Zilhicce, Arefe ve Teşrik Günleri
Zilhicce'nin ilk on günü, arefe, teşrik tekbirleri. 117 soru ve cevap.
Zilhicce'nin İlk On Günü, Arefe ve Teşrik Tekbirleri
Zilhicce, hac ibadetinin yapıldığı ve Kurban Bayramı'nın içinde bulunduğu hicrî takvimin son ayıdır; bu ayın ilk on günü, dokuzuncu günü olan Arefe ve bayram günlerini kapsayan teşrik günleri, yılın en faziletli zaman dilimleri arasında yer alır. Kur'an-ı Kerim'de yemin edilen "on gece"nin Zilhicce'nin ilk on gecesi olduğu tefsirlerde yaygın olarak belirtilmiştir (Fecr Suresi 89/2).
Peygamber Efendimiz, içinde yapılan salih amellerin Allah katında bu on günden daha sevimli olduğu hiçbir gün bulunmadığını bildirmiştir (Buhârî). Bu günlerde oruç tutmak, zikir ve tekbir getirmek, sadaka vermek ve Kur'an okumak tavsiye edilir. Hac Suresi'nde de "belli günlerde Allah'ın adını anmaları" emredilmiştir (Hac Suresi 22/28).
Arefe günü, hacıların Arafat'ta vakfeye durduğu gündür. Hacı olmayanlar için bu günün orucu, geçmiş ve gelecek birer yılın günahlarına kefaret olarak müjdelenmiştir (Müslim). Arefe günü dua ve istiğfarla değerlendirilmelidir.
Teşrik tekbirleri, Arefe günü sabah namazından başlayarak bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar, toplam yirmi üç vakit farz namazın ardından getirilir: "Allâhü ekber Allâhü ekber, lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber, Allâhü ekber ve lillâhi'l-hamd." Hanefî mezhebine göre bu tekbirler vaciptir; kadın-erkek, cemaatle ya da tek başına kılan herkes getirir. Bu bölümde bu mübarek günlerin ibadetleri ayrıntılı olarak açıklanmaktadır. Arefe günü aynı zamanda bayram hazırlıklarının yapıldığı bir gündür; ancak bu hazırlıklar günün manevi değerini gölgelememelidir. Kurban kesmeye niyetli olanların Zilhicce'nin ilk gününden kurbanı kesilinceye kadar saç ve tırnaklarını kesmemesi müstehap görülmüştür (Müslim). Teşrik tekbirleri erkekler tarafından sesli, kadınlar tarafından ise sessizce okunur; unutulduğunda mescitten çıkmadan ve konuşmadan hatırlanırsa getirilir.
- Zilhicce'nin ilk on günü yılın en faziletli günlerindendir.
- Arefe orucu hacı olmayanlar için sünnettir.
- Teşrik tekbirleri 23 vakit farzın ardından getirilir.
- Bu günlerde zikir, sadaka ve dua çoğaltılır.
Sık Sorulan Sorular
Arefe kelimesi ne demek, neden bu isim verilmiş?
Arefe, Zilhicce ayının dokuzuncu günüdür ve adını hacıların o gün toplandığı Arafat’tan alır. Kelime Arapça “tanımak, bilmek” anlamındaki kökle ilişkilidir. Kitaplarda bu adlandırmayla ilgili farklı açıklamalar geçer: Hz. Âdem ile Havvâ’nın Arafat’ta birbirini bulup tanıdığı, Cebrâil’in Hz. İbrâhim’e hac menasikini öğretip “Öğrendin mi?” diye sorduğu gibi. Bunlar tefsir ve tarih kitaplarındaki rivayetlerdir, sahih hadisle sabit değildir. Kesin olan, bu günün hacıların Arafat’ta vakfe yaptığı gün olmasıdır. Türkçede ayrıca her bayramdan önceki güne de “arefe/arife” denir.
Zilhicce’nin ilk on günü neden faziletli?
Çünkü Peygamberimiz bu günlerde yapılan salih amelin Allah katında diğer günlerde yapılandan daha sevimli olduğunu bildirmiştir. İbn Abbas’tan gelen rivayete göre sahâbe “Allah yolunda cihad da mı?” diye sorduğunda, canını ve malını ortaya koyup geri dönmeyen kişi dışında hiçbir amelin bu günlerdekine denk olmadığı cevabını almışlardır. Bu günler hac ibadetinin, Arefe gününün ve kurbanın içinde yer aldığı, namaz, oruç, sadaka ve hac gibi temel ibadetlerin bir arada yapılabildiği tek zaman dilimidir. Bu yüzden âlimler bu on günü yılın en değerli günleri arasında saymıştır.
Arefe mi doğru, arife mi?
İkisi de kullanılır; Türk Dil Kurumu sözlüğünde “arife” ana biçimdir, dinî metinlerde “arefe” de yaygındır. Arapça aslı “Arafe”dir ve özel olarak Zilhicce’nin dokuzuncu gününü anlatır. Türkçede anlam genişlemiş, Ramazan Bayramı’ndan önceki güne de “arife” denmeye başlanmıştır. Fıkıh açısından Arefe orucu, Arefe duası gibi özel faziletler Kurban Bayramı’ndan önceki güne aittir. Ramazan Bayramı arifesi ise Ramazan’ın son günüdür ve orada tutulan oruç Ramazan orucudur. Yazım tercihi dinî bir hüküm doğurmaz.
Fecr Suresi’nde yemin edilen “on gece” hangi gecelerdir?
Müfessirlerin çoğuna göre Zilhicce’nin ilk on gecesidir. Fecr Suresi’nin başında Allah, “Fecre ve on geceye andolsun” buyurarak bu gecelere yemin etmektedir. İbn Abbas başta olmak üzere birçok sahâbî ve tâbiî bu on geceyi Zilhicce’nin ilk on günü olarak açıklamıştır. Ramazan’ın son on gecesi veya Muharrem’in ilk on günü diyenler de vardır; ancak yaygın görüş Zilhicce yönündedir. Allah’ın bir şeye yemin etmesi, onun değerine dikkat çekmek içindir.
Arefe günü neden bu kadar faziletli?
Çünkü Hz. Peygamber, Allah’ın kullarını cehennemden en çok azat ettiği günün Arefe günü olduğunu haber vermiştir. Müslim’in rivayet ettiği bu hadiste Allah’ın o gün kullarına yaklaştığı ve onlarla meleklere karşı övündüğü de bildirilir. Ayrıca Mâide Suresi’nin “Bugün dininizi kemale erdirdim” ayeti Veda Haccı’nda Arefe günü inmiştir. Arefe, Zilhicce’nin ilk on gününün de en kıymetlisi sayılır. Bu yüzden oruç, dua, tövbe, zikir ve sadaka ile değerlendirilmesi tavsiye edilir. Faziletin hacılara özel olmadığı, bütün müminlerin bu günü ibadetle geçirebileceği kabul edilir.
Kur’an’daki “belli günler” (eyyâm-ı ma’lûmât) hangi günlerdir?
Çoğunluğa göre Zilhicce’nin ilk on günüdür. Hac Suresi’nde hacıların “belli günlerde” Allah’ın adını anmaları emredilir. İbn Abbas bu günleri Zilhicce’nin ilk on günü olarak tefsir etmiş, Buhârî de bu açıklamayı nakletmiştir. Bakara Suresi’ndeki “sayılı günler” (eyyâm-ı ma’dûdât) ise genellikle teşrik günleri olarak anlaşılır. Hanefîlerin bir kısmı “belli günler”i kurban kesim günleriyle ilişkilendirmiştir. Her iki yorum da bu dönemin zikir günleri olduğunda birleşir.
“Bugün dininizi kemale erdirdim” ayeti Arefe günü mü indi?
Evet. Mâide Suresi 3. ayetin bu bölümü, Veda Haccı’nda Arefe günü Hz. Peygamber Arafat’ta iken inmiştir. Buhârî’deki rivayete göre bir Yahudi, Hz. Ömer’e “Bu ayet bize inseydi o günü bayram yapardık” demiş; Hz. Ömer de ayetin cuma gününe denk gelen Arefe günü Arafat’ta indiğini, yani o günün zaten Müslümanlar için bayram havası taşıdığını söylemiştir. Bu ayet, dinin temel hükümlerinin tamamlandığını ve Allah’ın İslâm’dan razı olduğunu bildirir.
Zilhicce’nin ilk on günü mü, Ramazan’ın son on günü mü daha faziletli?
Âlimlerin tercih ettiği görüşe göre günler bakımından Zilhicce’nin ilk on günü, geceler bakımından Ramazan’ın son on gecesi daha faziletlidir. Zilhicce’nin gündüzlerinde Arefe ve kurban günü bulunur; Ramazan’ın son on gecesinde ise bin aydan hayırlı Kadir gecesi vardır. İbn Teymiyye ve İbnü’l-Kayyim gibi âlimler bu ayrımı yapmıştır. Pratikte önemli olan karşılaştırma değil, her iki dönemi de ibadetle değerlendirmektir.
Arefe gününün faziletleri hacı olmayanlar için de geçerli mi?
Evet, genel fazileti herkes içindir. Allah’ın rahmeti ve affı o gün yalnızca Arafat’takilerle sınırlı değildir; nitekim Arefe orucunun iki yılın günahlarına kefaret olacağı müjdesi hac yapmayanlara yöneliktir, çünkü hacıların o gün oruç tutmaması tavsiye edilir. Hac yapmayan kişi bu günü oruç, dua, zikir, Kur’an okuma, tövbe ve iyilikle değerlendirebilir. Vakfeye bağlı özel sevap ise yalnızca hacılara aittir. Evde veya işte olan mümin de niyetini güzelleştirip bu mübarek saatleri gafletle geçirmemeye çalışmalıdır.
Zilhicce’nin ilk on gününde hangi ibadetler yapılır?
Bu günlerde her türlü salih amel teşvik edilir; belirli bir zorunlu ibadet yoktur. Tavsiye edilenler şunlardır:
- Farzlara özen ve nafile namazlar
- İlk dokuz günde, özellikle Arefe’de nafile oruç
- Tekbir, tehlil (lâ ilâhe illallah) ve tahmid (elhamdülillah)
- Kur’an okumak, dua ve tövbe
- Sadaka, akraba ziyareti, iyilik
- Gücü yetenin hac ve kurban ibadeti
Hadiste “salih amel” genel ifadeyle geçtiği için kişi gücüne göre bu iyiliklerden birini veya birkaçını seçebilir.
Arefe günü duanın en makbul olduğu saat hangisi?
Belirli bir dakika bildirilmemiştir; ancak öğleden sonrası, özellikle ikindiden akşama kadarki vakit öne çıkar. Hacılar vakfeyi öğleden sonra yapar ve Hz. Peygamber de Arafat’ta güneş batana kadar dua ile meşgul olmuştur. Bu yüzden âlimler, hac yapmayanların da bu saatleri dua ve zikirle geçirmesini güzel görmüştür. Bununla birlikte günün tamamı faziletlidir; sabah namazından itibaren her an dua edilebilir. Dua ederken Allah’a hamd, Peygamber’e salavat ve samimi tövbe ile başlamak, dünya ve ahiret iyiliğini istemek güzel bir usuldür.
Zilhicce’nin ilk on gününde tekbir, tehlil ve tahmidi çoğaltmak sünnet mi?
Evet, müstehaptır. Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde İbn Ömer’den gelen bir rivayette bu günlerde tehlil, tekbir ve tahmidin çoğaltılması tavsiye edilir. Kur’an’da da bu günlerde Allah’ın anılması emredilmiştir. Kişi günün her saatinde, yolda, işte, evde “Allâhü ekber, lâ ilâhe illallah, elhamdülillah” diyebilir. Bu zikir, farz namazların ardından getirilen teşrik tekbirinden ayrıdır; teşrik tekbiri Arefe sabahı başlar, genel zikir ise ayın ilk gününden itibaren yapılır.
Arefe günü tövbe etmenin ayrı bir önemi var mı?
Evet, af ve bağışlanma günü olması tövbeyi daha anlamlı kılar. Tövbe her zaman kabul edilen bir ibadettir, ancak Allah’ın kullarını en çok azat ettiği bildirilen bir günde samimi pişmanlık ve dönüş özellikle teşvik edilir. Sahih tövbenin şartları burada da aynıdır: günahı bırakmak, pişman olmak, tekrar etmemeye azmetmek ve kul hakkı varsa sahibine ödemek ya da helalleşmek. Arefe günü kul haklarını kendiliğinden düşürmez; bu yüzden bayramdan önce borçları ödemek ve kırılan gönülleri almak da bu günün güzel amellerindendir.
Sahâbîlerin Zilhicce’nin ilk on gününde çarşıda tekbir getirdiği doğru mu?
Evet. Buhârî, İbn Ömer ile Ebû Hüreyre’nin bu günlerde çarşıya çıkıp tekbir getirdiklerini, insanların da onların tekbirine katıldığını nakletmiştir. Bu rivayet, zikrin yalnız camiye veya namaz sonrasına sıkıştırılmadığını, günlük hayatın içinde de canlı tutulabileceğini gösterir. Günümüzde bunu, kimseyi rahatsız etmeden, yürürken veya iş arasında dilini tekbirle meşgul etmek şeklinde uygulamak mümkündür. Topluca ve yüksek sesle yapılması şart değildir.
Arefe gecesini ibadetle geçirmek sünnet mi?
Arefe gecesine özel sahih bir ibadet bildirilmemiştir. Kurban Bayramı’nın öncesindeki geceyi (bayram gecesini) ihya etmeye dair rivayetler vardır, ancak bunlar zayıf kabul edilir; yine de âlimler, zayıf rivayetle amel edilebilecek faziletler alanında bu gecelerde ibadeti güzel görmüştür. Arefe’den önceki gece için ise ayrıca bir rivayet yoktur. Kişi bu geceyi, her gece olduğu gibi teheccüd, dua ve Kur’an ile değerlendirebilir ve sabaha Arefe orucu için sahura kalkabilir. Belirli rekâtlı “Arefe gecesi namazı” diye bir sünnet bulunmaz.
Zilhicce günlerinde tekbir sesli mi getirilir, içinden mi?
İkisi de caizdir. Erkeklerin, kimseyi rahatsız etmeyecek ölçüde sesli tekbir getirmesi sahâbe uygulamasına uygundur. Kadınlar ise kendilerinin duyacağı kadar alçak sesle söyler. Hanefî mezhebinde teşrik tekbirleri dışındaki genel zikirde sesin yüksekliği serbesttir; önemli olan kalbin katılımı ve dilin Allah’ı anmakla meşgul olmasıdır. Hastanede, toplu taşımada veya çalışma ortamında içinden okumak daha uygundur.
Arefe günü kandil midir?
Hayır, Arefe resmî kandil gecelerinden biri değildir. Türkiye’de kandil olarak kutlanan geceler Mevlid, Regâib, Miraç, Berat ve Kadir geceleridir. Arefe ise gecesiyle değil, gündüzüyle öne çıkan mübarek bir gündür; fazileti hadislerde gündüzün oruç ve dua ile değerlendirilmesi üzerinden anlatılır. Bu nedenle camilerde minareler kandil gibi yakılmaz, özel kandil programı yapılmaz. Bununla birlikte Arefe’nin kıymeti kandillerden aşağı değildir; bazı âlimler Arefe gününü yılın en faziletli günü saymıştır.
Zilhicce’nin ilk on günü ne zaman başlar?
Zilhicce hilalinin görüldüğü akşam, yani Zilkade ayının son gününün akşamı başlar. Hicrî günler akşamla başladığı için Zilhicce’nin ilk gecesi, miladi takvimde bir önceki günün akşamına denk gelir. Türkiye’de tarihler Diyanet İşleri Başkanlığı’nın takviminde önceden ilan edilir. On gün, Kurban Bayramı’nın ilk günü olan 10 Zilhicce ile tamamlanır; bu yüzden bayramın ilk günü de bu on güne dahildir.
Arefe cumaya denk gelince yapılan hac yetmiş hacca bedel mi?
Bu inanç yaygındır, fakat dayandığı rivayet sahih değildir. “Arefe cumaya denk gelirse o hac yetmiş hacdan üstündür” sözünü hadis âlimleri asılsız veya çok zayıf saymıştır. Halk arasında buna “hacc-ı ekber” denir; oysa Kur’an’daki “hacc-ı ekber” ifadesi, umreye göre büyük hac anlamında haccın kendisini ya da Kurban Bayramı gününü anlatır. Hz. Peygamber’in Veda Haccı’ndaki Arefe’nin cumaya denk gelmesi o günü ayrıca mübarek kılmış olabilir; fakat belli bir sevap katsayısı söylemek doğru değildir.
Kurban Bayramı’nın ilk günü Zilhicce’nin on gününe dahil mi?
Evet, dahildir. Onuncu gün, Kurban Bayramı’nın birinci günüdür ve “yevmü’n-nahr” (kurban günü) diye anılır. Bazı rivayetlerde bu gün yılın en büyük günlerinden sayılmıştır. Ancak bayram günü oruç tutmak haram olduğundan, “on gün oruç” denirken aslında ilk dokuz gün kastedilir. Onuncu günün ameli bayram namazı, kurban kesmek, tekbir, akraba ziyareti ve ikramdır.
Arefe günü hacıların yaptığı vakfe nedir?
Vakfe, hacıların Zilhicce’nin dokuzuncu günü Arafat sınırları içinde bir süre bulunmasıdır ve haccın en önemli farzıdır. Hanefîlere göre vakti Arefe günü zevalden (öğle vaktinin girişinden) bayram sabahı fecre kadardır; bu süre içinde Arafat’ta kısa bir an bile bulunmak farzı yerine getirir. Gündüz vakfe yapan kişinin güneş batana kadar orada kalması vaciptir. Vakfe sırasında ayakta, oturarak veya araçta olmak fark etmez; dua, telbiye ve zikirle meşgul olmak sünnettir.
Zilhicce’nin dokuz gününü oruçlu geçirmek zorunda mıyım, birkaç gün tutsam olur mu?
Zorunlu değildir; birkaç gün tutmak da faziletlidir. Bu günlerdeki oruç nafiledir. Kişi dokuz günün hepsini, bir kısmını veya yalnız Arefe gününü tutabilir. Hz. Âişe’nin Peygamberimizi bu on günde oruçlu görmediğini söylemesi, orucun kesin bir sünnet olmadığını, isteğe bağlı bir güzellik olduğunu gösterir. Gücünüz, işiniz ve sağlığınız ölçüsünde plan yapmanız yeterlidir.
“Hac Arafat’tır” sözü ne anlama gelir?
Haccın temelinin Arafat vakfesi olduğu, vakfeyi kaçıranın haccının olmayacağı anlamına gelir. Bu söz Hz. Peygamber’e ait sahih bir hadistir ve devamında bayram gecesi fecirden önce Arafat’a yetişenin hacca yetişmiş olacağı bildirilir. Diğer bazı eksikler kurban veya sadaka ile telafi edilebilirken vakfenin telafisi yoktur; vakfeyi kaçıran kişi umre yaparak ihramdan çıkar ve haccı sonraki yıl kaza eder. Bu hadis, Arefe gününün hac ibadetindeki merkezî yerini gösterir.
Hz. Âişe’nin “Peygamberi bu on günde oruçlu görmedim” sözü orucu yasaklar mı?
Hayır, yasaklamaz. Müslim’deki bu rivayet, Hz. Âişe’nin kendi gözlemini aktarır. Âlimler bunu Peygamberimizin ümmetine zorluk olmasın diye bazen terk etmesiyle veya Hz. Âişe’nin görmediği zamanlarda tutmuş olmasıyla açıklamıştır. Ebû Dâvûd’daki bir rivayette ise Peygamberimizin Zilhicce’nin dokuz gününü oruçlu geçirdiği bildirilir. Ayrıca bu günlerde her salih amelin faziletli olduğu genel hadisi oruç için de geçerlidir.
“Zilhicce’deki her günün orucu bir yıla denktir” hadisi sahih mi?
Hayır, bu rivayet zayıftır. Tirmizî’nin naklettiği ve her günün orucunun bir yıllık oruca, her gecenin ihyasının Kadir gecesine denk olduğunu bildiren rivayeti, Tirmizî’nin kendisi de dahil birçok hadis âlimi zayıf kabul etmiştir. Bu günlerin faziletini bildiren sahih hadis, Buhârî’deki genel “salih amel” hadisidir. Dolayısıyla faziletten söz ederken zayıf rivayetteki belirli sevap miktarlarını kesin bilgi gibi aktarmamak gerekir.
Arafat’ta Cebel-i Rahme’ye çıkmak şart mı?
Hayır, şart değildir. Hz. Peygamber, “Ben burada durdum, Arafat’ın tamamı vakfe yeridir” buyurmuştur. Resûlullah’ın durduğu yer Cebel-i Rahme’nin eteğindeki kayalıklardır; tepeye çıkmak ne farz ne sünnettir. İzdihamda kendini ve başkalarını tehlikeye atmak, itişip kakışmak ise sakıncalıdır. Hacı, Arafat sınırları içinde çadırında veya herhangi bir yerde kıbleye dönüp dua ederek vakfesini eksiksiz yapabilir. Önemli olan Arafat sınırının dışındaki Urene vadisinde kalmamaktır.
Hac yapmayanların Arefe günü bir yerde toplanıp dua etmesi doğru mu?
Arafat’taki hacılara benzemek amacıyla vakfe şeklinde toplanmak (ta’rîf) âlimlerce tartışılmıştır. İbn Abbas gibi bazı sahâbîlerden Basra’da insanlarla Arefe akşamı dua ettikleri nakledilir; İmam Mâlik ve bazı Hanefî âlimler ise bunun vakfeye benzetilerek yapılmasını mekruh saymıştır. Bugünkü yaygın uygulamada camide cemaatle namaz kılıp ardından dua etmekte bir sakınca görülmez. Sakıncalı olan, hac ibadetini taklit eder biçimde belirli bir yerde ihramsız “vakfe” yapmak ve bunu sünnet sanmaktır.
Zilhicce’nin ilk günlerinde Ramazan kazası tutarsam iki sevabı birden alır mıyım?
Kaza orucunuz geçerli olur ve faziletli günde yapılmış bir ibadet olarak ümit edilir. Kaza orucunda niyet mutlaka kaza için yapılmalıdır; kaza ve nafile için tek oruçta birlikte niyet edilirse Hanefîlere göre kaza sayılır. Kazası olan kişinin bu günleri kazaya ayırması borçtan kurtulmak açısından daha isabetlidir; çünkü farz borcu ödemek nafileden önce gelir. Şâfiîlerde de kaza niyetiyle tutulan oruçta günün faziletinin umulabileceği söylenmiştir.
Arefe günü gusül abdesti almak sünnet mi?
Hacılar için Arafat vakfesinden önce gusül sünnettir; hac yapmayanlar için ise Arefe gününe özel bir gusül sünneti yoktur. Hanefî kitaplarında cuma, bayram, ihram ve Arafat için gusül sünnet ya da müstehap olarak sayılır; buradaki Arafat guslü vakfe yapacak kişiye aittir. Hac yapmayan kişi temizlik için yıkanabilir, bunda sevap umulur ama “Arefe guslü” diye ayrı bir niyet gerekmez. Ertesi gün bayram namazından önce gusül ise sünnettir.
Zilhicce’nin ilk on gecesini ihya etmek sünnet mi?
Müstehap görülmüştür. Fecr Suresi’nde on geceye yemin edilmesi ve bu günlerde her amelin faziletli olması, gecelerin de ibadetle değerlendirilmesini teşvik eder. Tâbiîn âlimi Saîd b. Cübeyr’in bu gecelerde kandillerini söndürmemeyi tavsiye ettiği nakledilir. Gece ihyası, sabaha kadar uyanık kalmak demek değildir; yatsıyı ve sabahı cemaatle kılmak, gecenin bir bölümünde teheccüd, dua ve Kur’an’la meşgul olmak da ihyadır.
Şeytanın en çok aşağılandığı gün Arefe günü mü?
Bu yönde bir rivayet vardır, ancak senedi mürseldir ve zayıf kabul edilir. İmam Mâlik’in Muvatta’ında geçen rivayete göre şeytan, Allah’ın rahmetinin yağdığını ve büyük günahların affedildiğini gördüğü için hiçbir gün Arefe günündeki kadar küçük düşmez. Mânası sahih hadislerdeki “Allah’ın en çok kul azat ettiği gün” müjdesiyle uyumludur. Bu nedenle fazilet bağlamında anılabilir, fakat kesin bir haber gibi sunulmamalıdır.
Zilhicce’nin ilk on gününde sadaka vermenin ayrı bir fazileti var mı?
Evet. Sadaka da salih amellerden olduğu için bu günlerde verilmesi, diğer günlerde verilmesinden daha faziletli umulur. Sadaka için belirli bir miktar veya gün yoktur. İhtiyaç sahiplerinin bayram hazırlığı yaptığı bu dönemde yapılan yardım, hem ihtiyacı karşılar hem de bayram sevincini paylaştırır. Düzenli bağış yapanlar ödeme günlerini bu on güne denk getirebilir; ancak bunun bir zorunluluk olmadığı bilinmelidir.
Arefe günü hangi zikirleri çekebilirim?
En çok önerilen zikir tevhid kelimesidir. Hz. Peygamber, en hayırlı duanın Arefe duası olduğunu ve kendisinin ve önceki peygamberlerin söylediği en hayırlı sözün “Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr” olduğunu bildirmiştir. Bunun yanında tekbir, tahmîd, tesbih, istiğfar ve salavat getirmek; Zilhicce’nin ilk on günü için tavsiye edilen “Allâhu ekber, lâ ilâhe illallah, ve lillâhi’l-hamd” zikrini çoğaltmak güzeldir. Belirli bir sayı şartı yoktur.
Zilhicce ayı haram aylardan biri mi?
Evet. Kur’an’da Allah katında ayların on iki olduğu, bunlardan dördünün haram (hürmetli) ay olduğu bildirilir. Hadislerde bu aylar Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep olarak sayılmıştır. Haram aylarda haksızlık ve günahtan özellikle sakınmak emredilmiştir. Zilhicce, hem haram ay olması hem de hac ve kurban ibadetlerini içermesi bakımından çifte değer taşır.
Arefe günü ölülerin ruhu için Yâsin okumak gerekli mi?
Gerekli değildir, ama okumakta sakınca yoktur. Ölüler için Kur’an okuyup sevabını bağışlamak ve dua etmek her zaman caizdir. Arefe günü Yâsin okumayı veya kabir ziyaretini bu güne özel bir sünnet gibi görmek ise doğru değildir; bu bir gelenektir. Halk arasında “arife günü ölülerin ruhları evlere gelir” diye bir inanış vardır; bunun sahih bir kaynağı yoktur. Güzel olan, ölmüşlerimizi dua, Kur’an ve sadaka ile anmak, ama bunu belli günlere ve inanışlara bağlamamaktır.
Zilhicce ne demek, bu ada neden verilmiş?
Zilhicce “hac sahibi ay” anlamına gelir. Arapça “zü’l-hicce” ifadesi, haccın yapıldığı ay demektir. Hicrî takvimin on ikinci ve son ayıdır. İslâm öncesinde de Araplar bu ayda Kâbe’yi ziyaret ettikleri için ay bu adla anılmıştır. Türkçede “Zilhicce” veya “Kurban ayı” olarak da bilinir; Arefe ve Kurban Bayramı bu ayın 9 ve 10. günlerine denk gelir.
Arefe günü helva veya lokma dağıtmak dinî bir gelenek mi?
Dinî bir emir değil, yerel bir gelenektir; ama niyet sadaka ise güzel bir iyiliktir. Anadolu’nun birçok yerinde Arefe günü ölmüşlerin ruhuna helva, lokma veya pişi dağıtma âdeti vardır. İhtiyaç sahiplerini ve komşuları sevindirmek, sevabını ölülere bağışlamak caiz ve faziletlidir. Ancak bunun yapılmamasının ölüye zarar vereceği, kokunun ruhlara ulaşması gerektiği gibi inanışların dinî bir dayanağı yoktur. Gösteriş ve israftan uzak durmak kaydıyla bu ikram hayra vesile olur.
Zilhicce hilali görülünce özel bir dua okunur mu?
Zilhicce’ye özel bir dua yoktur; her yeni ay için okunan hilal duası okunabilir. Peygamberimiz yeni ayın hilalini gördüğünde, o ayın bereket, esenlik, iman ve İslâm ile gelmesi için dua ederdi. Bu dua her ay için geçerlidir. Kişi ayrıca Zilhicce’nin ilk on gününü ibadetle geçirmeye niyet edip Allah’tan yardım isteyebilir. Belirli sayıda okunacak özel dualar diye yayılan metinlerin sahih dayanağı yoktur.
Arefe günü nikâh kıymak uğursuz mu?
Hayır, İslâm’da uğursuz gün yoktur; Arefe günü nikâh kıyılabilir. Hz. Peygamber uğursuzluğa inanmayı (tıyere) reddetmiştir. Hac için ihramlı olanlar dışında Arefe günü evlenmeye engel bir hüküm bulunmaz. Yalnız pratik açıdan, oruç tutan veya ibadetle meşgul olmak isteyen misafirlerin durumu ve bayram hazırlıkları göz önünde bulundurulabilir. Nikâhın mübarek bir güne denk gelmesi hayırlı bir başlangıç olarak da görülebilir.
Kurban kesecek kişinin saç ve tırnak kesmemesi konusunda mezhepler ne diyor?
Hanefîlere göre kesmemek müstehaptır, kesmek günah değildir. Ümmü Seleme’den gelen hadiste, kurban kesmek isteyen kişinin Zilhicce hilali görüldükten sonra kurbanını kesinceye kadar saç ve tırnaklarından bir şey almaması istenir. Hanefîler bu emri tavsiye olarak anlamıştır. Şâfiîlerde kesmek mekruh (tenzîhen), Hanbelîlerde ise bir görüşe göre haramdır. Mâlikîlerde de kesmemek müstehaptır. Diyanet de bunu bir fazilet olarak tavsiye eder; kesen kişinin kurbanı geçerlidir.
Teşrik ne demek, bu günlere neden teşrik günleri denir?
Teşrik, sözlükte “eti güneşte kurutmak” anlamına gelir; Arapların kurban etini bu günlerde dilimleyip güneşte kurutmasından dolayı bayramın ilk gününden sonraki üç güne “eyyâm-ı teşrik” denmiştir. Hanefî literatüründe “teşrik tekbiri” ifadesi ise Arefe sabahından bayramın dördüncü günü ikindisine kadar getirilen tekbiri anlatır. Kur’an’da geçen “sayılı günler” (eyyâm-ı ma’dûdât) ifadesinin teşrik günlerini kastettiği kabul edilir. Hz. Peygamber de bu günleri “yeme, içme ve Allah’ı anma günleri” olarak nitelemiştir.
Zilhicce’ye girdikten sonra unutup tırnak kestim, kurbanım geçerli mi?
Evet, kurbanınız geçerlidir. Saç ve tırnak kesmemek kurbanın şartı değil, bir faziletidir. Unutarak veya bilmeyerek kesen kişiye hiçbir kefaret veya ceza gerekmez; tövbe veya sadaka da şart değildir. Sonraki günlerde kurban kesilinceye kadar tekrar kesmemeye özen göstermeniz yeterlidir. Hanbelî mezhebinde bile bu durumda kurbanın geçerli olduğu, yalnızca bilerek kesenin tövbe etmesi gerektiği belirtilir.
Teşrik tekbiri farz mı, vacip mi, sünnet mi?
Hanefî mezhebine göre vaciptir. Farz namazlardan sonra teşrik tekbirini bilerek terk etmek günahtır; unutan ise hatırladığında, namazın mekânından ayrılmamış ve namaza aykırı bir iş yapmamışsa getirir. Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinde ise sünnettir. Hükmün dayanağı, “sayılı günlerde Allah’ı anın” ayeti ile Hz. Ali, Hz. Ömer ve İbn Mes’ûd gibi sahâbîlerin uygulamasıdır. Kişi Hanefî ise ihmal etmemeye özen göstermelidir.
Kurbanımı vekâletle kestiriyorsam saç ve tırnak ne zaman kesilir?
Vekilin kurbanınızı kestiğini öğrendikten sonra kesebilirsiniz. Fazilet ölçüsü, kurban sahibinin kurbanı kesilinceye kadar beklemesidir. Bağış kurumları genellikle kesimin ardından mesaj veya bildirim gönderir; bu bildirimden sonra saç ve tırnağınızı alabilirsiniz. Kesim saatini öğrenemiyorsanız, en geç bayramın sonunda kesebilirsiniz. Unutmayın ki bu bir tavsiyedir; zorlandığınız durumda kesmenizde günah yoktur.
Teşrik tekbiri toplam kaç vakit getirilir?
Toplam 23 vakit getirilir. Arefe günü sabah namazının farzından başlar, bayramın dördüncü günü ikindi namazının farzından sonra sona erer. Hesap şöyledir: Arefe günü 5 vakit, bayramın birinci, ikinci ve üçüncü günleri 5’er vakit (15), dördüncü gün sabah, öğle ve ikindi 3 vakit; toplam 23. Dördüncü günün akşam namazından sonra artık teşrik tekbiri getirilmez. Bu hesap, Hanefî mezhebinde fetvaya esas alınan İmâmeyn’in (Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed) görüşüdür.
Kurban sahibinin saç ve tırnak kesmemesinin hikmeti nedir?
Âlimler bunu hacılara benzeme ve kurbanla bütünleşme olarak açıklar. İhramdaki hacılar saç ve tırnak kesmez; hacca gidemeyen Müslüman da bu günlerde benzer bir hâl yaşayarak onların manevi atmosferine ortak olur. Bazı âlimler, kurbanın insanın kendisi için bir fidye olduğunu, bedenin tüm parçalarıyla bu bağışlanmaya dahil olması için eksiksiz tutulduğunu da söylemiştir. Bu açıklamalar birer yorumdur; asıl dayanak hadistir.
Teşrik tekbiri her namazdan sonra kaç defa söylenir?
Hanefî mezhebinde bir defa söylenir. Tekbirin lafzı şöyledir: “Allâhu ekber Allâhu ekber, lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber, Allâhu ekber ve lillâhi’l-hamd.” Bunu birden fazla tekrarlamak yasak değildir, fakat vacip olan bir defadır. Şâfiî mezhebinde ise “Allâhu ekber” üçer defa söylenerek başlanır ve bazı ek zikirler de okunabilir. Tekbirden sonra salavat getirmek ve tesbihata geçmek yaygın bir uygulamadır.
Kurban sahibi saç ve tırnak kesmemeye tam olarak ne zaman başlar?
Zilhicce hilalinin görüldüğü akşamdan, yani Zilhicce’nin birinci gecesinin başından itibaren başlar. Bu yüzden kişi, Zilkade’nin son günü akşamdan önce saç, sakal ve tırnak bakımını yapıp on güne hazır girebilir. Kurban kesilinceye kadar bu hâl devam eder. Kurbanı bayramın birinci günü kesilirse o gün, üçüncü günü kesilirse o güne kadar beklenir.
Teşrik tekbiri sesli mi getirilir, içten mi?
Erkekler için sesli (cehrî) getirilmesi sünnettir. Hanefî âlimlere göre erkekler teşrik tekbirini başkalarının duyacağı kadar yüksek sesle söyler; camide imam başlatır, cemaat onunla birlikte söyler. Kadınlar ise kendi duyacakları kadar alçak sesle söyler. Tekbiri hiç ses çıkarmadan yalnızca kalpten geçirmek yeterli değildir; dil ile en azından kişinin kendisinin duyacağı şekilde söylenmelidir. Ancak başkasını rahatsız edecek derecede bağırmak da gerekmez.
Kurban sahibi bu günlerde koltuk altı veya kasık temizliği yapabilir mi?
Yapabilir; ancak faziletten yararlanmak isteyen kişi kurban kesilinceye kadar beklemeyi tercih edebilir. Hadisteki “saç” (şa’r) kelimesini âlimler vücut kıllarının tamamını kapsayacak şekilde anlamıştır. Kırk günü geçmemek şartıyla temizlik birkaç gün ertelenebilir. Temizlik ihtiyacı sağlık, hijyen veya eşler arası ilişki açısından önem taşıyorsa yapılır; bunda günah yoktur.
Teşrik tekbiri selamdan hemen sonra mı, tesbihattan sonra mı getirilir?
Selamdan hemen sonra, tesbihattan önce getirilir. Farz namazın selamı verilince, konuşmadan, kalkmadan ve namazın mekânından ayrılmadan tekbir söylenir. Ardından “Allâhümme ente’s-selâm” duası ve tesbihat yapılır. Tekbiri tesbihatın sonuna bırakmak geçerliliğini bozmaz, çünkü tesbihat namaza aykırı bir iş sayılmaz; ancak sünnete uygun olan hemen getirmektir. Konuşmak, kasten abdest bozmak veya camiden çıkmak gibi durumlarda tekbir düşer.
Mesleğim gereği tıraş olmam gerekiyorsa kurban faziletinden mahrum kalır mıyım?
Hayır, kurbanınız tam olarak geçerlidir ve niyetinize göre sevap umulur. Asker, sağlık çalışanı, garson veya otel görevlisi gibi tıraşlı olması gereken kişiler için tıraş olmak bir ihtiyaçtır. Hanefî mezhebinde saç ve tırnak kesmemek zaten müstehap düzeyindedir. Kişi yapabildiği kadarını, örneğin tırnaklarını kesmemeyi, uygulayabilir. Zorluk anında dinin kolaylık ilkesi geçerlidir.
Selamdan sonra konuştum, teşrik tekbirini hâlâ getirebilir miyim?
Hanefîlere göre konuşmakla vacip olan tekbirin vakti geçmiş olur; ancak getirmekte sakınca yoktur, sevap umulur. Tekbirin namazın devamı gibi sayılması için namazla arasına namaza aykırı bir iş girmemesi gerekir. Dünya kelamı konuşmak, yemek içmek, kasten abdesti bozmak veya camiden çıkmak bu bağı koparır. Böyle bir durumda kişi, vacibi kaçırdığı için istiğfar eder ve sonraki namazlarda dikkat eder. Kazası yoktur. Unutarak abdest bozulmuşsa ise abdestsiz de olsa tekbir getirilebilir.
Kurban kesmeyecek biri de saç ve tırnak kesmezse sevap alır mı?
Bu tavsiye hadiste kurban kesecek kişiye özgüdür. Kurban kesmeyen kişi için saç ve tırnak kesmemenin ayrı bir sünnet olduğuna dair sahih bir delil yoktur. Bazı zayıf rivayetlerde kurban kesemeyenin bayram günü saç ve tırnaklarını kesmesiyle kurban sevabına ulaşabileceği bildirilir; bu rivayetin sağlamlığı tartışmalıdır. Kurban kesemeyen kişi bu günleri oruç, zikir ve sadaka ile değerlendirebilir.
Teşrik tekbiri abdestsiz getirilebilir mi?
Evet. Teşrik tekbiri bir zikirdir ve abdest şartı yoktur. Selamdan sonra kişinin abdesti istemeden bozulursa, abdest almaya gitmeden yerinde tekbiri getirir; abdest almaya gidip dönmeyi beklemesi gerekmez. Kasten abdest bozmak ise namazla bağı kopardığı için tekbirin vacip vaktini geçirir. Abdestsiz olarak sadece Kur’an’a dokunmak ve namaz kılmak gibi abdest isteyen ibadetler yapılamaz; zikir, tekbir ve dua için abdest gerekmez.
Farz namazı evde yalnız kılan teşrik tekbiri getirir mi?
Evet, fetvaya esas olan görüşe göre getirir. Ebû Hanîfe teşrik tekbirinin vücubu için cemaat, şehirde bulunmak ve mukim olmak gibi şartlar aramıştır. İmâmeyn ise farz namazı kılan herkese vacip olduğunu söylemiştir. Türkiye’de Diyanet ilmihali de bu görüşe göre, farzı kılan her Müslümanın, yalnız veya cemaatle, yolcu veya mukim, erkek veya kadın, tekbir getirmesi gerektiğini bildirir. Böylece evde yalnız kılan da tekbiri ihmal etmemelidir.
Hacca gidemeyen kişi Zilhicce günlerini nasıl hac ruhuyla geçirebilir?
Zikir, dua, oruç ve kurban ibadetiyle hacıların manevi atmosferine ortak olabilir. Özellikle şunlar tavsiye edilir:
- Telbiye ve tekbirin anlamını düşünerek zikretmek
- Hacılar için ve hac niyetiyle dua etmek
- Arefe günü oruç tutmak
- Kurban kesmek veya kurbanda hisse almak
- Hac için birikim yapmaya niyet etmek
Allah, iyi niyetle yapılamayan bir ibadetin niyetini de karşılıksız bırakmaz; ancak hac farzı yalnız fiilen yerine getirmekle düşer.
Bayramda yolculuktayım, teşrik tekbiri getirmem gerekir mi?
Evet, getirmeniz gerekir. Fetvaya esas alınan görüşe göre yolcu da farz namazdan sonra teşrik tekbiri getirir. Namazı seferî olarak iki rekât kılmanız tekbiri düşürmez. Otobüste, uçakta veya araçta kılınan farzlardan sonra da tekbir söylenir. Yolculuk telaşında unutmamak için bayram boyunca her farzdan sonra tekbiri alışkanlık hâline getirmek faydalıdır. Namazı yolda kılamayıp sonra kaza ederseniz tekbir durumu, kazanın teşrik günleri içinde kılınıp kılınmamasına bağlıdır.
Terviye günü ne demek, Zilhicce’nin kaçıncı günüdür?
Terviye günü Zilhicce’nin sekizinci günüdür. Kelime “suya kandırma, su hazırlama” anlamına gelir; çünkü eskiden hacılar Arafat ve Mina’ya çıkmadan önce bu gün su ihtiyaçlarını tedarik ederlerdi. Hacılar bu gün Mina’ya geçer ve Arefe sabahına kadar orada kalır. Hacı olmayanlar için bu güne özel bir ibadet yoktur; genel olarak on günün fazileti bu gün için de geçerlidir.
Sünnet ve nafile namazlardan sonra da teşrik tekbiri getirilir mi?
Hanefî mezhebinde hayır; teşrik tekbiri yalnızca farz namazlardan sonra vaciptir. Sünnet, nafile, vitir ve cenaze namazlarından sonra vacip değildir. Cuma namazı farz olduğu için ondan sonra getirilir; bayram namazından sonra getirilmesi de uygulamada yaygındır. Şâfiî mezhebinde ise tekbir, teşrik günlerinde kılınan nafile ve kaza namazlarından sonra da sünnet kabul edilir. Nafileden sonra zikir niyetiyle tekbir getirmek her hâlükârda sevaptır.
Zilhicce’nin ilk on gününde umre yapılabilir mi?
Hac yapmayanlar için mümkündür; ancak Hanefîlere göre Arefe günü ile teşrik günlerinde umre yapmak tahrîmen mekruhtur. Uygulamada Suudi Arabistan makamları hac döneminde umre vizesi vermediğinden, Zilhicce’nin ilk günlerinde yalnız umre için Mekke’ye gitmek genellikle mümkün değildir. Hacılar ise temettu haccında hacdan önce umre yapar. Güncel kuralları Diyanet’in hac ve umre birimlerinden öğrenmek gerekir.
Hz. Musa’nın kırk gecesinin son on günü Zilhicce’nin ilk on günü müdür?
Bazı müfessirler böyle yorumlamıştır, ancak kesin değildir. A’râf Suresi’nde Allah’ın Hz. Musa ile otuz gece sözleştiği ve buna on gece daha ekleyerek süreyi kırka tamamladığı bildirilir. İbn Abbas’tan nakledilen bir yoruma göre otuz gece Zilkade, eklenen on gece de Zilhicce’nin ilk on gecesidir. Bu, ayette açıkça belirtilmemiş bir tefsir görüşüdür; bu günlerin faziletinin asıl dayanağı hadislerdir.
Yatsıdan sonra kıldığım vitirden sonra da teşrik tekbiri getireyim mi?
Hanefî mezhebinde vitir vacip olmakla birlikte farz değildir ve teşrik tekbiri vitirden sonra vacip değildir. Tekbir yatsının farzından sonra getirilir. Yatsının farzından sonra tekbiri unutup vitirden sonra hatırlayan kişi için ise durum şudur: araya kalkıp başka namaza başlamak, farzla tekbir arasındaki bağı koparır; bu yüzden vacip vakti geçmiş olur. Yine de zikir olarak tekbir getirmekte sakınca yoktur. En doğrusu farzın selamından hemen sonra söylemektir.
Cemaate geç yetiştim, teşrik tekbirini imamla mı, namazımı bitirince mi getiririm?
Namazınızı tamamlayıp selam verdikten sonra getirirsiniz. İmama sonradan uyan kişi (mesbûk), imam selam verince selam vermeden kalkıp kaçırdığı rekâtları kılar; imam ve cemaat tekbir getirirken onlarla birlikte söylemez. Söylerse, bu namaz içinde bir zikir olduğu için namaz bozulmaz ama yerinde olmaz. Kendi namazını bitirip selam verdikten sonra tekbiri getirir. İmamın arkasında uyuyakalan veya abdesti bozulup sonra katılan (lâhik) da aynı şekilde kendi selamından sonra söyler.
Zilhicce’nin ilk on gününde düğün veya nişan yapmak uygun mu?
Evet, caizdir; bu günlerde nikâh veya düğün yapmayı yasaklayan bir hüküm yoktur. Bazı yörelerde “iki bayram arası düğün yapılmaz” gibi inanışlar vardır; bunların dinî bir dayanağı yoktur. Hatta Hz. Âişe, bu inanışa karşı çıkarak kendisinin Şevval ayında evlendiğini hatırlatmıştır. Düğün, israf ve harama düşülmeden yapıldığında bu mübarek günlerde bereketli bir başlangıç olabilir.
İmam teşrik tekbirini unutursa cemaat ne yapmalı?
Cemaat imamı beklemeden tekbiri kendisi getirmelidir. Tekbir, imama uymanın bir parçası değil, her namaz kılanın ayrı vacibidir; selam verildikten sonra uyma sona erer. Cemaatten birinin yüksek sesle başlaması hem imama hatırlatır hem de diğerlerinin unutmasını önler. İmamın tekbiri atlaması cemaatin namazını etkilemez. İmam hatırlarsa, mescitten çıkmadan ve konuşmadan tekbiri getirebilir.
Zilhicce’nin ilk on gününde âdetli olan kadın bu fazileti nasıl değerlendirir?
Namaz ve oruç dışındaki bütün ibadetlerle değerlendirebilir. Âdetli kadın tekbir, tehlil, tahmid, salavat, istiğfar ve dua edebilir; ezberinden dua niyetiyle ayet içeren dualar okuyabilir, meal ve dinî kitaplar okuyabilir, sadaka verebilir, kurban kesebilir veya kestirebilir. Peygamberimiz hacda âdet gören Hz. Âişe’ye tavaf dışında hacıların yaptığı her şeyi yapmasını söylemiştir. Mazeret nedeniyle yapılamayan ibadetin sevabı niyete göre umulur.
Namazda sehiv secdesi yapınca teşrik tekbiri ne zaman getirilir?
Sehiv secdesi ve son oturuş tamamlanıp selam verildikten sonra getirilir. Hanefî mezhebinde sehiv secdesi bir tarafa selam verildikten sonra yapılır; teşrik tekbirini bu ilk selamın hemen ardından söylemek doğru değildir, çünkü kişi hâlâ namazdadır. Sıralama şöyledir: önce sehiv secdesi, sonra Tahiyyât, salavat ve dualar, ardından iki tarafa selam, en son teşrik tekbiri. Tekbir telbiyeden de önce, namazın en sonuna eklenir.
Zilhicce’nin ilk on gününde Kur’an hatmetmek sünnet mi?
Özel olarak sünnet değildir, ancak faziletli bir amel olarak tavsiye edilir. Kur’an okumak salih amellerin en değerlilerinden olduğu için bu günlerde okunması teşvik kapsamındadır. On günde hatim yapmak isteyen kişi günde yaklaşık üç cüz okur. Buna gücü yetmeyen, anlayarak meal okumayı veya belirli sureleri okumayı tercih edebilir. Önemli olan sayıdan çok devamlılık ve tefekkürdür.
Teşrik günlerinde kaza namazı kılınca tekbir getirilir mi?
Duruma göre değişir. Teşrik günleri içinde kaçırılan bir namaz, aynı yılın teşrik günleri içinde kaza edilirse tekbir getirilir. Teşrik günleri dışında kalmış (mesela aylar önce kaçırılmış) bir namaz bu günlerde kaza edilirse tekbir getirilmez. Teşrik günlerinde kaçırılan namaz bayramdan sonra kaza edilirse de tekbir getirilmez; çünkü tekbir, o günlere ait bir vaciptir ve zamanı geçmiştir. Şâfiî mezhebinde ise teşrik günlerinde kılınan her kaza namazından sonra tekbir sünnettir.
Zilhicce’nin ilk on günü tövbe için uygun bir zaman mı?
Evet. Tövbenin belirli bir vakti yoktur, her an yapılabilir; ancak faziletli zamanlarda yapılan tövbe ve istiğfar ayrıca teşvik edilmiştir. Özellikle Arefe günü, Allah’ın kullarını en çok bağışladığı gün olarak bildirilmiştir. Tövbenin şartları, günahı bırakmak, pişman olmak ve tekrar etmemeye azmetmektir; kul hakkı varsa hak sahibiyle helalleşmek de gerekir.
Hastayım, namazı oturarak veya yatarak kılıyorum; teşrik tekbiri getireyim mi?
Evet, farzı hangi şekilde kılıyorsanız kılın, namazdan sonra teşrik tekbirini getirirsiniz. Tekbir için ayağa kalkmak veya kıbleye dönmek şart değildir; yattığınız yerde de söyleyebilirsiniz. Sesinizi yükseltemiyorsanız kendi duyacağınız kadar söylemeniz yeterlidir. Konuşma imkânı hiç olmayan hasta ise kalbinden geçirir, bununla sorumluluktan kurtulur. Allah kimseye gücünün üstünde yük yüklememektedir.
Zilhicce’nin ilk on gününde akraba ziyareti yapmanın fazileti var mı?
Evet. Sıla-i rahim, yani akrabalık bağlarını gözetmek başlı başına bir salih ameldir ve bu günlerde yapılması daha da faziletlidir. Bayramdan önce yaşlı akrabaları, hastaları ve yalnız yaşayanları ziyaret etmek veya telefonla aramak, onların bayram hazırlığına yardım etmek hem bayram sevincini artırır hem de bu günlerin sevabından pay almayı sağlar. Küs olunan akrabayla barışmak da bu kapsamdadır.
Âdetli kadın teşrik günlerinde tekbir getirebilir mi?
Tekbir ona vacip değildir, ama zikir niyetiyle söyleyebilir. Teşrik tekbiri farz namazın ardından vacip olduğu için namaz kılmayan âdetli veya lohusa kadına gerekmez. Bununla birlikte hayız hâlinde tekbir, tesbih, dua ve salavat gibi zikirler yasak değildir. Bu kadın, bayram günlerinin coşkusuna ortak olmak için vakit vakit tekbir getirebilir ve sevap umabilir. Hz. Peygamber’in âdetli kadınların da bayram namazı yerine gelip tekbirlere ve dualara katılmasını istediği bilinmektedir.
Yoğun çalışan biri Zilhicce’nin ilk on gününü nasıl değerlendirebilir?
Küçük ama düzenli amellerle değerlendirebilir. Namazları vaktinde kılmak, yolda ve iş arasında tekbir ve istiğfar etmek, sabah veya akşam birkaç sayfa Kur’an okumak, internetten küçük bir sadaka göndermek gibi ameller zaman almadan yapılabilir. Peygamberimiz Allah’a en sevimli amelin az da olsa devamlı olanı olduğunu bildirmiştir. İşini dürüstlük ve güzel ahlakla yapmak da salih ameldir.
Teşrik tekbirini getirirken kıbleye dönük oturmak gerekir mi?
Şart değildir, ama namazın bittiği şekilde, kıbleye dönük otururken söylemek sünnete uygundur. Selam verdikten sonra yerinden kalkmadan, dizinin üstünde tekbiri getirmek hem sesin birliğini sağlar hem de tekbirin namaza bitişik olmasını korur. İmamın mihraptan cemaate dönmesi tekbiri etkilemez. Ayakta namaz kılmış biri de tekbiri ayakta veya otururken söyleyebilir. Önemli olan, namazla tekbir arasına namaza aykırı bir iş girmemesidir.
Zilhicce’nin ilk on gününün Hz. İbrahim ile bağlantısı nedir?
Bu günlerdeki hac ve kurban ibadetleri Hz. İbrahim’in hatırasını yaşatır. Kâbe’yi oğlu Hz. İsmail ile birlikte yeniden inşa eden, insanları hacca çağırmakla görevlendirilen Hz. İbrahim’dir. Kurban ibadeti de onun Allah’ın emrine teslimiyetini ve oğlunun yerine bir kurbanlığın fidye olarak gönderilmesini hatırlatır. Say, şeytan taşlama ve kurban gibi hac menâsikinin birçoğu bu ailenin yaşadıklarıyla ilgilidir.
Teşrik tekbirini Arapça bilmeyen Türkçe söyleyebilir mi?
Arapça aslıyla söylenmesi esastır; kısa olduğu için herkesin ezberlemesi kolaydır. Tekbir bir zikir olduğundan, dili hiç dönmeyen biri Arapçayı öğrenene kadar anlamını söyleyerek Allah’ı anabilir ve bunun sevabı umulur; ancak vacibin tam olarak yerine gelmesi için lafzın Arapça olarak öğrenilmesi tavsiye edilir. Anlamı şudur: “Allah en büyüktür, Allah en büyüktür. Allah’tan başka ilah yoktur. Allah en büyüktür, Allah en büyüktür; hamd yalnızca Allah’adır.” Anlamını bilerek söylemek, tekbirin kalpteki etkisini artırır.
Zilhicce’nin ilk on gününde işlenen günah daha mı büyük olur?
Âlimlerin çoğuna göre faziletli zamanlarda işlenen günahın manevi ağırlığı daha fazladır. Kur’an, haram aylar için “bu aylarda kendinize zulmetmeyin” buyurur; Zilhicce de haram aylardandır. Bu, günahın cezasının sayı olarak katlanması anlamında değil, zamanın hürmetini çiğnemenin ayrıca kınanması anlamındadır. Dolayısıyla bu günlerde dili, gözü ve eli kötülükten korumaya ayrıca dikkat etmek gerekir.
Teşrik tekbirinde bir kısmını atlarsam veya sadece “Allâhu ekber” dersem olur mu?
Ebû Hanîfe’ye göre bir defa “Allâhu ekber” demek asgari vacibi yerine getirir; ancak sünnete uygun olan, tekbiri tam lafzıyla söylemektir. Hanefî kitaplarında esas alınan lafız, İbn Mes’ûd’dan nakledilen “Allâhu ekber Allâhu ekber, lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber, Allâhu ekber ve lillâhi’l-hamd” şeklidir. Unutarak bir kelimeyi atlayan kişinin tekbiri geçerlidir. Bilerek kısaltmayı âdet hâline getirmek ise sünnetin faziletini kaçırmaktır. Bir defa baştan söylemek en güzelidir.
Zilhicce’nin ilk cumasının özel bir fazileti var mı?
Hayır, Zilhicce’nin ilk cumasına özel bir fazilet bildiren sahih bir rivayet yoktur. Cuma günü her hafta faziletlidir; bu on günün içine denk geldiğinde iki fazilet bir araya gelmiş olur. Bu yüzden o gün cuma namazına erken gitmek, salavat getirmek ve dua etmek güzeldir. Ancak “Zilhicce’nin ilk cuması şu kadar rekât kılınır” gibi ifadelerin dayanağı yoktur.
Teşrik tekbirinin Hz. İbrâhim, İsmâil ve Cebrâil’den geldiği doğru mu?
Bu anlatının sahih bir kaynağı yoktur. Halk arasında, Cebrâil’in koçu getirirken “Allâhu ekber” dediği, Hz. İbrâhim’in “Lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber”, Hz. İsmâil’in de “Allâhu ekber ve lillâhi’l-hamd” diyerek tekbiri tamamladığı anlatılır. Bu hikâye bazı fıkıh ve vaaz kitaplarında geçse de hadis kaynaklarında sahih senedle bulunmaz. Tekbirin dayanağı, “sayılı günlerde Allah’ı anın” ayeti ile Hz. Ali, Hz. Ömer ve İbn Mes’ûd gibi sahâbîlerin uygulamasıdır. Hikâye güzel bir öğüt olarak anlatılabilir, ama hadis gibi sunulmamalıdır.
Zilhicce’nin ilk on gününe özel bir namaz var mı?
Hayır. Zilhicce gecelerinde belirli rekât ve belirli surelerle kılınan özel bir namaz olduğuna dair sahih bir hadis yoktur. Bazı kitaplarda ve sosyal medyada yer alan “on gece namazı” tarifleri kaynaksız veya uydurmadır. Kişi bu günlerde genel nafile namazları, yani teheccüd, duha (kuşluk), evvâbîn ve revâtib sünnetleri kılarak bu günlerin faziletinden yararlanabilir.
“Zilhicce’nin her günü bir peygambere ait” diye paylaşılan liste doğru mu?
Hayır, bu listelerin sahih bir kaynağı yoktur. Sosyal medyada “birinci gün Hz. Âdem’in tövbesi kabul edildi, ikinci gün Hz. Yunus balığın karnından çıktı” gibi her güne bir olay bağlayan metinler dolaşmaktadır. Bu anlatımlar sahih hadis kitaplarında yer almaz; halk arasında yaygın ama dayanaksız bilgilerdir. Bu günlerin fazileti için sahih hadisler yeterlidir; uydurma bilgilerle değer katmaya ihtiyaç yoktur.
Teşrik tekbirini Arefe sabahından başlatmak hangi sahâbîlere dayanır?
Hz. Ali ve Abdullah b. Mes’ûd’a dayanır. Hz. Ali’nin Arefe günü sabah namazından teşrik günlerinin sonuncusu ikindi namazına kadar tekbir getirdiği nakledilir. İbn Mes’ûd’un ise Arefe sabahından bayramın ilk günü ikindisine kadar getirdiği rivayet edilir; Ebû Hanîfe bu görüşü almıştır. Hanefî mezhebinde fetva, daha kapsamlı olan Hz. Ali görüşüne, yani İmâmeyn’in görüşüne göredir. Bu rivayetler İbn Ebî Şeybe’nin Musannef’i ve Beyhakî’nin Sünen’i gibi eserlerde yer alır.
Şâfiîlerde teşrik tekbiri Hanefîlerden farklı mı?
Evet, birkaç farkı vardır. Şâfiîlere göre teşrik tekbiri vacip değil, sünnettir. Hac yapmayanlar için Arefe sabahından teşrik günlerinin sonuncusu (bayramın dördüncü günü) ikindisine kadar getirilir. Farzlardan sonra olduğu gibi nafile, kaza ve cenaze namazlarından sonra da sünnettir. Şâfiîler ayrıca iki tür tekbirden söz eder: namazlara bağlı “mukayyed tekbir” ve her yerde, her vakitte getirilebilen “mürsel tekbir.” Lafızda “Allâhu ekber” başta üç kez söylenir.
Zilhicce günlerinde belirli sayıda İhlâs veya tesbih okumak gerekir mi?
Hayır, belirli bir sayı şart değildir. Hadislerde bu günlerde zikrin çoğaltılması istenir, ancak bir sayı belirtilmez. “Şu gün bin İhlâs okuyana şu kadar sevap” gibi ifadelerin sahih dayanağı yoktur. Kişi kendine düzenli bir hedef koyabilir; bu bir disiplin yöntemidir ve caizdir. Ancak bu sayıyı dinî bir zorunluluk veya özel bir sünnet gibi sunmamak gerekir.
Hacılar teşrik tekbiri getirir mi, telbiye ile hangisi önce söylenir?
Evet, hacılar da farzlardan sonra teşrik tekbiri getirir. Hanefî mezhebine göre ihramlı kişi farzdan sonra önce teşrik tekbirini, sonra telbiyeyi söyler; varsa sehiv secdesi bunlardan öncedir. Telbiye, bayramın ilk günü Akabe cemresine ilk taş atılınca kesilir; bundan sonra hacı yalnızca tekbir getirir. Hz. Ömer’in teşrik günlerinde Mina’daki çadırında tekbir getirdiği ve onu duyan halkın da tekbirle karşılık verip Mina’nın tekbirle inlediği nakledilir.
Zilhicce’nin başında “Hayırlı Zilhicceler” mesajı göndermek caiz mi?
Evet, caizdir. Mübarek günlerin girişini hatırlatmak ve birbirine hayır dilemek güzel bir davranıştır. Bu bir sünnet değil, örf kapsamında bir iyi dilektir. Mesaja uydurma hadisler veya “bunu on kişiye göndermezsen” gibi batıl ifadeler eklememek gerekir. Sahih hadisle bu günlerin faziletini hatırlatmak veya kısa bir dua yazmak daha faydalıdır.
Bayram günlerinde namaz dışında da tekbir getirebilir miyim?
Evet, getirebilirsiniz; bu sevaplı bir zikirdir. Teşrik günleri, hadiste “Allah’ı anma günleri” olarak nitelenmiştir. Hz. Ömer ve İbn Ömer’in Mina’da namazlardan sonra, yatağında, çadırında, yürürken ve oturduğu yerde bu günlerin tamamında tekbir getirdiği nakledilir. Evde, yolda, kurban keserken ve misafir ağırlarken tekbir getirmek bayram şuurunu canlı tutar. Hanefîlerde vacip olan tekbir farzlardan sonrakidir; diğer zamanlardaki tekbir ise müstehap bir zikirdir.
Şâfiî mezhebinde Zilhicce’nin ilk dokuz gününde oruç tutmanın hükmü nedir?
Şâfiî mezhebinde de bu günlerde oruç tutmak müstehaptır, özellikle Arefe günü orucu güçlü bir sünnettir. İmam Nevevî, bu dokuz günde oruç tutmanın müstehaplığını belirtmiş, Hz. Âişe’nin rivayetini bu hükme engel görmemiştir. Hanefî mezhebi de aynı görüştedir. Mezhepler arasında bu konuda önemli bir fark yoktur; fark genellikle Arefe gününde hacıların durumuyla ilgilidir.
Bayramda cenaze namazından sonra teşrik tekbiri getirilir mi?
Hanefî mezhebinde hayır. Teşrik tekbiri beş vakit farz namazlara ve cumaya bağlı bir vaciptir; cenaze namazı ise farz-ı kifâye olup rükû ve secdesi olmayan özel bir namazdır. Bu yüzden cenaze namazının ardından teşrik tekbiri vacip olmaz. Çoğu zaman cenaze namazı bir farz namazın hemen arkasından kılındığı için, farzın tekbirini cenazeden önce getirmek gerekir; aksi hâlde tekbir kaçabilir. Şâfiî mezhebinde ise cenaze namazından sonra da tekbir sünnettir.
Kaza namazı borcum var; Zilhicce günlerinde nafile yerine kaza mı kılmalıyım?
Evet, kaza namazı borcu olan kişinin nafile namaz yerine kaza kılması daha isabetlidir. Farz borcunu ödemek, nafile ibadetten önce gelir. Ancak revâtib denilen, farzlarla birlikte kılınan müekked sünnetlerin terk edilmemesi tavsiye edilir. Kişi gece ihyası niyetiyle kalktığında kaza namazı kılabilir; bu da gece ibadeti sayılır ve bu günlerin faziletinden pay alması umulur.
Farz namazdan sonra cenaze namazı kılınacaksa teşrik tekbiri ne zaman getirilir?
Farzın selamından hemen sonra, cenaze namazına durmadan önce getirilir. Teşrik tekbiri farzın bir tamamlayıcısı gibi olduğundan araya başka bir namaz girmeden söylenmelidir. Camide imam önce teşrik tekbirini başlatır, cemaat birlikte söyler; ardından cenaze namazı kılınır ve en son farzın sünneti veya tesbihat gelir. Tekbir unutulup doğrudan cenaze namazına geçilirse, vacip vakti geçmiş olur; zikir olarak sonra söylenebilir.
Hasta veya yaşlı olup oruç tutamayan biri Zilhicce’nin faziletinden mahrum kalır mı?
Hayır, mahrum kalmaz. Oruç bu günlerin tek ameli değildir. Hasta ve yaşlılar yataktan da yapabilecekleri zikir, dua, istiğfar, Kur’an dinlemek ve sadaka gibi amellerle bu günleri değerlendirebilir. Peygamberimiz, hastalık veya yolculuk sebebiyle alışkın olduğu ameli yapamayan kişiye, sağlıklıyken yaptığının sevabının yazıldığını bildirmiştir. Oruç konusunda hekimin görüşüne uyulmalıdır.
Teşrik günlerine denk gelen cumada tekbir cuma namazından sonra mı getirilir?
Evet. Cuma namazı farz olduğu için, teşrik günlerine denk gelen cumada cuma namazının iki rekât farzından sonra tekbir getirilir. O gün öğle namazı ayrıca kılınmaz; dolayısıyla tekbir cumanın farzının yerine geçer ve 23 vakitlik hesapta o günün öğle vakti sayılır. Cumaya gidemeyip evde öğle namazını kılan kişi de öğlenin farzından sonra tekbir getirir. Cumanın ilk ve son sünnetlerinden sonra tekbir vacip değildir.
Zilhicce’nin ilk günlerinde tuttuğum nafile oruç için sahura kalkmak şart mı?
Şart değildir, ama sünnettir. Sahur yemeği her oruçta, nafile oruçta da bereketli ve sünnet sayılır. Sahura kalkamayan kişinin orucu geçerlidir. Hanefîlere göre nafile oruca kuşluk vaktinden (dahve-i kübrâ) önce, orucu bozan bir şey yapmamak şartıyla gündüz de niyet edilebilir. Bu yüzden sahura uyanamayan kişi sabah niyet ederek orucunu tutabilir.
Şâfiî bir imamın arkasında namaz kılan Hanefî teşrik tekbirinde neye uyar?
Hanefî kişi kendi mezhebine göre tekbirini getirir. Teşrik tekbiri namazdan sonra olduğu için bu konuda imama uymak söz konusu değildir. Hanefî cemaat, imam tekbiri üç “Allâhu ekber” ile başlatsa da bir defa kendi lafzıyla tekbir getirerek vacibi yerine getirir. İmam Şâfiî olup tekbiri vacip saymadığı için hiç getirmese de Hanefî cemaat kendisi getirir. Teşrik tekbirinin bitiş vakti iki mezhepte de dördüncü günün ikindisi olduğundan bu konuda büyük bir fark yoktur.
Zilhicce günlerinde okunacak en faziletli zikir hangisi?
Hadislere göre zikrin en faziletlisi “lâ ilâhe illallah”tır. Bu günlere özel olarak tehlil, tekbir ve tahmid tavsiye edildiği için “Allâhü ekber”, “lâ ilâhe illallah” ve “elhamdülillah” ifadelerini çoğaltmak uygundur. Ayrıca “sübhânallah” ile istiğfar ve salavat da faziletlidir. Peygamberimiz Arefe günü okunan duaların en hayırlısını da tevhid cümlesiyle başlayan dua olarak bildirmiştir.
Camide teşrik tekbirini imam mı başlatır, müezzin mi?
Tekbiri imamın başlatması esastır, ancak uygulamada müezzinin başlatması da yaygındır ve sakıncası yoktur. Türkiye’deki camilerde çoğunlukla imam selam verdikten sonra tekbiri yüksek sesle söyler, cemaat de birlikte getirir; bazı camilerde bu görev müezzine bırakılır. Önemli olan, her namaz kılanın tekbiri kendisinin söylemesidir. Sadece hoparlörden tekbiri dinleyip ağzını kıpırdatmayan kişinin vacibi yerine gelmiş olmaz. Tekbiri söylemek herkesin kendi yükümlülüğüdür.