🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Zimem Defteri Geleneği: Ramazanda Gizlice Borç Ödemek

İslam Kültürü ve SanatıGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Minare Nedir? Minarenin Tarihi, Bölümleri, Şerefeleri ve İşlevi

Zimem defteri nedir, Ramazanda veresiye borçlarını gizlice ödeme geleneği nasıl doğdu? Anlamı, dinî dayanağı ve günümüzde nasıl yaşatılabileceği bu yazıda.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Zimem Kelimesinin Anlamı
  • Geleneğin Anlatılış Biçimi
  • Dinî Dayanakları

Zimem defteri, eski esnafın veresiye alışveriş yapan müşterilerin borçlarını yazdığı defterdir. Ramazan ayında varlıklı kimselerin bir bakkala veya kasaba girip tanımadıkları insanların bu defterdeki borçlarını, kim olduklarını sormadan ödemesi ve “Sil Allah kabul etsin” diyerek çıkması, Osmanlı toplumuna atfedilen ve bugün yeniden canlandırılan zarif bir hayır geleneğidir. Bu gelenekte hem veren hem alan birbirini bilmez; böylece yardım tam bir ihlasla yapılır ve ihtiyaç sahibinin onuru korunur.

Zimem Kelimesinin Anlamı

“Zimem”, Arapça “zimmet” kelimesinin çoğuludur ve “borçlar, yükümlülükler” anlamına gelir. Zimem defteri, esnafın müşterilerine olan alacaklarını kaydettiği defterdir. Halk arasında “veresiye defteri” diye de bilinir. Bugün bile pek çok mahalle bakkalında, özellikle geçim sıkıntısı çeken aileler için tutulan bu tür defterler bulunmaktadır.

Geleneğin Anlatılış Biçimi

Anlatılana göre Ramazan ayında, özellikle son on günde, hali vakti yerinde kimseler kendi mahallelerinden uzak semtlere giderdi. Bir bakkal veya kasap dükkânına girip esnaftan zimem defterini isterler, defterin ortasından veya sonundan birkaç sayfa seçerek “Şuradan şuraya kadar olan borçları sil, Allah kabul etsin” derler, ödemeyi yapıp kim olduklarını söylemeden ayrılırlardı. Bazı rivayetlerde, defterin başından ve sonundan değil ortasından ödenmesinin, esnafın kendi yakınlarını kayırma ihtimaline karşı bir tedbir olduğu anlatılır.

Borcu silinen aile, borcunun kim tarafından ödendiğini hiçbir zaman öğrenemezdi. Böylece yardım alan kişi minnet altında kalmaz, yardım eden de gösterişten uzak kalırdı. Bu geleneğin tarihî yaygınlığı konusunda kesin belgeler sınırlı olsa da Osmanlı toplumundaki yardımlaşma ruhunu yansıttığı ve halk hafızasında güçlü bir yer edindiği açıktır.

Dinî Dayanakları

Gizli sadakanın üstünlüğü

Kur’an-ı Kerim şöyle buyurur: “Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Eğer onları gizleyerek yoksullara verirseniz bu sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızın bir kısmını örter.” (Bakara Suresi, 2/271). Peygamber Efendimiz de kıyamet günü Allah’ın gölgesinde gölgelenecek yedi sınıf arasında “sağ elinin verdiğini sol eli bilmeyecek kadar gizli sadaka veren” kimseyi saymıştır (Buhârî, Ezân 36; Müslim, Zekât 91).

Borçluya kolaylık göstermek

Borçluya yardım etmek, İslam’da çok değerli bir amel olarak görülür. Kur’an’da “Eğer borçlu darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Borcu bağışlamanız ise eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır” buyrulur (Bakara Suresi, 2/280). Peygamberimiz de “Kim bir müminin dünya sıkıntılarından birini giderirse, Allah da onun kıyamet günü sıkıntılarından birini giderir. Kim darda olana kolaylık gösterirse Allah da ona dünyada ve ahirette kolaylık gösterir” buyurmuştur (Müslim, Zikir 38).

Zekâtın harcama yerleri

Borçlular, Kur’an’da zekât verilebilecek sekiz sınıftan biri olarak sayılır: “Sadakalar (zekâtlar) ancak yoksullar, düşkünler, zekât toplayan memurlar, kalpleri İslam’a ısındırılacak olanlar, köleler, borçlular, Allah yolunda olanlar ve yolda kalmışlar içindir.” (Tevbe Suresi, 9/60). Bu yüzden zimem defterinden borç ödemek, şartları uygunsa zekât niyetiyle de yapılabilir.

Zekât Niyetiyle Borç Öderken Dikkat

Zimem defterinden borç ödemek zekât niyetiyle yapılacaksa bazı hususlara dikkat etmek gerekir:

  • Borcu ödenen kişinin zekât alabilecek durumda, yani borcunu ödeyemeyecek kadar sıkıntıda olması gerekir.
  • Hanefi mezhebine göre zekâtta temlik, yani zekâtın ihtiyaç sahibine mal edilmesi esastır. Borçlunun izni veya haberi olmadan onun borcunu doğrudan alacaklıya ödemek, bazı âlimlere göre zekât yerine geçmez. İhtiyatlı olan, bu şekilde yapılan ödemeyi genel sadaka niyetiyle yapmak, zekâtı ise ihtiyaç sahibine doğrudan vermek veya onun vekâletiyle ödemektir.
  • Zekât niyeti ödeme anında bulunmalıdır.
  • Borç, lüks tüketim için değil temel ihtiyaçlar için yapılmış olmalıdır.

Bu konuda tereddüt yaşayanlar, zimem defteri ödemelerini sadaka niyetiyle yapıp zekâtı ayrıca vermeyi tercih edebilir.

Günümüzde Zimem Defteri

Son yıllarda zimem defteri geleneği Türkiye’nin pek çok şehrinde yeniden canlanmıştır. Özellikle Ramazan aylarında sosyal medyada paylaşılan hikâyeler, insanları mahalle bakkallarına gidip tanımadıkları kişilerin borçlarını ödemeye teşvik etmektedir. Bazı belediyeler ve dernekler de bu geleneği kurumsal hâle getirerek esnafla iş birliği içinde veresiye borçlarının ödenmesine aracılık etmektedir.

Geleneği bugün yaşatmak isteyenler için bazı öneriler şunlardır:

  1. Kendi mahallenizden uzak bir semtteki bakkal veya fırına gidin; böylece tanınma ihtimali azalır.
  2. Esnafın güvenilir olmasına dikkat edin ve defterde gerçekten temel ihtiyaçlar için borçlanmış aileleri önceliklendirmesini rica edin.
  3. Kimliğinizi söylemeyin, fotoğraf ve video çekmeyin; sosyal medyada paylaşmayın.
  4. Esnafa, borcu silinen aileye de ödemeyi yapanın kimliğini söylememesini hatırlatın.
  5. Bu hayrı Ramazan ile sınırlamayın; yıl boyunca da yapılabilir.

Geleneğin Öğrettikleri

Zimem defteri, İslam’ın yardım anlayışının özünü güzel bir şekilde özetler: Yardım, alanın onurunu zedelemeden, verenin nefsini şişirmeden yapılmalıdır. Günümüzde yardımların çoğu zaman kamera önünde yapıldığı, ihtiyaç sahiplerinin mahcup edildiği bir dönemde bu gelenek, ihlasın ve inceliğin ne kadar değerli olduğunu hatırlatır. Toplumda güveni, dayanışmayı ve kardeşliği güçlendiren böyle bir adet, küçük bir defter aracılığıyla büyük bir merhamet ağı örer.

Sık Sorulan Sorular

Zimem defteri geleneği gerçekten Osmanlı’da var mıydı?

Gelenek, Osmanlı dönemine atfedilen ve halk hafızasında güçlü biçimde yaşayan bir uygulamadır. Yaygınlığı hakkında belgeler sınırlı olsa da gizli yardım anlayışı Osmanlı toplumunda köklüdür.

Borç ödemek sadaka sayılır mı?

Evet. İhtiyaç sahibi birinin borcunu ödemek, en değerli sadakalardandır ve sevabı umulur.

Zimem defteri ödemesi fitre yerine geçer mi?

Fitrenin de ihtiyaç sahibine temlik edilmesi esastır. İhtiyatlı olan, fitreyi doğrudan ihtiyaç sahibine vermektir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/271, 280); Tevbe Suresi (9/60); Buhârî, Ezân 36; Müslim, Zekât 91; Müslim, Zikir 38

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Bakara Suresi (2/271, 280)
  2. Tevbe Suresi (9/60)
  3. Buhârî, Ezân 36; Müslim, Zekât 91
  4. Müslim, Zikir 38

İlgili Yazılar