Kadın Eşinin Malından Sadaka Verebilir mi? Ölçü ve Sınırlar
Kadın eşinin malından izinsiz sadaka verebilir mi, kendi malından infakı nasıl olur? Sahih hadisler ışığında ev bütçesinden hayır yapmanın ölçülerini anlattık.
- Kadının Kendi Malından İnfakı
- Eşin Malından Sadaka Vermek
- Hind bint Utbe Örneği
Kadın, evin ihtiyaçları için kendisine bırakılan yiyecek ve benzeri şeylerden israf etmeden ve örfen eşinin razı olacağı ölçüde sadaka verebilir; Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bu durumda hem kadına hem de kocasına sevap yazıldığını haber vermiştir. Ancak eşinin açıkça karşı çıktığı ya da örfen izin verilmeyecek büyüklükteki harcamalar için izin alması gerekir. Kadının kendi malından yaptığı sadaka ise tamamen kendi tasarrufundadır.
Kadının Kendi Malından İnfakı
İslam’da kadının mülkiyet hakkı tamdır. Mehri, mirası, kazancı ve kendisine hediye edilen mallar onundur. Kadın bu mallardan dilediği gibi sadaka verebilir, vakıf kurabilir, hayır yapabilir; bunun için kocasının iznine ihtiyaç yoktur. Bayram hutbesinde Peygamber Efendimiz’in kadınları sadakaya teşvik etmesi üzerine kadınların küpelerini ve yüzüklerini hemen verdiği sahih rivayetlerde anlatılır (Buhârî; Müslim). Resûlullah bu kadınlara kocalarından izin almalarını söylememiştir.
Peygamber Efendimiz’in hanımı Meymûne validemizin, izin almadan bir cariyesini azat ettiği; bunu Resûlullah’a bildirdiğinde onun bu davranışı onayladığı ve “Dayılarına verseydin daha çok sevap alırdın” buyurduğu rivayet edilir (Buhârî; Müslim). Bu rivayet, kadının kendi malındaki tasarruf serbestliğini açıkça gösterir.
Eşe ve yakınlara sadaka
Abdullah b. Mes’ûd’un hanımı Zeyneb, kendi malından kocasına ve bakımını üstlendiği yetimlere sadaka verip veremeyeceğini sormuş; Peygamber Efendimiz buna iki sevap, yani akrabalık ve sadaka sevabı olduğunu bildirmiştir (Buhârî; Müslim). Hanefî mezhebine göre kadın, zekâtını fakir olan kocasına veremez; ancak nafile sadakalarını verebilir. Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed ile Şâfiî mezhebine göre zekât da verilebilir.
Eşin Malından Sadaka Vermek
Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
Kadın, evinin yiyeceğinden israf etmeksizin infak ederse, verdiği şeyden dolayı ona sevap vardır; kazandığı için kocasına da sevap vardır. Hazinedara da bunun benzeri vardır. Birinin sevabı diğerininkini eksiltmez. (Buhârî; Müslim)
Bu hadis, aile içindeki yardımlaşmanın ve hayırda ortaklığın güzel bir tablosunu çizer. Âlimler hadisi şu ölçülere bağlamıştır:
- İsraf olmaması: Verilen şey evin ihtiyacını aksatacak ya da aileyi sıkıntıya sokacak ölçüde olmamalıdır.
- Örfen izin: Kocanın genel olarak razı olduğu bilinen küçük miktarlar için ayrıca izin istemek gerekmez. Bir dilim ekmek, bir tabak yemek, kapıya gelen ihtiyaç sahibine verilen az miktardaki yardım bu kapsamdadır.
- Açık yasak olmaması: Koca belirli bir harcamaya açıkça karşı çıkmışsa kadının bu konuda eşinin görüşüne uyması gerekir.
- Büyük harcamalar: Para, değerli eşya veya örfen izin gerektiren miktarlar için eşin rızası alınmalıdır.
Hind bint Utbe Örneği
Ebû Süfyân’ın hanımı Hind, kocasının cimri olduğunu, kendisine ve çocuklarına yetecek kadar harcama yapmadığını söyleyerek onun malından habersizce alıp alamayacağını sormuştur. Peygamber Efendimiz, “Sana ve çocuğuna örfe göre yetecek kadarını al” buyurmuştur (Buhârî; Müslim). Bu hadis sadaka hakkında değil, nafaka hakkındadır; kocası nafaka görevini yerine getirmeyen kadının, ihtiyacı kadarını alabileceğini gösterir. Sınır yine örf ve ihtiyaçtır.
Aile Bütçesinde Hayır Kültürü
Sağlıklı bir aile, hayır ve sadaka konusunda da ortak bir anlayış geliştirir. Eşlerin birlikte belirledikleri bir sadaka bütçesi, kadının gönül rahatlığıyla ihtiyaç sahiplerine yardım etmesini sağlar ve olası anlaşmazlıkların önüne geçer. Hayır konusunda eşlerin birbirini teşvik etmesi, Kur’an’ın övdüğü “iyilikte ve takvada yardımlaşma” (Mâide 5/2) ilkesinin aile içindeki yansımasıdır.
Öte yandan kocanın, eşinin sadaka vermesine gereksiz yere engel olması, kadının küçük iyiliklerini bile hesaba çekmesi güzel ahlakla bağdaşmaz. Kadının da aile bütçesini zora sokacak harcamalardan kaçınması, emanete riayetin gereğidir.
Sadakanın Adabı
- Allah rızası için vermek, gösterişten kaçınmak.
- Verileni başa kakmamak ve alanı incitmemek.
- Önce yakın akraba ve komşulardaki ihtiyaç sahiplerini gözetmek.
- Helal ve temiz maldan vermek.
- Az da olsa sürekli vermeye özen göstermek.
Küçük iyiliklerin değeri
Peygamber Efendimiz, kadınlara hitaben komşunun komşusuna verdiği hiçbir hediyeyi, bir koyun paçası bile olsa küçümsememesini öğütlemiştir (Buhârî; Müslim). Bu öğüt, sadakanın büyüklüğünden çok sürekliliğinin ve samimiyetinin önemli olduğunu gösterir. Komşuya ikram edilen bir tabak yemek, hasta ziyaretine götürülen bir çorba, yaşlı bir komşunun alışverişini yapmak da sadaka kapsamındadır. Resûlullah’ın “Her iyilik bir sadakadır” (Buhârî; Müslim) sözü, maddi imkânı sınırlı olan kadınların da hayırdan geri kalmamasının yolunu açar. Güler yüz, tatlı söz ve bir ihtiyaç sahibine yol göstermek de bu iyiliklerdendir.
Sık Sorulan Sorular
Kadın, eşinin haberi olmadan kendi maaşından sadaka verebilir mi?
Evet. Kadının kendi kazancı kendi malıdır; ondan dilediği gibi sadaka verebilir. Aile içi uyum açısından bu konuda eşiyle istişare etmek ise güzeldir.
Kocası izin vermezse kadın evdeki yemekten dilenciye verebilir mi?
Koca bunu açıkça yasaklamışsa kadın eşinin bu isteğine uyar. Ancak kocanın da ihtiyaç sahibine az bir şey verilmesini engellemesi hoş bir davranış değildir.
Kadın zekâtını kocasına verebilir mi?
Ebû Hanîfe’ye göre veremez; İmameyn ve Şâfiîlere göre koca fakirse verebilir. Nafile sadaka vermesi ise her görüşe göre caizdir ve iki kat sevaplıdır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Mâide Suresi (5/2); Buhârî, Zekât; Müslim, Zekât (kadının evin yiyeceğinden infakı); Buhârî, Zekât; Müslim, Zekât (Zeyneb'in kocasına sadakası); Buhârî, Nafakât; Müslim, Akdiye (Hind bint Utbe hadisi); Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal II
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Mâide Suresi (5/2)
- Buhârî, Zekât; Müslim, Zekât (kadının evin yiyeceğinden infakı)
- Buhârî, Zekât; Müslim, Zekât (Zeyneb'in kocasına sadakası)
- Buhârî, Nafakât; Müslim, Akdiye (Hind bint Utbe hadisi)
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal II
İlgili Yazılar
Mübarek ZamanlarKandillerde Sadaka ve İnfak: Kime, Nasıl ve Ne Kadar Verilir?
Kandil gecelerinde sadaka vermenin fazileti, sadakanın öncelikli olarak kimlere verileceği, gizli ve açık sadaka dengesi ve pratik infak…
İbadet RehberiKadının Tesettür Sorumluluğu: Avret Yerleri ve Temel Ölçüler
Kadının avret yerleri nerelerdir, tesettürün ölçüleri nelerdir? Nûr ve Ahzâb surelerindeki ayetler ışığında örtünmenin hükmünü ve hikmetini anlatıyoruz.
Soru – CevapBankada Biriken Faiz Parası Ne Yapılır, Kimlere Verilebilir?
Hesabınızda istemeden biriken faiz veya geçmişte alınan faiz geliri ne yapılmalı? Bankada bırakmak mı, almak mı doğru; kimlere…
Siyer ve İslam TarihiSahabe Döneminde Kadınlar: İlim, Ticaret ve Toplumdaki Rolleri
Sahabe döneminde kadınlar toplumda hangi rolleri üstlendi? Ümmü Seleme, Ümmü Umâre, Şifâ bint Abdullah ve Rufeyde gibi örneklerle…
Ahlak ve ManeviyatSadaka Verme Adabı: Gizli mi Açık mı Vermek Daha Faziletli?
Sadaka gizli mi verilmeli, açıktan mı? Başa kakmanın ve riyanın sadakayı nasıl boşa çıkardığını, Kur'an ve sünnetin öğrettiği…
Kur'an ve Tefsirİnfak Nedir? Kur’an’da İnfak Kavramı, Zekât ve Sadakadan Farkı
İnfak ne demektir, zekât ve sadakadan farkı nedir? Kur'an'da infakın kime, neyden, ne kadar yapılacağını bildiren ayetleri ve…