Emr-i Bil-Maruf Nehy-i Anil-Münker: Usul ve Adab
Emr-i bil-maruf nehy-i anil-münker nedir? İyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmanın dayanağı, kademeleri (el, dil, kalp), usul ve adabı, sınırları.
- Kur'an'daki dayanağı
- Münkeri değiştirme hadisi
- Uyarının usulü ve adabı
Emr-i bil-maruf nehy-i anil-münker, iyiliği teşvik etmek ve kötülükten sakındırmak demektir. Kur’an bu görevi müslüman toplumun ayırt edici vasfı sayar. İlkenin uygulanması ise bilgi, nezaket, gücü yetme ve daha büyük zarar doğmaması şartlarına bağlıdır.
Kur’an’daki dayanağı
Âl-i İmrân Suresi’nin 104. ayeti şöyle der: “İçinizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten alıkoyan bir topluluk bulunsun.” 110. ayette ise müslümanlar “insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmet” diye nitelenir ve bu hayırlılığın şartı iyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak ve Allah’a inanmak olarak sıralanır. Tevbe Suresi’nin 71. ayetinde mümin erkek ve kadınların birbirinin dostu olduğu, iyiliği emredip kötülükten sakındırdığı belirtilir. Bu ayetler görevi hem bireysel hem toplumsal bir sorumluluk olarak sunar.
Münkeri değiştirme hadisi
Müslim’de geçen Ebû Saîd el-Hudrî hadisi şöyledir: “Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin; buna gücü yetmezse diliyle; ona da gücü yetmezse kalbiyle (buğzetsin). Bu, imanın en zayıf derecesidir.” Âlimler bu hadiste üç kademeyi görür: Yetkisi olanın fiilî müdahalesi, herkesin ölçülü bir dille uyarması ve en son çare olarak kalben reddetmek. Elle değiştirme, yani fiilî müdahale genellikle yöneticilere, ebeveynlere ve velilere, yani yetki sahiplerine aittir. Sıradan bir kişinin başkasına zor kullanması hem hukuken hem fıkhen sakıncalıdır.
Uyarının usulü ve adabı
Nahl Suresi’nin 125. ayeti “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır, onlarla en güzel biçimde tartış” der. Bu ayet, uyarının usulünü belirler. Hz. Mûsâ ve Hârûn’a Firavun’a “yumuşak söz söylemeleri” emredilmesi (Tâhâ 20/44), kötülüğü uyarırken bile yumuşaklığın önemini gösterir. Uyarıda gözetilecek başlıca adaplar şunlardır:
- Önce kendi davranışını düzeltmek; söylediğini yapmamak ayette eleştirilir (Saff 61/2-3).
- Uyaracağı konuyu doğru bilmek; zan ile hüküm vermemek.
- Başkasının huzurunda utandırmamak; mümkünse özel olarak uyarmak (nasihat adabı).
- Güzel bir üslup kullanmak, aşağılamamak ve tehdit etmemek.
- Uyarının daha büyük zarara yol açıp açmayacağını düşünmek.
Sınırlar ve şartlar
Âlimler bu ilkenin icrası için şu şartları sayar: Uyarılan şeyin gerçekten münker olması (yani ittifakla haram olması ya da açık bir kötülük olması), uyaran kişinin bilgi sahibi olması, güç ve imkânının bulunması ve uyarının fitneye yol açmaması. İçtihada açık, âlimler arasında ihtilaflı konularda ise başkasını zorlamak doğru değildir; bu durumlarda ihtilaf adabı ve karşılıklı saygı esas alınır. Ayrıca kişinin mahremiyetine girmek, ev halkının özel hayatını araştırmak da bu görevin gerekçesi olamaz (Hucurât 49/12).
Zulme karşı söz söylemek
Hadiste “Zalim bir yöneticinin yanında hak söz söylemek cihadın en faziletlisidir” buyrulur (Ebû Dâvûd, Melâhim; Tirmizî, Fiten). Bu rivayet, emr-i bil-marufun siyasi ve toplumsal boyutunu gösterir: Güçlünün yanlışını adaba uygun biçimde ve doğru bir üslupla ifade etmek, büyük bir sorumluluktur. Fakat bu, düzeni bozacak şiddet ve karışıklığı meşrulaştırmaz; kaynaklar fitneyi büyütmekten kaçınmayı esas alır. Zulme yardım etmeme ve adaleti gözetme ilkeleri bu çerçevede okunmalıdır.
Günümüzde uygulama
Günümüzde emr-i bil-maruf; aile içinde sevgi ve örneklikle, toplumda eğitim ve bilinçlendirmeyle, hukuk alanında ise yasal yollarla uygulanabilir. Sosyal medyada başkalarını teşhir etmek, linç kültürü ve aşağılayıcı üslup bu ilkeyle bağdaşmaz. Eleştiri ve tartışma adabı bu konuda yol göstericidir. Öte yandan iyiliği teşvik etmek, olumlu örnek olmak, yardım kampanyalarına katılmak ve toplumsal faydaya yönelik girişimlere destek vermek de bu ilkenin olumlu yüzüdür; yalnızca kötülüğü yasaklamak değil, iyiliği yaymak da asıl hedeftir.
Bireysel ve toplumsal fayda
Hadiste, bir gemide alt kat ve üst kat yolcularının örneği anlatılır: Alt kattakiler su için gemiyi delmek istediklerinde üsttekiler engellemezse hep birlikte batarlar; engellerlerse hep birlikte kurtulurlar (Buhârî, Şirket). Bu benzetme, toplumsal sorumluluğun ortak olduğunu ve kötülüğe sessiz kalmanın tüm toplumu etkileyebileceğini anlatır.
Uyarının yönü yalnızca başkasına değil, kendisine de dönüktür. Kişi, başkasına söylediğini kendisi de uygulamaya çalışmalı; hatasını fark ettiğinde de kendini düzeltmelidir. Hadiste, iyiliği emredip kendisi yapmayan kişinin cehennemde bağırsaklarını sürüyerek dolaşacağı bildirilir (Buhârî, Bed’ü’l-halk); bu ağır ifade, söz ile davranış tutarlılığının önemini gösterir. Bu yüzden emr-i bil-maruf önce kendi nefsiyle başlar ve örnek olmakla güç kazanır.
Toplumun her kesimi bu görevden farklı biçimde sorumludur: Âlimler ilimle, ebeveynler terbiyeyle, yöneticiler yetkiyle, medya sorumluluk bilinciyle, sivil toplum ise organize çabayla katkı sunar. Herkes kendi imkân alanında iyiliği çoğaltmaya ve kötülüğü azaltmaya çalışmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Emr-i bil-maruf nehy-i anil-münker ne demektir?
İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak anlamına gelir. Müslümanların toplumsal sorumluluğunu ifade eden temel bir ilkedir.
Münkeri el, dil ve kalp ile değiştirmek ne demektir?
Müslim’deki hadise göre kötülüğü gören, gücü yetiyorsa eliyle, yetmezse diliyle, yetmezse kalbiyle karşı çıkar. Her biri kişinin imkânına göre bir derecedir.
Herkes başkasını uyarabilir mi?
Uyaran kişinin konuyu bilmesi, ölçülü ve nazik olması, uyarıdan daha büyük bir fesat doğmayacağını düşünmesi gerekir. Aksi hâlde zarar verebilir.
Aile fertleri arasında nasıl uygulanır?
Aile içinde sabır, güzel örnek olmak ve yumuşak dil önemlidir. Kınama ve aşağılama yerine sevgiyle yönlendirmek esastır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Âl-i İmrân Suresi (3/104, 3/110), Tevbe Suresi (9/71), Nahl Suresi (16/125); Müslim, Îmân (münkeri değiştirme hadisi); Tirmizî, Fiten; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Emr-i Bi'l-Ma'rûf ve Nehy-i Ani'l-Münker" maddesi
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kur'an-ı Kerîm, Âl-i İmrân Suresi (3/104, 3/110), Tevbe Suresi (9/71), Nahl Suresi (16/125)
- Müslim, Îmân (münkeri değiştirme hadisi)
- Tirmizî, Fiten
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Emr-i Bi'l-Ma'rûf ve Nehy-i Ani'l-Münker" maddesi
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.