İsrâ ve Mi’rac Olayı: Siyerdeki Yeri ve Mekkelilerin Tepkisi
İsrâ ve Mi'rac, Hüzün Yılı'ndan sonra Peygamberimize verilen ilâhî bir ikramdır. Olayın tarihî seyri, Kureyş'in tepkisi ve Hz. Ebû Bekir'in tasdiki.
- Zamanlama: Neden O Dönemde?
- Olayın Özeti
- Sabah Olunca: Mekke'nin Tepkisi
İsrâ, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) bir gece Mekke’deki Mescid-i Harâm’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya götürülmesi; Mi’rac ise oradan göklere yükseltilerek Allah’ın büyük ayetlerinin kendisine gösterilmesidir. Olay, hicretten bir-bir buçuk yıl kadar önce, Ebû Tâlib ve Hz. Hatice’nin vefatı ile Tâif’te yaşananların ardından gerçekleşmiştir. İsrâ Kur’an ile (İsrâ, 17/1), Mi’rac ise Necm Suresi’nin işaretleri (53/13-18) ve sahih hadislerle sabittir. Beş vakit namaz bu gecede farz kılınmıştır. Bu yazıda olayın kandil gecesi yönüne değil, Mekke dönemindeki tarihî bağlamına ve toplumsal yankılarına odaklanıyoruz.
Zamanlama: Neden O Dönemde?
Siyer âlimleri, Mi’rac’ın zamanlamasındaki hikmete dikkat çeker. Peygamberimiz yeryüzündeki desteklerini kaybetmiş, Tâif’ten yaralı dönmüş, Mekke’ye bir müşrikin himayesinde girebilmişti. Tam bu noktada Rabbi ona, yeryüzünün dar geldiği yerde göklerin kapılarını açtı. Bu, “İnsanlar seni reddetse de Rabbinin katında değerin yücedir” anlamında bir teselli ve ikramdı. Aynı zamanda yaklaşan hicret ve Medine dönemi öncesinde bir hazırlıktı.
Olayın tarihi hakkında kesin bir bilgi yoktur. Recep ayının yirmi yedinci gecesi olduğu yaygın kabuldür; ancak Rebîülevvel, Ramazan gibi farklı aylar bildiren rivayetler de vardır.
Olayın Özeti
- İsrâ: “Kulunu bir gece Mescid-i Harâm’dan, çevresini bereketli kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah’ın şanı yücedir” (İsrâ, 17/1). Peygamberimiz Burak adlı binekle Kudüs’e götürüldü ve orada namaz kıldı.
- Göklere yükseliş: Cebrâil ile birlikte gök katlarına yükseldi; her katta bir peygamberle karşılaştı: Hz. Âdem, Hz. Yahya ve Hz. İsa, Hz. Yûsuf, Hz. İdrîs, Hz. Hârûn, Hz. Mûsâ ve Hz. İbrahim (Buhârî, Salât 1; Müslim, Îmân 259, 263).
- Sidretü’l-müntehâ: Yaratılmışların bilgisinin son bulduğu sınıra ulaştı (Necm, 53/14-16).
- Namazın farz kılınışı: Önce elli vakit olarak bildirilen namaz, Hz. Mûsâ’nın tavsiyesiyle yapılan müracaatlar sonunda beş vakte indirildi; sevabı ise elli vakit olarak bırakıldı.
Ehl-i Sünnet âlimlerinin çoğunluğuna göre İsrâ ve Mi’rac, uyanıkken, ruh ve beden birlikte gerçekleşmiştir. Kureyş’in şiddetli itirazı da bunu gösterir; çünkü bir rüya kimseyi bu kadar şaşırtmazdı.
Sabah Olunca: Mekke’nin Tepkisi
Peygamberimiz sabah olayı anlatmaya karar verdiğinde, rivayetlere göre kuzeni Ümmü Hânî “İnsanlar seni yalanlar, anlatma” diye endişesini dile getirdi. Fakat o, hakikati gizlemedi. Ebû Cehil fırsatı kaçırmadı, halkı toplayıp aynı şeyi onların önünde tekrar ettirdi. Kimi ıslık çaldı, kimi hayretle elini başına koydu. “Biz Kudüs’e bir ayda gidip bir ayda dönüyoruz; sen bir gecede gidip geldiğini mi söylüyorsun?” dediler. Kaynaklar, imanı zayıf bazı kişilerin bu olay üzerine dinden döndüğünü kaydeder. Kur’an bu imtihana şöyle işaret eder: “Sana gösterdiğimiz o görüntüyü ancak insanlar için bir imtihan kıldık” (İsrâ, 17/60).
Mescid-i Aksâ’nın Tarifi
İçlerinde Kudüs’ü görmüş olanlar, mescidi tarif etmesini istediler. Peygamberimiz şöyle anlatır: “Kureyş beni yalanladığında Hicr’de ayağa kalktım. Allah Beytülmakdis’i gözümün önüne getirdi; ona bakarak alametlerini onlara haber vermeye başladım” (Buhârî, Menâkıbü’l-ensâr 41; Müslim, Îmân 276). Siyer kaynakları ayrıca, yolda gördüğü bir Kureyş kervanının durumunu ve ne zaman varacağını haber verdiğini, kervanın da bildirdiği gibi geldiğini aktarır. Buna rağmen inat edenler “Bu apaçık bir sihirdir” demekten geri durmadılar.
Hz. Ebû Bekir’in “Sıddîk” Oluşu
Müşrikler, onu sarsacaklarını umarak Hz. Ebû Bekir’e koştular. Onun cevabı imanın mantığını özetler: “Bunu o mu söyledi? Eğer o söylediyse doğrudur. Ben ona bundan daha ötesinde, sabah akşam gökten haber geldiği konusunda inanıyorum; bunda mı inanmayacağım?” Bu tavrı sebebiyle “Sıddîk” (tereddütsüz tasdik eden) lakabıyla anıldığı rivayet edilir (Hâkim, el-Müstedrek).
Onun muhakemesi şuydu: Vahyi kabul eden biri için, vahyi gönderen Allah’ın kulunu bir gecede dilediği yere götürmesi şaşılacak bir şey değildir. Mesele mesafe değil, kudretin kime ait olduğudur. Nitekim ayet “kulunu götüren Allah” diyerek fiili Allah’a nispet eder.
Mi’rac’ın Getirdikleri
- Beş vakit namaz: Diğer ibadetler vahiyle yeryüzünde bildirilmişken, namaz doğrudan bu yüce makamda farz kılınmıştır. Bu, namazın dindeki merkezî yerini gösterir.
- Kudüs bağı: Mescid-i Aksâ, Müslümanların ilk kıblesi ve İsrâ’nın durağı olarak İslam’ın kutsal mekânları arasına girmiştir. Yolculuğun Mekke’den Kudüs’e uzanması, İslam’ın önceki peygamberlerin mirasıyla bağını da gösterir.
- İsrâ Suresi’ndeki ilkeler: Surenin 22-39. ayetlerinde sıralanan emirler (Allah’a ortak koşmamak, ana-babaya iyilik, akrabanın ve yoksulun hakkını vermek, israf etmemek, çocukları öldürmemek, zinaya yaklaşmamak, cana kıymamak, yetim malına dokunmamak, ölçü ve tartıda dürüstlük, bilmediğinin ardına düşmemek, kibirlenmemek) yakında kurulacak toplumun ahlak anayasası gibidir.
- Müminlerin elenmesi: Hicret gibi büyük bir fedakârlık öncesinde sağlam iman sahipleri belli olmuştur.
Sık Sorulan Sorular
Mi’rac’ı inkâr etmenin hükmü nedir?
İsrâ, Kur’an’ın açık ayetiyle sabit olduğundan inkârı imana zarar verir. Mi’rac’ın ayrıntıları ise sahih ve meşhur hadislerle sabittir; âlimler bunları inkâr edenin ağır bir hataya düştüğünü belirtmişlerdir.
Peygamberimiz Mi’rac’da Allah’ı gördü mü?
Bu konuda sahâbe arasında farklı görüşler vardır. Hz. Âişe görmediğini savunmuş (Müslim, Îmân 287), İbn Abbas’tan ise kalbiyle gördüğü nakledilmiştir (Müslim, Îmân 284-285).
Namaz Mi’rac’dan önce kılınıyor muydu?
Evet, Müslümanlar sabah ve akşam ikişer rekât namaz kılıyorlardı. Beş vakit olarak farz kılınması Mi’rac gecesinde olmuştur.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İsrâ Suresi (17/1, 22-39, 60); Necm Suresi (53/13-18); Buhârî, Salât 1; Buhârî, Menâkıbü'l-ensâr 41; Müslim, Îmân 259, 263, 276, 284-287; Hâkim, el-Müstedrek; İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- İsrâ Suresi (17/1, 22-39, 60)
- Necm Suresi (53/13-18)
- Buhârî, Salât 1
- Buhârî, Menâkıbü'l-ensâr 41
- Müslim, Îmân 259, 263, 276, 284-287
- Hâkim, el-Müstedrek
- İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye
İlgili Yazılar
İslam Kültürü ve SanatıKubbetü’s-Sahre ile Mescid-i Aksa Arasındaki Fark Nedir?
Altın kubbeli yapı Mescid-i Aksa mı? Kubbetü’s-Sahre ile Kıble Mescidi arasındaki farkı, tarihlerini ve Harem-i Şerif’in bölümlerini öğrenin.
Mübarek ZamanlarMiraç Kandili Nedir? Miraçta Ümmete Verilen Üç Hediye
Miraç Kandili, İsrâ ve Miraç mucizesinin anıldığı gecedir. Miraçta verilen beş vakit namaz, Bakara'nın son ayetleri ve mağfiret…
Siyer ve İslam TarihiKubbetü’s-Sahre ve Emeviyye Camii: Emevî Mimarisinin İki Eseri
Kubbetü's-Sahre ve Şam Emeviyye Camii ne zaman, kim tarafından yapıldı? Kubbetü's-Sahre ile Mescid-i Aksâ farkı ve bu yapıların…
Siyer ve İslam TarihiKıble Neden ve Ne Zaman Değişti? Kudüs’ten Kâbe’ye Yöneliş
Kıble ne zaman Kudüs’ten Kâbe’ye çevrildi, sebebi ve hikmeti neydi? Bakara Suresi’ndeki ayetler, Kıbleteyn Mescidi ve sahabenin teslimiyeti.
Siyer ve İslam TarihiMoriskolar: Endülüs Müslümanlarının Gizli İnancı ve Sürgünü
Moriskolar kimdir, dinlerini nasıl gizlice yaşattılar? Engizisyon baskısı, Alhamiado yazısı, Osmanlı'ya yardım çağrısı ve 1609 sürgünü.
Siyer ve İslam TarihiKuba Mescidi ve İlk Cuma Namazı: Peygamberimiz Medine’ye Varınca
Peygamberimiz Medine’ye varınca ilk ne yaptı? Kuba’da geçen günler, İslam’ın ilk mescidi, Rânûnâ’da kılınan ilk cuma ve şehre…