle orucu açıp sonra duayı okumak, hem acele etme sünnetini hem dua sünnetini bir araya getirir.

Soruya git ve paylaş →

Kefaret orucunun 60 günü için tek bir niyet yeterli mi?

Hanefî mezhebine göre hayır; kefaret orucunun her günü için ayrı ayrı ve geceden niyet edilmesi gerekir. Kefaret orucu belirli günlere bağlı olmayan bir oruç olduğundan gündüz niyetle tutulamaz. Her akşam veya sahurda “yarın kefaret orucu tutacağım” diye niyet etmek yeterlidir. Niyet unutulup gündüz yapılırsa o gün kefaret sayılmaz ve ardışıklık bozulmuş olur; bu durumda 60 güne baştan başlamak gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Yatsı namazı imsak vaktine kadar kılınabilir mi?

Evet, Hanefî mezhebine göre yatsı namazının vakti imsak vaktine, yani fecr-i sâdıka kadar devam eder. Ancak yatsıyı gecenin ilk üçte birine kadar kılmak müstehap, gece yarısına kadar geciktirmek mübah, gece yarısından sonraya bırakmak ise özürsüz olarak mekruh görülmüştür. Sahura kalkan biri, yatsıyı kılmadıysa imsaktan önce yatsıyı ve vitri kılabilir. Şâfiî mezhebinde de yatsının cevaz vakti fecre kadar sürer; fakat faziletli vakti gecenin ilk kısmıdır.

Soruya git ve paylaş →

Adak orucuna gündüz niyet edilebilir mi?

Adağın türüne göre değişir. Hanefî mezhebine göre:

  • Belirli gün adağı (“Şu perşembe oruç tutacağım” gibi): Ramazan orucu gibi dahve-i kübrâdan önce, hiçbir şey yememiş olmak şartıyla gündüz de niyet edilebilir.
  • Gün belirtilmemiş adak (“Bir gün oruç tutacağım” gibi): Kaza orucu gibi mutlaka geceden niyet edilmelidir.

Şâfiî mezhebinde ise her iki durumda da geceden niyet şarttır. İhtiyat için geceden niyet etmek en uygunudur.

Soruya git ve paylaş →

İftar duasını bilmeyen Türkçe dua edebilir mi?

Evet, edebilir; iftar duasının belli bir dilde okunması şart değildir. Dua, kulun Allah’a yönelmesidir ve Allah her dili bilir. Arapça duayı ezbere bilmeyen kişi “Allah’ım, senin rızan için oruç tuttum, senin verdiğin rızıkla orucumu açıyorum, kabul eyle” gibi kendi cümleleriyle dua edebilir. Sünnette geçen lafızları öğrenmek ayrı bir güzelliktir ve zamanla öğrenilebilir. Duayı bilmemek orucu veya iftarı eksik kılmaz.

Soruya git ve paylaş →

Sahura kalktım, imsak girdi; kılmadığım yatsı kazaya mı kaldı?

Evet, imsak vakti girdiğinde yatsı ve vitir namazlarının vakti çıkmış olur ve bunlar kazaya kalır. Bu durumda önce yatsının farzını, ardından vitri kaza etmeniz gerekir. Hanefî mezhebinde tertip sahibi olan kişi, yani altı vakitten az kaza namazı bulunan biri, sabah namazının farzından önce bu kazaları kılmalıdır; ancak sabahın vakti daralmışsa önce sabahı kılar. Uyuyakalmak gibi bir özür nedeniyle kaçırılan namaz için kişi günahkâr olmaz, fakat kaza etmesi gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Televizyondaki başka şehrin ezanıyla iftar edilir mi?

Hayır, her yerleşim yeri kendi vaktine göre iftar eder. Türkiye’nin doğusu ile batısı arasında akşam vakti bir saati aşan farklılık gösterebilir. Bu nedenle televizyonda veya radyoda başka bir şehir için okunan ezana göre iftar etmek doğru değildir. Bulunduğunuz yerin vakti henüz girmeden iftar ettiyseniz orucunuz bozulur ve o günü kaza etmeniz gerekir. Kendi il ve ilçenizin vakitlerini Diyanet İşleri Başkanlığı’nın internet sitesinden veya uygulamasından öğrenebilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

← Tüm konular

Bu konuyla ilgili araçlar