🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Çevre Kirliliği ve İsraf: İslam’da Çevre Bilinci

Çevre, Emek ve Kamusal SorumlulukGüncelleme: 3 Ekim 20268 dk okuma

Çevre kirliliği ve israf İslam'da nasıl değerlendirilir? Yeryüzünde fesat yasağı, mizan ilkesi, israf yasağı, halife sorumluluğu ve çevre bilincinin dinî.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Emanet ve halifelik bilinci
  • Fesat yasağı ve Rûm 41
  • Mizan ilkesi

İslam, yeryüzünü Allah’ın insana emaneti olarak görür. Kur’an, yeryüzünde fesat çıkarmayı ve israfı yasaklar; dengeyi bozmamayı öğütler. Çevre kirliliğini önlemek, doğal kaynakları korumak ve ölçülü tüketmek bu sebeple dinî ve ahlaki bir sorumluluk olarak değerlendirilir.

Emanet ve halifelik bilinci

Bakara Suresi’nin 30. ayetinde Allah, yeryüzünde bir halife yaratacağını bildirir. Âlimler bu ifadeyi, insanın yeryüzünü imar etme ve yönetme sorumluluğu şeklinde yorumlar. Halife, yeryüzünün sahibi değil, emanetçisidir. Bu yüzden doğal kaynakları sınırsızca tüketmek, bu emanete ihanet olarak görülebilir. Hadiste “Dünya tatlı ve yeşildir; Allah sizi orada halef kılmıştır, nasıl davranacağınıza bakmaktadır” buyrulur (Müslim, Zikir ve Du’â). Bu söz, çevre ahlakının temelinde sorumluluk bilincinin yattığını gösterir.

Fesat yasağı ve Rûm 41

A’râf Suresi’nin 56. ayeti “Düzene konulmasından sonra yeryüzünde fesat çıkarmayın” der. Rûm Suresi’nin 41. ayetinde ise “İnsanların elleriyle kazandıkları yüzünden karada ve denizde fesat ortaya çıktı” buyrulur. Klasik müfessirler bu fesadı genelde küfür, zulüm ve günahlar şeklinde açıklasa da, çağdaş yorumcular ayetin çevre tahribatını da kapsayacak şekilde anlaşılabileceğini belirtir. Ayetteki mesaj açıktır: İnsan davranışlarının doğaya yansımaları vardır ve sorumluluk insana aittir.

Mizan ilkesi

Rahmân Suresi’nin 7-9. ayetleri, Allah’ın göğü yükselttiğini ve “mizan” (denge) koyduğunu, “Dengede taşkınlık yapmayın, tartıyı adaletle tutun, dengeyi bozmayın” buyurduğunu bildirir. Mizan, evrenin ölçülü ve dengeli yaratılışını anlatır. İnsanın bu dengeyi bozması, hem toplumsal hem çevresel sonuçlar doğurur. Ormanların yok edilmesi, suyun kirletilmesi, havanın zehirlenmesi ve hayvan türlerinin yok olması gibi sorunlar, mizanı bozan davranışlar olarak yorumlanabilir.

İsraf yasağı

A’râf Suresi’nin 31. ayeti “Yiyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez” der. İsrâ Suresi’nin 26-27. ayetlerinde ise saçıp savuranların şeytanların kardeşleri olduğu bildirilir. Hadiste “Akan bir nehirde abdest alırken bile israf etme” denilir (İbn Mâce, Tahâret; senedi hakkında değerlendirmeler yapılmıştır). Bu söz, bol bulunan bir kaynağın bile israfının hoş görülmediğini ifade eder.

  • Gıda israfı: Tabakta yemek bırakmamak, ihtiyaç kadar pişirmek ve artanı paylaşmak.
  • Su ve enerji israfı: Gerekmeyen ışığı kapatmak, musluğu açık bırakmamak (su israfı).
  • Eşya israfı: Gereksiz alışveriş ve tüketim çılgınlığından kaçınmak.
  • Zaman israfı: Vaktin değerini bilmek (zamanın değeri).

Hayvanlara ve bitkilere karşı sorumluluk

Hadislerde, bir kedi yüzünden cehenneme giren bir kadının anlatıldığı ve susuzluktan kıvranan bir köpeğe su veren bir adamın bağışlandığı rivayet edilir (Buhârî, Bed’ü’l-halk ve Müsâkāt). Hayvanlara eziyet etmek, gereksiz yere öldürmek ve aç bırakmak yasaktır. Bitkiler konusunda ise savaşta bile ağaçların kesilmemesi, tarlaların ve ekinlerin zarar görmemesi emredilmiştir. Hz. Ebû Bekir’in ilk İslam ordusuna verdiği öğütler arasında, meyve veren ağacı kesmemek ve ekin ile hayvanlara zarar vermemek yer alır (Mâlik, el-Muvatta’, Cihâd). Ağaç dikmek bu bilincin olumlu yönüdür.

Çevre bilinci pratikte nasıl yaşanır?

Günlük hayatta çevre bilinci; atıkları ayrıştırmak, geri dönüşüme katkı sağlamak, plastik kullanımını azaltmak, toplu taşımayı tercih etmek, enerji verimliliğine dikkat etmek ve ortak alanları temiz tutmak gibi basit davranışlarla gösterilebilir. Temizlik ve düzen bilinci ile birlikte düşünüldüğünde, çevre ahlakı bireyin günlük alışkanlıklarına dönüşür. Camilerde ve toplulukta çevre bilinci eğitimi vermek, hutbelerde bu konuya yer vermek ve çocuklara doğa sevgisi aşılamak da toplumsal sorumluluğun bir parçasıdır. Trafik kurallarına uymak gibi toplumsal ahlak konuları ise ortak yaşamın düzenine yönelik benzer duyarlılığı yansıtır.

Sonuç olarak İslam’da çevre, ibadet ile hayat arasındaki köprülerden biridir. Doğadaki her varlığın Allah’ı tesbih ettiği anlayışı (İsrâ 17/44), canlılara ve cansızlara saygıyı beraberinde getirir. Bu bakış, insanı doğanın efendisi değil, ona karşı sorumlu bir emanetçi olarak konumlandırır.

Tüketim kültürü ve kanaat

Modern tüketim kültürü, ihtiyaçtan çok arzuya dayalı bir üretim ve satın alma düzeni kurmuştur. Bu düzen hem doğal kaynakların hızla tükenmesine hem de atık miktarının artmasına yol açar. İslam ahlakının kanaat, şükür ve sadelik ilkeleri, bu döngüye karşı güçlü bir denge sunar. Hadiste “Zenginlik mal çokluğu değil, gönül zenginliğidir” buyrulur (Buhârî, Rikāk). Peygamber Efendimiz’in sade yaşamı, yırtılan elbisesini yamaması, ayakkabısını kendisinin onarması gibi rivayetler, eşyaya değer verme ve gereksiz değiştirmeme anlayışını yansıtır. Bugün onarmak, yeniden kullanmak, paylaşmak ve ihtiyaç kadar satın almak, hem bütçeye hem doğaya hayırlı olan tercihlerdir. Tasarrufun cimrilik, israfın cömertlik olmadığını bilmek gerekir: Kur’an cömertliği ve ölçüyü orta yolda tarif eder (Furkân 25/67).

Sıkça Sorulan Sorular

İslam’da çevre kirliliği hakkında ayet var mı?

Rûm Suresi’nin 41. ayeti, insanların kazandıkları yüzünden karada ve denizde fesadın ortaya çıktığını bildirir. Müfessirler bunu çevresel bozulmayı da kapsayan geniş bir uyarı olarak yorumlar.

İsraf nedir?

Gereksiz ve ölçüsüz harcamadır. A’râf Suresi’nin 31. ayeti “yiyin için, fakat israf etmeyin” der. Yiyecek, su, enerji gibi kaynakların boşa harcanması israf kapsamında değerlendirilir.

Çevreyi korumak dinî sorumluluk mudur?

Âlimler, yeryüzünün insana emanet olduğunu, insanın halife olarak bu emanete özen göstermesi gerektiğini belirtir; dolayısıyla çevreyi korumak ahlaki ve dinî bir sorumluluk olarak değerlendirilir.

Hayvanlara zarar vermek günah mıdır?

Evet. Hadislerde bir kedi yüzünden cehenneme giren kadının anlatıldığı rivayet bulunur (Buhârî, Bed’ü’l-halk). Hayvanlara eziyet etmek yasaktır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, A'râf Suresi (7/31, 7/56), Rûm Suresi (30/41), Rahmân Suresi (55/7-9); Buhârî, Edeb ve Hars; Müslim, Îmân; TDV İslâm Ansiklopedisi, "İsraf" ve "Çevre" ile ilgili maddeler

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, A'râf Suresi (7/31, 7/56), Rûm Suresi (30/41), Rahmân Suresi (55/7-9)
  2. Buhârî, Edeb ve Hars
  3. Müslim, Îmân
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "İsraf" ve "Çevre" ile ilgili maddeler

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.