🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Zulüm ve Zalime Yardım Etmenin Hükmü

İslam Ahlakı ve ErdemlerGüncelleme: 5 Eylül 20268 dk okuma

Zulüm ve zalime yardım etmenin hükmü nedir? Zulmün tanımı, mazlumun bedduası, zalime destek olmanın sorumluluğu ve zulme karşı duruş hakkında ayet ve hadisler.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Zulmün tanımı ve kapsamı
  • Zulmün sonuçları
  • Zalime yardım ve meyletme yasağı

Zulüm, başkasının hakkına haksız yere tecavüz etmektir. İslam, her türlü zulmü yasaklar; zalimi desteklemeyi, ona meyletmeyi ve mazlumu savunmamayı sorumluluk olarak görür. Hadislere göre zulüm kıyamet günü karanlıklar olacaktır.

Zulmün tanımı ve kapsamı

Zulüm kelimesi, “zulmet” yani karanlıkla aynı kökten gelir. Fıkıh ve ahlak literatüründe zulüm üç grupta ele alınır: Allah’a karşı zulüm (şirk), insanın kendine zulmü (günahlar) ve insanın başkasına zulmü. Başkalarına yapılan zulüm; öldürme, yaralama, mal gasbı, iftira, hakaret, adaletsiz yargı ve işçiyi sömürme gibi geniş bir alanı kapsar. Hadis-i kudsîde Allah, “Ey kullarım! Ben zulmü kendime haram kıldım, onu sizin aranızda da haram kıldım; birbirinize zulmetmeyin” buyurur (Müslim, Birr).

Zulmün sonuçları

Buhârî ve Müslim’de Peygamber Efendimiz “Zulümden sakının; çünkü zulüm kıyamet günü karanlıklar olacaktır” buyurur. Başka bir hadiste ise mazlumun duasının hicapsız Allah’a ulaştığı bildirilir (Buhârî, Zekât). İbrâhîm Suresi’nin 42. ayeti, Allah’ın zalimlerin yaptıklarından habersiz olduğunu sanmamak gerektiğini, onların hesaba çekilmek üzere bekletildiklerini bildirir. Şûrâ Suresi’nin 42. ayetinde ise suçlu insanlara haksızlık yapanların ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlerin acı bir azapla karşılaşacakları söylenir.

Zalime yardım ve meyletme yasağı

Hûd Suresi’nin 113. ayeti şöyle buyurur: “Zulmedenlere meyletmeyin, yoksa size ateş dokunur.” Âlimler, bu ayeti zalimin zulmünü onaylamak, ona destek olmak, onunla iş birliği yapmak ya da onun zulmüne sessiz kalmak anlamında yorumlamışlardır. Ancak zalimle ilişkiler her zaman yasaklanmış değildir; ilişkinin zulme yardım niteliği taşıması esas alınır. Buhârî’deki hadiste “Kardeşine zalim de olsa mazlum da olsa yardım et” buyrulduğunda, sahabe mazlumun yardımını anlar ama zalimin nasıl yardım edileceğini sorar; Peygamber “Onu zulmetmekten alıkoyman, ona yardım etmendir” cevabını verir (Buhârî, Mezâlim). Bu, zulmü engellemenin bir sorumluluk olduğunu gösterir.

  • Haksızlığa karşı sessiz kalmamak, yapılabilirse uyarmak.
  • Mazlumun yanında durmak, ona hukuki ve manevi destek olmak.
  • Zalime araç, para veya bilgi sağlayarak haksızlığa yardım etmemek.
  • Kamu görevinde haksız kararlara ortak olmamak.

Mazlumun duası

Hadiste mazlumun duasının kâfir de olsa kabul olduğu, onun duası ile Allah arasında perde bulunmadığı bildirilir (Ahmed b. Hanbel, Müsned; Buhârî, Zekât). Bu rivayet, haksızlığın ahiretteki ağır sonuçlarını hatırlatır. Mazlumun bedduası konusu ayrıca mazlumun bedduası yazısında ele alınmıştır. Ancak mazlum için de ölçü vardır: İntikam, haksızlığa bire bir karşılık olmalı; aşırıya kaçmamalıdır (Şûrâ 42/40). Affetmek ise daha faziletli kabul edilir.

Zulümle mücadelede yöntem

Zulme karşı mücadele; kişisel düzeyde sabır ve dua, toplumsal düzeyde hukuki yollar, kamuoyu oluşturma ve nasihat gibi araçları kapsar. Zulmü ortadan kaldırmak adına yeni bir zulüm üretmek meşru değildir; bu nedenle mücadele yöntemleri hukuka ve ahlaka uygun olmalıdır. İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak ilkesi ve nasihat adabı bu yolda kılavuz olabilir. Adalet yazısı ile birlikte okunduğunda, zulüm yasağının adaletin tamamlayıcısı olduğu görülür. Kamu malını korumak da toplumsal zulmün önlenmesinin bir ayağıdır.

Kendine zulüm

Kur’an’da pek çok ayette insanın “kendine zulmetmesi” ifadesi geçer: Günah işleyerek, ibadeti ihmal ederek ve kendini tehlikeye atarak insan kendi canına haksızlık eder. Bu bakış, zulüm yasağını yalnızca başkalarına karşı değil, nefsin korunmasında da geçerli kılar. Tövbe, kendine zulmün telafisi olarak sunulur: Âdem ve Havvâ’nın “Rabbimiz, kendimize zulmettik” duası (A’râf 7/23) bu anlamda örnektir.

Sessiz kalmanın sorumluluğu

Zulme sessiz kalmak, çoğu zaman zulmün yayılmasına yol açar. Hadiste, bir topluluk içinde kötülük görüldüğünde onu elle, olmazsa dille, o da olmazsa kalple değiştirmeye çalışmak gerektiği; bunun en zayıf iman derecesi olduğu bildirilir (Müslim, Îmân). Bu hadis, haksızlığa karşı kayıtsız kalmamayı, imkâna göre tepki vermeyi öğütler. Günümüzde buna toplumsal duyarlılık, hukuki başvuru, tanıklık yapma ve mağdura destek verme gibi yollar eklenebilir. Ancak kişinin kendisini veya başkalarını daha büyük zarara sokması beklenmez; kapasiteye göre sorumluluk sınırlıdır. Her durumda zulme rıza göstermemek, kalben reddetmek ve yardımcı olmamak asgari ahlaki tavırdır.

Zulüm yalnızca büyük olaylarda görülmez; küçük günlük haksızlıklar da zulüm kapsamındadır. Birinin sırasını almak, çalışanın hakkını ödememek, komşuya sebepsiz yere zarar vermek ya da birinin sözünü kesip haksız yere suçlamak gibi davranışlar, çoğu zaman “önemsiz” görülse de ahlaki sorumluluk doğurur. Bu nedenle zulüm yasağı, hayatın tüm alanında tutarlı bir dikkat gerektirir.

Sıkça Sorulan Sorular

Zulüm nedir?

Sözlükte bir şeyi yerinde kullanmamak demektir. Terim olarak başkasının hakkına tecavüz etmek, haksızlık yapmak ve adaletsizlik anlamına gelir.

Zalime yardım etmek caiz mi?

Hûd Suresi 113. ayette zulmedenlere meyletmek yasaklanır. Zulme yardım etmek, zulme ortak olmak sayılır; hadiste “zalimin zulmüne yardım eden ondan sayılır” anlamına gelen ifadeler bulunur.

“Kardeşine zalim de mazlum da olsa yardım et” ne demektir?

Buhârî’deki hadiste, zalim kardeşe yardım etmek, onu zulümden alıkoymaktır. Zalimin zulmünü engellemek, ona yapılabilecek en büyük yardımdır.

Zulme uğrayan ne yapmalı?

Hakkını hukuki yollarla aramak, sabretmek ve gerekirse affetmek mümkündür. Zulme uğrayan intikam almak yerine adil çözümü tercih etmelidir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Hûd Suresi (11/113), Şûrâ Suresi (42/42), İbrâhîm Suresi (14/42); Buhârî, Mezâlim; Müslim, Birr (zulüm kıyamette karanlıklardır hadisi); Tirmizî, Fiten

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, Hûd Suresi (11/113), Şûrâ Suresi (42/42), İbrâhîm Suresi (14/42)
  2. Buhârî, Mezâlim
  3. Müslim, Birr (zulüm kıyamette karanlıklardır hadisi)
  4. Tirmizî, Fiten

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.