Lagari Hasan Çelebi Kimdir? Hayatı ve Roket Anlatısı
Lagari Hasan Çelebi kimdir? Evliya Çelebi'nin anlattığı 1633 roket denemesi, kişinin kimliği, anlatıdaki ayrıntılar ve kaynak sorunu tarafsız biçimde ele alınıyor.
- Kaynağın niteliği
- Evliya'nın anlatısı
- Osmanlı'da roket ve barut teknolojisi
Lagari Hasan Çelebi, Evliya Çelebi’nin anlatısına göre 1633 civarında İstanbul Sarayburnu’nda yedi kanatlı barutlu bir roketle havalanan kişidir. Hayatı ve kimliği hakkındaki bilgiler neredeyse tamamen Seyahatname’ye dayanır ve doğrulanmamış bir rivayet niteliğindedir.
Kaynağın niteliği
Lagari Hasan Çelebi’den söz eden neredeyse tek ayrıntılı kaynak, Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sidir. Evliya, İstanbul’u anlatırken IV. Murad döneminde (1623-1640) gerçekleşen bu olayı kısa bir bölümde aktarır. Yani Lagari’nin doğum yılı, ailesi, eğitimi, mesleği ve ölümü hakkında bilgi bulunmaz. Olayın yer aldığı bölüm, Hezârfen Ahmed Çelebi’nin uçuşu ile aynı sayfalarda geçer. Bu iki hikâyenin birlikte aktarılması, Evliya’nın anlatım tarzı ve dönemin merak uyandıran olaylarını kaydetme alışkanlığı ile ilişkilidir.
Bu bağlamda Hezârfen Ahmed Çelebi’nin anlatısı için Hezârfen Ahmed Çelebi’nin hayatı yazısı, iki rivayetin ortak sorunları için Hezârfen ve Lagari: Uçuş denemeleri gerçek mi? yazısı okunabilir.
Evliya’nın anlatısı
Evliya’ya göre IV. Murad’ın kızı Kaya Sultan’ın doğumu münasebetiyle Sarayburnu’nda büyük bir şenlik düzenlendi. Şenlikte Lagari Hasan Çelebi, yedi kanatlı, içi barutla doldurulmuş büyük bir roket yaptırdı. Roketin içine oturan Lagari, fitil ateşlendiğinde havaya yükseldi, bir süre yükseldikten sonra roketin barutu bitti ve kanatlarını açarak denize süzüldü. Denize düşen Lagari yüzerek karaya çıktı. Sultan bu görüntüye şaşırdı ve ona ödül verdi; Hasan Çelebi’nin askerî bir göreve atandığı anlatılır.
Evliya, anlatının kimi noktalarında dua eden ve “Allah’ın dilediği olur” diyerek roketle uçmak üzere yola çıkan Lagari’nin tavrını da aktarır. Bu ifadeler, hikâyenin edebî ve dinî atmosferini gösterir. Ancak rakamlar (barut miktarı, yükseklik) için kaynakta verilen sayılar çok yüksektir ve gerçekçi bir mühendislik hesabı ile doğrulanamaz. Bu yüzden hikâyenin abartılı bir anlatım olduğu düşünülür.
Osmanlı’da roket ve barut teknolojisi
Barutlu roketler, Osmanlı ordusunda ve şenliklerde bilinen araçlardı. Havai fişekler (donanma) saray şenliklerinin vazgeçilmez parçasıydı. Topçuluk ve humbaracılık da Osmanlı askerî teşkilatının gelişmiş kollarındandı. Dolayısıyla bir şenlikte roket gösterisi yapılması makul bir fikirdir. Ancak insan taşıyan bir roket, güvenli kontrolü ve iniş sistemi gerektirir; 17. yüzyıl teknolojisiyle bu zor olurdu. Hikâyenin çekirdeğinde belki bir roket gösterisi ya da risk alan bir pirotekniğin deneme girişimi olabilir; ancak bunu belgeleyecek kanıt yoktur. Barut ve topçuluk gelişimi için Osmanlı Mühendishaneleri ve modern bilim yazısı bağlam sunar.
Çin ve Avrupa’da roket geleneği
Roketin ilk geliştirildiği yer Çin’dir; 10-13. yüzyıllarda barutlu ok ve roketler savaşlarda kullanıldı. Moğol istilaları aracılığıyla bu teknoloji Orta Doğu’ya ve Avrupa’ya yayıldı. Müslüman dünyada Memlük döneminde “nefts” (petrol türevi yanıcılar) ve barut silahları kullanıldı; Hasan er-Remmâh’ın 13. yüzyıl sonunda yazdığı el-Furûsiyye ve’l-menâsıbü’l-harbiyye adlı eseri, barutlu roket ve havai fişek tariflerini içerir. Osmanlı’da da bu bilgi sürdü. Lagari anlatısının bu uzun silah teknolojisi geleneğinin bir yansıması olduğu düşünülebilir.
IV. Murad dönemi ve şenlik kültürü
IV. Murad (1623-1640), sert yönetimi ve askerî disipline verdiği önemle tanınır; aynı zamanda sarayda şenliklere ve gösterilere de yer verilirdi. Osmanlı sarayında doğum, sünnet ve evlilik gibi vesilelerle yapılan şenlikler günlerce sürerdi. Bu şenliklerde mehter, ateşbazlar, hokkabazlar ve havai fişek ustaları gösteri yapardı. Evliya Çelebi, kendi çocukluk ve gençlik yıllarında bu tür şenlikleri izlemiş olabileceğinden, anlatıdaki atmosfer gerçek şenlik geleneğini yansıtır. Sultan Murad’ın kızının doğumuna dair şenlik de bu bağlamda anlaşılır. Bu dönemin teknik ve kültürel ortamı için Lâle Devri ve Osmanlı bilim hayatı yazısı sonraki yüzyıldaki durumu gösterir.
Anlatının yapısı ve edebî özellikleri
Evliya’nın Lagari anlatısı, kısa ve etkileyici bir hikâye biçimindedir: Cesur bir kişi, büyük bir risk alır, sultanı şaşırtır ve ödüllendirilir. Hikâyenin kahramanın dua ederek roketin içine girmesi, ateşin yakılması ve denize düşüp yüzmesi gibi ayrıntıları, dramatik bir akış sunar. Bu yapı, halk anlatılarındaki kahramanlık hikâyeleriyle benzerlik gösterir. Dolayısıyla tarihçiler anlatıyı hem olası bir olayın hatırası hem de edebî bir anlatı olarak değerlendirir. Seyahatname’nin türü ve anlatı tekniği için rıhle edebiyatı yazısı okunabilir.
Evliya’nın olayı doğrudan gözlemlediğini mi yoksa sonradan duyduğunu mu anlattığı metinden kesin olarak anlaşılmaz. Bu belirsizlik, olayın ayrıntılarının doğruluğu hakkında şüphe doğurur.
Lagari adı ve kimlik sorunu
“Lagari” lakabı Evliya Çelebi’nin metninde “Lâgârî Hasan Çelebi” şeklinde geçer. Kelimenin Farsça “lâgar” (cılız, zayıf) kökünden türediği düşünülür. Bu durumda lakap, kişinin ince yapısına gönderme yapıyor olabilir. Bazı araştırmacılar, adı “Lağari” ya da “Lagarî” olarak okur. Hasan Çelebi’nin hangi mesleğe mensup olduğu (top dökümcü, humbaracı, yardımcı ya da kâtip) net değildir. Bu belirsizlikler, tarihî bir şahsiyetten çok anlatı kahramanı ile karşılaştığımızı düşündürür.
Değerlendirme
Lagari Hasan Çelebi’nin hikâyesi, kaynak sınırları bakımından Hezârfen anlatısıyla benzer biçimde değerlendirilmelidir. Katkıları ve fizik değerlendirmesi için Lagari Hasan Çelebi’nin buluşları ve modern bilime etkileri yazısına bakılabilir. Aynı dönemin farklı bir bilim insanı olan Matrakçı Nasuh için Matrakçı Nasuh’un hayatı yazısı okunabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Lagari ne demektir?
Lagari, ince, zayıf, sıska anlamına gelen bir sıfattır. Evliya Çelebi, Hasan Çelebi’yi bu lakapla anar; lakabın gerçek kökeni veya kişinin fiziksel özellikleri hakkında kesin bilgi yoktur.
Roket denemesi ne zaman gerçekleşti?
Evliya’ya göre IV. Murad’ın kızı Kaya Sultan’ın doğumu şerefine düzenlenen şenlik sırasında, 1633 civarında. Tarihlendirme Evliya’nın anlatısına dayanır.
Başka kaynaklarda geçiyor mu?
Güvenilir başka bir çağdaş kaynakta ayrıntılı doğrulama bulunmaz. Bu yüzden olayın gerçekleşme biçimi tarihçiler arasında tartışmalıdır.
Askerî bir kimliği var mıydı?
Evliya’ya göre Lagari sultandan ödül aldı ve sonra askerî bir sınıfa dahil edildi. Daha sonraki hayatı hakkında ayrıntılı bilgi yoktur.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Evliya Çelebi, Seyahatname, 1. Cilt (İstanbul bölümü); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Lagari Hasan Çelebi" maddesi; Robert Dankoff, An Ottoman Mentality, 2004; Ekmeleddin İhsanoğlu (ed.), Osmanlı Bilim Tarihi Literatürü
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Evliya Çelebi, Seyahatname, 1. Cilt (İstanbul bölümü)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Lagari Hasan Çelebi" maddesi
- Robert Dankoff, An Ottoman Mentality, 2004
- Ekmeleddin İhsanoğlu (ed.), Osmanlı Bilim Tarihi Literatürü
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.