Anne Babaya “Öf” Bile Dememek: İsrâ 23. Ayet Ne Anlatıyor?
İsrâ Suresi 23-24. ayetlerde geçen "öf bile deme" emri ne anlama gelir? Ayetin beş öğüdü, günlük hayattaki karşılığı ve sık sorulan sorular.
- Ayetin Metni ve Bağlamı
- Neden Özellikle Yaşlılık Anılıyor?
- Ayetteki Beş Öğüt
İsrâ Suresi’nin 23. ayetindeki “onlara öf bile deme” emri, anne babaya karşı en küçük bıkkınlık ve küçümseme ifadesinin dahi yasaklandığını bildirir. Ayet yalnızca “öf” kelimesini değil; iç çekmeyi, göz devirmeyi, azarlamayı, ses yükseltmeyi, kısacası anne babayı inciten her tavrı kapsar. Yasak en hafif olandan başlatılmıştır ki daha ağır olanların hükmü kendiliğinden anlaşılsın.
Ayetin Metni ve Bağlamı
Yüce Allah şöyle buyurur:
Rabbin, yalnız kendisine kulluk etmenizi ve anne babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlılık çağına ulaşırsa sakın onlara “öf” bile deme, onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle. Onlara merhametle tevazu kanadını indir ve de ki: “Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl yetiştirdilerse sen de onlara öyle merhamet et.” (İsrâ Suresi, 17/23-24)
Dikkat çeken ilk nokta, anne babaya iyiliğin Allah’a kulluk emrinin hemen ardından zikredilmesidir. Aynı sıralama Bakara Suresi (2/83), Nisâ Suresi (4/36) ve En’âm Suresi’nde (6/151) de görülür. Bu, anne baba hakkının dindeki yerinin ne kadar yüksek olduğunu gösterir: Varlığımızın gerçek sahibi Allah’tır; dünyaya gelişimize vesile kıldığı kimseler ise anne babamızdır.
Neden Özellikle Yaşlılık Anılıyor?
Ayette “senin yanında yaşlılık çağına ulaşırsa” kaydı yer alır. Anne babaya iyilik her yaşta farzdır; fakat yaşlılık, sabrın en çok sınandığı dönemdir. İnsan yaşlandıkça gücü azalır, aynı şeyi tekrar tekrar sorabilir, hassaslaşır, bakıma muhtaç hâle gelebilir. Roller değişir: Bir zamanlar bakan, artık bakılan olur. “Senin yanında” ifadesi de yaşlı anne babanın evladın himayesinde, onun gözetiminde bulunmasının tabii bir durum olduğuna işaret eder.
Genç ve güçlü anne babaya saygı göstermek çoğu zaman kolaydır. Asıl imtihan, onların bize ihtiyaç duyduğu, bizim ise iş güç telaşında olduğumuz zamanda başlar. Ayet tam da bu ana seslenir.
Ayetteki Beş Öğüt
Müfessirler bu iki ayette birbirini tamamlayan beş ayrı emir bulunduğuna dikkat çekerler:
- “Öf” bile deme: Bıkkınlık, usanç ve küçümseme bildiren söz ve mimiklerden uzak dur.
- Onları azarlama: Yanlış yaptıklarını düşünsen bile sert çıkışma, sesini yükseltme.
- Güzel söz söyle: Yalnızca kötü sözden kaçınmak yetmez; gönül alan, değer verdiğini hissettiren bir dil kullan.
- Tevazu kanadını indir: Kuşun yavrusunu kanadının altına alması gibi onları şefkatle kuşat; bilgin, makamın, paran seni onların karşısında büyüklenmeye götürmesin.
- Onlar için dua et: Gücünün yetmediği yerde onları Allah’ın rahmetine emanet et.
“Öf” Günlük Hayatta Nasıl Karşımıza Çıkar?
Bugün “öf” çoğu zaman bir kelime olarak değil, bir tavır olarak ortaya çıkar. Annenin aynı soruyu üçüncü kez sormasına “Söyledim ya!” diye cevap vermek, babanın anlattığı hatırayı dinlerken telefona bakmak, teknolojiyi kullanamadıkları için alay etmek, arandığında isteksiz ve kestirip atan bir sesle konuşmak ayetin yasakladığı alanın içindedir. Hz. Peygamber (s.a.s.) büyük günahları sayarken Allah’a ortak koşmanın hemen ardından anne babaya isyan etmeyi ve onları incitmeyi zikretmiştir (Buhârî, Edeb 6; Müslim, Îmân 143).
Bununla birlikte ayet, evladın duygularını yok saymaz. İnsan yorulabilir, bunalabilir. Hemen ardından gelen ayette şöyle buyrulur: “Rabbiniz içinizdekini en iyi bilendir. Siz iyi kimseler olursanız, şüphesiz O, tövbeye yönelenleri çok bağışlayandır.” (İsrâ Suresi, 17/25). Yani niyeti iyi olduğu hâlde bir anlık zaafla kırıcı davranan kimse için kapı kapanmamıştır: Hemen gönül almak, özür dilemek ve tövbe etmek gerekir.
Güzel Söz Nasıl Olur?
Ayetteki “kavl-i kerîm” ifadesi; saygılı, cömert, karşıdakini onurlandıran söz demektir. Bunu hayata geçirmenin bazı yolları şunlardır:
- Hitap ederken “anneciğim, babacığım” gibi sevgi ve hürmet bildiren ifadeler kullanmak.
- Fikirlerine katılmasak da “Haklısın ama şöyle de düşünebilir miyiz?” diyerek yumuşak bir üslup seçmek.
- Anlattıklarını sözlerini kesmeden dinlemek, tecrübelerine değer verdiğimizi göstermek.
- Yaptıkları iyilikleri zaman zaman dile getirip teşekkür etmek.
- Başkalarının yanında onları mahcup edecek düzeltmelerden kaçınmak.
Duanın Yeri
Ayet, “Rabbim, onlara merhamet et” duasıyla biter. Bu dua hem hayatta olan hem de vefat etmiş anne baba için yapılır. İbrahim Suresi’nde (14/41) Hz. İbrahim’in, Nûh Suresi’nde (71/28) Hz. Nuh’un anne babaları için yaptıkları dualar da Kur’an’da bize örnek olarak aktarılır. Evlat, anne babasının emeğini hiçbir zaman tam olarak ödeyemeyeceğini bilir; dua, bu aczin itirafı ve vefanın en kalıcı biçimidir.
Sık Sorulan Sorular
Anne babam haksız olduğunda da mı “öf” diyemem?
Haksız olduklarını düşünmek ve bunu uygun bir dille ifade etmek yasak değildir. Yasak olan; azarlamak, küçümsemek ve incitmektir. Hz. İbrahim’in, putlara tapan babasına “Babacığım” diye hitap ederek hakikati anlatması (Meryem Suresi, 19/41-47) bunun en güzel örneğidir.
İstemeden kırıcı konuştum, ne yapmalıyım?
Vakit geçirmeden özür dilemek, gönüllerini almak ve Allah’tan bağışlanma istemek gerekir. İsrâ Suresi 25. ayet, samimi olarak dönenler için Allah’ın çok bağışlayıcı olduğunu müjdeler.
Bu ayet yalnızca yaşlı anne baba için mi geçerli?
Hayır. Anne babaya iyilik her dönemde emredilmiştir. Yaşlılığın özellikle anılması, bu dönemde sabrın zorlaşması ve ihtiyacın artması sebebiyledir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İsrâ Suresi (17/23-25); Bakara Suresi (2/83); Nisâ Suresi (4/36); Meryem Suresi (19/41-47); Buhârî, Edeb 6; Müslim, Îmân 143
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- İsrâ Suresi (17/23-25)
- Bakara Suresi (2/83)
- Nisâ Suresi (4/36)
- Meryem Suresi (19/41-47)
- Buhârî, Edeb 6; Müslim, Îmân 143
İlgili Yazılar
AileYaşlı Anne Babayı Huzurevine Vermek Caiz mi? Dini Bakış
Yaşlı anne babayı huzurevine veya bakımevine yerleştirmek günah mı? Evladın bakım sorumluluğu, mazeretler, dikkat edilecekler ve ziyaret görevi.
AileAnne Babası Boşanmış Evlat: İkisine Karşı Adil Olmanın Yolu
Anne babası boşanmış çocuk ve yetişkin evlat nasıl davranmalı? Taraf tutmamak, ikisine de iyilik, yeni eşlerle ilişki ve…
Soru – CevapMüslüman Olmayan Anne Babaya Nasıl Davranılır? Ölçüler
Anne babası Müslüman olmayan veya dine mesafeli olan kişi onlara nasıl davranmalı? Hz. Esmâ ve Hz. İbrahim örnekleriyle…
AileYaşlılıkta Namaz ve Oruç: Oturarak Kılmak, Fidye ve Ruhsatlar
Yaşlılar namazı nasıl kılar, oruç tutamayan yaşlı fidye verir mi? Sandalyede namaz, ima ile kılış, abdest kolaylıkları ve…
AileAnne Baba Hakkı Ödenir mi? Hadislerin Işığında Evlat Borcu
Anne baba hakkı ödenebilir mi? Hadislerde annenin üç kat hakkı, babanın rızası ve evladın gücü yettiğince yapabilecekleri üzerine…
AileDemans ve Alzheimer Hastası Anne Babaya Bakım: Sabır ve Hükümler
Alzheimer ve demans hastası anne babaya nasıl bakılır? Namaz ve oruç yükümlülüğü, bakım verenin sabrı, sevabı ve tükenmişliğe…