Sadaka Verme Adabı: Gizli mi Açık mı Vermek Daha Faziletli?
Sadaka gizli mi verilmeli, açıktan mı? Başa kakmanın ve riyanın sadakayı nasıl boşa çıkardığını, Kur'an ve sünnetin öğrettiği sadaka adabını okuyun.
- Gizli sadakanın fazileti
- Açıktan vermenin yeri
- Sadakayı boşa çıkaran üç şey
Kısa cevap: Kur’an-ı Kerim her iki şekli de meşru görür, ancak nafile sadakada gizliliği daha hayırlı sayar: “Sadakaları açıktan verirseniz bu ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu sizin için daha hayırlıdır” (Bakara Suresi, 2/271). Âlimler bu ayeti şöyle yorumlamıştır: Farz olan zekâtın açıktan verilmesinde, başkalarını teşvik etmek ve töhmetten korunmak gibi faydalar vardır. Nafile sadakada ise gizlilik, hem vereni riyadan hem alanı mahcubiyetten korur. Her iki durumda da asıl ölçü, Allah rızasını gözetmek ve fakiri incitmemektir.
Gizli sadakanın fazileti
Peygamber Efendimiz, hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Allah’ın arşının gölgesinde barındıracağı yedi sınıf insanı sayarken bunlardan birinin “sağ elinin verdiğini sol eli bilmeyecek kadar gizli sadaka veren kimse” olduğunu bildirmiştir (Buhârî, Ezân 36; Müslim, Zekât 91). Buradaki mübalağalı ifade, iyiliğin insanlardan olduğu kadar kişinin kendi nefsinden bile saklanması, yani iyilikle övünmemesi gerektiğini anlatır.
Hz. Zeynelâbidîn’in geceleri sırtında un çuvalı taşıyarak Medine yoksullarının kapılarına bıraktığı, kimin bıraktığının ancak vefatından sonra anlaşıldığı tarih ve tabakat kitaplarında nakledilir. Osmanlı’daki “sadaka taşları” da veren ile alanın birbirini görmediği bir inceliğin ürünüdür.
Açıktan vermenin yeri
- Bir yardım kampanyasında öncülük ederek başkalarını teşvik etmek. Mudar kabilesinden yoksul bir topluluk Medine’ye geldiğinde bir sahabinin getirdiği kese diğerlerini harekete geçirmiş, Resûlullah da “Kim güzel bir çığır açarsa onun sevabını ve onunla amel edenlerin sevabını alır” buyurmuştur (Müslim, Zekât 69).
- Zekât gibi farz bir görevi yerine getirdiğini gizlemeye gerek olmaması.
- Çocuklara örnek olmak amacıyla onların gözü önünde vermek.
Açıktan verirken de teşhir edilen, verenin cömertliği olmalıdır; alanın yoksulluğu değil.
Sadakayı boşa çıkaran üç şey
Kur’an şöyle uyarır: “Ey iman edenler! Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı hâlde malını insanlara gösteriş için harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve incitmek suretiyle boşa çıkarmayın” (Bakara Suresi, 2/264). Ayet böyle kimsenin durumunu, üzerinde biraz toprak bulunan kaygan bir kayaya benzetir: Sağanak yağınca toprak gider, geriye çıplak kaya kalır.
- Men (başa kakma): Yapılan iyiliği hatırlatmak, “ben olmasam ne yapardın” demek.
- Eza (incitme): Küçümseyerek, azarlayarak, bekleterek, başkalarının yanında mahcup ederek vermek.
- Riya (gösteriş): Allah rızası için değil, “cömert desinler” diye vermek.
Bir önceki ayet ölçüyü koyar: “Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden eziyet gelen sadakadan daha hayırlıdır” (Bakara Suresi, 2/263). Peygamberimiz de Allah’ın kıyamet günü kendileriyle konuşmayacağı üç kişiden birinin, verdiğini başa kakan kimse olduğunu bildirmiştir (Müslim, Îmân 171).
Sadaka verirken gözetilecek adap
- Helal ve iyi maldan vermek: “Kendinizin göz yummadan alamayacağınız kötü şeyleri vermeye kalkışmayın” (Bakara Suresi, 2/267). Allah temizdir, ancak temiz olanı kabul eder (Müslim, Zekât 65).
- Sevdiğinden vermek: “Sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça iyiliğe eremezsiniz” (Âl-i İmrân Suresi, 3/92).
- Sağlıklıyken ve ihtiyaç hissederken vermek: En faziletli sadaka, kişinin sağlıklı, mala düşkün, fakirlikten korkar ve zenginliği umar hâldeyken verdiği sadakadır; can boğaza gelince “şu falanın” demek değil (Buhârî, Zekât 11; Müslim, Zekât 92).
- Yakından başlamak: Önce aile, akraba, komşu.
- Verdiğini küçük, alanı değerli görmek: Fakir, zenginin sevap kazanmasına vesile olan kişidir.
- İsteyeni azarlamamak: “İsteyeni sakın azarlama” (Duhâ Suresi, 93/10). Verilemeyecekse güzel bir sözle geri çevrilir.
- Dengeyi korumak: “Elini boynuna bağlayıp cimri olma; onu büsbütün açıp israf da etme” (İsrâ Suresi, 17/29).
Sosyal medyada yardım paylaşmak
Yardım faaliyetlerinin duyurulması, güven ve teşvik bakımından faydalı olabilir. Ancak yardım alan kişilerin, özellikle çocukların yüzlerinin gösterilmesi, evlerinin ve yoksulluklarının teşhir edilmesi, ayetteki “eza” kapsamına girer ve insan onuruna aykırıdır. Paylaşım yapılacaksa kişilerin kimliği gizlenmeli, vurgu ihtiyaca ve hizmete yapılmalıdır. Kişi kendi niyetini de yoklamalıdır: Beğeni ve takdir beklentisi ihlası zedeler.
Alan kişinin adabı
Sadaka adabı tek taraflı değildir. İhtiyacı olan kişinin, ihtiyacından fazlasını istememesi, aldığına teşekkür ve dua etmesi, imkâna kavuştuğunda kendisinin de vermesi güzel ahlakın gereğidir. Peygamberimiz “İnsanlara teşekkür etmeyen Allah’a da şükretmez” buyurmuştur (Ebû Dâvûd, Edeb 11; Tirmizî, Birr 35). Veren el ile alan el arasındaki bu karşılıklı incelik, toplumda sevgiyi çoğaltır.
Veren kişi de alandan teşekkür beklememeli, teşekkür edilmediğinde gücenmemelidir. Beklenti, farkında olmadan başa kakmanın kapısını aralar. İyiliği yapıp unutmak, karşılığını yalnızca Allah’tan ummak, sadaka adabının özüdür.
Sık Sorulan Sorular
Verdiğim sadakayı eşime veya çocuğuma anlatmam riya olur mu?
Övünme amacı taşımıyorsa olmaz. Aile bütçesi konusunda eşi bilgilendirmek veya çocuğa örnek olmak meşru amaçlardır.
Dilenciye para vermeli miyim?
İsteyeni azarlamamak esastır. Ancak İslam, ihtiyacı olmadığı hâlde dilenmeyi yasaklamıştır. Dilenciliğin istismar edildiğinden endişe edenler, sadakalarını gerçek ihtiyaç sahibi olduğunu bildikleri, istemekten çekinen kimselere yönlendirebilir (Bakara Suresi, 2/273).
Başa kaktığım bir sadaka için ne yapmalıyım?
Tövbe etmek, kırdığınız kişiden helallik dilemek ve bir daha anmamak gerekir. Allah’ın affı geniştir; yeni ve ihlaslı iyiliklerle telafi yoluna gidilir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/263-264, 2/267, 2/271, 2/273); Âl-i İmrân Suresi (3/92); İsrâ Suresi (17/29); Duhâ Suresi (93/10); Buhârî, Ezân 36; Zekât 11; Müslim, Zekât 65, 69, 91, 92; Îmân 171
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Bakara Suresi (2/263-264, 2/267, 2/271, 2/273)
- Âl-i İmrân Suresi (3/92)
- İsrâ Suresi (17/29)
- Duhâ Suresi (93/10)
- Buhârî, Ezân 36; Zekât 11
- Müslim, Zekât 65, 69, 91, 92; Îmân 171
İlgili Yazılar
Ahlak ve ManeviyatAyıp Örtmek: Settârlık Ahlakı ve Kusur Aramamanın Önemi
Başkasının ayıbını örtmenin fazileti nedir? Tecessüs yasağı, günahı ifşa etmenin zararı, sosyal medyada ayıp örtme ve örtülmemesi gereken…
AileEş Seçerken Nelere Dikkat Edilir? Hadisteki Dört Ölçü
Eş seçerken nelere dikkat edilmeli? Hadiste sayılan mal, soy, güzellik ve din ölçüleri ne anlama gelir, dindarlık nasıl…
AileMüslüman Olmayan Komşuya Karşı Sorumluluklar: Hediye, Ziyaret
Gayrimüslim komşunun hakları nelerdir? Hediyeleşme, bayram tebriği, hasta ziyareti, taziye ve ortak yaşamda İslam ahlakının ölçüleri.
Mübarek ZamanlarKandillerde Sadaka ve İnfak: Kime, Nasıl ve Ne Kadar Verilir?
Kandil gecelerinde sadaka vermenin fazileti, sadakanın öncelikli olarak kimlere verileceği, gizli ve açık sadaka dengesi ve pratik infak…
Ahlak ve ManeviyatAffetmek ve Bağışlamak: İslam’da Af ve Hoş Görme Ahlakı
Affetmek zayıflık mı, erdem mi? Kur'an'da afv ve safh kavramları, affetmenin fazileti, hakkını helal etmenin sınırı ve kin…
Ahlak ve ManeviyatŞükür Ahlakı: Nimete Şükür ve İnsanlara Teşekkür Etmek
Şükür nedir, nasıl yapılır? Kalp, dil ve bedenle şükrün yolları, insanlara teşekkür etmenin dinî değeri ve şükrün nimeti…