Kerecî’nin Buluşları ve Bilime Katkıları
Kerecî'nin cebire katkısı: polinom işlemleri, binom açılımı, üçgen sayı düzeni ve yeraltı suları üzerine mühendislik çalışmaları ile modern etkileri.
- Cebirin aritmetiği
- Polinomlarla işlemler
- Binom açılımı ve üçgen düzen
Kerecî’nin bilime katkısı, cebiri geometriden bağımsız bir sayı bilimi hâline getirmesi, polinom işlemlerini sistemleştirmesi, binom açılımına ait katsayı düzenini incelemesi ve yeraltı sularının bulunmasına dair uygulamalı bilgiler vermesidir. Bu yenilikler, 11. yüzyıl Bağdat’ında ortaya çıkan ve cebirin sonraki yüzyıllardaki gelişimine zemin hazırlayan önemli bir birikimi oluşturur.
Cebirin aritmetiği
Kerecî’nin hayatı bölümünde de belirtildiği gibi, onun en dikkat çekici özelliği cebiri sayılarla yürüten bir disiplin olarak kurmasıdır. Hârizmî ve takipçileri cebirsel çözümleri çoğu zaman şekillerle açıklamıştı. Kerecî ise bilinmeyenin kuvvetlerini x, x² ve x³ benzeri adlarla ele alıp aralarında çarpma ve bölme kuralları tanımladı. Kuvvetleri “mal”, “ka’b”, “mal mal” gibi terimlerle adlandıran yöntemde, her terimin kuvveti bir diğerinin kuvvetiyle çarpıldığında hangi yeni kuvveti verdiği belirtilir.
Bu sistem, bugünkü üslü sayı kurallarının erken ve sözlü biçimidir. Kerecî, kuvvetleri her iki yönde, yani hem pozitif hem de bölme anlamında “karşıt” kuvvetlerle düşünmeyi denemiştir. Bunun sembolik olmayan, kelimelerle ifade edilen bir sistem olduğunu unutmamak gerekir.
Polinomlarla işlemler
Kerecî, çok terimli ifadelerin toplanması, çıkarılması ve çarpılması için kurallar verdi. Bölme işleminde kalan bırakan bir yöntem anlattığı, kareköklerin cebirsel ifadelerde kullanımını işlediği belirtilir. Bu çalışmalar polinom cebirine giden yolda önemli bir adım sayılır. Bilim tarihçileri, onun yaklaşımını Avrupa’da 16. yüzyıl cebircilerinin yöntemleriyle karşılaştırır; ancak doğrudan bir aktarım olup olmadığı belgelenememiştir.
Binom açılımı ve üçgen düzen
Kerecî’nin, sonraki kaynaklarda aktarılan bir diğer katkısı, (a+b)ⁿ açılımının katsayılarının üçgen biçiminde düzenlenmesidir. Günümüzde Pascal üçgeni olarak anılan bu düzen, Kerecî’nin kayıp bir eseri üzerinden Semev’el el-Mağribî’nin alıntısıyla bilinmektedir. Bu yüzden düzeni ilk kez onun bulduğunu söylemek yerine “bu düzenin erken bir kaydı ona nispet edilir” demek doğrudur. Üçgenin Çin ve Hint geleneklerinde de benzer örnekleri bulunur; dolayısıyla bilim tarihinde “tek bir mucit” yerine farklı kültürlerde bağımsız keşifler söz konusudur.
Tümevarıma benzeyen kanıt tekniği
Bazı araştırmacılar, Kerecî’nin aritmetik dizilerle ilgili ispatlarında matematiksel tümevarıma yaklaşan bir yöntem kullandığını belirtir. İlk birkaç durumun doğruluğu gösterilir, sonra bir durumdan bir sonrakine geçiş mantığı kurulur. Bu yaklaşımın tam anlamıyla modern tümevarım olup olmadığı tartışmalıdır; bununla birlikte kanıt tekniklerinin tarihi açısından ilginç bir örnek kabul edilir.
Yeraltı sularında mühendislik
İnbâtü’l-miyâhi’l-hafiyye adlı kitap, matematiğin hidrolojiye uygulanmasının erken bir örneğidir. Kerecî, su kaynağını bulmak için bitki örtüsüne, toprak rengine ve zeminin yapısına dikkat edilmesini önerir. Su seviyesini belirlemek için basit nivelman araçlarının nasıl kullanılacağını, kanalların eğimini nasıl hesaplayacağını ve kuyuların nasıl açılacağını anlatır. Kitap, tarım ve şehir su ihtiyacı için kullanılan kanatlar (kâriz benzeri yeraltı su yolları) konusunda da bilgi verir. Kâriz sistemleri Anadolu ve İran coğrafyasında bugün de bilinen bir uygulamadır.
Etkisi ve sonraki yüzyıllar
Kerecî’nin yöntemleri, kendisinden sonra gelen matematikçiler tarafından kullanıldı ve geliştirildi. Mâverdî gibi aynı çağın farklı disiplinlerdeki bilginleriyle birlikte, 11. yüzyıl Bağdat’ının zengin ilim hayatını temsil eder. Daha sonraki asırlarda İbnü’ş-Şâtır gibi astronomlar da, Bûzcânî’nin trigonometri mirasıyla birlikte bu hesap birikiminden yararlandı.
Kerecî’nin cebir geleneğinin Avrupa’ya doğrudan etkisi tartışmalıdır. Latince çevirilerde Hârizmî’nin etkisi daha belirgindir. Fakat 12. yüzyıldan sonra Endülüs ve Sicilya yoluyla gelen Arapça cebir kitapları, Kerecî’nin geliştirdiği terimleri ve yöntemleri dolaylı biçimde taşımış olabilir.
Hesap geleneği ve devlet kurumları
Kerecî’nin matematiğinin toplumsal bir karşılığı vardı. Büveyhî devlet idaresinde vergi, arazi ölçümü ve ordu maaşları gibi konular, hesap uzmanlarını gerektiriyordu. Katiplerin eğitiminde kullanılan kitaplar, Kerecî’nin yöntemlerine dayanıyordu. Bir alanın bölüştürülmesi, bir su kanalının eğiminin belirlenmesi ya da bir mirasın kesirlerle paylaştırılması gibi gündelik işlerde cebirsel yöntemler uygulanıyordu. Bu nedenle cebir salt kuramsal bir uğraş değil, yönetim ve hukuk pratiğinin parçasıydı.
Ayrıca Kerecî, kanıtın geometrik bir şekle dayanmasından çok genel kurala dayanmasını önemser. Bir sonucu tek bir örnekle değil, her duruma uyan bir kuralla göstermek ister. Bu bakış, matematiksel düşüncenin soyutlaşma sürecini yansıtır.
Bugünkü anlamı
Kerecî’nin çalışmaları, matematiğin evrensel bir birikim olduğunu gösterir. Cebirin sembolsüz ve sözlü dönemini anlamak için onun kitapları okunur. Bunun yanında su mühendisliği çalışması, bilimin toplumsal ihtiyaçlara hizmet ettiğini hatırlatır. Okuyucu, ona atfedilen yeniliklerin bir kısmının tartışmalı olduğunu bilerek, meseleye hem hayranlık hem de ölçülü bir bakışla yaklaşmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kerecî Pascal üçgenini mi buldu?
Binom katsayılarının üçgen düzeni Kerecî’ye nispet edilir ve bu kayıt Semev’el el-Mağribî’nin aktarımıyla bilinir. Aynı düzen Çin ve Hint kaynaklarında da bulunduğundan tek mucit iddiası yerine erken kayıt denilmesi daha doğrudur.
Kerecî cebire ne kattı?
Cebiri geometrik gösterimlerden bağımsız bir sayı bilimi hâline getirdi, bilinmeyenin kuvvetleri ve polinomlarla işlem kuralları koydu.
İnbâtü’l-miyâhi’l-hafiyye ne anlatır?
Yeraltı sularının bulunması, kuyu ve kanal açılması, su seviyesinin ölçülmesi gibi uygulamalı bilgileri içeren bir mühendislik kitabıdır.
Kerecî tümevarımı kullandı mı?
Bazı araştırmacılar aritmetik dizi ispatlarında tümevarıma benzer bir yöntem gördüğünü belirtir; ancak bunun modern anlamda tümevarım olup olmadığı tartışmalıdır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kerecî" md.; Kerecî, el-Fahrî fi'l-cebr ve'l-mukābele; Kerecî, İnbâtü'l-miyâhi'l-hafiyye; A. Anbouba, Kerecî çalışmaları (Beyrut)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kerecî" md.
- Kerecî, el-Fahrî fi'l-cebr ve'l-mukābele
- Kerecî, İnbâtü'l-miyâhi'l-hafiyye
- A. Anbouba, Kerecî çalışmaları (Beyrut)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.