Kur’an’da Adalet ve Kıst: Aleyhimize de Olsa Adil Olmak
Kur'an adaleti yakınların aleyhine, düşmanın lehine bile olsa emreder. Adl, kıst ve mîzan kavramlarını ve adaletin hayattaki alanlarını okuyun.
- Adl, kıst ve mîzan
- İki zirve ayet
- Hayatın içinde adalet alanları
Kur’an’da adalet, her şeyi yerli yerine koymak ve her hak sahibine hakkını vermektir. Kur’an bunu iki kelimeyle ifade eder: dengeyi ve eşitliği anlatan adl ile hakkaniyetli paylaşımı anlatan kıst. Adalet emri o kadar kapsamlıdır ki insanın kendisi, anne babası ve akrabası aleyhine bile olsa geçerlidir (Nisâ Suresi, 4/135); sevmediği bir topluluğa karşı bile terk edilemez (Mâide Suresi, 5/8).
Adl, kıst ve mîzan
Adl, sözlükte iki şeyi denk tutmak, doğrultmak demektir; zıddı zulüm ve cevrdir. Kıst ise pay ve hisse anlamından gelir; herkese payını tam vermeyi ifade eder ve daha çok ölçü, tartı, hüküm ve paylaşım bağlamında kullanılır. Mîzan yani terazi de adaletin simgesidir: “Göğü yükseltti ve mîzanı koydu; ölçüde haddi aşmayın diye. Tartıyı adaletle yapın, teraziyi eksik tutmayın” (Rahmân Suresi, 55/7-9). Ayet kâinattaki dengeden söz ederken hemen çarşıdaki teraziye geçer; evrendeki düzen ile insan ilişkilerindeki adalet aynı ilahi ölçünün iki yüzüdür.
Peygamberlerin gönderiliş amacı da bu kavramla açıklanır: “Andolsun, elçilerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti (kıst) ayakta tutmaları için onlarla birlikte kitabı ve mîzanı indirdik” (Hadîd Suresi, 57/25).
İki zirve ayet
Kendi aleyhine bile olsa
“Ey iman edenler! Kendiniz, anne babanız ve yakınlarınız aleyhine de olsa Allah için şahitlik eden ve adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Haklarında şahitlik ettiğiniz kimseler) zengin de olsa fakir de olsa Allah ikisine de daha yakındır. Nefsinize uyup adaletten sapmayın” (Nisâ Suresi, 4/135). Ayet adaleti engelleyen üç duyguyu birden hedef alır: kendini koruma içgüdüsü, akraba kayırma ve zengine yaranma ya da fakire acıyarak hakkı eğme.
Düşmanına karşı bile
“Bir topluluğa duyduğunuz kin sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun; bu, takvaya daha yakındır” (Mâide Suresi, 5/8). Sevdiğine adil davranmak kolaydır; adaletin gerçek sınavı sevilmeyen kişi karşısında verilir. Kur’an bu sınavı takva ile ilişkilendirir.
Hayatın içinde adalet alanları
- Yönetim ve yargı: “Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emreder” (Nisâ Suresi, 4/58).
- Söz: “Söz söylediğiniz zaman, yakınınız bile olsa adil olun” (En’âm Suresi, 6/152). Birini överken de eleştirirken de ölçüyü kaçırmamak sözde adalettir.
- Ticaret: “Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın” (En’âm Suresi, 6/152). Mutaffifîn Suresi (83/1-3), alırken tam ölçüp verirken eksik tartanları “Vay hâline” diye uyarır.
- Aile: Eşler arasında adalet gözetilmesi istenir (Nisâ Suresi, 4/3, 129). Hz. Peygamber çocuklar arasında hediye verirken bile eşit davranmayı emretmiştir (Buhârî, Hibe 12-13; Müslim, Hibât 13).
- Yetim malı ve miras: Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler karınlarına ateş doldurmuş olurlar (Nisâ Suresi, 4/10).
- Arabuluculuk: İki mümin grup çatışırsa aralarının adaletle düzeltilmesi emredilir; “Şüphesiz Allah adil davrananları sever” (Hucurât Suresi, 49/9).
Adalet, eşitlik ve ihsan
Adalet her zaman matematiksel eşitlik demek değildir; herkese hakkı olanı vermektir. İki işçiye eşit işe eşit ücret vermek adalettir; emeği farklı olanlara aynı ücreti vermek ise eşitlik olabilir ama adalet olmayabilir. Kur’an adaleti asgari şart, ihsanı ise üst basamak olarak birlikte emreder (Nahl Suresi, 16/90). Toplum adaletle ayakta durur, ihsanla güzelleşir.
Adaletin zıddı: zulüm
Zulüm, bir şeyi yerinden etmek, hakkı çiğnemektir. Kur’an “Allah zalimleri sevmez” (Âl-i İmrân Suresi, 3/57) buyurur ve zulmün yalnız başkasına değil, insanın kendisine de yapılabileceğini hatırlatır. Kutsî hadiste Allah Teâlâ “Ey kullarım! Ben zulmü kendime haram kıldım, onu sizin aranızda da haram kıldım; birbirinize zulmetmeyin” buyurmuştur (Müslim, Birr 55). Zalimlere meyletmek, onlara destek olmak da yasaklanmıştır (Hûd Suresi, 11/113).
Adaleti kendimizde başlatmak
- Tartışmada karşı tarafın haklı olduğu noktayı teslim etmek.
- Yakınımız hatalıysa onu savunmak yerine hatasını düzeltmesine yardım etmek.
- Çocuklar, çalışanlar ve öğrenciler arasında kayırma yapmamak.
- Duymadan, araştırmadan hüküm vermemek (Hucurât Suresi, 49/6).
- Sosyal medyada bir kişi veya grup hakkında yazarken Mâide 8. ayeti hatırlamak.
Adaletin bir boyutu da insanın kendisine karşı adil olmasıdır. Kur’an günah işleyenler için sıkça “kendilerine zulmettiler” ifadesini kullanır (örneğin A’râf Suresi, 7/23). Bedenini yıpratmak, vaktini boşa harcamak, ruhunu ibadetsiz bırakmak kişinin kendi hakkını çiğnemesidir. Başkasına adil davranmayı öğrenmenin yolu, önce kendi iç dünyasında hak ile hevesi birbirinden ayırabilmekten geçer.
Sık Sorulan Sorular
Akrabamı korumak için yalan şahitlik yapabilir miyim?
Hayır. Nisâ 135. ayet bunu açıkça yasaklar. Yalan şahitlik büyük günahlardandır (Buhârî, Şehâdât 10; Müslim, Îmân 143). Akrabaya gerçek iyilik, onu haksızlıktan alıkoymaktır.
Adalet mi üstündür, merhamet mi?
Kur’an ikisini birlikte emreder. Başkasının hakkı söz konusuysa adalet esastır; kişi kendi hakkından vazgeçerek affedebilir, bu ihsandır. Ancak başkasının hakkını “merhamet” adına bağışlamak kimsenin yetkisinde değildir.
Bana haksızlık yapana aynısını yapmam adalet olur mu?
Kur’an misliyle karşılık vermeye izin verir, fakat haddi aşmayı yasaklar ve affı daha üstün tutar (Nahl Suresi, 16/126; Şûrâ Suresi, 42/40). Hak arama yolu kişisel intikam değil, hukuktur.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Âl-i İmrân Suresi (3/57); Nisâ Suresi (4/3, 10, 58, 129, 135); Mâide Suresi (5/8); En'âm Suresi (6/152); Hûd Suresi (11/113); Nahl Suresi (16/90, 126); Şûrâ Suresi (42/40); Hucurât Suresi (49/6, 9); Rahmân Suresi (55/7-9); Hadîd Suresi (57/25); Mutaffifîn Suresi (83/1-3); Buhârî, Hibe 12-13; Müslim, Hibât 13; Buhârî, Şehâdât 10; Müslim, Îmân 143; Müslim, Birr 55
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Âl-i İmrân Suresi (3/57)
- Nisâ Suresi (4/3, 10, 58, 129, 135)
- Mâide Suresi (5/8)
- En'âm Suresi (6/152)
- Hûd Suresi (11/113)
- Nahl Suresi (16/90, 126)
- Şûrâ Suresi (42/40)
- Hucurât Suresi (49/6, 9)
- Rahmân Suresi (55/7-9)
- Hadîd Suresi (57/25)
- Mutaffifîn Suresi (83/1-3)
- Buhârî, Hibe 12-13; Müslim, Hibât 13
- Buhârî, Şehâdât 10; Müslim, Îmân 143
- Müslim, Birr 55
İlgili Yazılar
Kur'an ve TefsirAllah Adaleti ve İhsanı Emreder: Nahl 90 Ayeti Ne Anlatır?
Nahl Suresi 90. ayetin meali, tefsiri ve günlük hayata mesajları: adalet, ihsan, akrabaya yardım ve hutbelerin sonunda okunan…
AileAnne Babası Boşanmış Evlat: İkisine Karşı Adil Olmanın Yolu
Anne babası boşanmış çocuk ve yetişkin evlat nasıl davranmalı? Taraf tutmamak, ikisine de iyilik, yeni eşlerle ilişki ve…
Soru – CevapRüşvet ile Hediye Arasındaki Fark Nedir? Memura Hediye Olur mu?
Hediye ne zaman rüşvete dönüşür? Memura, doktora, öğretmene hediye vermek caiz mi? Rüşvetin hükmünü ve hediyenin ölçülerini hadislerle…
Kur'an ve TefsirKur’an’da İhsan Kavramı: Muhsinler Kimlerdir, Vasıfları Neler?
İhsan, iyiliği en güzel şekilde ve Allah'ı görüyormuşçasına yapmaktır. Kur'an'da ihsanın anlamını ve Allah'ın sevdiği muhsinlerin vasıflarını okuyun.
Kur'an ve TefsirKur’an’da Huşû Nedir? Kalbin Allah’a Saygıyla Boyun Eğmesi
Huşû, kalbin Allah karşısında saygı ve tevazu ile yumuşamasıdır. Kur'an'da huşûnun anlamını, huşû sahiplerinin vasıflarını ve artırma yollarını…
Kur'an ve TefsirKâinatta Mizan ve Denge: Mülk 3 ve Rahmân 7 Ayetlerinin Mesajı
"Rahmân'ın yaratmasında uyumsuzluk göremezsin." Kâinattaki denge, mizan kavramı ve insanın hayatında ölçülü olma sorumluluğu üzerine bir yazı.