Hz. Süleymân’ın Kabri Nerede? Türbe ve Makam Rivayetleri
Hz. Süleymân'ın kabrinin yeri kesin bilinmiyor. Kudüs, Tiberiye ve diğer yerlerdeki makam rivayetleri tarafsız ve temkinli biçimde değerlendiriliyor.
Hz. Süleymân’ın kabrinin yeri kesin olarak bilinmemektedir. Kur’an onun vefatını anlatır (Sebe 34/14) fakat defin yerini bildirmez; sahih hadislerde de bu konuda bilgi yoktur. Kudüs, Tiberiye ve başka bölgelerdeki makam rivayetleri vardır, ancak hiçbiri kesin delile dayanmaz. Bu yazı, rivayetleri ve vefat ayetini tarafsız biçimde sunar.
Vefatı: Sebe 34/14
Kur’an’ın bildirdiği tek ayrıntı vefatıdır. Sebe 34/14’te Süleymân’a ölümü hükmettiğimizde, cinlere onun ölümünü, asasını yiyen yer kurdundan başkası bildirmedi; asası yıkılınca cinler, gaybı bilselerdi horlayıcı azap içinde kalmayacaklarını anladılar buyrulur. Birçok müfessire göre Süleymân asasına dayalı vaziyette vefat etmiş, cinler onu yaşıyor sanarak çalışmaya devam etmiştir. Bu anlatım, cinlerin gayb bilgisinden yoksun olduğunu gösterir. Mucizeleri için Hz. Süleymân’ın mucizeleri yazısına bakılabilir.
Ayet, kabrin yerine değinmez. Kıssanın ağırlığı, ölümün bir gerçek olduğu ve en büyük mülkün bile fanilik karşısında aciz kaldığıdır. Bu dersle birlikte yorumlar kıssayı ibret odaklı okur.
Kudüs Rivayetleri
Bazı kaynaklar Süleymân’ın Kudüs’te, babası Dâvûd’un yakınında gömüldüğünü aktarır. Tevrat’ta Süleymân’ın da “Dâvûd şehri”nde defnedildiği yazılıdır. Müslüman geleneğinde bu bilgi, Kudüs’ün peygamberler şehri olarak anılmasıyla pekişmiştir. Fakat mevcut makamların hangisinin tarihî kabirle örtüştüğü konusunda ciddi belirsizlik vardır. Dâvûd için benzer bir durum söz konusudur; Hz. Dâvûd’un kabri nerede yazısında Nebi Dâvûd makamı ele alınmıştır.
Diğer Makam Anlatımları
Orta çağ seyyahları ve coğrafyacıları Süleymân adına bazı yerlerde makamların bulunduğunu zikreder. Bunlar arasında Kudüs çevresi, Tiberiye (Taberiyye) civarı ve Şam bölgesindeki yerler anılır. İran’da Şîraz yakınlarındaki bazı eski yapıların “Süleymân’ın tahtı” veya “Süleymân’ın annesi mezarı” gibi adlarla anılması, yerel hatıralara dayanır ve tarihî bir kanıt sunmaz. Anadolu ve Orta Asya’da da “Süleyman Dağı” adıyla anılan yerler vardır; bunlar da çoğunlukla efsanevi isimlendirmelerdir. Bu çeşitlilik, kesin bilginin bulunmadığını teyit eder.
Makam ve Kabir Ayrımı
İslâm kültüründe “makam”, bir peygamberin ya da velinin bulunduğuna, ibadet ettiğine veya hatırasına yüklenen yerdir; “kabir” ise defin yeridir. Bir yerin makam sayılması, orada kabir bulunduğunu göstermez. Halk arasında yaygın isimlendirmeler çoğu zaman bu ayrıma dikkat etmeden yapılır. Bu nedenle bir yerin “Süleymân Peygamber’in türbesi” olarak anılması, tarihî doğrulama ihtiyacını ortadan kaldırmaz.
Kabir Ziyaretinin Dinî Çerçevesi
Hz. Peygamber, ahireti hatırlatması için kabir ziyaretini tavsiye etmiştir (Müslim, Cenâiz). Salihlerin kabrinde dua etmek ve Kur’an okumak caizdir. Ancak kabirden bir şey istemek, orada ibadet etmek ya da adak adamak tevhid inancıyla bağdaşmaz. Bu ilke, bilinen ya da bilinmeyen bütün peygamber ve veli makamları için geçerlidir. Ahiret inancı için ahiret gününe iman yazısı okunabilir.
Sonuç
Hz. Süleymân’ın kabrinin yeri bilinmemektedir; elimizdeki tek kesin bilgi Kur’an’ın anlattığı vefat sahnesidir. Makam rivayetleri hatıra ve geleneğe dayanır. Bu belirsizlik, Süleymân’ın mesajını ve ibret derslerini eksiltmez. Hayatından dersler için ilgili yazıya, genel bilgi için Hz. Süleymân sayfasına bakılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hz. Süleymân’ın kabri nerededir?
Kesin bilgi yoktur. Rivayetler Kudüs ve çevresindeki makamlara işaret eder; ancak Kur’an ve sahih hadis kabrin yerini bildirmez.
Süleymân’ın vefatı Kur’an’da nasıl anlatılır?
Sebe 34/14’e göre Süleymân asasına dayalıyken öldü; asasını yiyen kurt (dâbbetü’l-arz) yüzünden yere düşünce cinler onun ölümünü fark etti.
Mescid-i Aksâ ile ilgisi nedir?
Birçok rivayet, Mescid-i Aksâ’nın inşasını ya da yenilenmesini Süleymân’a nispet eder. Kabrin burada olduğuna dair sağlam bir bilgi yoktur.
Makam ziyareti caiz midir?
Salih kimselerin kabirlerini ziyaret ibret ve dua için caizdir; fakat kabirden medet ummak veya adak adamak doğru değildir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Süleyman" md.; İbn Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye; Mücîreddin el-Uleymî, el-Üns el-Celîl
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Süleyman" md.
- İbn Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye
- Mücîreddin el-Uleymî, el-Üns el-Celîl
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.