🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Dilin Afetleri Nelerdir? Mâlâyânî ve Boş Sözden Korunmak

Ahlak ve ManeviyatGüncelleme: 21 Eylül 20268 dk okuma

Haset ile Gıpta Arasındaki Fark Nedir? Kıskançlığın Ölçüsü

Dilin afetleri nelerdir? Gazzâlî'nin saydığı dil hastalıklarını, mâlâyânî yani boş sözün zararını ve dili korumanın yollarını ayet ve hadislerle anlattık.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Küçük Organ, Büyük Sorumluluk
  • Başlıca Dil Afetleri
  • Mâlâyânî: Günah Olmayan Ama Kaybettiren Söz

Dilin afetleri; yalan, gıybet, koğuculuk, iftira, alay, kötü söz, boş konuşma (mâlâyânî), gereksiz tartışma, sır ifşası ve yalan yemin gibi sözle işlenen günah ve kusurlardır. İmam Gazzâlî İhyâ‘da bunları yirmi başlıkta toplar. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bütün bu afetlere karşı tek cümlelik bir ölçü vermiştir: “Allah’a ve âhiret gününe iman eden ya hayır söylesin ya da sussun” (Buhârî, Edeb 31; Müslim, Îmân 74).

Küçük Organ, Büyük Sorumluluk

Kur’an-ı Kerim, ağızdan çıkan her sözün kayda geçtiğini bildirir: “İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında onu kaydeden hazır bir melek bulunmasın” (Kâf Suresi, 50/18). Peygamberimiz bir defasında Muâz b. Cebel’e (r.a.) İslam’ın esaslarını saydıktan sonra “Bütün bunların özünü sana söyleyeyim mi?” demiş, kendi dilini tutarak “Şuna sahip ol!” buyurmuştur. Muâz “Konuştuklarımızdan da hesaba çekilecek miyiz?” diye sorunca Efendimiz “İnsanları yüzüstü cehenneme sürükleyen, dillerinin ürünlerinden başka nedir ki?” cevabını vermiştir (Tirmizî, Îmân 8; İbn Mâce, Fiten 12).

Bir başka hadiste şöyle buyurulur: “Kim bana iki çenesi arasındaki ile iki bacağı arasındakini koruma sözü verirse ben de ona cenneti garanti ederim” (Buhârî, Rikâk 23). Yine Buhârî’nin rivayetine göre kul, üzerinde düşünmeden Allah’ın hoşnut olmadığı bir söz söyler de o söz yüzünden cehennemin derinliklerine yuvarlanır (Buhârî, Rikâk 23; Müslim, Zühd 49-50).

Başlıca Dil Afetleri

  • Yalan ve yalan yemin.
  • Gıybet ve iftira: Kişide olanı gıyabında söylemek gıybet, olmayanı söylemek iftiradır (Müslim, Birr 70).
  • Nemîme: Ara bozmak için laf taşımak.
  • Alay ve kötü lakap (Hucurât Suresi, 49/11).
  • Sövme, lanet ve kaba söz: “Mümin; insanları karalayan, lanet eden, çirkin ve hayâsız konuşan kimse değildir” (Tirmizî, Birr 48).
  • Mirâ ve cedel: Üstün gelmek için tartışmak.
  • Sır ifşası: Meclislerde konuşulanlar emanettir (Ebû Dâvûd, Edeb 32).
  • Yüze karşı aşırı övgü (medih): Peygamberimiz, yanında bir başkasını aşırı öven kişiye “Arkadaşının boynunu kopardın” buyurmuştur (Buhârî, Edeb 54; Müslim, Zühd 65).
  • Bilmeden dinî konularda konuşmak: “Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme” (İsrâ Suresi, 17/36).
  • Mâlâyânî: Ne dünyaya ne âhirete faydası olan boş söz.

Mâlâyânî: Günah Olmayan Ama Kaybettiren Söz

“Mâlâyânî”, kişiyi ilgilendirmeyen, faydası olmayan söz ve iş demektir. Peygamberimiz (s.a.v.) “Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyi terk etmesi, Müslümanlığının güzelliğindendir” buyurmuştur (Tirmizî, Zühd 11; İbn Mâce, Fiten 12). İmam Nevevî bu hadisi, İslam’ın temelini oluşturan birkaç hadisten biri sayar.

Boş söz çoğu zaman haram değildir; ama üç bakımdan zarar verir. Birincisi, ömür sermayesini tüketir; o sürede bir zikir, bir hayırlı söz söylenebilirdi. İkincisi, kalbi dağıtır ve katılaştırır. Üçüncüsü, günaha köprü olur; boş konuşma uzadıkça söz gıybete, abartıya ve yalana kayar. Kur’an, kurtuluşa eren müminlerin vasfını sayarken namazda huşûdan hemen sonra şunu zikreder: “Onlar boş şeylerden yüz çevirirler” (Mü’minûn Suresi, 23/3).

Gazzâlî mâlâyânîye şu örnekleri verir: Kimseye faydası olmayan yolculuk hatıralarını uzun uzun anlatmak, karşıdakini ilgilendirmeyen ayrıntıları sormak, “Nereden geliyorsun, oruçlu musun?” gibi muhatabı yalana veya riyaya itebilecek sorular yöneltmek. Bugün bunlara amaçsız yazışmaları, faydasız tartışma yorumlarını ve her konuda fikir beyan etme alışkanlığını ekleyebiliriz.

Susmanın Fazileti ve Sınırı

“Susan kurtulur” hadisi (Tirmizî, Kıyâmet 50) susmanın selamet olduğunu bildirir. Hz. Ebû Bekir’in (r.a.) dilini tutup “Beni tehlikelere sokan işte budur” dediği nakledilir (Muvatta’, Kelâm 12). Ancak susmak her zaman fazilet değildir. Hakkın söylenmesi gereken yerde susmak, zulme sessiz kalmak, şahitliği gizlemek günahtır (Bakara Suresi, 2/283). Ölçü şudur: Söz hayırsa söylenir, değilse susulur. Hayırlı söz ise susmaktan üstündür; güzel söz sadakadır (Buhârî, Edeb 34; Müslim, Zekât 56).

Dili Korumak İçin Pratik Ölçüler

  1. Üç süzgeç: Konuşmadan önce sormak: Doğru mu? Faydalı mı? Şimdi ve burada söylenmesi gerekli mi?
  2. Az ve öz konuşmak: Peygamberimizin sözleri sayılabilecek kadar az ve açıktı (Buhârî, Menâkıb 23; Müslim, Zühd 71).
  3. Dili zikre alıştırmak: “Dilin Allah’ı zikirden ıslak kalsın” (Tirmizî, Daavât 4). Boş kalan dil boş söze kayar.
  4. Öfkeliyken ve yorgunken konuşmayı ertelemek.
  5. Yazılı söz de sözdür: Mesaj, yorum ve paylaşım da aynı hesaba tabidir; göndermeden önce bir kez daha okumak.
  6. Meclis kefareti duasını okumak: Bir meclisten kalkarken “Sübhâneke’llâhümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ente, estağfirüke ve etûbü ileyk” diyen kimsenin o mecliste olanlarının bağışlanacağı bildirilmiştir (Ebû Dâvûd, Edeb 27; Tirmizî, Daavât 39).
  7. Dil sürçtüğünde hemen telafi etmek: İstiğfar etmek, kırılan varsa özür dilemek.

Dil Kalbin Aynasıdır

Dilin afetleri aslında kalp hastalıklarının dışa vurumudur: Gıybetin arkasında haset veya kibir, övünmenin arkasında ucub, yalanın arkasında korku veya menfaat vardır. Bu yüzden dili korumak yalnızca “ağzı kapatmak” ile olmaz; kalbi arındırmak gerekir. Bir rivayette kulun kalbi doğru olmadıkça imanının, dili doğru olmadıkça kalbinin doğru olmayacağı bildirilir (Ahmed b. Hanbel, Müsned). İkisi birbirini besler: Temiz kalp dili güzelleştirir, korunan dil kalbi temiz tutar.

Sık Sorulan Sorular

Sohbet etmek, havadan sudan konuşmak günah mı?

Değildir. Hâl hatır sormak, gönül almak, meşru ölçüde sohbet ve şaka insani ihtiyaçlardır ve niyete göre sevap da olabilir. Sakınılması gereken, sohbetin günaha kayması ve ömrün büyük kısmını kaplayan faydasız konuşmadır.

Ağzımdan istemeden kötü söz çıkıyor, ne yapmalıyım?

Alışkanlık, zıddını alıştırmakla kırılır. Kötü söz çıktığında hemen istiğfar etmek, yerine güzel bir söz koymak ve kötü sözün yaygın olduğu ortam ve içeriklerden uzak durmak zamanla dili düzeltir.

İnternette yorum yazmak da dilin sorumluluğuna girer mi?

Evet. Yazı, sözün kalıcı hâlidir. Hakaret, iftira, alay ve doğrulanmamış bilgi paylaşımı, sözle yapıldığında ne hüküm taşıyorsa yazıyla yapıldığında da aynı hükmü taşır; hatta yayıldığı ve silinmediği için vebali daha büyük olabilir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kâf Suresi (50/18); Mü'minûn Suresi (23/3); İsrâ Suresi (17/36); Buhârî, Edeb 31; Müslim, Îmân 74; Tirmizî, Îmân 8; Buhârî, Rikâk 23; Tirmizî, Zühd 11; Kıyâmet 50; Birr 48; Ebû Dâvûd, Edeb 27, 32; Gazzâlî, İhyâü Ulûmi'd-Dîn, Âfâtü'l-lisân bölümü

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Kâf Suresi (50/18)
  2. Mü'minûn Suresi (23/3)
  3. İsrâ Suresi (17/36)
  4. Buhârî, Edeb 31; Müslim, Îmân 74
  5. Tirmizî, Îmân 8
  6. Buhârî, Rikâk 23
  7. Tirmizî, Zühd 11; Kıyâmet 50; Birr 48
  8. Ebû Dâvûd, Edeb 27, 32
  9. Gazzâlî, İhyâü Ulûmi'd-Dîn, Âfâtü'l-lisân bölümü

İlgili Yazılar