🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Adalet ve Hakkaniyet: Düşmana Karşı Bile Adil Olmak

İslam Ahlakı ve ErdemlerGüncelleme: 29 Mayıs 20268 dk okuma

Adalet ve hakkaniyet İslam'da nasıl tanımlanır? Mâide Suresi 8. ayet, düşmana karşı bile adil olmak, şahitlikte ve yargıda adalet, nesfin.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kur'an'da adalet emri
  • Adalet ve takva ilişkisi
  • Yargıda ve şahitlikte adalet

İslam’da adalet, herkese hakkını vermek ve kimseye haksızlık yapmamaktır. Mâide Suresi 8. ayet, bir topluluğa duyulan kin ve düşmanlığın adaletsizliğe sebep olmaması gerektiğini bildirir. Adalet, dostta da düşmanda da, yakında da uzakta da aynı ölçüyle uygulanan bir ilkedir.

Kur’an’da adalet emri

Nahl Suresi’nin 90. ayeti “Allah adaleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder” der. Mâide Suresi’nin 8. ayetinde ise şöyle buyrulur: “Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sürüklemesin. Adil olun; bu takvaya daha yakındır.” Nisâ Suresi’nin 135. ayeti ise adaleti kendi aleyhine, ana-babanın ve yakınların aleyhine olsa bile gözetmeyi emreder. Bu ayetlerde adalet, kişisel çıkar, yakınlık ve düşmanlıktan bağımsız evrensel bir ilke olarak sunulur.

Adalet ve takva ilişkisi

Ayette adaletin “takvaya daha yakın” olduğunun belirtilmesi, adaletin yalnızca hukuk değil, ibadet bilinciyle de ilgili olduğunu gösterir. Takvalı bir kişi, kendisine zarar verene bile haksızlık yapmaz. Düşmana adil davranmak, nefsini yenmenin ve Allah’ın rızasını gözetmenin göstergesidir. Müfessirler bu ayetin tarihi bağlamını Hudeybiye ve sonrası dönemde müşriklerle ilişkilerle ilişkilendirmiştir; ancak hüküm genel bir ilke olarak anlaşılır.

Yargıda ve şahitlikte adalet

Hadiste yargıçların üç sınıfa ayrıldığı bildirilir: Hakkı bilip ona göre hükmeden cennettedir; hakkı bilip haksız hüküm veren ve bilmeden hüküm veren cehennemdedir (Ebû Dâvûd, Akdiye; Tirmizî). Bu hadis, yargı mesleğinin ağırlığını gösterir. Şahitlikte ise gerçeği saklamak ve yalan şahitlik büyük günahlardan sayılır. Buhârî’de yalan şahitliğin en büyük günahlar arasında anıldığı bildirilir. Mahkemede taraflara aynı muamelenin yapılması, birine diğerinden fazla söz hakkı tanınmaması ve hükümde çıkar ilişkisinden kaçınılması adaletin gereğidir.

Gündelik hayatta adalet

Adalet sadece mahkeme salonlarında değil, aile ve toplum hayatında da uygulanır:

  • Çocuklar arasında ayrım yapmamak (Buhârî, Hibe: Beşîr b. Sa’d hadisi).
  • Birden fazla eşi olan erkeğin eşler arasında adil davranması (Nisâ 4/3).
  • İş yerinde çalışanlara adil ücret ve fırsat eşitliği tanımak (sorumluluk bilinci ile birlikte).
  • Rakiplere, yabancılara ve farklı görüştekilere karşı haksızlık yapmamak.
  • Pazar ve ticarette ölçü-tartıda doğru olmak (Mutaffifîn 83/1-3).

Bir kimsenin hakkını gözetmek, onunla aynı görüşte olmayı gerektirmez. Başkasının inancına, kimliğine veya siyasi görüşüne duyulan hoşnutsuzluk, ona haksızlık yapmanın gerekçesi olamaz.

Adalet ve merhamet dengesi

Adalet, bazen sert görünen bir ilke gibi algılansa da İslam’da merhametle dengelenir. Nahl 90. ayette adaletin hemen ardından ihsan (iyilik) gelir. Mazlumu korumak ve zalimi zulümden vazgeçirmek de adaletin bir parçasıdır. Bu konuda zulüm ve zalime yardım etmenin hükmü yazısı ayrıntı sunar. Toplumsal düzeyde adaleti savunmak, iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak ilkesiyle ve nasihat adabıyla yürütülmelidir. Kamu malını korumak da genel adaletin bir parçasıdır.

Tarihten örnekler

İslam tarihinde adaletin simgesi olarak sıkça anılan örneklerden biri, Hz. Ömer dönemi adalet anlayışıdır. Hz. Ali’nin kendi zırhı konusunda bir hıristiyan ile kadı Şüreyh önünde yargılanması ve delil yetersizliği yüzünden davayı kaybetmesi, sonra karşı tarafın bu adalet karşısında müslüman olduğu rivayeti, kaynaklarda anlatılır; ancak olayın ayrıntıları farklı rivayetlerle nakledilmektedir. Bu tür anlatılar, adaletin yönetici ile halk arasında eşitlik ilkesine dayandığını vurgulamak için kullanılır.

Hakkaniyet: Hukukun ruhu

Fıkıh literatüründe adalet kavramı, hakkaniyet (nasafet) ve istihsan gibi ilkelerle zenginleştirilmiştir. Katı hukuk kuralının uygulanması somut olayda açık bir haksızlığa yol açacaksa, kuralın amacını gözeten yorum yapılması bu ilkelerin özüdür. Hz. Ömer’in kıtlık yılında hırsızlık cezasını uygulamaması, bu anlayışın örneği olarak anlatılır; zorunluluk hâli ve şüphe, cezai hükümlerde belirleyici kabul edilmiştir. “Şüpheler hadleri düşürür” kaidesi bu bakış açısını yansıtır. Hakkaniyet, kuralları ihmal etmek değil, kuralların hikmetini gözeterek insan onurunu ve gerçek adaleti korumaktır. Bu nedenle yargıçtan hem ilim hem merhamet, hem sağlam hukuk bilgisi hem de insan gerçeğine duyarlılık beklenir.

Adaletin bir diğer boyutu, güçlü olanın zayıfa karşı sorumluluğudur. Güç sahibi olmak, adaletsizliği meşru kılmaz; aksine adalet yükümlülüğünü artırır. Hadiste kıyamet günü Allah’ın gölgesinde gölgelenecek yedi sınıfın ilki “adil yönetici” olarak sayılır (Buhârî, Ezân; Müslim, Zekât). Bu müjde, adaleti sürdürmenin ne kadar değerli olduğunu gösterir.

Sıkça Sorulan Sorular

Mâide 8. ayet ne anlatır?

Ayet, bir topluluğa duyulan kin ve öfkenin adaletten sapmaya sebep olmaması gerektiğini bildirir: “Adil olun, bu takvaya daha yakındır.”

Adalet ile eşitlik aynı şey midir?

Hayır. Adalet, herkese hakkını vermektir; bu bazen eşitlik, bazen farklı durumlara göre farklı muamele demektir. Hakkaniyet (nasafet) ise somut durumun özelliklerini gözetmektir.

Kendi aleyhine bile adil olmak ne demektir?

Nisâ 135’e göre kişi, kendi, ana-babası ve yakınları aleyhine olsa bile şahitliği ve hükmü adaletle yapmalıdır.

Düşmana karşı adil olmak mümkün müdür?

Mâide 8, kin ve düşmanlığın bir toplum hakkında adaletsizliğe yol açmasını yasaklar. Bu, savaşta ve barışta hak ve hukukun gözetilmesini gerektirir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Mâide Suresi (5/8), Nisâ Suresi (4/58, 4/135), Nahl Suresi (16/90); Buhârî, Mezâlim ve Şehâdât; Müslim, İmâre; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Adâlet" maddesi

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, Mâide Suresi (5/8), Nisâ Suresi (4/58, 4/135), Nahl Suresi (16/90)
  2. Buhârî, Mezâlim ve Şehâdât
  3. Müslim, İmâre
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Adâlet" maddesi

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.