İkinci Akabe Biatı: Hicretin Kapısını Açan Gece Buluşması
İkinci Akabe Biatı'nda 73 erkek ve 2 kadın Peygamberimizi Medine'de korumaya söz verdi. Biatın şartları, nakipler ve hicrete etkisini öğrenin.
İkinci Akabe Biatı, peygamberliğin on üçüncü yılında (miladi 622) hac mevsiminde, Mina’da gece gizlice yapılan ve Medineli yetmiş üç erkek ile iki kadının Peygamber Efendimizi (s.a.v.) kendi canlarını ve ailelerini korudukları gibi korumaya söz verdikleri antlaşmadır. Bu biat, Müslümanların Medine’ye hicretinin önünü açmış ve Mekke döneminin sona ermesine giden en önemli adım olmuştur.
Gizli Bir Buluşma
Medine’den gelen hac kafilesi kalabalıktı ve içinde henüz Müslüman olmayanlar da vardı. Bu yüzden Müslümanlar, Peygamberimizle teşrik günlerinin ortasında, gece herkes uyuduktan sonra Akabe’deki vadide buluşmayı kararlaştırdılar. Kâ’b b. Mâlik, kafileden tek tek, “kuşların sessizce süzülmesi gibi” gizlice ayrıldıklarını anlatır. Peygamberimizin yanında, henüz Müslüman olmadığı hâlde yeğeninin işini sağlama almak isteyen amcası Abbas bulunuyordu.
Abbas’ın Uyarısı
İlk sözü Abbas aldı. Muhammed’in kendi kavmi içinde korunduğunu, eğer onu yanlarına alıp sonra yarı yolda bırakacaklarsa şimdiden vazgeçmelerinin daha iyi olacağını söyledi. Medineliler ise “Ey Allah’ın Resûlü, sen konuş; kendin ve Rabbin için dilediğin sözü al” dediler.
Biatın Şartları
Peygamberimiz Kur’an okudu, onları Allah’a davet etti ve şöyle buyurdu: “Kadınlarınızı ve çocuklarınızı neyden koruyorsanız beni de ondan korumanız üzerine size biat ediyorum.” Câbir b. Abdullah’tan gelen rivayette biatın içeriği şöyle aktarılır (Ahmed b. Hanbel, Müsned):
- Neşeli ve isteksiz zamanda dinleyip itaat etmek
- Darlıkta ve bollukta infak etmek
- İyiliği emredip kötülükten sakındırmak
- Allah yolunda hiçbir kınayanın kınamasından korkmadan hakkı söylemek
- Peygamberimiz Medine’ye geldiğinde onu canları, eşleri ve çocukları gibi korumak
Karşılığında ne olacağını soranlara Peygamberimizin cevabı tek kelimeydi: “Cennet.”
“Kan Kanımdır” Sözü
Ebü’l-Heysem b. et-Teyyihân, Yahudilerle aralarında bağlar bulunduğunu, bunları koparacaklarını; Allah zafer verince Peygamberimizin kendilerini bırakıp kavmine dönüp dönmeyeceğini sordu. Resûlullah gülümseyerek, “Hayır; kan kanımdır, yıkım yıkımımdır. Ben sizdenim, siz de bendensiniz” buyurdu. Bu söz, Medine’nin artık onun yurdu olacağının ilanıydı.
On İki Nakip
Biattan sonra Peygamberimiz, kendi kavimlerinden sorumlu olacak on iki nakip (temsilci) seçmelerini istedi. Dokuzu Hazrec’den, üçü Evs’ten seçildi. Aralarında Es’ad b. Zürâre, Sa’d b. Ubâde, Abdullah b. Revâha, Ubâde b. Sâmit, Üseyd b. Hudayr ve Sa’d b. Hayseme vardı. Bu yapı, Medine’de kurulacak düzenin ilk teşkilatlanması sayılır.
Biatta Bulunan İki Kadın
Siyer kaynakları iki kadının adını verir: Nesîbe bint Kâ’b (Ümmü Umâre) ve Esmâ bint Amr (Ümmü Menî’). Ümmü Umâre daha sonra Uhud’da Peygamberimizi korurken yaralanan sahabiyedir. Kadınların bu tarihî sözleşmede yer alması dikkat çekicidir.
Kureyş’in Tepkisi
Sabah olunca Kureyş ileri gelenleri bir buluşma olduğunu duydu ve Medinelilerin konaklarına gelerek hesap sordu. Müşrik Medineliler olaydan haberdar olmadıkları için yemin ederek inkâr ettiler. Kafile yola çıktıktan sonra haber doğrulanınca peşlerine düşüldü; Sa’d b. Ubâde yakalanıp Mekke’ye getirildi, Cübeyr b. Mut’im ve Hâris b. Harb’in araya girmesiyle serbest bırakıldı.
Biatın Sonuçları
- Hicret izni: Kısa süre sonra Peygamberimiz ashabına Medine’ye hicret etmelerini söyledi ve Müslümanlar küçük gruplar hâlinde göç etmeye başladı.
- Yeni bir yurt: İlk kez Müslümanlar kendi inançlarını serbestçe yaşayabilecekleri bir şehre kavuştu.
- Ensar kimliği: Medineliler “yardım edenler” anlamında Ensar adıyla anılacaktı.
- Kureyş’in paniği: Bu gelişme, Dârünnedve’de Peygamberimize karşı suikast kararının alınmasına yol açtı.
Sık Sorulan Sorular
İkinci Akabe Biatına kaç kişi katıldı?
Kaynakların çoğuna göre yetmiş üç erkek ve iki kadın olmak üzere yetmiş beş kişi katılmıştır.
Hz. Abbas neden biatta bulundu?
O sırada henüz Müslüman olmamıştı; ancak yeğeninin güvenliği için Medinelilerin sözlerinde ciddi olup olmadıklarını bizzat görmek istemiştir.
Nakip ne demektir?
Nakip, bir topluluğun işlerini üstlenen ve ondan sorumlu olan temsilci demektir. Akabe’de on iki nakip seçilmiştir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Ahmed b. Hanbel, Müsned (Câbir b. Abdullah rivayeti); İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye; İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-kübrâ; Taberî, Târîhu'r-rusül ve'l-mülûk
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Ahmed b. Hanbel, Müsned (Câbir b. Abdullah rivayeti)
- İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye
- İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-kübrâ
- Taberî, Târîhu'r-rusül ve'l-mülûk
İlgili Yazılar
Siyer ve İslam TarihiHeyetler Yılı (Senetü’l-Vüfûd): Arap Kabileleri Nasıl Müslüman Oldu?
Heyetler yılı nedir? Hicretin 9-10. yıllarında Medine’ye gelen kabile heyetleri, Sakīf, Necran Hristiyanları ve Temîm heyetleriyle yapılan görüşmeler.
Siyer ve İslam TarihiHuneyn Gazvesi ve Tâif Kuşatması: Çokluğa Güvenmenin Dersi
Huneyn Gazvesi nasıl geçti, Tâif neden kuşatıldı? Hevâzin pususu, dağılan ordunun toparlanması, Ci‘râne’de ganimet taksimi ve Ensar’a hitap.
Siyer ve İslam TarihiBenî Mustalik Gazvesi ve İfk Hadisesi: Hz. Âişe’ye Atılan İftira
Benî Mustalik Gazvesi nasıl geçti, İfk hadisesi nedir? Hz. Âişe’ye atılan iftira, Nûr Suresi’ndeki beraat ayetleri ve dedikoduya…
Siyer ve İslam TarihiUhud Gazvesi’nde Ne Oldu? Okçular Tepesi ve Alınacak Dersler
Uhud Gazvesi nasıl gelişti, savaşın seyri neden değişti? Okçular tepesi olayı, Âl-i İmrân Suresi’ndeki değerlendirme ve günümüze uzanan…
Siyer ve İslam TarihiBedir Esirlerine Nasıl Davranıldı? İslam’da Esir Hukuku Örneği
Bedir’de alınan yetmiş esire nasıl davranıldı? Fidye kararı, okuma yazma öğretme şartı, esirlere ikram ve İslam’ın esir hukukuna…
Siyer ve İslam TarihiSahabe Döneminde Kadınlar: İlim, Ticaret ve Toplumdaki Rolleri
Sahabe döneminde kadınlar toplumda hangi rolleri üstlendi? Ümmü Seleme, Ümmü Umâre, Şifâ bint Abdullah ve Rufeyde gibi örneklerle…