Güney Afrika Müslümanları: Yetiştirdiği Âlimler, Eserler ve İlim Mirası
Güney Afrika Müslümanlarında ilim geleneği: Şeyh Yusuf, Tuan Guru, Ebû Bekir Efendi, Ahmed Deedat ve dârülulûm medreselerinin yetiştirdiği şahsiyetler.
- Kurucu Nesil: Şeyh Yusuf ve Tuan Guru
- 19. Yüzyıl: Osmanlı Âlimi Ebû Bekir Efendi
- Natal ve Transvaal'da Hanefî-Çiştî ve Deobendî Etkisi
Güney Afrika Müslümanlarının ilim geleneği, sürgün âlimlerin hafızadan yazdığı metinlerden, Osmanlı’dan gelen Ebû Bekir Efendi’nin eserlerinden, Hint alt kıtasından taşınan Deobendî medrese kültüründen ve modern dönemin davetçi ve akademisyenlerinden oluşan geniş bir mirastır. Bu yazı, söz konusu şahsiyetleri ve kurumları dönem dönem özetler.
Kurucu Nesil: Şeyh Yusuf ve Tuan Guru
Makassarlı Şeyh Yusuf (el-Makassârî) 17. yüzyılda Hicaz’da, Yemen’de ve Şam’da ilim tahsil etmiş, tasavvuf çizgisinde Halvetiyye, Nakşibendiyye ve Kâdiriyye gibi yollardan icazet aldığı belirtilen bir âlimdir. Yaklaşık 1694’te Kap’a sürüldüğünde birçok sürgün ve köleye hocalık yaptı. Endonezya ve Seylan’da yazdığı bazı risalelerin korunduğu bilinir; Kap’taki etkisi ise daha çok manevi önderliği ve hatırasıyla sürdü. Kabri etrafında gelişen kramat, bugün de ziyaret edilir. Bu isimle tanışma süreci hakkında İslam’la tanışma yazısında ayrıntı bulabilirsiniz.
Tuan Guru, yani İmam Abdullah b. Kādî Abdüsselâm, 1780’den 1793’e kadar Robben Adası’nda tutuklu kaldı. Rivayete göre bu süre zarfında Kur’an’ı hafızasından yazdı ve fıkıh, akaid üzerine metinler kaleme aldı. Bunlardan bir kısmı “Ma’rifetü’l-İslâm ve’l-îmân” adıyla anılan derlemeyle ilişkilendirilir. Kap’a döndükten sonra bir medrese açtı, bu medrese Müslüman çocuklar için ilk düzenli eğitim merkezlerinden sayılır. Tuan Guru’nun Şâfiî fıkhına dayanan metinleri, Kap Müslümanlarının uzun süre başvurduğu referanslardan biri oldu.
19. Yüzyıl: Osmanlı Âlimi Ebû Bekir Efendi
Osmanlı âlimi Ebû Bekir Efendi 1860’lı yıllarda Cape Town’a gelerek camilerde ders verdi, hukuki ihtilaflara hakemlik yaptı. Bu çalışmaların en bilinen ürünü Arapça harfli Afrikaans ile yazılmış Bayân ed-Dîn‘dir. Eser, namaz, abdest, oruç gibi ibadetler ile inanç konularını yerel halkın anlayacağı dilde anlatır. Ebû Bekir Efendi ayrıca kız çocuklarının eğitimi için çaba gösterdiği ve bir okul açtığı anlatılan isimlerdendir. Onun tecrübesi, Osmanlı ve Güney Afrika Müslümanları arasındaki ilişkilerin dikkate değer bir örneğidir.
Natal ve Transvaal’da Hanefî-Çiştî ve Deobendî Etkisi
Hint alt kıtasından gelen tüccar ve işçilerle birlikte Güney Afrika’ya Hanefî fıkhı, Çiştiyye tarikatı ve zamanla Deoband geleneği taşındı. 1895’te Durban’a gelen Hazret Sûfî Sâhib (Soofie Saheb) Çiştî çizgisinde bir şeyh olarak, Durban çevresinde zaviye, cami ve mektep açtı. Onun ve takipçilerinin gayretiyle Natal’da hem manevi hem kurumsal bir ilim ağı oluştu.
20. yüzyılın ikinci yarısında Newcastle (1971) ve Azaadville (1970’li yıllar) gibi yerlerde kurulan dârülulûmlar, Deobendî müfredatını izleyerek Dersi Nizamî’yi uyguladı. Bu medreselerden mezun olan hocalar, imamlar ve müftüler ülke içinde yeni camilerde görev yaptı; ayrıca komşu ülkelerden öğrenciler de bu okullarda ilim tahsil etti. Buradaki çalışma fetva, hadis dersi ve Urduca-Arapça kaynak okuma alanlarında yoğunlaştı.
Çağdaş Davetçi ve Akademisyenler
Ahmed Deedat (1918-2005) Hindistan’da doğup küçük yaşta Güney Afrika’ya göç etti. Durban’daki İslami Propagasyon Merkezi’ni (IPC) kurdu ve Hristiyan misyonerlerle yaptığı açık tartışma ve konferanslarla dünya çapında tanındı. Kitapçıkları pek çok dile çevrildi. Yöntemi bazı Müslüman ve gayrimüslim çevrelerce eleştirilmiş, bazı çevrelerce ise takdir edilmiştir; tarafsız bir bakış, onu karşılaştırmalı din tartışmaları alanının tartışmalı ama etkili bir ismi olarak görür.
Cape Town imamı Abdullah Harun (1924-1969) hem vaazları hem sosyal adalet vurgusuyla anılır. Ölümü topluluk belleğinde şehitlik olarak anlatılır; resmî kayıtlar ise tutukluluk sürecinde ölüm olarak geçer. Akademik dünyada ise Farid Esack gibi Kur’an ve hermeneutik çalışmaları yapan isimler ile Ebrahim Moosa gibi İslam hukuku ve düşüncesi alanında yurt dışında ders veren araştırmacılar öne çıkar. Bu isimlerin görüşleri her zaman topluluğun tümü tarafından paylaşılmamaktadır.
Eserler ve Kurumlar
Güney Afrika’da yerel olarak yazılmış dinî metinler, Arapça harfli Afrikaans el yazmaları, mevlid ve ilâhi mecmuaları, fetva kitapçıkları ve dergilerden oluşur. Bunların bir kısmı Cape Town’daki müzelerde ve ulusal kütüphane koleksiyonlarında saklanır. Müslüman Yargı Konseyi, Jamiatul Ulama kuruluşları ve üniversitelerin İslami çalışmalar bölümleri ilim hayatını sürdüren kurumlar arasındadır.
Topluluğun gelişim sürecini görmek için tarih yazısına, günümüzdeki eğitim kurumlarını incelemek için ise günümüzdeki dinî hayat yazısına bakabilirsiniz. Yerel adetlerin ilimle ilişkisi için kültür ve gelenekler yazısı da faydalıdır.
Kadın Eğitimciler ve Yeni Nesil
Kadınların ilim hayatındaki rolü uzun süre cami sınırlarının dışında, ev derslerinde ve mahalle mekteplerinde ortaya çıktı. Günümüzde hafız ve hâfıza kadınlar, Kur’an kursu öğretmenleri ve üniversitelerde akademisyen olarak görev yapan Müslüman kadınlar ilim hayatının önemli bir parçasıdır. Yeni nesil, geleneksel medrese eğitimini üniversite eğitimiyle birleştirmeye çalışmakta; Arapça, İngilizce ve Afrikaans bilgisini birlikte kullanmaktadır. Bu da ilmî mirasın daha geniş kitlelere ulaşmasını kolaylaştırır.
Hafızadan Yazıya: Metinlerin Korunması
Güney Afrika’da dinî metinlerin korunması bir bakıma kültürel direnişin biçimiydi. Arapça harfli Afrikaans el yazmaları, Malayca ilâhiler ve Arapça dualar kuşaktan kuşağa kopyalanarak aktarıldı. Bazı el yazmaları bugün üniversite kütüphanelerinde ve müzelerde dijital ortama aktarılmaktadır. Bu çalışmalar, hem tarihçiler hem dilbilimciler için önemli bir kaynak sağlar.
Yurt Dışı Bağlantılar
Güney Afrikalı âlimler ve öğrenciler Medine İslam Üniversitesi, Ezher, Deoband ve Lahor’daki medreselerle bağlantılıdır. Türkiye ile de ilim ve kültür bağları vardır; Osmanlı döneminin Ebû Bekir Efendi örneği bu ilişkinin tarihî başlangıcı sayılır. Günümüzde bazı Türk vakıf ve kurumları, Güney Afrika’da eğitim ve yardım projeleri yürütmektedir.
Değerlendirme
Güney Afrika Müslümanlarının ilim mirası, sürgün ve baskı koşullarında ortaya çıkan hafıza temelli bir gelenekten, kurumsal medrese eğitimine ve modern akademik çalışmalara uzanır. Kitabi mirasın önemli bir bölümü bugün el yazması hâlinde olduğundan, doğru künye ve tarihler için akademik kataloglara başvurulması gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Güney Afrika’nın en tanınmış İslam âlimleri kimlerdir?
Şeyh Yusuf el-Makassârî, Tuan Guru, Ebû Bekir Efendi, Abdullah Harun ve Ahmed Deedat en çok anılan isimler arasındadır. Her biri farklı dönem ve alanda etkili olmuştur.
Bayân ed-Dîn nedir?
Ebû Bekir Efendi’nin Arapça harflerle yazılmış Afrikaans diliyle kaleme aldığı, Hanefî-Şâfiî karşılaştırmalı fıkıh ve akaid bilgilerini içeren eserdir.
Ahmed Deedat neyle tanınır?
Durban merkezli Müslüman davetçi Ahmed Deedat, Hristiyan misyonerlerle yaptığı tartışmalar ve karşılaştırmalı din çalışmalarıyla uluslararası tanınmış bir isimdir. Yöntemi bazı çevrelerce eleştirilmiştir.
Güney Afrika’da dârülulûm medreseleri hangi çizgidedir?
1970’lerden itibaren Newcastle ve Azaadville gibi yerlerde kurulan medreseler genellikle Hanefî fıkhı ve Deobendî ilim geleneğini esas alır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Güney Afrika" md.; Yusuf da Costa - Achmat Davids (ed.), Pages from Cape Muslim History (1994); Abdulkader Tayob, Islam in South Africa: Mosques, Imams, and Sermons (1999)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Güney Afrika" md.
- Yusuf da Costa - Achmat Davids (ed.), Pages from Cape Muslim History (1994)
- Abdulkader Tayob, Islam in South Africa: Mosques, Imams, and Sermons (1999)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.