🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Hezârfen ve Lagari: Osmanlı Uçuş Denemeleri Gerçek mi?

Bilim Dalları ve BuluşlarGüncelleme: 20 Haziran 202610 dk okuma

Hezârfen Ahmed Çelebi'nin Galata'dan Üsküdar'a uçuşu ve Lagari Hasan Çelebi'nin roket denemesi: Evliya Çelebi anlatımları, kaynak sorunları ve tarihçilerin yorumları.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kaynak sorunu
  • Hezârfen Ahmed Çelebi anlatısı
  • Lagari Hasan Çelebi ve roket anlatısı

Hezârfen Ahmed Çelebi’nin kanatlarla Galata Kulesi’nden Üsküdar’a uçtuğu ve Lagari Hasan Çelebi’nin roketle havalandığı anlatıları, ana kaynak olarak Evliya Çelebi’ye dayanır. Başka çağdaş belgelerle desteklenmediği için bu olayların gerçekliği tarihçiler arasında tartışmalıdır ve dikkatli değerlendirilmelidir.

Kaynak sorunu

Hezârfen ve Lagari hikâyelerinin esas kaynağı, Evliya Çelebi’nin 17. yüzyılda yazdığı Seyahatname‘dir. Evliya, İstanbul’u anlatırken IV. Murad döneminde (1623-1640) yaşadığını söylediği bu iki kişiyi tanıtır. Başka Osmanlı kroniklerinde ya da Avrupalı gözlemcilerin anlatılarında bu olaylara net bir atıf bulunamamıştır. Bu eksiklik, tarihçileri temkinli olmaya iter.

Öte yandan Evliya Çelebi’nin anlatıları tamamen uydurma da kabul edilmez; İstanbul tasvirleri çoğu yerde başka belgelerle örtüşür. Dolayısıyla mesele, bu iki olayın ayrıntılarında ne kadarının gerçek, ne kadarının abartı ya da kulaktan dolma olduğudur. Kaynak eleştirisi için gezginlerin yazdığı eserler genel olarak bu çerçevede okunmalıdır; seyahatnameler geleneği yazısı bu türün özelliklerini açıklar.

Hezârfen Ahmed Çelebi anlatısı

Evliya’ya göre Ahmed Çelebi, uzun süre kuşların uçuşunu inceledi, kanat yapıp bir rüzgârlı günde Galata Kulesi’nden havalandı ve Üsküdar’ın Doğancılar Meydanı’na indi. IV. Murad bu hadise karşısında ona ödül olarak para verdi; ancak ardından onu “bu kadar ustalığın tehlikeli olabileceği” gerekçesiyle Cezayir’e sürdü. Ahmed Çelebi’nin Cezayir’de öldüğü anlatılır. “Hezârfen” lakabı “bin sanat bilen” anlamına gelir.

Anlatının bazı yönleri akla yakındır: Galata Kulesi yüksek bir noktadır, Boğaz’ın karşı yakasına uçmak için uygun rüzgâr gerekir. Fakat Boğaz’ın genişliği ve dönemin kanat teknolojisi dikkate alındığında, bu mesafenin süzülerek aşılması zordur. Bu yüzden bazı araştırmacılar, uçuşun kısa bir mesafe olabileceğini ya da olayın abartıldığını öne sürer. Kesin bir sonuca varmak mümkün değildir.

Lagari Hasan Çelebi ve roket anlatısı

Lagari Hasan Çelebi, Evliya’ya göre Sarayburnu’nda IV. Murad’ın kızının doğumu şerefine düzenlenen şenlikte, yedi kanatlı bir roketle havalandı ve denize inerek yüzdü. Roketin barutla çalıştığı, kullanılan barut miktarı ile yükselme yüksekliği için kaynakta yüksek rakamlar verildiği anlatılır. Lagari sultandan ödül aldı ve askerî bir göreve atandı. Bu rakamlar anlatım süsü sayılıp temkinle karşılanır.

Barutlu roket teknolojisi dönemin Osmanlısı için yabancı değildi; havai fişek ve savaş roketi geleneği vardı. Bu nedenle bir şenlikte roketle gösteri yapılması mümkündür. Ancak bir kişinin roketle taşınıp güvenle denize inmesi çok daha olağanüstü bir iddiadır ve doğrulanmamıştır. Lagari Hasan Çelebi’nin hayatı ve Hezârfen Ahmed Çelebi’nin hayatı yazıları bu isimler hakkında ayrıca bilgi verir.

Tarihçilerin yaklaşımları

Tarihçiler bu anlatıları üç ana şekilde yorumlar. Birinci görüş, olayların büyük ölçüde gerçekleştiğini, ancak Evliya’nın bazı ayrıntıları süslediğini savunur. İkinci görüş, olayların bir kısmının gerçek bir denemeye dayandığını, ancak sonucun uçuş değil kısa bir süzülme ya da atlayış olduğunu düşünür. Üçüncü görüş ise hikâyelerin tamamen ya da büyük ölçüde halk anlatısı ve edebi kurgu olduğunu söyler. Her görüşün dayanağı farklı kaynak değerlendirmelerine bağlıdır.

Bilim tarihçileri, bu hikâyelerin Osmanlı’da uçma fikrinin düşünüldüğünü gösterdiğini kabul eder. Ancak bu tek olayların kesin biçimde “ilk uçuş” ya da “ilk roket” olarak sunulması ihtiyatsız olur. Benzer girişimler başka kültürlerde de anlatılır; örneğin Endülüslü Abbas b. Firnas’ın 9. yüzyılda kanatla uçmaya çalıştığı rivayeti çeşitli Arap kaynaklarında geçer ve bu rivayet de kesin olarak doğrulanmış değildir.

Osmanlı’da teknik merak

Bu hikâyeler Osmanlı’daki teknik merakın örnekleri olarak da ele alınır. Saray, top dökümü, havai fişek ve saat yapımı gibi alanlarda usta zanaatkârlar çalıştırıyordu. Takiyüddin’in İstanbul Gözlemevi (1577) ve mekanik saatler üzerine çalışmaları, aynı kültür ortamının farklı yüzleridir. Cezerî’nin mühendislik gelenekleri gibi eski mekanik bilgi de Osmanlı ustalarına dolaylı yoldan ulaşmış olabilir.

Ancak bir olayın Osmanlı biliminin düzeyini göstermek için tek başına kullanılması yanıltıcıdır. Daha sağlam göstergeler, medrese programları, gözlemevi, tıp eserleri ve kayıtlı teknik uygulamalardır. Bu konuda mantık ilminin yeri ile kartografya ve kıble haritaları yazıları, bilimsel birikimin kurumsal yönünü gösterir.

Uçuşun fiziği: Mümkün müydü?

Süzülme uçuşunda temel koşul, yeterli kanat yüzeyi, hafif bir yapı ve uygun yükseklik ile rüzgâr bulunmasıdır. Galata Kulesi’nin yüksekliği, tepesinden süzülerek yüzlerce metre yol almaya elverişlidir; modern kanat takım atlayışları buna benzer mesafelerde yapılır. Ancak Boğaz’ın bu noktadaki genişliği birkaç kilometreyi bulur ve bu mesafeyi hiç motorsuz, uçuş kontrolü olmadan aşmak için çok yüksek bir süzülme oranı gerekir. 17. yüzyıl malzemesi olan ahşap, kumaş ve tüy ile bu oranın elde edilmesi güçtür. Bu yüzden fizik temelli değerlendirmeler, anlatılan menzilin abartılı olabileceğini ya da başka bir yolla açıklanması gerektiğini söyler.

Sonuç: Efsane ile tarih arasında

Hezârfen ve Lagari anlatıları, kesin bir tarihî olaydan çok, bir kültürün uçma hayaliyle ilgili belleğini yansıtır. Gerçeğe en yakın tutum, tek kaynağın sınırlarını açıkça belirtmek, olayı doğrulanmamış bir rivayet olarak sunmak ve yine de Osmanlı toplumunda teknik meraka dair bir iz olarak değerlendirmektir. Böylece ne abartılı bir milli övünç ne de peşin bir inkâr söz konusu olur; konu, tarih yazıcılığının temel ilkesi olan kaynak eleştirisiyle ele alınır.

Sıkça Sorulan Sorular

Hezârfen gerçekten uçtu mu?

Olay, kaynak olarak neredeyse yalnızca Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde anlatılır. Çağdaş başka bir kesin belge olmadığı için olayın ayrıntıları tarihçiler tarafından kuşkuyla karşılanır; tamamen reddedenler ve kısmen kabul edenler vardır.

Lagari Hasan Çelebi kimdir?

IV. Murad döneminde yaşadığı anlatılan bir top ustasıdır. Evliya Çelebi’ye göre 1633’te yedi kanatlı bir roketle Sarayburnu’ndan havalanmış ve denize inmiştir.

Evliya Çelebi’nin anlatımı güvenilir mi?

Seyahatname 17. yüzyıl hayatı için zengin bir kaynaktır; ancak mübalağa ve anlatı süsü içerir. Her bilgi başka kaynakla karşılaştırılmadan kesin kabul edilmez.

Bu denemeler Osmanlı bilimi için ne anlam taşıyor?

Doğruluk derecesi tartışmalı olsa da anlatılar, uçuş hayalinin ve mekanik merakın Osmanlı kültüründe bulunduğunu gösterir. Fiziksel olarak gerçekleşmiş olup olmaması ayrı bir sorudur.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hezârfen Ahmed Çelebi" ve "Lagari Hasan Çelebi" maddeleri; Evliya Çelebi, Seyahatname, 1. Cilt; Ekmeleddin İhsanoğlu (haz.), Osmanlı Bilim Tarihi Literatürü (OBTL)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hezârfen Ahmed Çelebi" ve "Lagari Hasan Çelebi" maddeleri
  2. Evliya Çelebi, Seyahatname, 1. Cilt
  3. Ekmeleddin İhsanoğlu (haz.), Osmanlı Bilim Tarihi Literatürü (OBTL)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.