Kamu Malına Zarar Vermek ve Toplu Taşıma Bileti Almamak
Kamu malına zarar vermek, toplu taşımada bilet almamak ve park, yol, cami gibi ortak alanlara dikkat etmek konusunda dinî ilkeler ve uygulama önerileri.
- Kamu malı kavramı
- Hadislerden uyarı
- Bilet almamanın dinî ve hukuki yönü
Kamu malı, tek bir kişinin değil toplumun ortak hakkıdır; ona zarar vermek ya da toplu taşımada bilet almadan yararlanmak, kul hakkı kapsamında değerlendirilir. Kişi zararı gidermeli, bedeli ödemeli ve tövbe etmelidir. Sahibi “herkes” olduğu için bu hak daha kolay unutulur ama daha ağırdır.
Kamu malı kavramı
Klasik fıkıhta kamu malı, beytülmâl ve vakıf mallarıyla ilişkilendirilir; yol, çeşme, köprü, cami ve okul gibi ortak kullanım alanları da bu kapsama girer. Nisâ Suresi’nin 58. ayeti emanetlerin ehline verilmesini, Mâide Suresi’nin 1. ayeti ise akitlere bağlılığı emreder. Bilet alarak taşıma hizmetine girmek bir akittir: Karşılığını ödeyeceğinizi kabul ederek hizmeti kullanırsınız. Ödemeden binmek, bu akdi ihlal eder.
Hadislerden uyarı
Buhârî’de Peygamberimizin, Allah’ın malından haksızca tasarruf edenler için kıyamet günü ateş olduğunu bildirdiği geçer (Humus). Müslim’de ise ganimetten bir iğne ya da iplik bile olsa gizleyen kişinin kıyamette onu getireceği haber verilir (İmâre). Bu rivayetler küçük miktarın bile kamu malında önemsiz sayılmadığını vurgular. Toplu taşımada ücreti ödememe alışkanlığı, bu bakımdan hafife alınmamalıdır.
Bilet almamanın dinî ve hukuki yönü
Bazıları “Kontrol yok, zaten şirket zengin” diye düşünür. Ancak hizmetin bedeli bir hizmet akdidir ve işletmenin ya da belediyenin sahibi toplumdur; indirim ve ücretsiz taşıma hakları ise belirli gruplara tanınmış imtiyazlardır. Hak sahibi olmadığı hâlde indirimli ya da ücretsiz kart kullanmak da haksızlıktır. Yasalar buna idari para cezası öngörür; dinî açıdan ise tövbe ve ödeme gerekir. Kazandığı haksız menfaati ödemeden tövbe tamamlanmaz.
Sık görülen kamu malı ihlalleri
- Otobüs, metro ve vapurda bilet almamak ya da başkasının kartını kullanmak.
- Duraklara, koltuklara, parklara zarar vermek veya yazı yazmak.
- Park ve bahçedeki ağaç ve çiçekleri koparmak.
- Sokak lambasını, kapak ve rögar kapaklarını sökmek.
- Cami halısını, kütüphane kitabını ya da okul demirbaşını tahrip etmek.
- Kamu kurumundaki kâğıt, elektrik ve çay gibi kaynakları kişisel iş için kullanmak.
Zararı giderme yolu
- Zarar ya da yararlanma miktarını tahmin edin.
- Mümkünse doğrudan ilgili kuruma ödeyin ya da onarın.
- Kuruma ulaşmak güvenlik riski doğuruyorsa, aynı miktarı toplum yararına bir hayra, örneğin belediyeye ya da bir vakfa, kamu adına bağışlamak yoluyla ifa edilebilir; ancak asıl çözüm kuruma ödemektir.
- Kararlılıkla bırakın ve tekrarlamayın.
- Şüphe varsa müftülüğe ya da güvenilir bir ilim ehline danışın.
Örnek senaryo: öğrencinin yolculuğu
Bir üniversite öğrencisi yurttan fakülteye her gün metroyla gidiyor ve kontrol yok diye biletsiz biniyor. Üç ay sonra durumu vicdanında tartıp bu bedeli hesaplayarak yetkili kuruma yatırmak istiyor. Fıkıh açısından yapması gereken, tahmini toplamı belirleyip ödemektir; başvuru cezai sonuç doğurabilirse hukukçudan görüş almalı. Bundan sonrası için kartını yüklemek ve dürüst davranmak, aynı hatayı tekrar etmemenin yoludur.
Toplumsal güven ve örnek olmak
Kamu malına özen gösteren kişi, çocuklarına ve çevresine güvenilirlik örneği olur. Bir toplumda herkes küçük bir payı korursa, ortak hizmetler daha iyi çalışır. Ayrıntı için kamu malını korumak ve doğruluk ve emanet yazıları incelenebilir.
Mezhepler ve idarenin koyduğu kurallar
Fakihler, yönetimin kamu yararı için koyduğu düzenlemelere (ulü’l-emre itaat) meşru ve ahlaka aykırı olmadığı sürece uyulması gerektiği görüşündedir. Bilet ücreti, işletme maliyetini karşılamak için konulan meşru bir düzenlemedir; bu yüzden ücret ödemek hem akit hem de kamusal kurala saygıdır. Bazı çağdaş âlimler, şirketlerin haksız ve aşırı ücretlendirmesine itiraz yollarını açık tutar; ancak itirazın yolu usulüne uygun başvurudur, haksız yararlanma değildir. Burada ayrım şöyledir: Ücreti yüksek bulmak şikâyet hakkı verir, ödemeden binmek hak vermez.
Gençler ve öğrenciler için hatırlatma
Öğrenci kartı, yaşlı kartı ya da engelli kartı gibi indirimler belirli gruplara tanınmış haklardır. Kartı başkasına vermek, süresi bitmiş kartı kullanmak veya yaşı gerçeğe aykırı beyan etmek hem hukuki hem ahlaki bir sorundur. Okullarda ve camilerde bu konunun dürüstlük dersi olarak işlenmesi yararlıdır. Küçük gibi görünen bu davranışlar, karakterin temelini oluşturur; Peygamberimiz doğruluğun insanı iyiliğe, iyiliğin cennete götürdüğünü bildirmiştir (Buhârî, Edeb; Müslim, Birr).
Kamu görevlileri ve kurumlar için
Kamu malı yalnızca vatandaşın değil görevlinin de emanetidir; kuruma ait araç, kâğıt, telefon ve mesai kişisel işlerde kullanılmamalıdır. Yöneticilerin bu konuda örnek olması, kurumun kültürünü belirler. Hak ihlalini fark eden kişinin yetkili makama bildirmesi, “iyiliği emretme” sorumluluğunun parçasıdır.
Vandalizm ve gençlik
Duvara yazı yazmak, oturakları kesmek ya da cam kırmak gibi davranışlar çoğu zaman eğlence veya öfke boşaltma amacıyla yapılır. Gençlerin bu davranışın bedelini toplumun ödediğini, onarım parasının herkesin vergisinden çıktığını bilmesi gerekir. Aileler ve öğretmenler, zararı giderme sorumluluğunu cezadan önce öğretmelidir: Verilen zararı onarmaya katılmak, en kalıcı derstir.
Hakkın iadesi için kul hakkı ve helalleşme, kamu hakkının benzer bir alanı için vergi kaçırmak ve kamu hakkı, ortak alanlara özen için yoldan eziyet veren şeyi kaldırmak yazıları okunabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Toplu taşımada bilet almamak günah mı?
Evet, hizmetin bedelini ödemeden yararlanmak haksız kazanç olduğundan sorumluluk doğurur; bedelin ödenmesi ve tövbe gerekir.
Kontrol olmadığı için bilet almamak caiz olur mu?
Denetim olmaması hakkı kaldırmaz; hak Allah’ın ve toplumun huzurunda sürer.
Park ve bahçeye zarar verdim, ne yapmalıyım?
Zararı giderin veya belediyeye bedelini ödeyin, tövbe edin ve tekrarlamayın.
Geçmişte bilet almadığım yolculukların bedelini bilmiyorum, ne yapayım?
Makul bir tahmin yapıp kuruma ödeyin ya da hukuki yoldan bir çözüm bulun; şüphede müftülüğe danışın.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Humus; Cihâd; Müslim, İmâre; Kur'an-ı Kerîm, Nisâ Suresi (4/58) ve Mâide Suresi (5/1); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Beytülmâl" maddesi
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Humus; Cihâd
- Müslim, İmâre
- Kur'an-ı Kerîm, Nisâ Suresi (4/58) ve Mâide Suresi (5/1)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Beytülmâl" maddesi
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.