İbnü’n-Nefîs’in Buluşları ve Bugüne Etkisi: Bilmeniz Gerekenler
İbnü'n-Nefîs'in küçük kan dolaşımı açıklaması, septum eleştirisi, akciğer ve kalp işlevleri; Avrupa'daki Servetus ve Colombo ile ilişkisi ve öncelik tartışması değerlendiriliyor.
- Galen'in öğretisi ve sorun
- Küçük dolaşım: Akciğerlerin rolü
- Karaciğer, damarlar ve diğer anatomik düzeltmeler
İbnü’n-Nefîs’in başlıca katkısı, kalbin sağ karıncığından sol karıncığa kan geçişinin septumdaki gözeneklerle değil, akciğerler yoluyla gerçekleştiğini ileri sürmesidir. Bu açıklama küçük kan dolaşımının erken bir ifadesidir; ancak tam dolaşımın keşfi değildir.
Galen’in öğretisi ve sorun
Galen’in fizyolojisinde kan karaciğerde yapılır, damarlarla vücuda dağılır ve organlarca tüketilir. Sağ karıncıktaki kanın bir kısmı septumdaki gözeneklerden sol karıncığa geçer; orada “yaşamsal ruh” (pneuma) ile karışır. İbn Sînâ da bu şemayı kabul etmişti. Bu öğreti, 1300 yıl boyunca tıbbın standart anlatımıydı. İbnü’n-Nefîs, bu şemayı doğrudan eleştirdi: Septum kalın ve düzdür; gözenek yoktur ve kanın geçmesine uygun değildir.
Eleştirisinin dayanağı, kalp anatomisine dair mantık yürütmesi ve mevcut diseksiyon bilgileriydi. Kendisi diseksiyonu dinî ve ahlâkî nedenlerle yapmadığını yazar. Bu nedenle bulgusu deneysel bir gözlem değil, tutarlı bir akıl yürütmeydi. Yine de Galen’in şemasına itiraz eden bu tutum, bilimsel şüpheciliğin bir örneğidir.
Küçük dolaşım: Akciğerlerin rolü
İbnü’n-Nefîs’e göre sağ karıncıktaki kan, pulmoner arter yoluyla akciğere gider; orada havayla karışarak inceleşir ve pulmoner venlerle sol karıncığa döner. Sol karıncıkta bulunan yaşamsal ruhun havadan ve kandan oluştuğunu söyler. Ona göre akciğer yalnızca soğutucu bir organ değil, kanın havayla temas ettiği ve dönüştüğü yerdir. Ayrıca akciğerin kalbi beslediği bir damar ağıyla ilgili yorumlar yapar. Bu yorumlar, solunum ile dolaşım arasındaki ilişkiyi kavramaya yönelik önemli bir adımdır.
Bu açıklama, bugünkü fizyolojiyle büyük ölçüde örtüşür. Ancak İbnü’n-Nefîs, kanın sistemli bir devir yaptığını söylemez; yani kanın bedene gidip kalbe geri döndüğü bütün çevrimi tarif etmez. Bu nedenle onun katkısı “küçük dolaşım” ile sınırlıdır. William Harvey’in 1628’deki De Motu Cordis eseri, kanın bütün vücutta bir daire çizdiğini deneylerle ve sayısal hesaplarla gösterdi.
Karaciğer, damarlar ve diğer anatomik düzeltmeler
İbnü’n-Nefîs, kalbin iki karıncığı dışında üçüncü bir boşluk bulunmadığını, kalbin duvarlarının beslenmesinin koroner damarlarla gerçekleştiğini yazar. Ayrıca safra kesesi, mesane ve beyin gibi organların işleyişine dair düzeltmeler yapar. Bu düzeltmelerin bir kısmı bugünkü bilgiyle uyumludur; bir kısmı ise dönemin kuramsal sınırları içinde kalır. Anatomi şerhi, İbn Sînâ’nın kitabını tamamen reddetmez; eksik ve hatalı gördüğü noktaları düzeltir. İbn Sînâ’nın tıp eseri için İbn Sînâ’nın buluşları yazısı okunabilir.
Avrupa’ya ulaştı mı?
İbnü’n-Nefîs’in açıklaması Batı’da uzun süre bilinmiyordu. 1553’te Michael Servetus, Christianismi Restitutio adlı teolojik eserinde, 1559’da Realdo Colombo ise De Re Anatomica kitabında küçük dolaşıma benzer açıklamalar yayımladı. İbnü’n-Nefîs’in bu isimlerle bir bağlantısı olup olmadığı tartışmalıdır. Bazı araştırmacılar Andrea Alpago’nun Latince çevirisi aracılığıyla bir aktarım ihtimali üzerinde durur. Diğerleri bağımsız keşif savını destekler. Kanıtların yetersizliği nedeniyle kesin bir sonuca varılamaz. Bu soruya benzer aktarım tartışmaları için Toledo Tercüme Okulu yazısı okunabilir.
1924 keşfi ve öncelik tartışması
Muhyiddin et-Tatavî, 1924’te Berlin Devlet Kütüphanesi’ndeki bir el yazmasında İbnü’n-Nefîs’in açıklamasını buldu ve Freiburg Üniversitesi’ne sunduğu tıp doktora tezinde yayımladı. Bu bulgu 1930’larda Max Meyerhof gibi tarihçilerce incelendi ve İbnü’n-Nefîs’in önceliği uluslararası kamuoyunda tartışılmaya başlandı. Zamanla İbnü’n-Nefîs’in adı, küçük dolaşımın tarihinde Servetus ve Colombo’dan önce anılır oldu. Bu tartışmalarda sık sık milliyetçi motivasyonlar da devreye girdi; bilim tarihi açısından en sağlam yaklaşım, kaynakları karşılaştırarak ihtiyatlı olmaktır.
Diğer katkıları
İbnü’n-Nefîs, göz hastalıkları üzerine yazdığı eserde görmenin mekanizmasını ele aldı; İbnü’l-Heysem’in optik geleneğine atıf yapar. Beslenme, ilaçların etkisi ve hastalıkların nedenleri üzerine de çalışmaları vardır. el-Mûcez adlı tıp özeti, Doğu’da yüzyıllarca ders kitabı olarak kullanıldı ve onlarca şerhi yazıldı. Osmanlı tıp eğitiminde de bu eserin okunduğu bilinir. Optik geleneği için İbnü’l-Heysem’in hayatı yazısına bakılabilir.
Bilimsel yöntem açısından önemi
İbnü’n-Nefîs’in çalışması, otoritelere itiraz etmenin ve gözleme dayalı akıl yürütmenin tıpta nasıl yapılabileceğini gösterir. Galen ve İbn Sînâ gibi iki büyük otoriteye karşı çıkması, ancak saygılı bir üslupla ve gerekçelerini açıklayarak yapması dikkat çekicidir. Bu tutum, Râzî’nin Galen’e eleştirileriyle benzerlik gösterir. Bilimsel bilginin düzeltilebilir olduğu fikri, modern bilimin temel ilkelerinden biridir; Orta Çağ İslam dünyasında bu fikrin örnekleri yok değildi.
Ancak İbnü’n-Nefîs’in çalışması, kendi çağında geniş bir etki yaratmadı. Şerhin nüshaları sınırlı sayıdaydı ve Kānûn’un Galenci anlatımı yaygınlığını sürdürdü. Bu durum, bir buluşun etkili olması için yalnızca doğru olmasının yetmediğini, aynı zamanda kurumsal ve entelektüel destek bulması gerektiğini gösterir. Bu konuda İslam bilimindeki kurumsal sorunlar için İslam bilimi neden duraksadı yazısı okunabilir.
Günümüzde anılışı
İbnü’n-Nefîs’in adı, bugün tıp fakültelerinin tarih derslerinde, kan dolaşımının tarihine dair anlatılarda ve Mısır ile Suriye’de çeşitli kurumlarda yer alır. Küçük dolaşımın öncelik meselesi, bilim tarihinde “keşfin yayılması” sorununun tipik bir örneği olarak çalışılır.
Eleştirel değerlendirme
İbnü’n-Nefîs, bilim tarihinde önemli ama abartılması kolay bir isimdir. Tarihçiler onun kan dolaşımını “keşfettiği” yönündeki ifadelere karşı çıkar; doğrusu, Galen’in modelini eleştirerek akciğerin rolünü akılcı bir yaklaşımla açıklamış olmasıdır. Hayatı için İbnü’n-Nefîs’in hayatı yazısı okunabilir. Aynı çağın astronomi alanındaki eleştirel geleneği için ise Nasîrüddin Tûsî’nin hayatı yazısına bakılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
İbnü’n-Nefîs kan dolaşımını mı keşfetti?
Hayır, tam kan dolaşımı William Harvey tarafından 1628’de açıklandı. İbnü’n-Nefîs yalnızca kalpten akciğere ve geri dönen küçük (akciğer) dolaşımını mantıksal akıl yürütmeyle ve anatomik bilgiyle tarif etti.
Septum eleştirisi neyi değiştirdi?
Galen’in kalp bölmesindeki görünmez gözenekler öğretisini reddetti. Bu eleştiri, Galen’in anatomi anlatımına yönelik eleştirel geleneğin bir halkasıdır.
Servetus İbnü’n-Nefîs’ten mi etkilendi?
Bu belgelenmemiştir. Servetus 1553’te kendi gözlemleriyle benzer bir açıklama yayımladı. Avrupa’da İbnü’n-Nefîs’in metninin bilinmediği, bağımsız keşif olabileceği düşünülür; ancak aktarım ihtimali de araştırılmaktadır.
Diseksiyon yaptı mı?
Şerhinde İslam hukukunun diseksiyona bakışı nedeniyle insan cesedi üzerinde çalışmadığını, bilgisini mevcut anatomi bilgisinden ve akıl yürütmeden elde ettiğini belirtir. Bu ifade, bazı yorumcularca farklı okunur.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbnü'n-Nefîs" maddesi; İbnü'n-Nefîs, Şerhu teşrîhi'l-Kānûn; Max Meyerhof, "Ibn an-Nafis and His Theory of the Lesser Circulation", Isis, 1935; Peter Pormann - Emilie Savage-Smith, Medieval Islamic Medicine, 2007
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbnü'n-Nefîs" maddesi
- İbnü'n-Nefîs, Şerhu teşrîhi'l-Kānûn
- Max Meyerhof, "Ibn an-Nafis and His Theory of the Lesser Circulation", Isis, 1935
- Peter Pormann - Emilie Savage-Smith, Medieval Islamic Medicine, 2007
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.