🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Lagari Hasan Çelebi’nin Buluşları ve Modern Bilime Etkileri

Müslüman Bilim İnsanlarıGüncelleme: 16 Ağustos 202610 dk okuma

Lagari Hasan Çelebi'ye atfedilen roket denemesinin fiziği, Osmanlı ve dünya roket tarihiyle ilişkisi, uzay çağı söylemleri ve rivayet ile tarih arasındaki sınır dengeli biçimde değerlendiriliyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Barutlu roketin temel fiziği
  • Roketin tarihi: Çin'den Osmanlı'ya
  • Lagari anlatısının yeri

Lagari Hasan Çelebi’ye atfedilen buluş, barutlu bir roketle yükselme denemesidir. Bu deneme tek kaynaklı bir rivayet olduğundan, buluş değil, Osmanlı kültüründeki teknik merakın bir göstergesi olarak değerlendirilir. Modern roketçilikle teknik bir bağlantısı yoktur.

Barutlu roketin temel fiziği

Barutlu roket, yanma sonucu oluşan gazların tek yönde hızla çıkması ve tepki kuvveti ile aracı ters yönde itmesi ilkesine dayanır. Kara barut (potasyum nitrat, kömür ve kükürt karışımı) yavaş yanan bir yakıttır ve düşük itme sağlar. Çin’de 10-13. yüzyıllarda ok ve roketlerde kullanıldı. Roketin kararlı uçması için kuyruk çubuğu veya kanatlar kullanılırdı. Evliya’nın anlattığı yedi kanatlı roket, bu kararlılık sorununa yönelik bir çözümü akla getirir. Ancak barutlu roketlerin yanma süresi kısa ve itiş gücü düzensizdir; bir insanı taşıyabilecek yükseklik ve güvenli iniş için hesaplanmış bir tasarım gerekirdi.

İnsan taşıyan bir roket için gerekli itme kuvveti kütle ile orantılıdır. Yaklaşık 70 kilogramlık bir insan ve roket gövdesi için birkaç yüz kilogramlık itme gerekir; barutun özgül itkisi düşük olduğundan çok büyük miktarda barut gerekir. Bu da yanma anında kontrolsüz basınç artışı ve patlama riskini doğurur. Bu yüzden anlatılan olayın fiziksel olarak gerçekleşmiş olması düşük bir olasılıktır. Kesin hüküm vermek için ayrıntılı tasarım bilgisi yoktur.

Roketin tarihi: Çin’den Osmanlı’ya

Barut Çin’de 9. yüzyıl civarında bulundu ve askerî amaçlarla roketlere uygulandı. Moğol seferleri ve ticaret yolları sayesinde barut ve roket bilgisi İslam dünyasına ulaştı. Memlük ve Eyyûbî ordularında “nefts” ve barutlu silahlar kullanıldı. Suriyeli Hasan er-Remmâh (öl. 1295) kitabında barutlu roket ve havai fişek tarifleri verdi. Osmanlı topçuluğu ve humbaracılığı ise 15. yüzyıldan itibaren güçlendi. Bu ilerlemeler genel olarak top ve tüfek teknolojisi üzerineydi; roket ise ikincil bir silah olarak kaldı. Roketin Avrupa’da askerî önemi, Hindistan’da Mysore’lu Haydar Ali ve Tipu Sultan’ın demir gövdeli roketlerinin İngilizlere karşı kullanılması ve William Congreve’in 19. yüzyıl başındaki geliştirmeleri ile arttı.

Lagari anlatısının yeri

Lagari anlatısı, Osmanlı’da roket gösterisi geleneğinin belki bir yansıması, belki de bir efsanedir. Hikâye, kahramanın cesareti ve sultanın cömertliği ile ilgili bir anlatı olarak, Osmanlı halk belleğinde yer buldu. Cumhuriyet döneminde ise hikâye, uzay ve havacılık gururu bağlamında popülerleşti. Türkiye’de “ilk roketli insan” olarak sunulması yaygınlaştı. Bilim tarihçileri bu popülerleşmeyi ulusal bir sembol olarak anlar, fakat tarihî doğruluk bakımından temkinli yaklaşır. Aynı temkin Hezârfen anlatısı için de geçerlidir; bu anlatının fizik değerlendirmesi için Hezârfen Ahmed Çelebi’nin buluşları yazısı okunabilir.

Modern roketçilik ve uzay çağı

Modern roketçilik, 20. yüzyılın başında Konstantin Tsiolkovsky’nin matematiksel kuramı, Robert Goddard’ın sıvı yakıtlı roket deneyleri (1926) ve Hermann Oberth ile Wernher von Braun’un çalışmalarıyla gelişti. İlk uzay uçuşu 1957’de Sputnik, insanlı uzay uçuşu ise 1961’de Yuri Gagarin ile gerçekleşti. Bu başarılar, mühendislik, malzeme bilimi, kontrol kuramı ve büyük kurumsal destek gerektirdi. Lagari anlatısındaki tek kişilik girişim, bu gelişmelerle kıyaslandığında teknik ve kurumsal bakımdan çok farklıdır. Bilimsel gelişmenin kurumsal yönü için İslam bilimi neden duraksadı yazısı okunabilir.

Mekanik ve pirotekni geleneği

Osmanlı’da ateşbaz ve havai fişek ustaları, şenliklerde karmaşık gösteriler yaptı. Bu ustalar, kimyasal bilgi (barut ve renk karışımları) ve mekanik beceriye sahipti. Pirotekni geleneği, Câbir geleneğinden Memlük ateşçilerine uzanan kimya bilgisiyle ilişkilidir. Kimyasal bilginin gelişimi için Câbir b. Hayyân’ın buluşları yazısı okunabilir. Mekanik düzeneklerin geleneği için ise krank mili ve Cezerî’nin mühendislik buluşları yazısı bağlam sunar.

Güvenlik, iniş ve kontrol sorunları

Bir roketle yükselmek kadar güvenli inmek de zordur. Evliya’nın anlatısında kanatların inişte süzülme sağladığı ima edilir; bu durumda araç roket ve planör özelliğini birleştirmiş olurdu. Böyle bir tasarım, roket yakıtı tükendikten sonra kanatların açılarak kararlı bir süzülüşe geçmesini gerektirir. Bu tür karma tasarımlar 20. yüzyılda uzay mekikleri ve bazı roketli uçaklarla gerçekleşti ve kapsamlı mühendislik hesabı istedi. Dolayısıyla bu tasarımın Osmanlı ateşbazları tarafından deneme-yanılma ile geliştirilmiş olması çok düşük bir olasılıktır.

Ayrıca deniz üzerine inişin su ile karşılaşma riski, uçuşta kararlılığın korunması ve ateşleme anındaki yangın tehlikesi gibi pek çok sorun vardır. Bu nedenle bilim tarihçileri, anlatıdaki ayrıntıların ya çok abartılı olduğunu ya da çok daha basit bir gösterinin bu şekilde süslendiğini düşünür. Gösteri, örneğin havai fişek roketine bağlı bir düzeneğin havada gezdirilmesi biçiminde olabilir.

Kaynak eleştirisinin dersi

Lagari hikâyesi, tarihî bir iddiayı değerlendirirken sorulacak soruları öğretmesi açısından değerlidir: Kaynak kimdir, olayı kim anlatıyor, ne zaman yazılmış, başka doğrulama var mı, anlatının amacı ne? Bu sorular tarih yazıcılığının temel araçlarıdır. İbn Haldûn’un haber eleştirisi yaklaşımı bu bağlamda yol göstericidir; tarih yazıcılığı ve İbn Haldûn’un Mukaddime’si yazısı bu yöntemi açıklar.

Eleştirel değerlendirme

Lagari Hasan Çelebi’nin hikâyesi, dikkatle okunması gereken bir kültürel anlatıdır. Gerçekleşip gerçekleşmediği bilinmediği için, hikâyeyi “rivayete göre” diye aktarmak ve bilimsel katkı iddiasında bulunmamak doğru olur. Hikâye, Osmanlı kültüründe teknik merak ve cesaret imgesinin bir örneğidir. Hayatı için Lagari Hasan Çelebi’nin hayatı yazısına, kaynak eleştirisi için Hezârfen ve Lagari: Uçuş denemeleri gerçek mi? yazısına bakılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Lagari ilk astronot mu?

Hayır. Roketin varlığı bile kaynak sorunları nedeniyle kesin değildir; üstelik anlatılan uçuş uzaya çıkış değil, kısa süreli bir yükselme ve denize iniştir. Bu nedenle “ilk astronot” ifadesi abartılıdır.

Barutlu roketle insan uçurmak mümkün müydü?

17. yüzyıl barutlu roketlerinin itme gücü düzensizdi ve kontrolsüzdü. İnsan taşıyan bir düzenek için gereken güvenli ateşleme ve iniş sistemi o dönem teknolojisiyle çok zordu. Anlatılan olay bu yüzden şüpheyle karşılanır.

Osmanlı’da roket kullanıldı mı?

Evet. Roketler havai fişek ve savaş silahı olarak bilinirdi; ancak büyük çapta kullanımı Avrupa’da 19. yüzyılda Congreve roketleri ile görüldü. Osmanlı’da roket uygulamaları sınırlıydı.

Modern uzay çağına etkisi var mı?

Hayır. Modern roketçilik 20. yüzyılda Tsiolkovsky, Goddard ve Oberth gibi isimlerin çalışmalarına dayanır. Lagari anlatısının teknik bir etkisi yoktur.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Evliya Çelebi, Seyahatname, 1. Cilt; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Lagari Hasan Çelebi" maddesi; Frank H. Winter, The First Golden Age of Rocketry, 1990; Hassan al-Rammah, el-Furûsiyye ve'l-menâsıbü'l-harbiyye

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Evliya Çelebi, Seyahatname, 1. Cilt
  2. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Lagari Hasan Çelebi" maddesi
  3. Frank H. Winter, The First Golden Age of Rocketry, 1990
  4. Hassan al-Rammah, el-Furûsiyye ve'l-menâsıbü'l-harbiyye

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.