🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Peçe ve Burka: Mezhep Görüşleri ve Çağdaş Uygulamalar

Giyim, Kuşam ve GörünümGüncelleme: 14 Ağustos 202611 dk okuma

Peçe ve burka dinen farz mı, tercih mi? Dört mezhebin yüz ve eller konusundaki görüşleri, Hanefî ve Şâfiî ayrımı, çağdaş uygulamalar ve hukuki tartışmalar.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Konunun dayanağı: ayet ve hadisler
  • Dört mezhebin yaklaşımı
  • Çağdaş uygulamalar

Peçe ve burka, kadının yüzünü ya da bütün vücudunu örten giyim biçimleridir. Hanefî ve Mâlikî kaynaklarına göre kadının yüzü ve elleri avret değildir; Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde ise yüzü örtmeyi gerekli ya da tavsiye edilen görenler vardır. Dolayısıyla peçe, bazı mezheplerde zorunlu, çoğunlukla ise tercih edilebilir bir uygulamadır.

Konunun dayanağı: ayet ve hadisler

Nûr Suresi’nin 31. ayetinde kadınların zinetlerini, görünen kısmı dışında göstermemeleri ve başörtülerini göğüslerinin üzerine salmaları emredilir. Ahzâb Suresi’nin 59. ayetinde ise cilbablerini üzerlerine çekmeleri istenir. Alimler “görünen kısım” ifadesini yüz ve eller olarak yorumlayan bir grup ve onu da örtülü sayan bir grup olarak ikiye ayrılır. Hac ile ilgili rivayetlerde (Buhârî, Müslim) ihramlı kadının yüzünü örtmesi ve eldiven giymesinin yasaklanması, yüzün normal hâlde örtülmesinin yaygın bir uygulama olduğunu düşündüren delil olarak okunur; karşı görüş sahipleri ise bu hükmün yalnızca ihram için konulduğunu söyler.

Dört mezhebin yaklaşımı

Mezhep Yüz ve eller Not
Hanefî Avret değil; fitne korkusunda örtülmesi istenir Namazda yüz ve eller açık kalabilir; dışarıda fitne ihtimali halinde örtünmesi tavsiye edilir
Mâlikî Avret değil; genç kadınlarda fitne durumunda örtülmesi istenir Mezhepte yüzün örtülmesinin müstehap olduğu görüşü vardır
Şâfiî Namazda avret değil; yabancı erkeğe bakmak bakımından yüz avret sayılır Mu’temed görüşe göre yabancıya karşı yüzün örtülmesi gerekir; farklı kavilleri de var
Hanbelî Meşhur görüşe göre yabancıya karşı yüzün örtülmesi gerekir Mezhep içinde farklı görüşler ve çağdaş yorumlar bulunur

Bu tablo özet niteliğindedir; her mezhebin kaynaklarında ayrıntılar ve farklı kavillere rastlanır. Türkiye’de ağırlıklı olarak Hanefî mezhebi esas alındığından, Diyanet bu çerçevede yüz ve ellerin açık olmasının caiz olduğunu belirtir; örtünmeyi daha fazla tercih edenler için kapı kapalı değildir.

Çağdaş uygulamalar

Peçe (niqab), Körfez ülkelerinde, Pakistan’da ve bazı Afrika toplumlarında yaygındır. Afganistan’da ise burka, tarihi bir bölgesel giyim olarak bilinir ve zaman zaman siyasi düzenlemelerle zorunlu hâle getirilmiştir. Bu uygulamalar İslam’ın tek bir giyim biçimini dayattığı anlamına gelmez; yerel kültür ve fıkhî tercihlerin bileşimidir. Türkiye’de peçe ve burka az görülür; çoğu kadın başörtüsü ve uzun giysi ile örtünür. Başörtüsü bağlama şekilleri ve tesettür ölçüleri yazısı bu açıdan temel bir karşılaştırma sunar.

Tartışmalı alanlar: kimlik, güvenlik ve hukuk

Avrupa’nın bazı ülkelerinde kamusal alanda yüzü örten kıyafetler hukuken sınırlandırılmıştır. İslam hukuku açısından bu durum “zaruret” ve “kamu düzeni” ilkeleriyle değerlendirilir. Kimlik doğrulama, sınav, hastane ya da havalimanı gibi yerlerde kadının yüzünü gerektiğinde açması dinen caiz görülür. Bu tür durumlarda mümkünse kadın görevli tercih edilir. Bir kadının peçe takma tercihi ya da takmama tercihi de kişisel özgürlüğün bir parçası olarak ele alınmalıdır; hiç kimsenin başkasını peçe takmaya ya da çıkarmaya zorlama hakkı yoktur.

Hac ve umrede durum

İhramlı kadın, yüzünü doğrudan kaplayan peçe ve eldiven kullanamaz. Yabancı erkeklerin yanından geçerken bir örtüyü yüzüne sarkıtması ise, yüze değmeyecek şekilde yapılırsa caiz görülür. Bu ayrıntı, peçe konusunda sıkça yanlış bilinen noktalardan biridir. Ayrıntılar için ihram yazılarına başvurulabilir.

Namaz ve peçe

Namazda yüzün açık olması esastır; yüzü örtmek mekruh sayılabilir. Bu nedenle peçeli kadın namazda yüzünü açar. Burka giyen kadınlar için ise secde sırasında burnun ve alnın yere değmesi gerektiğinden aralıkların açılması gerekir. Cami cemaatinde peçeli kadın olması ibadete mani olmaz; erkeklerin bakışlarını kontrol etmesi gerekir.

Kimin tercihi, hangi gerekçe?

Peçe takmayı tercih eden kadınlar bunu çoğunlukla taklit ve takva gerekçesiyle yapar; bazıları Hz. Peygamber’in eşlerinin hâlini örnek alır, bazıları da çevrelerinin geleneğini sürdürür. Takmayan kadınlar ise Hanefî ve Mâlikî görüşünü esas alır. Her iki tercih de bir ictihada dayanır; birini diğerine üstün tutup karşı tarafı küçümsemek ya da eleştirmek, mezhepler arasındaki hoşgörü anlayışına aykırıdır. Kadınların tesettürüne dair tüm ölçüler için tesettür ölçüleri ve delilleri yazısına bakılabilir.

Başörtüsü ve yüz örtüsü ayrımı

Türkiye’de tartışmalar çoğunlukla başörtüsünün farz oluşu üzerinde yoğunlaşır; yüz örtüsü ise ayrı bir sorudur. Başın, saçın, boynun ve kolların örtülmesi dört mezhepte ittifakla gereklidir; ihtilaf yalnızca yüz ve eller bakımındandır. Bu ayrımı bilmek, hem peçe takanları hem de takmayanları haksız yere eleştirmekten korur. Başörtüsünün delilleri için başörtüsü farz ayetler ve alimlerin görüşleri yazısına bakılabilir. Avret yerlerinin kapsamını ayrıntılı görmek isteyenler için kadının tesettür sorumluluğu ve avret yerleri yazısı faydalıdır.

Sahabe dönemi ve klasik kaynaklarda uygulama

Hz. Peygamber döneminde kadınların bazıları yüzlerini örtmüş, bazıları açık bırakmıştır; hadis kaynaklarında kadınların alışveriş yaptığı, soru sorduğu ve ibadete katıldığı anlatılır. Müfessirler bu rivayetleri kendi mezhep anlayışlarına göre yorumlamışlardır. Taberî ve Râzî gibi müfessirlerin eserlerinde “görünen kısım”ın ne olduğuna dair iki grup görüş sıralanır. Bu zenginlik, konunun tek bir yoruma sıkıştırılamayacağını gösterir. Tarihte Osmanlı hanımları dışarı çıkarken yüzlerini kısmen örten yaşmak kullanmışlardır; bu da bölgesel bir uygulama olarak anılır.

Peçeli kadınlara karşı önyargı da, peçesiz kadınlara karşı yargı da aynı ölçüde yanlıştır. Kadının kendi iradesiyle verdiği karara saygı göstermek, İslam’ın kadına tanıdığı sorumluluk anlayışının gereğidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Peçe takmak farz mıdır?

Hanefî ve Mâlikî kaynaklarına göre kadının yüzü ve elleri avret değildir; fitne korkusu yoksa yüzün açık olması caizdir. Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde yüzün örtülmesine dair daha sıkı görüşler bulunur. Peçe, bu çerçevede farz olarak değil, mezhebe göre tercih ya da ihtiyat olarak anlatılır.

Burka ile peçe aynı şey midir?

Hayır. Peçe yüzü örten örtüdür; burka ise başın ve vücudun tamamını, gözler dahil bir ağla ya da aralıkla örten bir kıyafettir. Afganistan ve Pakistan’da yaygındır, Türkiye’de ise bilinmeyen bir giyim biçimidir.

Peçeli kadın kimlik tespitinde yüzünü açmalı mı?

Güvenlik ve hukuk gerektirdiği hallerde (kimlik kontrolü, sınav, hastane) kadının yüzünü açması zaruret ve ihtiyaç ilkesiyle caiz görülür; kadın görevli varsa onun tercih edilmesi ihtiyatlıdır.

Hac ve umrede peçe takılır mı?

İhramlı kadının yüzünü doğrudan kaplayan peçe takması yasaktır. Yabancı erkeklerin yanında olduğunda yüzü örten bir başlık, yüze değmeyecek şekilde sarkıtılabilir; mezheplerin ayrıntıları için ihram yazılarına bakılmalıdır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Nûr Suresi (24/31) ve Ahzâb Suresi (33/59); Buhârî, Hac ve Müslim, Hac (ihramlı kadının yüzünü örtmemesi rivayeti); İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr; Nevevî, el-Mecmû’; İbn Kudâme, el-Muğnî; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Tesettür", "Hicâb" ve "Avret" maddeleri

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 8 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Nûr Suresi (24/31) ve Ahzâb Suresi (33/59)
  2. Buhârî, Hac ve Müslim, Hac (ihramlı kadının yüzünü örtmemesi rivayeti)
  3. İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr; Nevevî, el-Mecmû’; İbn Kudâme, el-Muğnî
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Tesettür", "Hicâb" ve "Avret" maddeleri

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.