Teravih, İtikâf ve Kadir Gecesi
Teravih, vitir, itikâf, son on gün ve Kadir gecesi. 233 soru ve cevap.
Teravih, İtikâf ve Kadir Gecesi
Teravih, Ramazan gecelerinde yatsı namazından sonra kılınan ve Hanefî mezhebine göre yirmi rekât olan müekked bir sünnet namazdır; itikâf, ibadet niyetiyle belirli bir süre mescitte kalmak; Kadir gecesi ise Kur'an'ın indirildiği ve bin aydan hayırlı olan mübarek gecedir (Kadr Suresi 97/1-3). Bu üç ibadet, Ramazan'ın manevi atmosferinin merkezinde yer alır.
Peygamber Efendimiz, Ramazan gecelerini inanarak ve sevabını Allah'tan umarak ihya edenin geçmiş günahlarının bağışlanacağını müjdelemiştir (Buhârî; Müslim). Teravih cemaatle kılınabileceği gibi evde tek başına da kılınabilir. Vitir namazı Ramazan'da cemaatle kılınır.
İtikâf, Ramazan'ın son on gününde yapıldığında sünnettir; Peygamber Efendimiz vefatına kadar bu sünneti sürdürmüştür (Buhârî; Müslim). İtikâfa giren kişi zorunlu ihtiyaçlar dışında mescitten çıkmaz. Kadınlar evlerinde namaz için ayırdıkları yerde itikâf yapabilirler.
Kadir gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bildirilmemiş, son on günün tek gecelerinde aranması tavsiye edilmiştir (Buhârî). Ülkemizde Ramazan'ın 27. gecesi Kadir gecesi olarak ihya edilir. Hz. Âişe'ye öğretilen "Allâhümme inneke afüvvün tuhibbü'l-afve fa'fu annî" duası bu gecenin en bilinen duasıdır (Tirmizî). Bu bölümde teravihin rekât sayısı, kılınışı, itikâfın şartları ve Kadir gecesi ibadetleri anlatılmaktadır. Teravih namazı iki rekâtta veya dört rekâtta bir selam verilerek kılınabilir; her dört rekâttan sonra biraz dinlenilir ve bu arada tesbih, salavat ya da dua okunur. Teravihin adı da bu dinlenme aralarından gelir. Teravihi camide kılamayan kişi evinde ailesiyle birlikte kılabilir. Kadir gecesini ihya etmek için sabaha kadar uyumamak şart değildir; yatsı ve sabah namazlarını cemaatle kılmak da gecenin faziletinden pay almaya vesiledir.
- Teravih Hanefîlere göre yirmi rekât ve müekked sünnettir.
- İtikâf son on günde sünnettir.
- Kadir gecesi son on günün tek gecelerinde aranır.
- Kadir gecesi af duası çokça okunur.
Sık Sorulan Sorular
İtikâfın çeşitleri nelerdir?
İtikâf, hükmü bakımından üç çeşittir: vacip, sünnet ve nafile (müstehap).
- Vacip itikâf: Adak (nezir) yoluyla kişinin kendine borç kıldığı itikâftır; Hanefîlere göre oruçla birlikte yapılır.
- Sünnet itikâf: Ramazan’ın son on gününde yapılan itikâftır; sünnet-i müekkede alâ’l-kifâye kabul edilir.
- Nafile itikâf: Bunların dışında, yılın herhangi bir zamanında, kısa veya uzun süreyle yapılan itikâftır.
Hangisine niyet edildiği, sürenin ve şartların belirlenmesinde önemlidir. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışılabilir.
Peygamberimiz Ramazan’ın son on gününde ne yapardı?
İbadetini artırır, geceleri ihya eder ve ailesini de ibadete kaldırırdı.
Hz. Âişe, Resûlullah’ın son on gün girince geceleri uyanık geçirdiğini, ailesini uyandırdığını ve ibadet için hazırlandığını haber verir. Ayrıca Peygamberimiz ömrünün sonuna kadar bu günlerde mescitte itikâfa girmiştir. Bu uygulamalar, Kadir gecesini yakalamaya yönelik bir gayretin ifadesidir. Günümüzde bunu örnek almak isteyen biri geceleri bir miktar namaz, Kur’an, dua ve istiğfara ayırabilir; imkânı olan itikâfa girebilir. Bunların hiçbiri farz değildir, ama sünnete uymanın sevabı büyüktür.
Teravih namazı farz mı, sünnet mi?
Teravih namazı farz değildir; erkek ve kadın için sünnet-i müekkededir. Hanefî mezhebinde Ramazan gecelerinde yatsı namazından sonra kılınan bu namaz, Peygamber Efendimizin (s.a.s.) bizzat kıldığı ve teşvik ettiği bir ibadettir. Hz. Peygamber birkaç gece cemaatle kıldıktan sonra, ümmetine farz kılınır endişesiyle mescide çıkmamış; daha sonra Hz. Ömer döneminde tek imam arkasında cemaatle kılınması düzenli hâle gelmiştir. Kılmayan kişi günahkâr sayılmaz ama büyük bir sevaptan mahrum kalır; özürsüz ve devamlı terk etmek ise kınanmıştır. Şâfiî mezhebinde de teravih sünnettir.
Teravihe nasıl niyet edilir?
Kalben “Allah rızası için teravih namazı kılmaya” diye niyet etmek yeterlidir. Niyet kalbin işidir; dil ile söylemek şart değildir ama kalbi toplamaya yardım ettiği için güzel görülmüştür. Cemaatle kılınıyorsa “imama uydum” diye de niyet edilir. Hanefî mezhebinde sadece “nafile” veya “gece namazı” diye niyet edenin de teravihi yerine gelmiş sayılır diyen âlimler olsa da, ihtiyat için “teravih” veya “vaktin sünneti” diye belirlemek tavsiye edilir. Niyetin iftitah tekbirinden önce veya tekbirle birlikte bulunması gerekir; tekbirden sonra yapılan niyet geçerli olmaz.
Hadisteki “kuşağını sıkıca bağlardı” ifadesi ne demek?
İbadete ciddiyetle hazırlanmak ve gayreti artırmak anlamında bir deyimdir.
Hz. Âişe’nin rivayetinde geçen “şedde mi’zerahû” ifadesini âlimler iki şekilde açıklamıştır: Birincisi, Arapçada bir işe tam bir kararlılıkla girişmeyi anlatan mecazi bir sözdür. İkincisi, Peygamberimizin bu gecelerde eşlerinden uzak durup kendini tamamen ibadete verdiğini ifade eder. Her iki anlam da son on günün sıradan günler gibi geçirilmemesi gerektiğini gösterir. Mümin bu günlerde gereksiz meşguliyetleri azaltıp ibadete daha çok vakit ayırmaya çalışır.
Nafile itikâf en az ne kadar sürer?
Hanefî mezhebinde tercih edilen görüşe göre nafile itikâfın belirli bir asgari süresi yoktur; kısa bir süre bile olabilir.
Camiye girip itikâf niyetiyle bir müddet kalan kişi, orada durduğu sürece nafile itikâf sevabı kazanır ve camiden çıkınca itikâfı sona ermiş olur. Bu itikâf için oruç da şart değildir. Şâfiî mezhebinde de nafile itikâf için kısa bir süre yeterli görülür; ancak sadece geçip gitmek değil, bir miktar durmak gerekir. Bu kolaylık, namaz vakitlerinde camiye erken giden herkesin itikâf sevabından pay almasına imkân verir.
Teravih namazı kaç rekât?
Hanefî ve Şâfiî mezheplerinde teravih 20 rekâttır. Bu sayı, Hz. Ömer döneminde sahabenin ittifakıyla uygulanmaya başlanmış ve İslâm dünyasında asırlardır bu şekilde kılınmıştır. Hz. Âişe’nin, Peygamber Efendimizin Ramazan’da ve diğer aylarda gece namazını on bir rekâttan fazla kılmadığını bildiren rivayetine dayanarak 8 rekât kılanlar da vardır; ancak bu hadisin genel olarak gece (teheccüd) namazıyla ilgili olduğu kabul edilir. Diyanet, 20 rekâtı esas alır; bununla birlikte 8 rekât kılan kişinin teravihi de sahihtir ve sünnet sevabından tamamen mahrum kalmaz.
Teravihte her iki rekâtta yeniden niyet etmek gerekir mi?
Evet, her selamla ayrılan iki rekât ayrı bir namaz olduğu için her birinin başında niyet edilir. Ancak bu niyet uzun bir cümle gerektirmez; kalpte “teravihin sıradaki iki rekâtını kılıyorum” bilinci yeterlidir. Camide imam tekbir aldığında kalkıp ona uyan kişi zaten teravih kılmayı kastettiği için niyeti tamamdır. Başta bir kere “yirmi rekât teravih” diye niyet etmek de âlimlerin çoğuna göre yeterli görülür; fakat her tekbirde kalbin hazır olması namazın huşuu açısından daha güzeldir.
Son on gün itikâfına ne zaman girilir?
Ramazan’ın son on günü itikâfına, Ramazan’ın 20. günü güneş batmadan önce camiye girilerek başlanır.
Çünkü son on gün, 21. gecenin girmesiyle başlar; bu geceyi de itikâfa dahil etmek için ikindi ile akşam arasında camide bulunmak gerekir. Hz. Âişe’den gelen bir rivayette Peygamberimizin sabah namazını kıldıktan sonra itikâf yerine girdiği bildirilir; âlimlerin çoğu bunu, itikâf yeri olarak ayrılan bölmeye geçiş şeklinde yorumlamıştır. Pratikte, 20. günün ikindisinden sonra camiye yerleşmek, hem geceyi kaçırmamak hem de sünnete uymak açısından en uygun yoldur.
Son on günde ailemi gece ibadetine kaldırmalı mıyım?
Evet, bu sünnettir; ama zorlamadan ve güç yetirecekleri ölçüde yapılmalıdır.
Peygamberimiz son on günde ailesini de gece ibadetine uyandırırdı. Bu, ibadetin aile içinde paylaşılan bir sevince dönüşmesini sağlar. Eşinizi ve ergenlik çağındaki çocuklarınızı nazikçe uyandırabilir, birlikte kısa bir namaz, dua veya Kur’an okuyabilirsiniz. Küçük çocukları ise sevdirerek ve kısa tutarak katmak daha doğrudur. Ertesi gün işi, okulu veya sağlık durumu uygun olmayan birini ısrarla kaldırmak ibadeti yük hâline getirebilir; ölçü, gönül hoşluğudur.
Teravih vakti ne zaman biter?
Teravihin vakti yatsı namazından sonra başlar ve imsak (fecr-i sâdık) vaktine kadar devam eder. Bu süre içinde herhangi bir saatte kılınan teravih edâ olarak geçerlidir. Camilerde genellikle yatsının hemen ardından kılınır; bu, cemaatin toplanması ve uykudan önce ibadeti tamamlamak açısından kolaylıktır. İmsak girdikten sonra ise teravihin vakti çıkmış olur ve o geceye ait teravih artık kılınamaz. Sahura kalkıp teravih kılmak isteyen kişi, saati iyi takip ederek imsaktan önce bitirmelidir.
Teravihi 8 rekât kılsam olur mu?
Evet, kılınan 8 rekât geçerlidir, ama tam sünnet 20 rekâttır. Teravih nafile türünden bir namaz olduğu için kişi kıldığı kadarının sevabını alır. Hanefî mezhebine göre sünnetin tam olarak yerine gelmesi 20 rekâtla olur. Vakti ya da gücü yetmeyen biri 8 veya 12 rekât kılıp bırakabilir; bunda günah yoktur. Ancak “8 rekât yeterli, fazlası bidat” şeklindeki bir anlayış doğru değildir; 20 rekât sahabe uygulamasıdır. Camide imam 20 rekât kıldırıyorsa, 8 rekât sonra ayrılan kişinin kalan namazı kendi başına tamamlaması daha faziletlidir.
“Kadir gecesini son yedi gecede arayın” hadisi ne anlatır?
Kadir gecesinin Ramazan’ın son kısmında olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu anlatır.
Sahih rivayetlerde Peygamberimiz Kadir gecesini son on günde, özellikle tek gecelerde, bir kısmında da son yedi gecede aramayı tavsiye etmiştir. Bu rivayetler birbirini tamamlar: Son on günün tamamı adaydır, tek geceler ve son yedi gece ise ihtimali daha güçlü gecelerdir. Buradan çıkan pratik sonuç, ibadeti tek bir geceye sıkıştırmak yerine son on günün bütününe yaymaktır. Böylece Kadir gecesini kaçırma ihtimali azalır.
Ramazan itikâfından ne zaman çıkılır?
Son on gün itikâfı, Ramazan’ın son günü güneş batıp bayram gecesi girince sona erer; bu andan sonra camiden çıkılabilir.
Ay 29 da çeksin 30 da çeksin, itikâf Ramazan’ın bitişiyle tamamlanmış olur. Bazı âlimler, özellikle Mâlikîler, bayram gecesini de camide geçirip bayram namazına oradan çıkmayı güzel görmüştür. Bu bir fazilet tavsiyesidir; farz veya vacip değildir. Bayram gecesini ailesiyle geçirmek, bayram hazırlıklarına katılmak isteyen kişi akşam ezanından sonra rahatlıkla evine dönebilir.
Teravih namazı nasıl kılınır?
Teravih, yatsının farzı ve son sünnetinden sonra, genellikle ikişer rekâtta bir selam verilerek kılınır. Niyet “Niyet ettim Allah rızası için teravih namazı kılmaya” şeklinde yapılır. Her iki rekât sabah namazının sünneti gibi kılınır. Dört rekâtta bir selam vermek de caizdir; bu durumda ikinci rekâtta oturulup sadece Tahiyyât okunur. Her dört rekâttan sonra kısa bir süre oturup dinlenmek, tesbih veya salavat okumak sünnettir; “terâvîh” kelimesi zaten bu dinlenme aralarından gelir. 20 rekât tamamlanınca Ramazan’da vitir namazı cemaatle kılınır.
Teravihi vitirden sonra kılmak olur mu?
Evet, olur. Sünnet olan, teravihi vitirden önce kılmaktır; ancak vitri önce kılıp teravihi sonra kılan kişinin teravihi geçerlidir, çünkü Hanefî mezhebinde tercih edilen görüşe göre teravihin vakti yatsıdan sonra başlar ve vitre bağlı değildir. Örneğin teravihin bir kısmına yetişemeyip imamla vitri kılan kişi, kalan rekâtları vitirden sonra tamamlayabilir. Bununla birlikte gece namazının vitirle bitirilmesi tavsiye edildiği için, mümkünse sıralamaya uymak daha faziletlidir.
İtikâfa niyet nasıl edilir?
İtikâfa niyet kalben yapılır; camiye girerken hangi itikâfa niyet edildiğini bilmek yeterlidir, özel bir Arapça kalıp şart değildir.
Kişi içinden örneğin “Allah rızası için Ramazan’ın son on günü sünnet itikâfına niyet ettim” veya “Camide kaldığım sürece nafile itikâfa niyet ettim” diye düşünebilir; bunu dille söylemek de güzeldir. Niyet olmadan camide kalmak itikâf sayılmaz. Adak itikâfında ise adanan süre ve şartlara uygun niyet edilmelidir. Niyeti unutan kişi, fark ettiği anda niyet ederek itikâfa başlayabilir; ancak sünnet itikâfın vaktinden geçen kısım hesaba katılmaz.
Kadir gecesi neden kesin olarak bildirilmemiştir?
Müminlerin tek bir geceyle yetinmeyip birçok geceyi ibadetle geçirmesi için gizli tutulduğu kabul edilir.
Bir rivayette Peygamberimiz Kadir gecesinin vaktini bildirmek üzere çıktığını, ancak iki kişinin tartışması üzerine bu bilginin unutturulduğunu, belki bunun daha hayırlı olduğunu söylemiştir. Âlimler bu gizliliğin hikmetini, insanların ibadeti yaymaları, her geceye aynı özenle yaklaşmaları ve “o gece geçti, artık rahatım” gevşekliğine düşmemeleri olarak açıklar. Cuma günündeki icabet saati ve ismi a’zam da benzer şekilde gizli tutulmuştur.
Teravih evde kılınabilir mi?
Evet, teravih evde tek başına veya aile fertleriyle cemaat olarak kılınabilir ve geçerlidir. Teravihin camide cemaatle kılınması “sünnet-i kifâye”dir; yani bir mahallede cemaatle kılınıyorsa, evde kılan kişi teravih sünnetini yerine getirmiş olur, sadece cami cemaatinin fazladan sevabını kaçırır. Evde kılarken eşiniz ve çocuklarınızla cemaat yapmanız hem sevap hem de aile için güzel bir alışkanlıktır. Hastalık, yaşlılık veya iş gibi sebeplerle camiye gidemeyenler için ev en uygun yerdir.
Yatsıyı kılmadan camiye geldim, teravih başlamış; ne yapmalıyım?
Önce yatsının farzını (varsa son sünnetini de) tek başına kılmalı, sonra teravih cemaatine katılmalısınız. Yatsıyı kılmadan teravih niyetiyle imama uymak doğru değildir; çünkü teravih yatsıdan sonra kılınır ve yatsı kılınmadan kılınan teravih geçerli olmaz. Kaçırdığınız teravih rekâtlarını, imamla vitri kıldıktan sonra da tamamlayabilir ya da vitri kendiniz en sona bırakabilirsiniz. Cemaatin arasında değil, safların kenarında veya ayrı bir yerde yatsıyı kılmak saflara zarar vermemek için daha uygundur.
İtikâf için oruçlu olmak şart mı?
Hanefî mezhebine göre adak (vacip) itikâfta oruç şarttır; nafile itikâfta ise şart değildir.
Ramazan’ın son on günü yapılan sünnet itikâfta kişi zaten Ramazan orucunu tuttuğu için bu şart kendiliğinden gerçekleşir. Hastalık gibi bir özürle o gün oruç tutamayan kişinin sünnet itikâfı, Hanefîlerde tam olarak gerçekleşmiş sayılmaz; itikâfı nafile olarak devam eder. Şâfiî mezhebinde ise itikâfın hiçbir türünde oruç şart değildir; adakta şart koşulmuşsa durum farklıdır. Özrü olan kişinin durumunu müftülüğe danışması uygun olur.
Kadir gecesi neden Ramazan’ın 27. gecesinde ihya ediliyor?
Sahabeden bazılarının güçlü kanaati ve âlimlerin çoğunluğunun tercihi bu yönde olduğu için.
Übey b. Kâ’b, Kadir gecesinin 27. gece olduğuna yeminle kanaat getirdiğini söylemiştir. Birçok âlim de bu geceyi en kuvvetli ihtimal olarak görmüştür. Diyanet takvimlerinde Kadir gecesinin 27. geceye göre gösterilmesi bu yaygın kanaate dayanır ve toplu ihyaya imkân verir. Bununla birlikte kesinlik yoktur; diğer tek gecelerde de olabilir. En güzeli, 27. geceyi özel olarak ihya ederken son on günün diğer gecelerini de boş geçirmemektir.
Kadınlar teravih kılar mı?
Evet, teravih kadınlar için de erkekler gibi sünnet-i müekkededir. Kadınlar teravihi evlerinde kılabilecekleri gibi, fitne ve güvenlik endişesi olmadığında camiye gidip cemaate de katılabilirler. Hz. Peygamber, kadınların mescide gitmesinin engellenmemesini tavsiye etmiştir. Günümüzde pek çok camide kadınlar için ayrılmış bölümler bulunmaktadır. Adet (hayız) veya lohusalık hâlindeki kadınlar ise bu süre boyunca teravih kılmaz ve sonradan kaza da etmezler; bu dönemde zikir, dua ve salavatla meşgul olabilirler.
Teravihte kaç rekât kıldığımı unuttum, ne yapmalıyım?
Kuvvetli zannınıza göre hareket edin; hiçbir tarafa ağır basan kanaat yoksa az olanı esas alıp eksik kalan rekâtları tamamlayın. Teravihi tek başına kılanlar için bu durum sık görülür. Örneğin on mu on iki mi kıldığınızdan emin değilseniz on kabul edip devam edersiniz. Böylece sünnet eksiksiz yerine gelmiş olur. Namazın içindeki bir iki rekâtlık tereddütte (ikinci mi birinci mi) de aynı kural geçerlidir ve gerekiyorsa sonunda sehiv secdesi yapılır. Sayıyı kolayca takip etmek için tesbih veya parmakla sayma yolu kullanılabilir.
İtikâf her camide yapılabilir mi?
Hanefî mezhebine göre erkekler, beş vakit namazın cemaatle kılındığı bir mescitte itikâfa girer; cemaat olmayan mescitte itikâf uygun görülmez.
Şâfiî mezhebinde ise mescit olan her yerde itikâf yapılabilir; ancak itikâf süresi içinde cuma günü varsa, cuma için dışarı çıkmamak adına cuma kılınan büyük bir camiyi seçmek tavsiye edilir. Günümüzde en pratik yol, cuma ve beş vakit namazın kılındığı, görevlisi olan bir camide itikâfa girmektir. Böylece zorunlu olmayan çıkışlar da en aza iner.
Kadir gecesi akşam mı başlar, ne zaman biter?
Akşam namazı vaktinin girmesiyle başlar, fecrin doğuşuyla (imsakla) biter.
İslami takvimde gece gündüzden önce gelir. Bu yüzden 27. gece, Ramazan’ın 26. gününün akşamı güneş battığında başlar. Kadr suresinde o gecenin “fecrin doğuşuna kadar” esenlik olduğu bildirilir. Dolayısıyla Kadir gecesine denk gelen gün, akşam iftarından sonraki gecedir; ertesi sabahın gündüzü ise gecenin kendisine dahil değildir. İbadet için akşamdan imsaka kadar olan zamanın tamamı değerlendirilebilir.
Teravih yatsıdan önce kılınır mı?
Hayır, teravih yatsı namazının farzından önce kılınmaz; kılınırsa teravih yerine geçmez. Teravihin vakti yatsının farzı kılındıktan sonra başlar ve imsak vaktine kadar devam eder. Yatsıyı kılmadan teravihe duran kişi önce yatsının farzını kılmalıdır. Hanefîlerde tercih edilen, yatsının son sünnetinden sonra, vitirden önce kılınmasıdır; ancak vitirden sonra kılınması da caizdir. Camiye geç gelip imamı teravihte bulan kişi, önce yatsının farzını kendi başına kılar, sonra teravihe katılır.
Teravihte sehiv secdesi yapılır mı?
Evet. Teravih de bir namaz olduğu için içinde bir vacip unutulur veya geciktirilirse (Fâtiha’yı unutmak, ilk oturuşu terk etmek gibi) sonunda sehiv secdesi yapılır. Cemaatle kılınırken imam sehiv secdesi yaparsa cemaat de ona uyar. Kalabalık cemaatlerde karışıklığa yol açmamak için bazı âlimler cuma ve bayram gibi büyük cemaatlerde sehiv secdesinin terkini uygun görmüştür; teravihte de kalabalık çok fazlaysa imam bu ruhsatı değerlendirebilir. Tek başına kılan kişi ise normal hükümlere göre secde eder.
İtikâf için en faziletli yer neresidir?
İtikâf için en faziletli yer Mescid-i Haram’dır; ardından Mescid-i Nebevî ve Mescid-i Aksâ gelir.
Bu üç mescidin fazileti sahih hadislerle bildirilmiştir. Bunlardan sonra, cemaati kalabalık ve cuma namazı kılınan camiler tercih edilir. Ancak bu sıralama bir fazilet sıralamasıdır; kişi bulunduğu şehirdeki mahalle camisinde de itikâf sevabına tamamen ulaşır. Uzak bir yere gitmek zor olan kişi için yakın ve beş vakit cemaatle namaz kılınan bir cami en doğru seçimdir.
Kadir gecesi yatsı ve sabahı cemaatle kılmak ihya için yeter mi?
Bu, gecenin ihyasından büyük bir pay almak demektir; ama imkân varsa fazlası daha iyidir.
Peygamberimiz, yatsıyı cemaatle kılanın gecenin yarısını, sabahı da cemaatle kılanın gecenin tamamını ihya etmiş gibi sevap alacağını bildirmiştir. Bu müjde her gece için geçerlidir ve Kadir gecesinde de büyük bir fırsattır. Hasta, yaşlı, çalışan veya yorgun olanlar için bu asgari ölçü çok değerlidir. Gücü yetenler ise bunlara teravih, nafile namaz, Kur’an, dua ve istiğfar ekleyerek gecenin bereketinden daha fazla yararlanabilir.
Teravihe geç kalan ne yapmalı?
Önce yatsının farzını kılar, sonra imama uyar; kaçırdığı teravih rekâtlarını ise vitirden sonra veya imamla vitri kıldıktan sonra tamamlayabilir. Hanefî mezhebinde Ramazan’da vitri cemaatle kılmak faziletli olduğu için, teravihte geride kalan kişi imamla vitri kılıp eksik kalan teravih rekâtlarını ardından ikişer ikişer kılabilir. Eksik rekâtları hiç kılmasa da günahkâr olmaz; sadece o kısmın sevabını kaçırır. Yatsının son sünnetini de uygun bir anda kılması güzel olur.
Teravihi dört rekât kılarken ikinci rekâtta oturmayı unutursam ne olur?
Hanefî mezhebinde tercih edilen görüşe göre dört rekâtın tamamı geçerlidir ve sonunda sehiv secdesi yapılır. Nafile namazlarda her iki rekât ayrı bir namaz sayıldığı için ikinci rekâttaki oturuş önemlidir; kıyama kalkmadan hatırlanırsa hemen oturulur. Tamamen kalkıldıktan sonra hatırlanırsa geri dönülmez, namaz tamamlanır ve sehiv secdesi yapılır. Bir görüşe göre bu durumda sadece iki rekât teravihten sayılır; ihtiyat için teravihi mümkün olduğunca ikişer rekât kılmak bu tür tereddütleri önler.
İş yerindeki veya sitedeki küçük mescitte itikâf olur mu?
Mescit olarak ayrılmış ve beş vakit cemaatle namaz kılınan bir yerse Hanefîlere göre itikâf olabilir; sadece namaz kılmaya ayrılmış bir oda ise sünnet itikâf için yeterli görülmez.
Fıkıhta mescit, namaz için tahsis edilip umuma açık tutulan yerdir. İş yeri ve alışveriş merkezlerindeki mescitler çoğu zaman kapanış saatlerinde kilitlenir, beş vakit cemaat da olmayabilir. Bu tür yerlerde kısa süreli nafile itikâfa niyet etmek mümkündür; ancak on günlük sünnet itikâf için gerçek bir camiyi tercih etmek daha doğrudur.
Kaçırılan teravih kaza edilir mi?
Hayır, vakti geçen teravih namazı kaza edilmez. Hanefî mezhebine göre kaza sadece farz ve vacip namazlar için söz konusudur; teravih ise sünnettir. İmsak vakti girdiğinde o gecenin teravih vakti sona erer. Sonradan kılınan namaz teravih olarak değil, nafile namaz olarak sayılır ve sevabı yine Allah katındadır. Teravihi kaçıran kişinin üzülmek yerine sonraki gecelere dikkat etmesi, varsa kaza namazı borcunu ödemeye önem vermesi daha isabetlidir.
Kadir gecesini “iman ederek ve sevabını umarak” ihya etmek ne demek?
İbadeti Allah’ın vaadine inanarak ve yalnızca O’nun rızasını gözeterek yapmak demektir.
Peygamberimiz, Kadir gecesini iman ederek ve sevabını Allah’tan umarak ihya edenin geçmiş günahlarının bağışlanacağını bildirmiştir. “İman” şartı, ibadetin inanç ve teslimiyetle yapılmasını; “ihtisâb” (sevabını umma) ise gösteriş, alışkanlık veya dünyevi beklenti için değil, karşılığını Allah’tan bekleyerek yapılmasını ifade eder. Yani gecenin değeri ibadetin miktarından çok niyetin samimiyetine bağlıdır.
Teravih bittikten sonra imamın 18 rekât kıldırdığı anlaşılırsa ne yapılır?
Vitir kılınmadıysa eksik kalan iki rekât cemaatle tamamlanır; vitir kılındıysa da imsaka kadar eksik rekâtları kılmak mümkündür. Hanefî kaynaklarında, imamın bir selamı unuttuğu anlaşıldığında eksiğin cemaatle telafi edilebileceği belirtilir. Ancak bu tamamlama zorunlu değildir; çünkü teravihin rekâtları sünnettir ve eksik kalması namazların geçersiz olduğu anlamına gelmez. Tek başına eksik rekâtları tamamlamak isteyen kişi de bunu yapabilir. Önemli olan cemaatte tartışma çıkarmadan, sükûnetle hareket etmektir.
Cuma kılınmayan mescitte itikâftaki kişi cumaya çıkabilir mi?
Evet, çıkabilir; cuma namazı farz olduğu için ona gitmek itikâfı bozmaz.
Hanefîlere göre kişi, cuma camisine hutbeye yetişecek ve sünnetleri kılacak kadar önce çıkar, namazdan sonra da sünneti kılıp itikâf yerine döner. Cuma camisinde biraz fazla kalsa bile itikâfı bozulmaz, ancak gereksiz yere uzatmamak daha iyidir. Şâfiî mezhebinde ise bu çıkış bazı durumlarda itikâfın ardışıklığını kesebildiği için, itikâfa baştan cuma kılınan camide girilmesi tavsiye edilir.
Kadir gecesi kul hakkı da affedilir mi?
Hayır; kul hakkı, hak sahibi helal etmedikçe veya hakkı iade edilmedikçe düşmez.
Kadir gecesini ihya edenin geçmiş günahlarının affedileceği müjdesi, âlimlerin açıklamasına göre Allah ile kul arasındaki günahlarla ilgilidir. Başkasının malı, borcu, emeği veya haysiyetiyle ilgili haklar ise ancak sahibine iade edilerek ya da helallik alınarak ödenir. Bu yüzden Kadir gecesini tövbe ile değerlendiren kişi, üzerinde kul hakkı varsa bunu ödemeye ve helalleşmeye de niyet etmeli ve fırsat bulduğunda gereğini yapmalıdır.
Kaza namazı borcu olan teravih kılar mı?
Evet, kaza borcu olan kişi teravih kılabilir ve kılmalıdır. Teravih Ramazan’a özgü, müekked bir sünnettir ve kılınması tavsiye edilir. Bazı kimselerin “kaza borcum var, teravih yerine kaza kılarım” düşüncesi yaygındır; alimler, kaza namazlarının diğer nafile namazların yerine kılınabileceğini söylemekle birlikte, teravih gibi müekked sünnetlerin terk edilmemesini tavsiye eder. En güzeli teravihi kılmak ve kaza borcunu da gün içinde ayrıca düzenli şekilde ödemektir.
Teravihte her iki rekâtın başında Sübhâneke okunur mu?
Evet, her iki rekât ayrı namaz olduğu için başında Sübhâneke okunur. İmam da cemaat de iftitah tekbirinden sonra Sübhâneke’yi gizlice okur; imam ardından Fâtiha ve zamm-ı sûreye geçer, cemaat ise Hanefî mezhebine göre susarak dinler. Teravihi dört rekâtta bir selamla kılan kişi, üçüncü rekâta kalktığında da Sübhâneke okur; çünkü nafile namazlarda her ikilik yeni bir başlangıç sayılır. Unutulursa namaz bozulmaz ve sehiv secdesi de gerekmez; Sübhâneke sünnettir.
Evde teravih kılarken hangi sureleri okuyabilirim?
Ezberinizdeki her sure okunabilir; belirli bir sure şartı yoktur. Hafız olmayanlar arasında yaygın uygulama, Fil suresinden Nâs suresine kadar olan on kısa sureyi ilk on rekâtta sırayla, ikinci on rekâtta tekrar okumaktır. Bu, teravihin “Fil’den Nâs’a” kılınması olarak bilinir. Ayrıca Fâtiha’dan sonra en az üç kısa ayet veya bir uzun ayet okumak vaciptir. Bilinen sureler azsa aynı sureyi farklı rekâtlarda tekrar etmek de caizdir. Önemli olan acele etmeden, tadil-i erkâna uyarak kılmaktır.
İtikâfta tuvalet ve abdest için camiden çıkmak itikâfı bozar mı?
Hayır, bozmaz; tuvalet, abdest ve gerekli gusül gibi zorunlu ihtiyaçlar için çıkmak caizdir.
Hz. Âişe, Peygamberimizin itikâftayken yalnızca insanî ihtiyacı için eve girdiğini bildirmiştir. Önemli olan, ihtiyaç giderilince oyalanmadan geri dönmektir. Caminin kendi abdesthanesi varsa oraya gitmek, evine gitmekten daha uygundur. Yol üzerinde durup sohbet etmek, alışverişe dalmak gibi ihtiyacın ötesine geçen davranışlar Hanefîlere göre itikâfı bozabilir.
Kadir gecesi tövbe nasıl edilir?
Günaha pişman olup onu hemen bırakmak ve bir daha yapmamaya kesin karar vermekle edilir.
Tövbenin özel bir sözü veya formülü yoktur; kalpten pişmanlık esastır. İstenirse iki rekât tövbe namazı kılınıp ardından kendi cümlelerinizle Allah’tan af dilenebilir. Tövbenin şartları şunlardır:
- İşlenen günahtan içtenlikle pişman olmak,
- O günahı derhal terk etmek,
- Tekrar etmemeye azmetmek,
- Kul hakkı varsa sahibine iade etmek veya helallik almak.
Kılınamamış namaz ve tutulamamış oruçlar da tövbeyle düşmez, kaza edilmesi gerekir.
Teravih kılmayan oruç tutabilir mi?
Evet, teravih kılmamak orucun sahih olmasını etkilemez. Oruç farz, teravih sünnettir; ikisi ayrı ibadetlerdir ve biri diğerinin şartı değildir. Teravih kılmayan kişinin orucu geçerlidir. Halk arasında “teravih kılmayanın orucu kabul olmaz” gibi sözler duyulabilir; bunun sahih bir dayanağı yoktur. Bununla birlikte teravih, Ramazan’ın manevi havasını yaşamanın önemli bir parçasıdır ve imkânı olanın bu sünneti ihmal etmemesi tavsiye edilir. Kabul Allah’a aittir.
İtikâftaki kişi yemek için evine gidebilir mi?
Yemeğini getirecek kimse yoksa, yemek almak için çıkıp hemen dönebilir; getiren biri varsa çıkmamalıdır.
İtikâftaki kişinin yemesi, içmesi ve uyuması camide olur. Ailesi veya bir arkadaşı iftarını ve sahurunu getirebiliyorsa, sırf yemek için dışarı çıkmak Hanefîlere göre itikâfı bozar. Kimse yoksa zaruret miktarı çıkmak mazur görülür. Camide yemek yerken temizliğe dikkat etmek, sofra bezi kullanmak, artıkları hemen toplamak ve başka cemaati rahatsız etmemek gerekir.
Kadir gecesi yüz rekât namaz kılmak diye bir sünnet var mı?
Hayır; Kadir gecesine özel belirli rekât sayısında bir namaz sahih kaynaklarda yoktur.
Halk arasında Kadir gecesi için yüz rekât veya belirli surelerle kılınan özel namazlar anlatılır; bunlara dair rivayetler ya zayıf ya da asılsızdır. Kişi dilediği kadar ikişer veya dörder rekât nafile namaz kılabilir; bu hem meşru hem de sevaptır. Önemli olan, sayıyı dinî bir gereklilik gibi görmemek ve kendini bitkin düşürecek şekilde zorlamamaktır. Kaza borcu olanlar bu gecede kaza namazı da kılabilir.
Teravihi hatimle kılmak şart mı?
Hayır, şart değildir; ama Ramazan boyunca teravihte bir hatim yapmak sünnet ve faziletlidir. Hatimle teravihte imam her gece yaklaşık bir cüz okur ve Ramazan sonunda Kur’an tamamlanır. Hatim yapılamayan yerlerde kısa surelerle kılınan teravih de (halk arasında “sureli teravih”) tamamen geçerlidir. Önemli olan namazın tadil-i erkâna uyularak, acele edilmeden kılınmasıdır. Kişi uzun kıyama gücü yetiyorsa hatimle teravihi tercih edebilir; yetmiyorsa sureli teravih kılınan bir camiyi seçmekte sakınca yoktur.
Teravihte her rekâtta İhlâs suresini okumak olur mu?
Evet, olur. Az sure bilen kişinin her rekâtta İhlâs gibi aynı sureyi okuması namazı sahih kılar. Hz. Peygamber döneminde her rekâtta İhlâs okuyan bir sahabiye bunun sebebi sorulmuş, o da bu sureyi sevdiğini söylemiş; Peygamber Efendimiz de bu sevginin onu cennete götüreceğini bildirmiştir. Yalnız aynı rekâtta sureyi değiştirmeden art arda uzatmak yerine, imkân varsa yeni sureler ezberleyip okumayı çeşitlendirmek güzeldir. Ramazan, birkaç yeni kısa sure ezberlemek için iyi bir fırsattır.
Çok hızlı kılınan teravih geçerli mi?
Rükün ve vacipler yerine getirilmişse geçerlidir; ancak tadil-i erkâna uyulmadan aceleyle kılmak doğru değildir. Tadil-i erkân, rükû, secde, kavme ve celsede azaların yerine oturacağı kadar durmaktır; Hanefîlerde vacip, Şâfiîlerde farzdır. Hz. Peygamber, namazını aceleyle kılan bir sahabeye “Dön, namazını kıl; çünkü sen namaz kılmadın” buyurmuştur. Kıraati yutarak, rükû ve secdeleri kuşun yem toplaması gibi hızlı yapmak namazın ruhuna aykırıdır. Bu nedenle “ekspres teravih” yerine huzurla kılınan bir namaz tercih edilmelidir.
İtikâftaki kişi cenaze namazına veya hasta ziyaretine çıkabilir mi?
Hanefîlere göre sünnet itikâftaki kişi sırf cenaze namazı veya hasta ziyareti için camiden çıkarsa itikâfı bozulur.
Hz. Âişe’den gelen rivayette, itikâftaki kişinin hasta ziyaret etmemesi ve cenazeye katılmaması sünnet olarak bildirilmiştir. Ancak Peygamberimizin ihtiyaç için geçerken yolda durmadan hastanın hâlini sorduğu da nakledilir. Cenaze caminin içinde veya avlusunda kılınıyorsa, mescit sınırları içinde kalarak katılmak itikâfı bozmaz. Yakın bir akrabanın vefatı gibi durumlarda çıkmak gerekirse itikâf bozulur ve bozulan gün kaza edilir.
Kadir gecesi nafile kılarken “Kadir namazı” diye niyet etmek gerekir mi?
Hayır; “Allah rızası için nafile namaz kılmaya” diye niyet etmek yeterlidir.
Kadir gecesine mahsus ayrı bir namaz türü bulunmadığından özel bir isimle niyet etmek şart değildir. Kalpten “Allah rızası için iki rekât nafile namaz kılmaya” diye niyet edilir; istenirse “bu mübarek geceyi ihya niyetiyle” diye eklenebilir. Niyetin dille söylenmesi Hanefîlerde güzel görülmüş, ancak asıl olan kalpteki kasıttır. Teheccüd vaktinde kılınıyorsa teheccüd niyeti de edilebilir.
Teravihte üç İhlâs okumak hatim sevabı verir mi?
Hayır, üç İhlâs okumak fiilen hatim yerine geçmez; ancak hadiste İhlâs suresinin Kur’an’ın üçte birine denk olduğu bildirilmiştir. Bu denklik sevap ve anlam yönündendir; hatmin yerini tutmaz. Bu yüzden bazı camilerde son rekâtta üç İhlâs okunması, sevap ümidiyle yapılan bir güzelliktir fakat “hatim tamamlandı” anlamına gelmez. Hatimle teravih kılmak isteyen kişi Kur’an’ın tamamını dinlemeli veya okumalıdır. İhlâs’ı çokça okumak ise her zaman sevaplı bir ameldir.
İtikâfta dalgınlıkla birkaç dakika dışarı çıkarsam ne olur?
Ebû Hanîfe’ye göre sünnet veya vacip itikâfta, özürsüz olarak kısa bir süre bile dışarı çıkmak itikâfı bozar; unutarak çıkmak da hükmü değiştirmez.
İmam Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed ise günün yarısından az süren çıkışların itikâfı bozmayacağını söylemiştir; bu görüş zor durumda kalanlar için bir kolaylıktır. İhtiyatlı olan, itikâf yerinin sınırlarını baştan öğrenmek ve gereksiz çıkış yapmamaktır. İtikâf bozulursa kişi camide kalmaya nafile itikâf olarak devam edebilir, bozulan günü de kaza eder.
Kadir gecesi Kadr suresini kaç kez okumak gerekir?
Belirli bir sayı yoktur; dilediğiniz kadar okuyabilirsiniz.
Kadr suresi bu gecenin değerini anlattığı için o gece okunması ve anlamı üzerinde düşünülmesi güzeldir. Ancak “şu kadar okuyan şunu elde eder” şeklinde sayı belirten rivayetler sahih değildir. Sureyi namazda, namaz dışında, mealiyle birlikte okumak mümkündür. Sayıya takılmak yerine huzurla okumak ve surenin mesajını düşünmek daha yararlıdır.
Teravih oturarak kılınabilir mi?
Evet, teravih nafile olduğu için özür olmasa bile oturarak kılınabilir; ancak özürsüz oturarak kılanın sevabı yarıdır. Hadiste oturarak kılanın ayakta kılanın yarısı kadar sevap alacağı bildirilmiştir. Hastalık, yaşlılık, diz veya bel rahatsızlığı gibi bir özrü olan kişi ise oturarak kıldığında tam sevap alır. Sandalyede kılmak da bu hükümdedir. Cemaatle kılarken sandalyenin safları bozmayacak şekilde yerleştirilmesine dikkat edilmelidir.
Teravihte Kur’an’a bakarak okumak namazı bozar mı?
Hanefî mezhebinde Ebû Hanîfe’ye göre namazda mushaftan bakarak okumak namazı bozar; İmam Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed ise mekruh olmakla birlikte bozmadığını söylemiştir. Şâfiî mezhebinde ise mushaftan okumak caizdir; Hz. Âişe’nin kölesi Zekvân’ın Ramazan’da mushaftan bakarak imamlık yaptığı rivayet edilir. Hanefî olan kişinin ezberden okuması esastır. Ezberi az olan kişi bildiği kısa surelerle kılmalıdır. Tablet veya telefondan okumak da aynı hükümdedir.
Bozulan itikâf kaza edilir mi?
Hanefî mezhebinde bozulan sünnet itikâfın yalnızca bozulan günü, oruçla birlikte bir gün olarak kaza edilir; vacip itikâf ise bozulduysa adanan şekliyle yeniden yapılır.
Başlanan ibadeti tamamlamak gerektiği ilkesine dayanan bu hüküm, sünnet itikâfın tamamının değil, bozulduğu günün telafisini öngörür. Kaza, Ramazan dışında oruçlu olarak bir gün camide kalınarak yapılır. Nafile itikâf ise camiden çıkmakla sona erdiği için kazası gerekmez. Peygamberimizin bir yıl yapamadığı itikâfı Şevval’de yaptığı da rivayet edilir.
Kadir gecesi Duhân suresini okumanın özel bir fazileti var mı?
Kadir gecesine özel sahih bir fazilet bildirilmemiştir; ama okunması güzeldir.
Duhân suresinin başında Kur’an’ın “mübarek bir gecede” indirildiği bildirilir ve müfessirlerin çoğu bunu Kadir gecesi olarak açıklar. Bu bağlantı nedeniyle o gece bu sureyi okumak anlamlıdır. Ancak Duhân veya başka bir sureyi Kadir gecesi okumaya özel belirli sevap vaat eden rivayetler güvenilir değildir. Kur’an’ın her suresi o gece okunabilir.
Teravih dört rekâtta bir selamla kılınır mı?
Evet, Hanefî mezhebinde teravihi dört rekâtta bir selamla kılmak caizdir; ancak ikişer rekâtta selam vermek daha faziletlidir. Dört rekâtlı kılındığında ikinci rekâtta oturulup Tahiyyât okunur, üçüncü rekâta kalkılır. Şâfiî mezhebinde ise teravihin mutlaka ikişer rekâtta bir selamla kılınması gerekir; dört rekâtı bir selamla kılmak sahih değildir. Bu yüzden Şâfiî cemaatlerin çok olduğu yerlerde ve karma cemaatlerde ikişer rekât kılmak ihtilaftan kurtulmak açısından daha uygundur.
Teravihte imamın okuduğunu elimdeki mushaftan takip edebilir miyim?
Hanefî mezhebine göre hayır; namaz içinde mushaf tutup sayfa çevirmek hem Ebû Hanîfe’nin mushaftan okuma görüşü hem de namazda gereksiz hareket (amel-i kesîr) sebebiyle uygun görülmez. Cemaat imamı susarak dinler ve namazın huşuunu gözetir. İmamın hatasını düzeltmek için takip yapmak isteyen biri varsa bu, ezbere hâkim bir hafız aracılığıyla yapılır. Şâfiî mezhebinde mushaftan okumak caiz görülse de sürekli sayfa çevirmek yine hoş karşılanmaz.
İtikâfta hastalanan kişi ne yapmalı?
Hastalık camide kalmaya engel değilse itikâfa devam eder; tedavi veya hastaneye gitmek gerekiyorsa çıkar, sağlığını öncelemek gerekir.
Hanefîlere göre tedavi amacıyla uzun süre camiden ayrılmak sünnet itikâfı bozar ve bozulan gün sonra kaza edilir; bu kişi günahkâr olmaz. Hafif bir baş ağrısı veya soğuk algınlığında ilaç alıp camide istirahat etmek mümkündür. Ateşli, bulaşıcı bir hastalık varsa cemaatin sağlığı için de ayrılmak daha uygundur. İlaç kullanımı ve oruç konusunda hekime danışılmalıdır.
Kadir gecesi mevlid okutmak dinde var mı?
Dinî bir gereklilik veya sünnet değildir; ama bir gelenek olarak yapılmasında sakınca görülmez.
Türkiye’de Kadir gecesi camilerde mevlid okunması yerleşik bir gelenektir. Mevlid, Peygamberimizin hayatını ve sevgisini anlatan edebî bir eserdir; dinlenmesi, salavat getirmeye ve Peygamber sevgisine vesile olabilir. Ancak mevlid okutmanın Kadir gecesinin şartı veya sevabı garanti eden bir ibadet olduğu düşünülmemelidir. Namaz, Kur’an, dua ve istiğfar gecenin asıl ibadetleridir.
Teravih arasında ne okunur?
Teravihin her dört rekâtından sonra verilen molada belirli bir zikir farz veya vacip değildir; tesbih, salavat, istiğfar veya Kur’an okunabilir. Türkiye’de yaygın olarak “Sübhâne zi’l-mülki ve’l-melekût…” diye başlayan tesbih ile salavat ve ilahiler okunur; bu güzel bir gelenektir. Ancak bu zikirlerin belirli bir hadise dayanan zorunlu bir metni yoktur. Kişi dilerse sessizce oturup dinlenebilir, dilerse kendi bildiği duaları okuyabilir. Önemli olan bu aranın dinlenme ve Allah’ı anma vakti olmasıdır.
Teravihte imam ayet atlarsa veya yanlış okursa namaz bozulur mu?
Genellikle bozulmaz. Ayet atlamak veya kelimeyi manayı bozmayacak şekilde yanlış okumak namazı geçersiz kılmaz. Manayı ciddi biçimde değiştiren bir hata olursa ve düzeltilmezse namaz bozulabilir; bu durumda arkadaki hafız imamı düzeltir (feth). Hatimle kılınan teravihte atlanan ayet sonraki rekâtta veya gecede okunarak hatim tamamlanır. İmamın takıldığı yerde ona yardım etmek caizdir. Cemaatin kuşkuya kapılıp namazı tekrar kılması gerekmez; bu gibi teknik durumlar imamın takdirindedir.
İtikâftaki kadının adeti başlarsa ne yapar?
İtikâftaki kadının hayzı başlarsa itikâfı sona erer; camide itikâf yapıyorsa camiden ayrılır.
Hanefîlere göre hayız hâlinde oruç tutulamadığı için sünnet itikâf devam edemez; bu durumda bozulan günün kazası temizlendikten sonra oruçla yapılır. Kadın bu günlerde de evinde zikir, dua, tefekkür ve Kur’an dinleme gibi ibadetlerle son on günün manevî havasından uzak kalmayabilir. Bu durum kusur değil, Allah’ın takdir ettiği fıtrî bir hâldir; kadının üzülmesine gerek yoktur.
Kadir gecesi verilen sadaka bin ay sadaka vermiş gibi mi sayılır?
Kesin bir hesap bildirilmemiştir; ama o gecede yapılan her hayrın değeri büyüktür.
Kur’an, Kadir gecesinin bin aydan hayırlı olduğunu bildirir. Âlimler bundan, o gece yapılan ibadet ve iyiliklerin sevabının kat kat olacağını anlamışlardır. Ancak “bir lira bin aylık sadaka gibidir” şeklinde matematiksel eşitlik kuran bir hadis yoktur. Sadakanın değerini asıl belirleyen ihlas ve ihtiyaç sahibine ulaşmasıdır. Kadir gecesini beklemeden, ihtiyaç varsa hemen sadaka vermek daha faziletli olabilir.
Teravihte okunanı anlamasam da sevap alır mıyım?
Evet, anlamasanız da namazınız geçerlidir ve sevabını alırsınız. Cemaatle kılınan namazda imamın kıraati cemaatin kıraati yerine geçer; Hanefîlere göre cemaat imamın arkasında Fâtiha okumaz, susup dinler. Kur’an dinlemek başlı başına ibadettir. Bununla birlikte okunan ayetlerin anlamını öğrenmek ibadetin huşûunu artırır. Ramazan boyunca teravihte okunacak cüzün mealini önceden okumak, hatimle teravihi çok daha anlamlı hâle getiren güzel bir alışkanlıktır.
Teravihte secde ayeti okununca ne yapılır?
İmam secde ayetini okuyunca tilâvet secdesi yapar, cemaat de onunla birlikte secdeye gider. Hanefî mezhebinde namaz içinde okunan secde ayeti için secde vaciptir. İmam ayetten hemen sonra rükû ve secdeye giderse, namazın secdesi tilâvet secdesi yerine de geçer. Cemaatin imam ayrıca secde ettiğinde şaşırıp rükûya gitmemesi için dikkatli olması gerekir; imam tekbir alıp secdeye iner, tekrar tekbirle kıyama kalkar. Hatimle kılınan teravihte Kur’an’daki on dört secde ayetinin hepsinde bu tekrarlanır.
Bir kadın diğer kadınlara teravih kıldırabilir mi?
Evet, kılınan namaz geçerlidir. Hanefî mezhebinde kadınların kendi aralarında cemaat oluşturması mekruh sayılmış, fakat kılınırsa imam olan kadının safın önüne geçmeyip ortasında durması gerektiği belirtilmiştir. Şâfiî mezhebinde ise kadınların kendi aralarında cemaatle namaz kılması müstehaptır; Hz. Âişe ve Hz. Ümmü Seleme’nin kadınlara imamlık yaptığı rivayet edilir. Evde anne, kız kardeş ve komşularla teravih kılmak isteyen kadınlar bu uygulamayı değerlendirebilir; kadın erkeklere imam olamaz.
Kadir gecesini yakalamak için son on günün her gecesi sadaka vermek mantıklı mı?
Evet, güzel bir uygulamadır; böylece Kadir gecesine mutlaka bir sadaka denk gelir.
Kadir gecesi kesin bilinmediği için bazı Müslümanlar son on gecenin her birinde az da olsa sadaka verir. Bu, sünnette özel olarak emredilmiş bir yöntem değildir, ama Peygamberimizin Ramazan’da cömertliğinin arttığı bilinir ve sadakayı yaymak hayırlıdır. Tutarı küçük tutmak sürekliliği kolaylaştırır. Günümüzde güvenilir kurumlar veya ihtiyaç sahiplerine düzenli ödeme yoluyla bu kolayca yapılabilir.
Kadın evinde itikâfa girebilir mi?
Hanefî mezhebine göre evet; kadının evinde namaz kılmak için ayırdığı yere (mescid-i beyt) itikâfa girmesi daha faziletli görülür.
Bu durumda kadın, o köşeyi itikâf yeri kabul eder ve zorunlu ihtiyaçlar dışında oradan ayrılmaz. Evde ayrılmış bir yer yoksa bir köşeyi bu amaçla belirleyebilir. Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre ise kadın da ancak camide itikâf yapabilir. Camide itikâf yapmak isteyen kadın için uygun, ayrı ve güvenli bir bölüm bulunması gerekir.
Yolcu teravih kılar mı?
Evet, yolcu (misafir) teravih kılabilir; kılması güzeldir ama kılmazsa günah olmaz. Yolculuk sırasında farz namazlar kısaltılsa da teravih gibi sünnetlerde kısaltma yoktur; yolcu kılarsa tam kılar. Yolculuğun zorluğu varsa sünnetleri terk etmek konusunda ruhsat vardır. Konakladığı yerde imkân bulan yolcunun camide teravihe katılması hem sevap hem de Ramazan’ın havasını yaşama fırsatıdır. Oruç tutmayan yolcu da teravih kılabilir.
Evli kadın itikâf için eşinden izin almalı mı?
Evet, evli kadının nafile ve sünnet itikâfa girmeden önce eşinin iznini alması gerekir.
Peygamberimizin eşleri de itikâf için ondan izin istemiş, o da izin vermiştir. Eşin izin verdikten sonra kadını itikâftan çıkarması uygun görülmez. Aile ve çocuk bakımı gibi sorumluluklar, itikâf kararında birlikte düşünülmelidir. İtikâf, aile içinde anlayışla planlandığında hem kadın hem de ev halkı için bereketli bir ibadet hâline gelir.
Oruç tutmayan teravih kılabilir mi?
Evet, oruç tutamayan kişi de teravih kılabilir; teravihin geçerliliği oruca bağlı değildir. Hasta, yolcu, yaşlı veya başka bir özür sebebiyle oruç tutamayan kişi teravih kılarak sevap kazanır. Hatta özürsüz oruç tutmayan kişi de namazı terk etmemelidir; bir ibadeti eksik bırakmak diğerlerini terk etmeyi gerektirmez. Her ibadet ayrı değerlendirilir. Tek istisna, adet ve lohusalık hâlindeki kadınlardır; onlar bu dönemde ne oruç tutar ne de namaz kılarlar.
Zekâtımı vermek için Kadir gecesini beklemeli miyim?
Zekât vakti geldiyse beklememek daha doğrudur; ihtiyaç sahibini bekletmemek esastır.
Hanefîlerde zekât, yılı dolunca geciktirmeden verilmesi gereken bir borçtur; makul bir gecikme günah sayılmasa da uzatmak doğru değildir. Zekât yılı Ramazan’a yakınsa Kadir gecesinde vermek güzel bir tercihtir. Ancak birkaç ay beklemek gerekiyorsa, ihtiyaç sahibinin hakkını erken ulaştırmak Kadir gecesini beklemekten evladır. Dilerseniz zekâtı vaktinde verip Kadir gecesi için ayrıca sadaka ayırabilirsiniz.
Fitreyi Kadir gecesi vermek daha mı faziletli?
Fitreyi bayramdan önce vermek esastır; Kadir gecesi vermek güzel ve uygundur.
Fitrenin amacı, ihtiyaç sahiplerinin bayrama sevinçle girmesini sağlamaktır. Hanefî mezhebine göre fitre Ramazan içinde de verilebilir; bayram namazından önce ödenmesi sünnettir. Kadir gecesinde vermek, hem gecenin bereketinden yararlanmak hem de fakirin bayram hazırlığına yetişmesi açısından iyi bir zamanlamadır. Ancak sevabın yalnızca o geceye bağlı olduğu düşünülmemeli, fitre daha erken de verilebilir.
Teravih yerine kaza namazı kılarsam teravih sevabı alır mıyım?
Hayır, kaza niyetiyle kılınan namaz kaza olarak sayılır, teravih yerine geçmez. İki ayrı niyet tek namazda birleşmez; kaza farz borcunu öder, teravih ise ayrı bir sünnettir. Kaza borcu olan kişi hem kazasını hem teravihini kılmaya çalışmalıdır. Vakit ve güç açısından sıkışan biri gündüz veya teravihten önce-sonra kaza kılarak her ikisini de gözetebilir. İmam arkasında teravihe katılıp kaza niyet etmek ise caiz değildir, çünkü nafile kılan imama farz kılan uyamaz.
Teravihin fazileti nedir?
Teravihin en bilinen fazileti, inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan gecelerini ihya edenin geçmiş günahlarının bağışlanacağının müjdelenmesidir. Sahih hadiste Hz. Peygamber “Kim inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan’ı (gecelerini) ihya ederse geçmiş günahları bağışlanır” buyurmuştur. Âlimler buradaki bağışlanmanın küçük günahlarla ilgili olduğunu, kul haklarının ise ayrıca helalleşme gerektirdiğini belirtir. Teravihin her gecesine ayrı ayrı sevaplar isnat eden uzun rivayetler ise uydurmadır; bunlara itibar edilmemelidir.
İtikâfta konuşmak caiz mi?
Evet, hayırlı ve gerekli konuşmalar caizdir; boş, dünyevî ve gereksiz sohbetler ise mekruhtur.
İtikâfın amacı kalbi Allah’a yöneltmektir. Bu yüzden ilim öğrenmek, dinî konuları müzakere etmek, birine yol göstermek veya ihtiyacı sormak gibi konuşmalar sorun değildir. Siyaset, ticaret, dedikodu ve uzun sohbetler ise itikâfın ruhunu zedeler; gıybet zaten her zaman haramdır. Kısacası konuşma serbesttir, ama ölçüsü az ve faydalı olmaktır.
Kadir gecesi nikâh kıymak daha mı hayırlı?
Caizdir; ama nikâhın o geceye özel bir faziletini bildiren sahih bir rivayet yoktur.
Nikâh her zaman kıyılabilen meşru bir akittir ve mübarek bir zamana denk getirilmesi niyet olarak güzeldir. Ancak Kadir gecesi kıyılan nikâhın daha bereketli veya mutlu olacağı kanaati halk arasında yaygın olsa da dinî bir dayanağı yoktur. Ayrıca kalabalık düğün ve eğlencelerin o gecenin ibadet havasını gölgelememesine dikkat etmek gerekir. Ailenin mutluluğunu belirleyen, eşlerin karşılıklı sevgi, saygı ve sorumluluğudur.
Ramazan’da vitir cemaatle kılınır mı?
Evet, Hanefî mezhebinde vitir namazı sadece Ramazan ayında cemaatle kılınır. Yılın diğer aylarında vitir tek başına kılınır, cemaatle kılınması mekruhtur. Ramazan’da ise teravihten sonra imamla birlikte kılmak faziletlidir. Vitir Hanefîlerde vaciptir ve üç rekât, tek selamla kılınır; üçüncü rekâtta rükûdan önce tekbir alınıp Kunut duaları okunur. Şâfiî mezhebinde vitir sünnettir ve genellikle iki rekât bir selam, ardından bir rekât şeklinde kılınır.
Teravih adı nereden gelir, tervîha ne demek?
“Teravih”, Arapça “tervîha” kelimesinin çoğuludur ve “dinlenme, rahatlama” anlamına gelir. Namaz her dört rekâtta bir kısa bir süre oturularak dinlenildiği için bu adı almıştır. Selef döneminde uzun kıraatle kılınan teravihte bu molalar cemaatin soluklanmasını sağlıyordu. Bugün bu aralarda tesbih, salavat veya kısa zikirler okunması yaygın bir gelenektir. Yani teravih, adının da gösterdiği gibi, acele edilmeden, aralarda dinlenilerek ve huzurla kılınması gereken bir namazdır.
İtikâfta hiç konuşmadan susmak daha mı sevaptır?
Hayır; susmayı başlı başına ibadet sayarak hiç konuşmamak mekruhtur.
Hanefî âlimleri, sükûtu bir ibadet şekli gibi görüp tamamen susmayı hoş karşılamamıştır; çünkü İslâm’da “susma orucu” diye bir ibadet yoktur. Peygamberimiz, konuşmamaya adak adayan birine konuşmasını emretmiştir. Makbul olan, dili kötü sözden korumak, zikir, Kur’an ve hayırlı sözle meşgul etmektir. Az konuşmak bir erdemdir; hiç konuşmamayı ibadet sanmak ise yanlıştır.
Teheccüd kılacaksam vitri imamla kılmalı mıyım?
Gece kalkacağından emin olan kişi vitri teheccüdden sonraya bırakabilir; emin değilse imamla kılması daha uygundur. Hadiste “Gece namazınızın sonunu vitir yapın” buyrulmuştur. Bu nedenle sahura kalkıp teheccüd kılma alışkanlığı olan biri vitri o zamana erteleyebilir. Ancak uyuyup kalkamama ihtimali varsa, vacip olan vitri kaçırmamak için teravihin ardından cemaatle kılmak daha ihtiyatlıdır. Vitri imamla kılan kişi gece kalktığında dilediği kadar nafile namaz kılabilir; vitri tekrar kılmaz.
Teravihte dört rekâtta bir ne kadar oturup dinlenilir?
Belirli bir süre şartı yoktur; müstehap olan, kılınan dört rekât kadar bir süre oturup dinlenmektir. Ancak cemaati bıktırmamak için imam bu süreyi kısaltabilir. Mekke halkının bu aralarda Kâbe’yi tavaf ettiği, Medine halkının ise buna karşılık fazladan nafile kıldığı nakledilir. Bizde bu aralarda salavat, tesbih veya “Sübhâne zi’l-mülki ve’l-melekût…” diye başlayan zikir okunur. Dinlenme hiç yapılmasa da teravih geçerlidir; bu aralar sünnetin tamamlayıcısıdır, şartı değildir.
İtikâftaki kişi alışveriş yapabilir mi?
Kendisinin veya ailesinin zorunlu ihtiyacı için, malı camiye getirmeden kısa bir alışveriş anlaşması yapabilir; ticari amaçla alışveriş ise mekruhtur.
Camiler ticaret yeri değildir; bu yüzden malı camiye getirip pazarlık yapmak uygun görülmez. Hanefî âlimleri, itikâftaki kişinin temel ihtiyaçları için sözlü anlaşmayı caiz görmüştür. Günümüzde telefonla sipariş vermek veya bir yakınından ihtiyacını getirmesini istemek bu kapsamdadır. İş yürütmek, ticarete dalmak ise itikâfın amacına aykırıdır ve kaçınılmalıdır.
Kadir gecesi suların durduğu, ağaçların secde ettiği doğru mu?
Hayır; bunlar halk arasında anlatılır, sahih bir kaynağı yoktur.
Kadir gecesi hakkında “denizlerin tatlılaştığı, suların donduğu, ağaçların yere eğildiği, gökte nur görüldüğü” gibi anlatılar yaygındır. Bunlar güvenilir hadislerde yer almaz. Sahih rivayetlerde geçen alamet, o gecenin sabahında güneşin ışınları keskin olmadan, sakin bir şekilde doğmasıdır; bu da kesin ölçü değil, bir işarettir. Kadir gecesini olağanüstü olaylarla aramak yerine ibadetle geçirmek esastır.
Kunut duasını bilmeyen vitirde ne okur?
Kunut dualarını bilmeyen kişi, öğreninceye kadar “Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’l-âhireti haseneten ve kınâ azâbe’n-nâr” duasını veya üç defa “Allâhümmağfirlî” ya da “Yâ Rabbi” diyebilir. Vitirde kunut okumak Hanefîlerde vaciptir; ancak belirli bir metin şart değildir, herhangi bir dua kunut yerine geçer. Cemaatle kılarken imam da cemaat de kunutu gizli okur. Kunut dualarını (Allâhümme innâ neste’înüke… ve Allâhümme iyyâke na’büdü…) en kısa zamanda ezberlemek tavsiye edilir.
Teravih aralarında salavatı cemaatle yüksek sesle okumak bidat mı?
Hayır, bidat-ı seyyie (kötü bidat) sayılmaz. Teravih aralarında belirli bir zikrin okunması Hz. Peygamber’den nakledilmiş değildir; ancak dinlenme aralarında Allah’ı anmak ve salavat getirmek, dinin genel teşvik ettiği ameller arasındadır. Bu nedenle cemaati rahatsız etmeyecek ve namazı uzatıp bıktırmayacak ölçüde, ölçülü bir sesle okunması caizdir. Bunu vacip gibi görmek veya okumayanı kınamak ise doğru değildir. Kişi dilerse bu aralarda kendi başına sessizce zikir veya dua da yapabilir.
Hatimle kılınan teravihin son gecesinde hatim duası nasıl yapılır?
Hatim, genellikle son teravih rekâtlarında Nâs suresiyle tamamlanır; ardından Fâtiha ve Bakara’nın ilk ayetleri okunarak yeni bir hatme başlama sembolü gösterilir. Namazdan sonra imam veya bir hafız hatim duası yapar, cemaat “âmin” der. Duanın belirli bir metni farz değildir; Allah’a hamd, Peygamber’e salavat, okunan Kur’an’ın kabulü, ümmet, ölmüşler ve ülke için dua edilir. Hatim sonunda edilen duanın kabule yakın olduğunu bildiren sahabe uygulamaları vardır; Enes b. Mâlik’in hatim bitince ailesini toplayıp dua ettiği nakledilir.
İtikâftaki kişi camide uyuyabilir mi?
Evet; itikâftaki kişi camide uyur, yer, içer. Bu, itikâfın doğal bir parçasıdır.
İtikâf dışındaki kişilerin camide yatıp uyuması Hanefîlerde hoş görülmezken, itikâftaki kişi için bu tamamen caizdir. Uyku sırasında cami halısını kirletmemek için bir yatak veya şilte serilmeli, namaz vakitlerinden önce kalkılıp yer toplanmalı, cemaatin saflarını daraltmamaya dikkat edilmelidir. Uykunun da, ibadete dinç kalkma niyetiyle yapıldığında sevaba vesile olduğu unutulmamalıdır.
Rüyamda Kadir gecesini gördüm; bu bir işaret mi?
Güzel bir rüya olabilir; ama dinî bir hüküm veya kesin bilgi kaynağı değildir.
Sahabeden bazılarının rüyalarında Kadir gecesini son yedi gecede gördükleri, Peygamberimizin de bu rüyaların örtüştüğünü söylediği rivayet edilir. Bu, salih rüyanın müjde olabileceğini gösterir. Ancak Peygamber dışındaki kimselerin rüyası bağlayıcı değildir; kişinin rüyasına dayanarak diğer geceleri ihmal etmesi doğru olmaz. Rüyayı şükür ve ibadete teşvik olarak görmek, ama bir kesinlik gibi başkalarına duyurmamak uygun olur.
Vitirde kunutu unutursam namaz bozulur mu?
Hayır, namaz bozulmaz; kunutu unutup rükûya giden kişi namazın sonunda sehiv secdesi yapar. Kunut okumak Hanefî mezhebinde vacip olduğu için unutulması secde-i sehiv gerektirir. Rükûda veya rükûdan kalktıktan sonra hatırlayan kişi kunut için tekrar kıyama dönmez; namazına devam eder ve son oturuşta Tahiyyât’tan sonra bir tarafa selam verip iki secde yapar, ardından oturuşu tamamlar. Cemaatle kılarken imamın yanılması durumunda imam sehiv secdesi yapar, cemaat de ona uyar.
İtikâf için camide perde veya bölme kurulabilir mi?
Evet; cami yönetiminin izniyle, cemaati rahatsız etmeyecek şekilde basit bir perde veya bölme kurulabilir.
Peygamberimizin itikâf için mescitte kendisine küçük bir çadır kurdurduğu sahih rivayetlerde yer alır. Bu, itikâftaki kişiye mahremiyet ve huzur sağlar. Ancak bölmenin saflara, geçişlere ve cami düzenine zarar vermemesi gerekir. Türkiye’de pek çok camide itikâf için ayrılmış yerler bulunur; kurmadan önce cami görevlisiyle konuşmak doğru olur.
Mukabele nedir?
Mukabele, Ramazan ayında Kur’an’ın bir kişi tarafından yüzünden okunması, diğerlerinin de aynı anda Mushaf’tan takip etmesidir. Kelime “karşılıklı okumak” anlamına gelir. Kökü, Cebrail’in (a.s.) her Ramazan Hz. Peygamber’le Kur’an’ı karşılıklı okumasına (arza) dayanır; vefat ettiği yıl bu iki kez yapılmıştır. Camilerde genellikle her gün bir cüz okunarak Ramazan sonunda hatim tamamlanır. Mukabele takip etmek, yanlış okumaları düzeltmek ve Kur’an’la bağ kurmak için güzel bir fırsattır.
Teravihin 8 rekâtını bir camide, kalanını başka camide kılabilir miyim?
Evet, kılabilirsiniz. Teravihin her iki rekâtı ayrı bir namaz olduğundan, farklı cemaatlerde veya farklı yerlerde tamamlanması caizdir. Ancak bir camide vitri kılmadıysanız ikinci camide kalan rekâtları kılıp vitri orada kılmak daha uygundur. İkinci camideki imamın teravihinin kaçıncı rekâtında olduğunu bilmeniz gerekmez; siz kendi niyetinizle teravihinizi tamamlarsınız. Yalnız bir yerde imam arkasında vitri kılıp sonra başka yerde tekrar vitir kılmak doğru değildir, çünkü bir gecede iki vitir olmaz.
Uyanık kalamayan yaşlı veya hasta Kadir gecesinden nasıl pay alır?
Gücü yettiği kadar ibadetle ve samimi niyetle pay alır; kendini zorlaması gerekmez.
Yatsı ve sabahı vaktinde kılmak, yatarken zikir ve dua etmek, dinlenerek Kur’an dinlemek bile değerli bir ihyadır. Hadiste, hastalık veya yolculuk sebebiyle yapamadığı ameller için kişiye sağlığında yaptığı kadar sevap yazıldığı bildirilir. Dolayısıyla daha önce yaptığı ibadetleri artık yapamayan kişi niyetinin karşılığını alır. Uykusuzluk sağlığı bozacaksa gece boyu uyanık kalmaya çalışmamak, doktor tavsiyesine uymak daha doğrudur.
İtikâfta tıraş olmak ve tırnak kesmek caiz mi?
Evet, caizdir; itikâf ihram gibi değildir, kişisel bakım yasak değildir.
Ancak kesilen saç, sakal ve tırnakların cami içine dökülmemesi gerekir. Bu işler için abdesthane gibi mescit dışındaki yerler kullanılmalı veya bir örtü serilerek hepsi özenle toplanmalıdır. Peygamberimiz itikâftayken başını Hz. Âişe’nin odasına uzatır, o da saçını tarar ve yıkardı. Bu, temizlik ve bakımın itikâfla bağdaştığını gösterir.
Kadir gecesi nöbetçiyim veya işteyim; o gecenin sevabından mahrum mu kalırım?
Hayır; helal kazanç için çalışmak da ibadettir ve aralarda yapılan ibadetler değerlidir.
Doktor, hemşire, güvenlik görevlisi veya vardiyalı çalışan biri işini dürüstçe yaparken zikir, dua ve istiğfar edebilir; mola aralarında namaz kılabilir. İnsanlara hizmet ederek geçirilen bir gece de niyete bağlı olarak sevaba vesile olur. Yatsı ve sabahı vaktinde kılmak ayrıca büyük bir kazançtır. Kişi, iş yerindeki görevini ihmal ederek ibadet etmemelidir; çünkü bu başkalarının hakkına girer.
Mukabeleyi dinlemek okumak kadar sevap mı?
Kur’an dinlemek de ibadettir ve sevaptır; ancak okumanın ayrı bir fazileti vardır. Kur’an’da “Kur’an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki rahmete eresiniz” buyrulur. Okuyamayan kişi için dinlemek büyük bir nimettir. Okuyabilen biri için ise hem dinleyip hem de Mushaf’tan takip etmek, dili ve gözü birlikte ibadete katmak daha faziletlidir. Hadiste Kur’an’ı okuyan her harf için sevap verileceği bildirilmiştir. Kişi durumuna göre ikisinden birini veya her ikisini birden yapabilir.