🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

İbnü’n-Nefîs Kimdir? Hayatı, Eserleri ve Bilime Katkıları

Müslüman Bilim İnsanlarıGüncelleme: 22 Mayıs 202610 dk okuma

İbnü'n-Nefîs (1213-1288) kimdir? Şam'da doğup Kahire'de bimarhane başhekimliği yapan hekimin hayatı, Kānûn şerhi, küçük kan dolaşımı açıklaması ve diğer eserleri anlatılıyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Şam'daki eğitimi
  • Kahire'de hekimlik
  • Eserleri

İbnü’n-Nefîs (1213-1288), Şam’da doğmuş, Kahire’de yaşamış hekimdir. Kānûn şerhinde kalp ile akciğer arasındaki kan geçişini açıklayarak Galen’in anlatımını eleştirdi; bu açıklama küçük kan dolaşımının erken bir tarifi sayılır. Ayrıca fıkıh, mantık ve kelâm alanlarında da eser yazdı.

Şam’daki eğitimi

Alâeddin Ali b. Ebi’l-Hazm el-Karşî, 1213’te Şam yakınlarında doğdu. “İbnü’n-Nefîs” adıyla tanınır. Gençliğinde Şam’daki Nûrî Bimarhanesi’nde tıp eğitimi aldı. Hocası Mühezzibüddin ed-Dahvâr gibi dönemin tanınmış hekimleriydi. Bu bimarhane, Nûreddin Zengî tarafından kurulmuş ve tıp eğitimi veren önemli bir kurumdu. Tıp eğitimi sırasında ayrıca fıkıh, Arap dili ve mantık çalıştı. Şâfiî mezhebine mensuptu.

Şam, 13. yüzyılda Eyyûbîler yönetimindeydi ve ilim merkeziydi. Ancak 1240’lı yıllarda siyasi karışıklıklar arttı. İbnü’n-Nefîs, Kahire’ye gitti ve burada hekimlik kariyerine devam etti.

Kahire’de hekimlik

Kahire’de İbnü’n-Nefîs önce Nâsırî Bimarhanesi’nde, sonra Mansûrî Bimarhanesi’nde çalıştı. Mansûrî Bimarhanesi, Memlük Sultanı Kalavun tarafından 1284’te kurulan büyük bir hastaneydi ve başhekimliğini İbnü’n-Nefîs’in yaptığı aktarılır. Kahire’de aynı zamanda Mesrûriyye Medresesi’nde fıkıh dersleri verdi. Bu çok yönlülük, onu dönemin sayılı bilginlerinden biri yaptı.

Kaynaklar onun mütevazı bir yaşam sürdüğünü, evlenmediğini ve vefat ederken tüm kitaplarını ve evini Mansûrî Bimarhanesi’ne vakfettiğini yazar. Bu bilgi vakıf geleneğinin ilmî hayattaki yerini gösterir. 1288’de Kahire’de vefat etti.

Eserleri

İbnü’n-Nefîs’in en önemli çalışması Şerhu teşrîhi’l-Kānûn, yani İbn Sînâ’nın Kānûn kitabının anatomi bölümünün şerhidir. Bunun yanında el-Mûcez fi’t-tıb (Tıbbın Özeti) adlı bir tıp özeti yazdı; bu eser sonraki yüzyıllarda şerhlerle Doğu’da yaygın biçimde okundu. eş-Şâmil fi’s-sınâ’ati’t-tıbbiyye adlı büyük bir tıp ansiklopedisi tasarladığı, ancak tamamlayamadığı bilinir. Ayrıca göz hastalıkları, beslenme ve ilaçlar üzerine eserleri vardır.

Tıp dışında fıkıh, hadis usulü, mantık ve kelâm üzerine de eserler verdi. er-Risâletü’l-Kâmiliyye fi’s-sîreti’n-nebeviyye adlı eseri, günümüzde “Theologus Autodidactus” olarak bilinen felsefi bir anlatıdır. Bu eser, İbn Tufeyl’in Hayy b. Yakzân geleneğine benzer biçimde, yalnız yaşayan bir kişinin akıl yoluyla hakikate ulaşmasını anlatır ve peygamberlik, ahiret konularında düşünceler içerir. Eser hakkında farklı yorumlar vardır.

Kahire’nin ilim ortamı ve bimarhaneler

Memlükler döneminde Kahire, Moğol istilasından kaçan bilginlerin sığındığı ve ilmî canlılığın sürdüğü bir merkezdi. Bimarhaneler yalnızca tedavi kurumu değil, aynı zamanda tıp okuluydu. Mansûrî Bimarhanesi’nde hastalar cinsiyet ve hastalık türüne göre bölümlere ayrılmış, ateşli hastalıklar, göz hastalıkları, cerrahi ve ruh hastalıkları için ayrı koğuşlar bulunuyordu. Eczane, kütüphane ve ders salonu da bu kuruma bağlıydı. Hastaların ücretsiz tedavi edilmesi vakıf geliri sayesinde mümkündü. Bu yapı, Osmanlı darüşşifalarının da örneğidir.

İbnü’n-Nefîs bu ortamda hem hasta bakar hem de öğrencilere ders verirdi. Tıp eğitimi, hekimin yanında vizit yaparak ve metinleri okuyarak sürerdi. Kānûn gibi kitaplar ders kitabı olarak kullanılır, ancak İbnü’n-Nefîs örneğinde görüldüğü gibi metne eleştirel yaklaşım da mümkündü. Bu eleştirel çizgi için Râzî’nin hayatı yazısı karşılaştırma sağlar.

Mantık, fıkıh ve felsefe çalışmaları

İbnü’n-Nefîs’in mantık alanında Ebherî ve Kâtibî geleneğine dair şerhler ve özgün risaleler yazdığı belirtilir. Fıkıhta Şâfiî mezhebinin ilkelerini inceledi ve hadis usulü üzerine kısa eserler kaleme aldı. Ayrıca İbn Sînâ’nın İşârât eserine ve Aristoteles mantığına dair yorumları vardır. Bu çok yönlülük, İslam medeniyetinde hekimlerin sıklıkla fakih veya filozof kimliği taşıdığını gösterir. Mantığın bu çağdaki yeri için mantık ilmi yazısı okunabilir.

Kendisi İbn Sînâ’yı büyük bir otorite kabul etmekle birlikte, ilim konusunda otoriteye körü körüne bağlanmayı eleştirir. Kānûn şerhinin girişinde, hekimin hakikati bulmak için kitaplara değil, gözleme ve akıl yürütmeye de dayanması gerektiğini söyler. Bu tutum, bilimsel şüpheciliğin erken ve mütevazı bir örneğidir.

Anatomi ve Galen eleştirisi

İbnü’n-Nefîs’in tıbbi görüşlerinin en çok bilinen yönü, Galen ve İbn Sînâ’nın kalp anatomisi anlatımına yönelttiği eleştiridir. Galen’e göre kanın bir kısmı kalbin sağ karıncığından sol karıncığa, aradaki bölme (septum) üzerindeki görünmez gözeneklerden geçer. İbnü’n-Nefîs bu gözeneklerin gerçekte var olmadığını, septumun kalın ve geçirimsiz olduğunu belirtir. Bunun yerine kanın sağ karıncıktan akciğere gittiğini, orada havayla karıştığını ve sol karıncığa döndüğünü yazar. Bu açıklamanın ayrıntıları için İbnü’n-Nefîs’in buluşları ve bugüne etkisi yazısına bakılabilir.

Yeniden keşfi

İbnü’n-Nefîs’in bu açıklaması uzun süre Batı’da bilinmedi. 16. yüzyılda Avrupa’da Michael Servetus ve Realdo Colombo gibi anatomistler benzer görüşler ileri sürdü. 1924’te Mısırlı doktor Muhyiddin et-Tatavî, Berlin’de bulunan bir el yazmasında İbnü’n-Nefîs’in açıklamasını fark etti ve doktora tezinde sundu. Bu tarihten sonra İbnü’n-Nefîs’in önceliği tıp tarihi literatüründe tartışıldı. Avrupa’daki anatomistlerin onun fikrinden haberdar olup olmadığı belirsizdir; Andrea Alpago’nun 16. yüzyılda Kānûn şerhini Latinceye çevirdiği bilinir, fakat bunun etkisi tartışmalıdır.

Değerlendirme

İbnü’n-Nefîs, gözlem ve akıl yürütmeyi birleştirerek otoriteyi sorgulayan bir hekimdir. Ancak bulgusu deneysel bir diseksiyon veya ölçüme dayanmaktan çok mantıksal çıkarıma dayanıyordu; bu nedenle onu William Harvey’in 17. yüzyıldaki tam kan dolaşımı keşfiyle karıştırmamak gerekir. Hayatının ve eserlerinin bağlamı için yaklaşık bir yüzyıl öncesinde yaşamış İbn Rüşd’ün hayatı yazısı, öncülü Zehrâvî’nin buluşları yazısı ve aynı çizgide bir eleştirel hekim olan Râzî’nin buluşları yazısı okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

İbnü’n-Nefîs kimdir?

Alâeddin Ali b. Ebi’l-Hazm el-Karşî (1213-1288), Şam’da doğmuş, Kahire’de yaşamış hekimdir. Küçük kan dolaşımını (akciğer dolaşımı) açıklaması ile tanınır.

Nerede çalıştı?

Şam’daki Nûrî Bimarhanesi’nde eğitim gördü, Kahire’de Nâsırî ve Mansûrî bimarhanelerinde hekimlik yaptı. Mansûrî Bimarhanesi’nin başhekimliğini yaptığı kaynaklarda geçer.

Kānûn şerhi nedir?

İbn Sînâ’nın Kānûn kitabının anatomi bölümüne yazdığı eleştirel şerhtir. Burada Galen’in ve İbn Sînâ’nın kalp ve akciğer anlatımını eleştirir.

Eserleri kaybolmuş muydu?

Küçük dolaşım açıklamasını içeren şerh, 1924’te Berlin’de bir kütüphanede Mısırlı doktor Muhyiddin et-Tatavî tarafından yeniden keşfedildi. Bundan önce bu görüşün varlığı Batı bilim tarihinde bilinmiyordu.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbnü'n-Nefîs" maddesi; İbnü'n-Nefîs, Şerhu teşrîhi'l-Kānûn; Safadî, el-Vâfî bi'l-vefeyât; Muhyiddin et-Tatavî, keşif çalışması, 1924

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbnü'n-Nefîs" maddesi
  2. İbnü'n-Nefîs, Şerhu teşrîhi'l-Kānûn
  3. Safadî, el-Vâfî bi'l-vefeyât
  4. Muhyiddin et-Tatavî, keşif çalışması, 1924

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.