Yapay Zekâya Fıkhî Bakış: Fayda, Sorumluluk ve Sınırlar
Yapay zekâ araçlarının kullanımı dinen caiz mi? Fayda-zarar dengesi, emanet, doğruluk ve sorumluluk ilkeleriyle genel bir çerçeve ve farklı görüşler.
Yapay zekâ, kendi başına dinen yasaklı ya da zorunlu bir şey değildir; fıkıh, araçların hükmünü kullanım amacına ve sonucuna bağlar. Faydalı, doğru ve zarar vermeyen kullanım mubah sayılırken, aldatma, haksızlık ve mahremiyet ihlali için kullanım haramdır. Sorumluluk her zaman insandadır.
Araçların hükmü ve niyet
Fıkıh usulünde eşyada asıl olan mubahlıktır; yasaklayıcı bir delil bulunmadıkça bir şey haram kabul edilmez. Yapay zekâ da bu çerçevede bir araçtır. Araçlar ise vasıtalar gibi, ulaştırdıkları amaçla değerlendirilir: “Vasıtalar maksatların hükmünü alır” kaidesi, bir aracın hükmünün hedefine göre değiştiğini belirtir. Bir metin özetleyici ya da çeviri aracı yararlı bir iş görürken, aynı teknoloji dolandırıcılıkta kullanılırsa sorumluluk doğurur.
Fayda ve zarar dengesi
İslam hukukunun temel amaçlarından biri, insanın canını, aklını, malını, neslini ve dinini korumaktır. Yapay zekâ, tıpta teşhis desteği, erişilebilirlik araçları, eğitim ve çeviri gibi alanlarda bu amaçlara hizmet edebilir. Öte yandan yanıltıcı bilgi, mahremiyet ihlali, ayrımcılık ve bağımlılık gibi riskler de taşır. Âlimler, bu dengeyi “zararı gidermek, menfaati sağlamaktan önce gelir” kaidesiyle tartışır.
Doğruluk ve emanet
Kur’an, doğru söze ve şahitliği gizlememeye çağırır. Yapay zekânın ürettiği bilgi bazen hatalı ya da uydurma olabilir; bu bilgiyi doğrulamadan yaymak, sosyal medyada yalan haber yazısında anlatılan sorumluluğu doğurur. Peygamber, duyduğu her şeyi anlatmanın kişiye yalancı olarak yetmesini söyler (Müslim). Bu ilke, otomatik üretilen metinleri kontrolsüz paylaşanlar için de geçerli olur.
Mahremiyet ve veri
Kişisel verilerin eğitim ve kullanım süreçlerinde korunması, mahremiyet ilkesinin gereğidir. Başkasının sırrını ifşa etmek yasaktır. Kullanıcı, yapay zekâ araçlarına yazdığı kişisel veya başkasına ait bilgilerin nasıl işlendiğini öğrenmelidir. Kendi mahremiyetini gereksiz yere ifşa etmek de ihtiyat ilkesine aykırıdır.
Din alanında kullanım
Dinî soruların yapay zekâya sorulması, fetva ve sohbet robotları yazısında ayrıca ele alınır. Kur’an ve hadis yorumunda ortaya çıkan riskler ise ayrı bir yazıda işlenir. Mahremiyeti ve itibarı zedeleyen sahte içerikler için deepfake yazısı okunabilir. Yeni meselelerin değerlendirme yöntemi için güncel fıkıh meseleleri yazısına bakınız.
Sonuç
Yapay zekâ konusundaki fetva kurumları henüz gelişmekte olan görüşler üretmektedir. Okur, kendi kullanım şekli için güvenilir bir dinî kuruma başvurmalıdır. Diyanet, dijital çağda din hizmetleri konusunda yayımladığı görüşleri düzenli olarak güncellemektedir.
Toplumsal etki ve adalet
Yapay zekâ sistemleri, eğitildikleri verideki önyargıları devralabilir; işe alım, kredi değerlendirmesi veya güvenlik gibi alanlarda bazı grupları haksız biçimde dezavantajlı kılabilir. İslam ahlakı adaleti, kişinin yakınına veya uzağına karşı bile gözetmeyi emreder (Mâide Suresi, 5/8). Bu nedenle algoritmik kararların şeffaf, denetlenebilir ve itiraza açık olması, adalet ilkesinin teknolojideki karşılığı olarak savunulur.
Ayrıca bu araçların gücünün bir elde toplanması ve toplumsal gözetimde kötüye kullanılması riski de tartışılır. Fakihlerin genel eğilimi, teknolojik gelişmeyi yasaklamak yerine, ona hukuki ve ahlaki sınırlar çizmek yönündedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yapay zekâ kullanmak dinen caiz midir?
Teknolojinin kendisi mubah sayılır; hüküm kullanım amacına ve sonucuna göre değişir. Faydalı ve helal amaçla kullanım sorun görülmezken, aldatma, haksızlık ve zarar için kullanım yasaktır.
Yapay zekâ ürettiği içerikten kim sorumludur?
Fıkıh ilkelerine göre sorumluluk, aracı kullanan ve yayan insana aittir. Araç, kasıt ve irade sahibi olmadığından ahlaki bir fail sayılmaz.
Yapay zekâ insanın yerini alabilir mi?
Hesap verme ve ibadet gibi alanlar insana mahsustur. Bilgi ve işlem desteği sunan araç, insanın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Din görevlileri yapay zekâ kullanabilir mi?
Araştırma, çeviri ve düzenleme desteği olarak kullanılabilir; ancak hüküm ve yorum konusunda kaynakların doğrulanması gerekir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Maslahat" md.; TDV İslâm Ansiklopedisi, "İctihad" md.; Diyanet İşleri Başkanlığı, dijital çağ ve din hizmetleri yayınları (diyanet.gov.tr); Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, külliyat kaideleri
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Maslahat" md.
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "İctihad" md.
- Diyanet İşleri Başkanlığı, dijital çağ ve din hizmetleri yayınları (diyanet.gov.tr)
- Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, külliyat kaideleri
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.