🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Kerecî Kimdir? Hayatı, Eserleri ve Matematiğe Katkıları

Müslüman Bilim İnsanlarıGüncelleme: 24 Eylül 20269 dk okuma

Kerecî (Ebû Bekir el-Kerecî) kimdir? Bağdat'ta çalışan 11. yüzyıl matematikçisinin hayatı, el-Fahrî ve el-Kâfî adlı eserleri ile cebir ve su mühendisliğindeki yeri.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Adı, nisbesi ve yaşadığı dönem
  • Başlıca eserleri
  • Cebirde izlediği yöntem

Kerecî (Ebû Bekir Muhammed b. el-Hasan el-Kerecî veya el-Kerhî, ölümü yaklaşık 1019-1029 arası), 10. ve 11. yüzyıl dönüşünde Bağdat’ta yaşamış, cebir, aritmetik ve yeraltı suları üzerine eserler yazmış Müslüman matematikçidir. Cebiri geometriden bağımsız, aritmetik bir bilim hâline getirmeye çalışmasıyla tanınır.

Adı, nisbesi ve yaşadığı dönem

Kerecî’nin nisbesi kaynaklarda hem “el-Kerecî” hem de “el-Kerhî” biçiminde geçer. Birinci yazılış İran’daki Kereç (Hemedan ile Rey arasında bir yer) şehrine, ikincisi Bağdat’ın Kerh semtine bağlanır. Hangi nisbenin doğru olduğu tartışmalıdır. Hayatı hakkındaki bilgiler sınırlı olup doğum tarihi bilinmemektedir. Ölüm tarihi için en sık 1019 yahut 1029 civarı verilir.

Anlaşıldığı kadarıyla Kerecî, Büveyhîler dönemi Bağdat’ında yaşadı ve bir süre vezirlik makamında bulunan Fahrülmülk’ün himayesinde çalıştı. Eserlerinden birini ona ithaf etmesi, devlet ricâlinin bilimsel çalışmaları desteklediğini gösterir. Bu çevrede Ebü’l-Vefâ el-Bûzcânî gibi öncüllerin bıraktığı birikim, Kerecî’nin cebirsel yaklaşımına zemin oluşturmuştur.

Başlıca eserleri

  • el-Fahrî fi’l-cebr ve’l-mukābele: Cebir üzerine yazılmış en önemli eseridir. Adı, himaye gören Fahrülmülk’ten gelir. Hârizmî’den sonra gelişen cebir geleneğinin ileri bir basamağını temsil eder.
  • el-Bedî’ fi’l-hisâb: Aritmetik ve cebirin ilişkisini ele alan, polinomlarla işlemlerin işlendiği kitaptır.
  • el-Kâfî fi’l-hisâb: Yaygın hesap bilgilerini ve işlem yöntemlerini içeren pratik aritmetik kitabıdır.
  • İnbâtü’l-miyâhi’l-hafiyye: Yeraltı sularının bulunması, çıkarılması ve su yollarının yapımı hakkında bir mühendislik kitabıdır.

Bunlardan el-Fahrî ve el-Bedî’ bugün matematik tarihçileri tarafından en çok incelenen metinler arasındadır. Kerecî’ye nispet edilen başka bazı eserler de vardır, ancak nüsha ve aidiyet sorunları bulunduğundan bu yazıda yalnızca en bilinenler anılmaktadır.

Cebirde izlediği yöntem

Kerecî’den önce cebir, ağırlıklı olarak geometrik şekillerle kanıtlanıyordu. Hârizmî’nin ikinci derece denklem çözümlerinde alan kareleriyle gösterim yöntemi bu geleneğin örneğidir. Kerecî ise cebiri, sayılarla işlem yapan bağımsız bir disiplin olarak ele aldı. Bilinmeyenin kuvvetleriyle ve bu kuvvetlerin çarpımı, bölümü ve toplamıyla ilgili kurallar koydu; negatif olmayan üslü ifadeler için sistemli işlem kuralları oluşturdu. Bu yönüyle polinom cebirinin ilk biçimlerini sistemleştirdiği kabul edilir. Ayrıntılar Kerecî’nin buluşları ve bugüne etkisi başlığında incelenir.

Yeraltı suları kitabı

İnbâtü’l-miyâhi’l-hafiyye, matematikçi kimliği dışında Kerecî’nin uygulamalı bilimlere ilgisini gösterir. Kitapta kuyu açma, kanal kazma, su seviyesini ölçme ve su kalitesini anlamaya yarayan gözlemler yer alır. Seviye ölçmek için kullanılan aletler ve toprağın yapısına göre yapılması gereken işlemler anlatılır. Kuraklıkla mücadele eden şehirler için değerli bir başvuru olan bu eser, çok sonraları Batı dillerine tanıtıldı. İslam coğrafyasında su işleri, hem tarım hem de abdest ve temizlik gibi dinî ihtiyaçlar bakımından önem taşıdığı için bu tür kitaplar ilgi gördü.

Aritmetik çalışmalarının özelliği

Kerecî’nin aritmetik kitaplarında Hint hesap sistemi ile Yunan geleneğinin birleştiği görülür. Bazı kaynaklara göre el-Kâfî‘de rakamlar yerine tam sayı adları ve kelime ile ifade edilen sayıların kullanıldığı, bu yüzden sonraki bilginlerin yorumuna ihtiyaç duyulduğu anlaşılır. Bu kitaplar, katipler ve devlet görevlilerinin işlemlerinde okunmuştur.

Eserlerin dili ve okunma biçimi

Kerecî’nin cebir kitapları, bugünkü anlamda sembol kullanmaz; tüm işlemler kelimelerle anlatılır. Bilinmeyene “şey”, karesine “mal”, küpüne “ka’b” denilir. Bu yüzden bir denklemin çözümü paragraflar hâlinde okunur ve her adımda ne yapıldığı cümlelerle açıklanır. Bu yöntem bugünkü okuyucuya zahmetli görünse de, o dönemde hesap bilgisinin öğrencilere sözlü olarak ve örnekler üzerinden aktarıldığını gösterir. Örneklerin birçoğu miras bölüşümü, ticari ortaklık ve alan hesabı gibi gündelik meselelerden seçilmiştir.

Miras hesapları İslam hukukunun önemli bir parçası olduğundan, cebir bilgisi fıkıhla da kesişirdi. Cebir ve mukabele işlemleri, pay oranlarının kesirli sayılarla hesaplanmasında kullanılırdı. Hârizmî’nin kitabında da miras ve vasiyet problemleri ayrı bir bölüm olarak yer alır; Kerecî bu geleneği daha soyut bir düzeye taşıdı.

Kerecî’nin sonraki bilginlere etkisi

Kerecî’nin cebir yaklaşımı, kendisinden sonra gelen Semev’el el-Mağribî ve diğer matematikçilerin çalışmalarına örnek oldu. Daha sonraki yüzyıllarda cebir geleneğinin Hint, İran ve Akdeniz coğrafyasına yayılması, bu kitapların nüshalar yoluyla çoğaltılmasıyla gerçekleşti. Aynı ilmî çizgide Mâverdî gibi hukuk ve idare alanında çalışan çağdaşları ise farklı disiplinlerde İslam dünyasının zenginliğini gösterir.

Kerecî’nin adı bugün yalnızca tarih kitaplarında değil, matematik eğitimi ve matematik tarihi derslerinde de sık anılır. Bunun sebebi, yöntemlerinin soyut ve genel olmasıdır.

Kerecî ve Bağdat’ın bilimsel hayatı

11. yüzyıl başında Bağdat’ta bilimsel faaliyetin merkezi, Nizâmiyye medreselerinin kurulmasından önceki dönemde saraylar, vezir konakları ve kitapçı dükkânlarıydı. Kâtipler ve hesap uzmanları devlet gelirlerinin kaydında görev alıyor, bunların eğitiminde aritmetik ve cebir kitapları kullanılıyordu. Kerecî’nin el-Kâfî adlı eseri bu ihtiyaca cevap verecek biçimde yazılmıştır. Bu çevrede İbn Baytar gibi sonraki yüzyıllarda yetişen bilginlerin de aynı ilim zincirinin halkaları olduğu hatırlanmalıdır.

Kaynaklarda ihtiyatlı olmak gerekir

Kerecî ile ilgili bilgileri okurken iki hususa dikkat etmek gerekir. Birincisi, ona atfedilen “ilk” yenilikler, çağdaş araştırmalarla zaman zaman yeniden değerlendirilmektedir. İkincisi, el yazması nüshaların sayısı az olduğundan metinlerdeki bazı yorumlar araştırmacılar arasında tartışmalıdır. Bu sebeple “Kerecî şunu ilk kez yaptı” cümlesinin yerine “Kerecî’de şu yöntemin ilk sistematik biçimi görülür” demek daha doğrudur.

Sıkça Sorulan Sorular

Kerecî kimdir?

Kerecî, 10. ve 11. yüzyıl dönüşünde Bağdat’ta yaşamış, cebir ve aritmetik üzerine eserler yazmış ve yeraltı sularına dair bir kitap kaleme almış Müslüman matematikçidir.

Kerecî’nin en bilinen eseri hangisidir?

En bilinen eseri, cebir alanındaki el-Fahrî fi’l-cebr ve’l-mukābele adlı kitabıdır. Ayrıca el-Kâfî fi’l-hisâb ve İnbâtü’l-miyâhi’l-hafiyye adlı eserleri de önemlidir.

Kerecî mi Kerhî mi?

Nisbe kaynaklarda her iki biçimde de geçer. Kereç şehrine bağlayanlar Kerecî, Bağdat’ın Kerh semtine bağlayanlar Kerhî der; hangisinin doğru olduğu kesin değildir.

Kerecî hangi alanlarda çalıştı?

Cebir, aritmetik ve su mühendisliği alanlarında çalıştı; özellikle cebiri geometriden bağımsız bir disiplin olarak ele aldı.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kerecî" md.; Kerecî, el-Fahrî fi'l-cebr ve'l-mukābele; Kerecî, el-Kâfî fi'l-hisâb; Kerecî, İnbâtü'l-miyâhi'l-hafiyye

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kerecî" md.
  2. Kerecî, el-Fahrî fi'l-cebr ve'l-mukābele
  3. Kerecî, el-Kâfî fi'l-hisâb
  4. Kerecî, İnbâtü'l-miyâhi'l-hafiyye

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.