🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Peygamberimizin Konuşma Adabı: Nasıl Konuşur, Nasıl Dinlerdi?

Hadis ve SünnetGüncelleme: 21 Eylül 20268 dk okuma

Peygamberimiz Nasıl Uyurdu? Uyku Sünnetleri ve Yatma Adabı

Peygamberimiz ağır ağır, tane tane ve az konuşur; söz kesmez, kimseyi kırmazdı. Konuşma ve dinleme adabını, dilin afetlerini hadisler ışığında okuyun.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Konuşmasının Özellikleri
  • Dinleme Adabı
  • Dilin Afetlerinden Sakındırması

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tane tane, anlaşılır ve ölçülü konuşur; gerektiğinde önemli sözü üç defa tekrar eder, kimsenin sözünü kesmez, kötü söz söylemez, muhatabına bütün bedeniyle yönelirdi. Hz. Âişe onun konuşmasını “Siz gibi hızlı hızlı konuşmazdı; öyle konuşurdu ki sayan kimse kelimelerini sayabilirdi” diye tarif eder (Buhârî, Menâkıb 23; Müslim, Zühd 71). Konuşma adabının özü şu hadistedir: “Allah’a ve ahiret gününe inanan ya hayır söylesin ya da sussun” (Buhârî, Edeb 31; Müslim, Îmân 74).

Konuşmasının Özellikleri

Az ve öz konuşurdu

“Bana cevâmiu’l-kelim (az sözle çok mana ifade etme özelliği) verildi” buyurmuştur (Buhârî, Cihâd 122; Müslim, Mesâcid 5-6). “Ameller niyetlere göredir”, “Din nasihattir”, “Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur” gibi birkaç kelimelik hadisler, ciltlerce açıklamaya kaynak olmuştur.

Anlaşılır konuşur, gerektiğinde tekrar ederdi

Enes b. Mâlik, “Resûlullah bir söz söylediğinde, iyice anlaşılsın diye üç defa tekrar ederdi” der (Buhârî, İlim 30). Bu tekrar her söz için değil, önemli ve anlaşılması gereken hususlar içindi.

Muhatabın seviyesine göre konuşurdu

Bedevîye onun anlayacağı sadelikte, çocuğa çocuğun diliyle, heyetlere kendi lehçelerinden kelimelerle hitap ettiği nakledilir. Hz. Ali’nin “İnsanlara anlayacakları şekilde konuşun” sözü (Buhârî, İlim 49) bu nebevî yöntemin özetidir.

Sesini ölçülü kullanırdı

Kur’an Lokman’ın diliyle “Sesini alçalt” buyurur (Lokmân Suresi, 31/19). Peygamberimiz çarşıda pazarda bağırıp çağıran biri değildi (Buhârî, Büyû 50). Hutbede ise konunun önemine göre sesi yükselir, heyecanı yüzünden okunurdu (Müslim, Cum’a 43).

Beden diliyle desteklerdi

Konuşurken muhatabına sadece başıyla değil bütün vücuduyla dönerdi. Bir şeyi anlatırken parmaklarıyla işaret eder, çizgiler çizerek konuyu somutlaştırırdı (Buhârî, Rikâk 4). Kızdığı yüzünden anlaşılır, ama ağzından kırıcı söz çıkmazdı.

Dinleme Adabı

  • Kendisiyle konuşan kişi sözünü bitirmeden araya girmezdi.
  • Meclisinde herkese söz hakkı tanır, en son konuşanı da ilk konuşan gibi dikkatle dinlerdi.
  • Kulağına bir şey söylemek için eğilen kimseden, o çekilmedikçe başını çekmezdi (Ebû Dâvûd, Edeb 5).
  • Üç kişinin bulunduğu yerde ikisinin fısıldaşmasını, üçüncüyü üzeceği için yasaklamıştır (Buhârî, İsti’zân 47; Müslim, Selâm 37). Bugün, bir toplulukta başkalarının anlamadığı bir dilde konuşmak veya sürekli telefonla ilgilenmek de aynı kırgınlığa yol açar.

Dilin Afetlerinden Sakındırması

Muâz b. Cebel’e dinin temellerini saydıktan sonra dilini tutup “Şuna sahip ol” buyurmuş; Muâz’ın “Konuştuklarımızdan da sorguya çekilecek miyiz?” sorusuna “İnsanları yüzüstü cehenneme sürükleyen, dillerinin ürünlerinden başka nedir?” diye cevap vermiştir (Tirmizî, Îmân 8; İbn Mâce, Fiten 12). Hadislerde özellikle sakındırılan söz hataları şunlardır:

  1. Yalan: “Yalan kötülüğe, kötülük cehenneme götürür” (Buhârî, Edeb 69; Müslim, Birr 103-105). Şaka yollu yalan da buna dâhildir.
  2. Gıybet ve söz taşıma: “Söz taşıyan cennete giremez” (Buhârî, Edeb 50; Müslim, Îmân 168-170).
  3. Lanet ve kötü söz: “Mümin; yaralayıcı, lanetçi, çirkin ve hayâsız sözlü değildir” (Tirmizî, Birr 48).
  4. Her duyduğunu aktarmak: “Kişiye yalan olarak her duyduğunu söylemesi yeter” (Müslim, Mukaddime 5). Bu hadis, sosyal medyada doğrulamadan paylaşım yapmanın sorumluluğunu da hatırlatır.
  5. Boş ve uzun konuşma, lafı eğip bükme: Yapmacık, övünmek için ağız dolusu konuşanlar kınanmıştır (Tirmizî, Birr 71).
  6. Yüze karşı aşırı övgü: Birini yüzüne karşı aşırı öven kimseye “Arkadaşının boynunu kopardın” buyurmuştur (Buhârî, Edeb 54; Müslim, Zühd 65).
  7. Tartışmada ısrar: “Haklı olduğu hâlde tartışmayı bırakan kimseye cennetin kenarında bir köşk verileceğine kefilim” (Ebû Dâvûd, Edeb 7).

Güzel Söz Sadakadır

“Güzel söz sadakadır” (Buhârî, Edeb 34; Müslim, Zekât 56). “Bir hurmanın yarısıyla da olsa ateşten korunun; onu da bulamayan güzel bir sözle korunsun” (Buhârî, Edeb 34; Müslim, Zekât 68). Kur’an da “İnsanlara güzel söz söyleyin” (Bakara Suresi, 2/83) ve “Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler” (İsrâ Suresi, 17/53) buyurur. Peygamberimiz insanlara en güzel isimleriyle hitap eder, kötü anlamlı isimleri güzelleriyle değiştirir (Müslim, Âdâb 14-15), hata yapanı toplum içinde teşhir etmeden “Bazılarına ne oluyor ki…” diyerek genel bir dille uyarırdı (Buhârî, Edeb 72; Müslim, Fezâil 127-128).

Öfkeliyken Konuşmamak

Kendisinden nasihat isteyen sahabîye tekrar tekrar “Öfkelenme” buyurmuştur (Buhârî, Edeb 76). “Biriniz öfkelendiğinde sussun” (Ahmed b. Hanbel, Müsned; Buhârî, el-Edebü’l-Müfred) tavsiyesi, en çok pişmanlık duyulan sözlerin öfke anında söylendiğini bilen bir terbiyedir. Öfkelenen kimsenin ayaktaysa oturması, geçmezse uzanması (Ebû Dâvûd, Edeb 3) ve abdest alması da tavsiye edilmiştir.

Bugün İçin Beş Ölçü

  1. Konuşmadan önce üç soru: Doğru mu? Gerekli mi? Kırıcı mı?
  2. Karşınızdaki konuşurken telefonu bırakın ve yüzünüzü ona dönün.
  3. Yazılı iletişimde de aynı adaba uyun; yüz yüze söyleyemeyeceğiniz sözü yazmayın.
  4. Meclisten kalkarken kefâretü’l-meclis duasını okuyun: “Sübhâneke’llâhümme ve bi-hamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ente, estağfiruke ve etûbü ileyk” (Tirmizî, Deavât 39; Ebû Dâvûd, Edeb 27).
  5. Susmanın da bir cevap olduğunu unutmayın; her tartışmaya girmek zorunda değilsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Az konuşmak her zaman faziletli midir?

Ölçü az konuşmak değil, hayır konuşmaktır. İlim öğretmek, nasihat, gönül almak, aileyle sohbet etmek gibi hayırlı konuşmalar sevaptır. Susulması gereken yerde konuşmak kadar, hakkın söylenmesi gereken yerde susmak da yanlıştır.

“Söz gümüşse sükût altındır” hadis midir?

Hayır, bu bir atasözüdür. Hz. Lokman’a veya Hz. Süleyman’a nispet edilerek nakledilir; Peygamberimize ait sahih bir hadis değildir. Anlamı ise “ya hayır söylesin ya sussun” hadisiyle uyumludur.

Şaka yaparken yalan söylemek caiz midir?

Caiz değildir. “İnsanları güldürmek için yalan söyleyene yazıklar olsun” buyrulmuştur (Ebû Dâvûd, Edeb 80; Tirmizî, Zühd 10). Peygamberimiz şaka yapar, fakat şakasında da yalnız doğruyu söylerdi.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Edeb 31, 34, 50, 54, 69, 72, 76; Menâkıb 23; İlim 30, 49; Müslim, Îmân 74; Zühd 65, 71; Birr 103-105; Mukaddime 5; Tirmizî, Îmân 8; Birr 48, 71; Deavât 39; Ebû Dâvûd, Edeb 3, 5, 7, 27, 80; Lokmân Suresi (31/19); İsrâ Suresi (17/53)

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Buhârî, Edeb 31, 34, 50, 54, 69, 72, 76; Menâkıb 23; İlim 30, 49
  2. Müslim, Îmân 74; Zühd 65, 71; Birr 103-105; Mukaddime 5
  3. Tirmizî, Îmân 8; Birr 48, 71; Deavât 39
  4. Ebû Dâvûd, Edeb 3, 5, 7, 27, 80
  5. Lokmân Suresi (31/19)
  6. İsrâ Suresi (17/53)

İlgili Yazılar